Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Mehmet YASA

15 yıl önce - Prş 09 Eyl 2004, 12:47
9 Eylül - İzmir'in Kurtuluşu


Bugün 9 Eylül...Güzel İzmir'in düşmandan temizlenerek bağımsızlığını kazandığı gün.Kutlamalar her sene yapiliyor. Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenden sonra Konak Meydanindaki törenden fotolar...Tören ekibi, süvariler, izciler, EFE'ler ve KONAK



(+)


 

(+)


 

(+)




(+)


 

(+)




(+)




(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)




(+)



 

(+)



 

(+)




(+)


Yuzbasi Volkan Yuksel

15 yıl önce - Prş 09 Eyl 2004, 17:02

Denizden destek benden




(+)





(+)



YVY



En son Yuzbasi Volkan Yuksel tarafından Prş 09 Eyl 2004, 17:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Burç

15 yıl önce - Prş 09 Eyl 2004, 20:44

duyarlılık yaparak "düşman" kelimesini kullanmanız çok düşünceli,
fakat "Yunan" olduklarını da yazalım da, unutan gençler de bir öğrensin.

Unutturmaya çalışanlar o kadar çok ki..

Ufak bir anekdot : 9 Eylül'de Izmir'e girildiğinde göndere çekilen Türk bayrağı,
bir Türk teyze tarafından elde yapılmış, çünkü Yunanlar tek tek bütün evleri dolaşarak
Türk bayraklarını toplamışlar ve meydanda yakmışlar.


ata
15 yıl önce - Cum 10 Eyl 2004, 14:00

ilk iki foto bayrağın çekildiği yer .diğer foto mehmetyasanın çektiği yerle aynı buda akşam üzeri versiyonu.ben gittiğimde diğer bayrak yoktu..

 

(+)



 

(+)


KILINC

15 yıl önce - Cum 10 Eyl 2004, 20:09
Zafer Mesajı


Başkomutan Gazi Mustafa Kemal'in 12 Eylül 1922 tarihinde İzmir'den Türk Ulusuna yayımladığı zafer mesajı

BÜYÜK VE ASİL TÜRK MİLLETİ!

Ordularımız 9 Eylül 1338 (1922) sabahı İzmirimizi ve yine 9 Eylül 1338 (1922) akşamı Bursamızı muzafferen kurtardılar. Akdeniz askerlerimizin zafer terâneleriyle dalgalanıyor. Asya İmparatorluğu'na yeltenen küstah bir düşmanın muharebe meydanlarına gelmek cesaretinde bulunan ordu kumandanlarıyla kumanda heyetleri günlerden beri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin savaş esiri bulunuyorlar. Düşmanın başkumandan tayin ettiği general (Trikopis), birçok gece ve gündüz ümitsizce muharebeyi ve her kurtuluş çaresini tecrübe ettikten sonra nihayet maiyetindeki generaller ve kurmayları ve kumanda ettiği ordunun elinde kalabilenleriyle teslim oldu.

Eğer Yunan kralı da bugün esirler meyânında bulunmuyorsa; bu taç sahiplerinin, işleri esasen yalnız milletlerinin sefalarına iştirak etmek olduğundan muharebe meydanlarının felâketli günlerinde onların saraylarından başka bir şey düşünmemek tabiatlarındandır. Batı fabrikalarının çelik zırhları ile kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı. Düşman ordularının savaş malzemesi hemen üçte iki itibariyle topraklarımızdadır. Düşmanın esirlerden başka insan zayiatının yüz binden ne kadar fazla olduğunu tayin etmek müşkildir. Fakat resmî ağızla milletimize müjdelerim ki bizini insan zayiatımız dörtte üçü hafif yaralı olmak üzere on bin nüfusa baliğ olmaktadır. Büyük Türk Milleti! Ordularımızın kabiliyet ve kudreti düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza emniyet verecek bir kemâl ile tezahür etti. Millet orduları on dört gün zarfında büyük bir düşman ordusunu imha ettiler. Dört yüz kilometrelik fasılasız bir takip yaptılar. Anadolu'daki bütün işgal edilmiş topraklarımızı geri aldılar. Büyük zafer münhasıran senin eserindir. Çünkü İzmirimizi siyasî hırslar neticesinde âdeta memnunen düşmana teslim eden heyetlerle milletin hiçbir münasebeti yok idi. Bursamızı istilâ eden Yunan kuvvetleri ise ancak imparatorluğun askerî teşkilâtıyla işbirliği yaparak muvaffak olmuşlardı. Vatanın kurtuluşu, milletin rey ve idaresi kendi mukadderatı üzerinde kayıtsız şartsız hâkim olduğu zaman başlamış ve ancak milletin vicdanından doğan ordularla müspet ve kati neticelere ermiştir.

BÜYÜK VE NECİP TÜRK MİLLETİ!
ANADOLU'NUN KURTULUŞ ZAFERİNİ TEBRİK EDERKEN SANA İZMİR'DEN, BURSA'DAN, AKDENİZ UFUKLARINDAN ORDULARININ SELÂMINI DA TAKDİM EDİYORUM.



12.9.1338 (1922)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL





Kamil Büke
13 yıl önce - Prş 07 Eyl 2006, 09:55

Alıntı:
Mustafa Kemal'in Dumlupınar Zaferi'nden sonra, 1 Eylül 1922 tarihinde kendi el yazısı ve imzasıyla Türk Ordusu'na verdiği emir.

Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Başkumandan Mustafa Kemal
1 Eylül 1338 ( 1922 )


9 Eylül Günü İZMİR'e ordularımız girdiğinde bu emir yerine getirilmiş oldu.

Canım İzmir  bizim olmadan zaten Anadolu nasıl huzurlu olabilirdi?
Tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle anar , şükranlarımızı bir kez daha sunarız.

Saygılarımla


barış_g
13 yıl önce - Cmt 09 Eyl 2006, 12:37

Bugün izmir'in yunan işgalinden kurtuluşunun 84. yıl dönümü,hepimize kutlu olsun.Bu onuru bizlere yaşatan M.Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının ruhları şad olsun...

34 Emre 80
13 yıl önce - Cmt 09 Eyl 2006, 12:42

İzmir'in kurtuluşunun yeri benim için yeri çok ayrı aslında. Kurtuluş günü İzmir'de acemilikten usta birliğine geçiş için yemin törenim vardı. İki günün biraraya gelmesi daha da unutulmaz kıldı bugünü.

İzmir'in Türk tarihi için önemi unutulmaz ki hiç bir zaman unutulmamalı.


kuzey
13 yıl önce - Cmt 09 Eyl 2006, 13:04
9 eylül


Sabah gazetesi yazarlarından Sayın Yılmaz Özdil in İzmir ile ilgili bugünkü yazısını çok beğendim. Yazı aşağıda. İzmire gavur diyen zihniyet biraz olsun düşünsün ......

Alıntı:
9 Eylül...

Şansımız varmış... Birkaç kıta gezdik.
Şunu iddiayla söyleyebilirim...
Dünyanın hiçbir yerinde İzmir'deki kadar güzel batmaz güneş.

Yine öyle bir vakit...
Bitmeyen enerji, kavuniçi bir top olmuş, trajik bir yangının küllerinden yeniden doğan şehrin ufuk çizgisinde, körfeze usul usul iniyor.
Rakının dibine vurma saati...
Takvimler, 1923'ü gösteriyor.

Adres, numara 248, Kordon...
Naim Palas... İkinci kat...
Cumbada oturuyor Mustafa Kemal.
Sevmez fazla yemeği.
Leblebi var yine önünde...
Garson titriyor. Çünkü çocuk, Rum.
Sesleniyor Gazi, şefkatli bir ses tonuyla...
"Vre Dimitri" diyor, "gel bakayım."
Çocuk, "buyur pasam" diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük Türkçesi'yle.
"Sizin Kosti" diyor... İşgal sırasında İzmir'e gelen Yunan Kralı Konstantin'i kastederek... Sizin Kosti, geldi mi buraya?
Geldi pasam...
Oturdu mu bu masaya?
Oturdu pasam.
Güneş batarken rakı içti mi?
İçmedi pasam.
E o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almış İzmir'i?

İşte böyle batar güneş orada.

Nereye götürsem bilmem ki, nereleri gezdirsem, bugün sizi İzmir'de...
Mustafa Kemal Bulvarı'na mı götürsem, Alsancak'a mı? Lozan Meydanı'na mı, Montrö Meydanı'na mı? Hasan Tahsin'in ilk kurşunu attığı yerde dua mı etsek, Zübeyde Hanım'ın kabri başında rahmet mi okusak? Anacığını emanet etmiş, adam gibi adam bu şehire... Kız almış. "Denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokan" bu şehirden... Evlenmiş. Latife Hanım'ın köşküne mi götürsem? 26 Ağustos kapısından mı girsek fuara, Kahramanlar kapısından mı? Oradan girmiş süvariler İzmir'e... Çok şehit vermişiz. İsimleri meçhul. Onun için kısaca Kahramanlar demişiz, o semtin adına... İlk girdikleri noktada da, Şehitler Abidesi var... Bu vatan için İzmir'de ilk düşenler... Onların isimlerini biliyoruz... Oraya mı gitsek acaba? İkinci Tümen Dördüncü Alay'dan Konyalı Mehmet, Akşehirli Hakkı, Avanoslu Ahmet... Şehitler Abidesi deriz ama, ismi başkadır aslında... "Vatan ve Namus Anıtı..." Oraya mı gitsek? Başlarında Yüzbaşı Şerafettin vardı. O caddenin şimdiki adı. Oraya mı gitsek? Fahrettin Altay Meydanı'na mı, yoksa Cumhuriyet Meydanı'na mı? "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri" diyen heykele...
Cadde mi gezsek... Dumlupınar caddesi, Şehitler, Gaziler, Vatan, İstiklal, İnönü, Akıncılar, Şehit Fethi caddesi...
Yoksa bulvar mı gezsek... Gazi, Fevzipaşa. Mahalle desen... Egemenlik mahallesi, Kurtuluş, Mehmet Akif, Millet, Kubilay, Sakarya, Ülkü, İnönü, 19 Mayıs, Tınaztepe, Kocatepe, Duatepe, Zafertepe, Hürriyet mahallesi...
Semt mi gezsek... Çankaya da var, Bayraklı da... Hatay var kardeşim, Hatay.
Okul mu gezsek... Atatürk Lisesi, Cumhuriyet Lisesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Hakimiyet-i Milliye, Misak-ı Milli, Gazi ilkokulu...
Atatürk Stadı'nda Altay'ı mı seyretsek, Alsancak Stadı'nda Altınordu'yu mu?

Sadece şehir değildir orası.
"Milli mücadele müzesi" dir.
Adım attığın her yerde gördüğün isimlerle.
Bahçedir...
Kanla sulanan, terle yeşeren.

İstanbul'daki gibi Birinci Ahmet Çeşmesi falan yoktur orada... Ankara'daki gibi Cinnah caddesi, Arjantin caddesi de bulamazsın pek...
Recep Tayyip Erdoğan Kavşağı'nı teklif etmez hiç kimse...

İşgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan... İşgali bittiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını bitiren... Dünyadaki tek şehirdir.

Ve bugün, o gün...
9 Eylül.
Ne güzeldir bugün İzmir'de olmak.
Ve ne zordur bugün İzmir'de olamamak.
Kıymetini bilmek lazım.


[ mesaj düzenlendi, başlık taşındı ve birleştirildi. - HAKAN© - Cmt 09 Eyl 2006, 14:21 ]


m.enver
13 yıl önce - Cmt 09 Eyl 2006, 15:56
9 EYLÜL İZMİR'E KUTLU OLSUN


Kurtuluş gününe seyirci olarak değil yürekten katılan izmir halkını kutluyorum.



(+)



 

(+)




En son m.enver tarafından Cmt 09 Eyl 2006, 15:57 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 1
123 ... 121314   sonraki »
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet