1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Furkan
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 11:16
Benjamin Yafet' in zırvaları...
Madem elimizi bulaştırdık...
Aslında sıkıcı ve B.S.'nin "uyarı" sadedinde söylediği gibi, "tehlikeli" bir konuya girdiğimin farkındayım. Ne yapalım, başladık bir kere, bitirelim gitsin.
Konuyu biliyorsunuz:
Bir Türk Yahudisi olan Benjamin Yafet, "Debarkader" adlı yazışma grubunda aylardır Türkiye'ye ve Türklere küfrediyor, tehditler savuruyor. Yahudiler olarak and içmişler, İsrail bugün her türlü Arap devletlerinin toplamını harp halinde kesin yenermiş ve isterse de yok edebilirmiş. Bu denkleme İran'ı ve Türkiye'yi de katabilirmişiz, sonuç değişmezmiş. Kaldı ki, "Türkiye'ye askeri silah teknolojisi transferini kendileri, yani İsrail" yapıyormuş. Ayrıca bir termo nükleer bomba Texas eyaleti büyüklüğünde bir memleketi harabeye çevirebilirmiş, filan.
Bir deli zırvası deyip geçmek de mümkündü.
Fakat bu deli, aylardır aynı grupta Yeni Şafak gazetesini ve bazı yazarlarımızı hedef gösteren yazılar yazıyor. Kimse de itiraz etmiyor.
Ben deşifre edince kıyamet koptu.
Bir arkadaşı (Denis isimli biri) Benjamin Yafet'e, sonuna kadar haklı olduğunu, ama beyinsiz vedreler ve boktan Türklerle (bunlar biz oluyoruz) uğraşacağım derken "İsrail'in çıkarlarına zarar verdiğini" yazıyordu.
Denis adlı kişinin (soyadı bende saklı) Benjamin Yafet'e yazdığı ikinci uyarı mektubu da şöyle:
"Selam Beno,
Hükümetin kontrolündeki sağcı basının İsrail ve Yahudiler hakkındaki iftira ve çarpıtma içeren yazıları konusunda seninle hemfikiriz. Hemfikir olmadığımız husus, bu olguyla nasıl mücadele edilmesi gerektiğidir.
Ben, hükümetin kontrolünde olmayan Vakit türü paçavralarla TC devletinin savcılarının uğraşması gerektiğini, bunun da Hahambaşılığın yaptığı gibi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yeni Şafak türü gazetelerle ise mücadelenin, bu kişilerin yazdıkları zırvaları ABD ve AB kamuoyuna maletmekle, onları bilgilendirmekle yapılabileceğini düşünüyorum.
Mainstream Sabah ve Hürriyet türü gazetelerin ise, yazarlarını eğiterek, onlarla diyalog kurularak yapılabileceğini düşünüyorum..."
Bunlar Türk...
Bir bölümü ABD'de, İsrail'de yaşıyor ama, kimliklerinde "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır" yazıyor. İsrail'in çıkarları öyle gerektirdiği için, Sabah ve Hürriyet gibi gazetelerin yazarlarını "eğiteceklermiş", bizim gibilerin (beyinsiz vedrelerin ve boktan Türklerin) yazdıklarını da ABD ve AB kamuoyuna maledeceklermiş; yani jurnalleyeceklermiş. Ötekisiyle Hahambaşılık uğraşıyormuş zaten.
Önceki gün, bütün bu yazışmalara (iki gündür örneğini verdiğim tehdit ve küfürlere) yataklık eden Debarkader yazışma grubunun moderatörü Rafael Sadi'den bir mektup aldım.
Sadi, özetle, Yafet'in yazdıklarına katılmadığını ama Debarkader'in "demokratik bir platform" olduğunu ve herkesin fikrini özgürce seslendirebileceğini, bir mesajdan yola çıkarak bütün bir Yahudi ve İsrail toplumunu mahkum etmemem gerektiğini söylüyor.
Dahası, Benjamin Yafet'in grupla ilişkisinin kesildiğini, ama "ettiği küfürleri çıkarırsak, yazdıklarında temelde haklı olduğunu" göreceğimizi iddia ediyor.
Bu tartışmayı daha fazla uzatmak istemiyorum, ama bazı söyleyeceklerim var.
Önce Sadi Bey'e...
Sadi Bey, ikinci yazımda bütün bir Yahudi toplumunu suçlamadığımı, itirazlarımın temelinde "cemaat içinde azınlık olan ama sesi çok çıkan bazı çürük yumurtaların" bulunduğunu tüm açıklığıyla yazmıştım.
Bir kez daha yineliyorum işte.
Fakat nedense, tüm çürük yumurtalar da, moderatörlüğünü yaptığınız grupta toplanmış durumda. Geriye doğru bir tarama yapın bakalım, Türkiye aleyhtarı olmayan kaç mesaj gösterebileceksiniz bana?
Hem, Benjamin Yafet temelde haklıysa, niçin gruptan attınız?
Hadi diyelim ki İsrail'in (ya da Türkiye'nin) çıkarlarına zarar veriyordu ve atıldı; bunu niçin daha önce (ben deşifre etmeden önce) düşünmediniz? Yafet aylardır aynı şeyleri yazıyor. Niçin zamanında müdahale etmediniz?
Bir çift söz de Denis adlı şahsa:
Denis koçum; arada sırada özel maillerini alıyorum. Kendince bilgi verip, bazı yanlışlarımı düzeltiyorsun. Sağduyulu, sevecen, muhatabını incitmemeye özen gösteren bir üslubun var.
Fakat gıyabımda (gıyabımızda) yazdıklarında, nedense (neden acaba?) bambaşka bir halete bürünüyorsun; "beyinsiz vedre", "boktan Türkler" vs...
Bu kadar "iki yüzlü" olmayı nasıl başarıyorsun? (Ahmet Kekeç)
|
 |
Kerem1979
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 13:09
Bir Yahudinin termo nükleer silahlardan, toplu yok olmalardan bahsetmesi çok trajik ve ironik bir durum başlı başına zaten.
Bu yazışmalar nerede oldu, yani link falan alabilirmiyim?
|
 |
Furkan
|
 |
Mehmet CK
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 16:52
| Alıntı: |
Kaldı ki, "Türkiye'ye askeri silah teknolojisi transferini kendileri, yani İsrail" yapıyormuş. Ayrıca bir termo nükleer bomba Texas eyaleti büyüklüğünde bir memleketi harabeye çevirebilirmiş, filan.
Bir deli zırvası deyip geçmek de mümkündü.
|
Evet, 1998 yilinda bile tahmin edilen nukleer ve termonukleer baslik sayilari 400' du ki, bugun kullanilan nukleer bombalar 1945 te Japonlar uzerinde denenenden kat be kat daha guclu. Texas' i bilmem de, her sehir 5 tane yese, 80 sehir harabedir, at cope iflah olmaz, tahtaya vurun...
Silahli kuvvetleri cok guclu, disiplinli, ve teknoloji transferi konusunda da hakli. Su an ordumuz buyuk oranda Israil teknolojisi almakta 2. Parti F4 2020 Terminator modernizasyonu (48 adet) arti 20 civari F4 2000 Kurnass ikinci el alimi dusunuluyor.
Fakat ben butun bunlari yazdim, Israil ile Turkiye muttefik devletler, yani islamci hukumet var diye ya da Israil kurtler ile isbirligi yapiyor diye politik olarak kopsak da, askeri olarak kopamiyoruz. Ortak cephaneye de gececegiz. Bunu Yafet' e belirtmek isterdim.
Fanatikce bir ulkeyi savunmak da igrenc, bir uyemizin ABD yi savundugu gibi. Fanatikce bir ulkeden nefret etmek de igrenc. Insanlarin aslolan cikarlaridir, siz nasil kaz gelecek yerden tavugunuzu esirgemezseniz, devletler de ayni sekilde kaz gelecek yerden tavugunu esirgemez. Senin isadamin gider milyarlarca dolarlik insaat ihalesi alir Israil' den, ayni sekilde adam gelir Turkiye' de is yapar.
| Alıntı: |
| Fakat bu deli, aylardır aynı grupta Yeni Şafak gazetesini ve bazı yazarlarımızı hedef gösteren yazılar yazıyor. Kimse de itiraz etmiyor. |
Ayni tip gazeteler az insani hedef gosterip, oldurulmelerine sebep olmadilar. Hatirlarim, TGRT dini inanclarla dalga geciliyor diye bir barmen gostermisti, sirtinda dovme var, Allah yaziyor, hemen iki gun icinde oldurulmustu...
Simdi nukleer bomba olayina gelelim, fazla mesajlarla ortalik kirlenmesin eklemeler yapalim:
Boyle bir adam yasiyor mu, bunlari cidden yazdi mi bilmem...
Ben kendi ulkemin cikarlarimin korunup, ona gore muttefikler secilmesinden yanayimdir. Bu zat pek guveniyor kendisine. Simdi ben oncelikle size nukleer bombalarin kullanim alanlarini aciklayayim.
1973 Yom Kippur Harbinde Israil' in elinde bolca nukleer baslik vardi ama hicbirisini kullanmadi, cunku savasi kazandi.
Nukleer silah, bir cesit emniyet subabidir. Konvansiyonel anlamda olan guclu tehditlere karsi, bak sen beni isgal edersen ben de sana nukleer saldirida bulunurum demektir nukleer silah sahibi olmak.
Bu yuzden Israil elindeki Dolphin sinifi denizaltilara daha geniz capli torpido kovanlari koydurttu Almanlara ve bu 3 denizalti(2 adet de yolda) dunya denizlerinde gezer, Israil ' i isgal edecek muhtemel bir gucu izler... Bu denizlatilar genis torpido kovanlari sayesinde nukleer baslik tasiyan, kimilerine gore 1500 km menzilli Popeye 3 fuzesi firlatabilir.
Kisaca, bu silah, zaten ISrail ortadan kalktiktan sonra kullanilacaktir. Dile kolay dostla, bir nukleer reaktor patladi denizin otesinde, bizi rahatsiz etti, dusunsenize Misir' a nukleer saldiri oldugunu, hicbir sey olmasa, birakin Israil' i biz bile etkileniriz.
Bu yazar bunlari yazdi mi, boyle birisi yasiyor mu bilmem, ancak, yanlislarini duzeltmek istedim, duzelttim de. Israil ve Turkiye asil dusman olarak degil, dost olarak bolgenin tum, ulkelerini denkleme dahil etmek istiyor. Hickimse, yillarca cat pat patlayan bombalarla yasamak istemez.
UCUNCU EKLEME:
Helenistlerin bulundugu ulke Yunanistan ile barismaya tamam diyenler, neden Siyonistlerin bulundugu ulke Israil ile isbirligine hayir der?
Daha da aci olan, Siyonizmin kutsal topraklar dedigi topraklar neresi bilen var mi? Turkiye' nin hicbir kismi buna dahil(kucuk bir kismi bazi haritalarda dahil) degil bunu biliyor muydunuz? O iki nehir Firat ve Dicle degil, Firat ve Nil. yani Sina yarimadasi mesela...
Ama Israil geri verdi Sina' yi Misir' a. Simdi Golan tepelerinin devri konusuluyor.
Ama ote yandan adi Hellas olan bir Helenist devletle baris konusuluyor, Kibris mesela peskes cekiliyor, islamci kesim verelim gitsin diyor, amac orduya kazik atmak.
Kesinlikle ben her iki ulke ile de teslimiyetci olmamak kosulu ile isbirligi ve ittifaktan yanayim, ben bir ulkeden ve milletten nefret edecek kadar cahil degilim. Ancak su anki konjonkturde de, ABD ve Arap ulkeleri' ni, kismen de Yunanistan' i tehdit olarak goruyorum bu ayri.
Sonucta heryerde deli mevcut, onlarda Helenist, Siyonist var, bizde de Turanci veya seriatci, bir de benim gibi nasil kurariz su Roma' yi yeniden diye dusunenler, e bunlar da bu dunyanin rengi. Bak Siyonistler alcak gonullu, iki nehirle sinirlandirmis olayi, Ben Akdeniz' i ic denize cevirmek adina da benim denizim(Mare Nostrum) ya da ic deniz(Mare Internum) koymak istiyorum!!!!!
Yunanistan' in durumu, AB muzakereleri ile belirginlesir.
Biz de bu zor gunlerde kafamizi calistiracagiz, bir o ulkeden, bir bu ulkeden silah alacagiz, teknoloji alacagiz. Karsiliginda kuvvetli off-set alacagiz, mesela Israil' de cok onemli yatirimlarimiz, projelerimiz var. Simdi Guney Kore ve Japonya ile dansa basladik, hatta Guney Kore ile iliski ilerledi.
En son Mehmet CK tarafından Pts 06 Eyl 2004, 20:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
|
 |
Patron
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 17:08
benim anlamadığım : nükleer bombalarla bütün arapları, Türkleri falan yok ederken
Israil'e hiç bir şey olmayacağını mı zannetmişler?
|
 |
Furkan
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 17:37
YORUMSUZ
Dr. Benjamin Yafet
President of ANZO and of ACID-K
ANZO, American National Zionist Organization
ACID-K, American Committee for an Independent and Democratic Kurdistan.
|
 |
hasansemre
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 17:37
Elindeki gücün büyüklüğünün farkındalarsa ki farkındadırlar İsrail'e hiçbirşey olmayabilir.
|
 |
Patron
|
 |
Furkan
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 17:49
| Alıntı: |
Yahudiler, yekpare bir toplum olmayip, çesitli düsüncelerin, görüshlerin her tûrlü toplumda oldugu gibi ifade edilegeldigi bir kitledir.
Re**** olan B. Yafet'in açiklamalari bizleri baglamadigi gibi bu beyanlari "siz yahudiler" kiskacina sikishtirip kamu alanina dökerek bay Yafet'in bayanlarini tüm Yahudilere mal etmek antisemit bir ifade sheklidir.
Eger ikna etmek istiyorsa Tugrul Bey bizzat alsin kalemi eline ve Yafet Beye yazsin.
Yahudilerin yahudilerden "sorumlu" olduklari anlayishi antidemokratik olmakla kalmayipYahudiler hakkinda tuhaf bir pesin hüküm yüklü.
TR'de TR disihinda Bay Yafet'in düsüncelerini paylasahan bir yigin Türk var.
Bu Türkler arasinda kimin Kürt, kimin Ermeni, kimin Azeri, kimin Musevi... oldugunu ayiklamak ayirimcilik, irkçiliktir.
Selamlar,
Eli Gerson |
|
 |
Furkan
18 yıl önce - Pts 06 Eyl 2004, 17:59
| Alıntı: |
| Her zaman soyledigim gibi Soykirimci/Fasist/Emperialist/Isgalci/Yayilimci Arap dunyasina karsi, KURT milleti Israil ile ayni kaderi ve ayni acimasiz dusmanlari paylasmaktadir. Hem kendi menfaatimiz namina, hem de en basit insaniyet namina KURT davasi bizim de davamiz olmali. (B.Yafet) |
Bu düşüncenin tüm siyonist dünyanın ortak görüşü olduğunu tahmin ediyorum..
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|