1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 13  |
 |
gamze_tekin
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 00:19
| Alıntı: |
| Bulanık'ta Erzurum'dan gelen robocoplar yürüyüş yapmışlar. Birazda amaç gövde gösterisiydi sanırım. Çünkü yürüyüş sırasında ekipler slogan atarak ilerlemişler |
Erzurum'dan Robocop'a gerek yok.RoboDadaşlar gelseymiş keşke gövde göstersini görürdü o zaman Hainler!!!
|
 |
Güzel fatih
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 02:09
Gerçekten onca olaylar ard arda geliyoor.... Biz Milletcek gerçekten yinede çook sabır ediyoruz.
Allah bize samimilik sabrımızı bozmasın. Birlik beraberliğimizi hiç bozmasın. Lanet olsun ülkemizi Kaos a çevirenlere yaptıranlara. Ebu Leheb gibi elleri kurusun yapanların.
|
 |
Eyüp Emre
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 02:17
Valla o esnafın dükkanını kapatması büyük bir olaydır ve takdir edilmesi gerekir helal olsun, adam binlerce kişiye tavrını almış ama sonu kötü olmuş, keşke sinirlerine hakim olup iki kişiyi öldürmeseymiş. dtplilerde hemen yok Jitemci yok derin devlet... ayaklarına yatıyor. Ne kardeşim herkes size biat mı edecek, bir aydır kan kusturuyorsunuz insanlara. Kimse kendini devletin yerine koymaya kalkmasın.
|
 |
ali sekban
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 03:01
valla demek ki süreç gerçekten bu şekilde işliyormuş.80'ler gecesi düzenliyor bizi yönetenler.
önce el birliği ile ülkeyi karıştır.işin içinden çıkamayınca ordu gel beni kurtar de.ordu yönetime el koysun.bir balans ayarı.siyasiler bir süre saklanır.ordu yönetimden çekilir.sonra ver elini meydanlar.her parti orduyu suçlayıp oy peşinde koşsun.birileri başa gelsin.ve tekrar karmaşa.
şimdi diyecekler bu yazıma.
"artık o dönemler geçti" diyecekler.
başımızdakiler değişti mi ki bu süreç değişsin.
|
 |
Metin Taşkın Aşkın
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 03:13
| Alıntı: |
artık o dönemler geçti" diyecekler.
başımızdakiler değişti mi ki bu süreç değişsin. |
Ülkemiz ne yazık ki bir yerde dış güçlerin güdümü altında , bir yandan bölücülerin provakasyonları, bu olaydaki gibi halkın topluca galeyana gelmesine ramak kalması, diğer yandan grevlerin ve eylemlerin başlaması 80 öncesi olaylara benziyor.
Birilerinin ülkemizi karıştırıp, bölmek istediği ve bunun için oyunlar oynadığı bir gerçek. Bunun bilincinde olup, birlik beraberlik içinde haraket etmeliyiz. Kimse bunların piyonu olmasın.
|
 |
Erman90 veryansın
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 03:27
olayların bu boyuta varması gerçekten düşündürücü.kapısına oğlunun cenazesi geldiğinde bile acısını derin yaşayan fakat kinlenmeyen,terörist ile vatandaşı ayırabilen bir ulusun bireyleriyiz bizler.Açılımın içeriğinin belli olmaması ve bu belirsizliğin ilerleyerek doldurulma fikri , örgüt cemaat belirli ideoloji zihniyeti ile hareket eden bunlardan bağımsız düşünemeyenlerde sabit fikir yarattı malesef.sokaklarda yapılan asıl"bindirilmiş kıta" da bunun sonucudur. Açılım kontrölsüz açıldı fakat bu olaylara dememiz gereken kapan susam kapan!
|
 |
Metin Taşkın Aşkın
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 03:51
Bulanık'a Halk Bankasının gelmesini çok istemişler. Olaylarda banka çok zarar görünce ilçeden çekilme kararı aldı.
Bölücüler kendi bindikleri dalı kesiyorlar farkında değiller. Bölge halkıda bölücülerin ve sempazitanlarının bölgenin kalkınmaması için her yolu denediklerini biliyor.
Bu terörü öncelikle devletin desteğinde bölge halkı bitirecek. Fakat bu esnaf gibi önüne gelene ateş açarak değil.
|
 |
adnan guven
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 11:08
Ortada ciddi bir gerçek var. Devlet vatandaşın can ve mal güvenliğini sadece dağlarda değil, şehir merkezlerinde de sağlayamamaktadır. Hukuken suç işlemektedir. Bundan devleti yönetmekle görevli olan hükümet sorumludur
| Alıntı: |
| devletin desteğinde bölge halkı bitirecek |
Her yer Türkiye toprağıdır, devlet destek vermek zorundadır, tabiki bölge halkıda üzerine düşeni yapmalıdır, ama önce kendini güvende hissetmelidir.
|
 |
Hakan ERTÜRK
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 12:07
Devlet tavşana kaç,tazıya tut diyor!
|
 |
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 14:57
Devletin Valisi "gönüllü korucu" işini doğruluyor.
Aşağıda konu ile ilgili bir haber var. 2 kişiyi öldüren silah devlet tarafından dağıtılmış.
Muş’un Bulanık ilçesinde DTP’nin kapatılmasını protesto eden göstericileri Kalaşnikof silahla tarayarak iki kişinin ölümüne, altı kişinin de yaralanmasına yol açan Turan Bilen’in (39) gönüllü köy korucusu olduğu, silahın ise kendisine Bulanık Jandarma Karakolu tarafından 1993’te verildiği anlaşıldı. Doğu ve Güneydoğu’da ‘gizli koruculuk’ olarak adlandırılan bu uygulama kapsamında bugüne kadar 23 bin 274 kişiye silah dağıtıldı. Devlette kadrosu bulunmayan, herhangi bir maaşa bağlı olarak çalışmayan ve adeta gizli bir orduyu andıran 23 bin 274 gönüllü korucunun kayıtları sadece Jandarma’da bulunuyor.
Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatmasının ardından Türkiye’nin birçok ilinde protesto gösterileri düzenlendi. Önceki gün Muş’un Bulanık ilçesinde yapılan gösterilerde ise kan döküldü. Bulanık’ın Aslan Paşa Caddesi’nde kardeşiyle birlikte manifaturacı dükkanı işleten 39 yaşındaki Turan Bilen, göstericilerin üzerine Kalaşnikof marka otomatik tüfeğiyle ateş açarak iki kişinin ölümüne, altı kişinin de yaralanmasına yol açtı. Olaydan sonra gözaltına alınan saldırgan Bilen’in korucu olduğu iddia edildi. Valilik kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunmadığı ortaya çıkan saldırgan Turan Bilen’in 1993’ten beri “gönüllü köy korucusu” olduğu, silahında kendisine Bulanık Jandarma Karakolu tarafından verildiği açığa çıktı.
Vali: ‘Gönüllü korucu’ diyebiliriz
Olağan Üstü Hal (OHAL) döneminde Doğu ve Güneydoğu’da, Turan Bilen gibi binlerce kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldıktan sonra bölgedeki askerî birlikler tarafından ruhsatlandırılarak, Kalaşnikof marka otomatik silahlar dağıtıldı.
OHAL döneminde 59 bin kişi düzenli maaş alan köy korucusu olarak görevlendirilirken, 23 bin 274 kişide Turan Bilen gibi maaş almayan ama silahları ruhsatlandırılmış gönüllü köy korucusu oldu. Konuyla ilgili olarak Taraf’a konuşan Muş Valisi Erdoğan Bektaş, “OHAL döneminde sınırlar içerisinde silahı olan ve bunu kayıt altına almak isteyene her vatandaşa OHAL ruhsatı adıyla bu ruhsatlar verildi. OHAL sınırları içerisinde olan hemen hemen her evde bu silahlar bulunur. Vatandaş ölene kadar bu silahlara sahip olabiliyor. Muhtemelen valilik vermiştir, Jandarma bölgesinde Jandarma, polis bölgesinde de polis bu ruhsatları veriyordu” dedi.
Vali Bektaş, söz konusu saldırgan için de gönüllü köy korucusu denilebileceğini söyledi. Bektaş, gönüllü köy korucularının devletin kadrolu korucuları olmadığını ve maaş da almadıklarını belirtti. Bektaş yaşanan olayın üzüntü verici olduğunu belirterek, “Farz edelim kadrolu elemanımız bunu yapmış olsun ya da polis, bu işi yapan mahkemede hesabını verecektir” dedi.
59 bini açık, 23 bin 274’ü ise gizli korucu
Türkiye’de 22 ilde görev yapan korucuların toplam sayısı 80 binin üzerinde. Resmi verilere göre bunlardan 59 bini düzenli maaş alan geçici köy korucusu, kalan 23 bin 274 kişilik kısmı ise maaş almayan gönüllü korucu. Diyarbakır’da 5 bin 187, Şırnak’ta 6 bin 756, Batman’da 2 bin 887, Bingöl’de 2 bin 511, Bitlis’te 3 bin 730, Mardin’de 3 bin 323, Muş’ta bin 860, Siirt’te 4 bin 661, Hakkari’de 7 bin 614 korucu var. Koruculuk sisteminin uygulanmaya başlandığı 26 Mart 1985 tarihinden bugüne kadar 5 binin üzerinde korucu hakkında ‘terör suçları’, ‘mala karşı işlenen suçlar’, şahsa karşı suçlar, kaçakçılık gibi suçlara karıştığı gerekçesiyle işlem yapıldı.
Gönüllü koruculuk ortadan kaldırılsın
AKP Milletvekili İhsan Arslan, gönüllü koruculuk sisteminin korucuların özlük hakları korunarak lağvedilmesini istedi. Arslan’ın görüşleri şöyle: “Bu sistem ihtiyaç nedeniyle devreye konuldu. Ancak zaman içinde korucuların kanun dışına çıktıkları, suç işledikleri ve güvenlik açısından fonksiyonlarının azaldığı ortaya çıktı. Dolayısıyla koruculuk sistemi mutlaka ıslah edilmeli. Korucular, özlük hakları korunup silahsızlandırılarak diğer kurumlarda çalıştırılmalıdır. Aksi halde benzer olaylarla karşı karşıya kalabiliriz. Keşke bu kadar asker, Jandarma ve polisin olduğu bir yerde koruculara ihtiyaç duyulmasaydı. Özellikle gönüllü koruculuk derhal lağvedilmeli.”
|
 |
sayfa 13  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|