1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
| Sizde bu teknolojiden faydalanmak ister misiniz? |
| Evet |
 
|
60.8% |
[31] |
| Hayır |
 
|
15.7% |
[8] |
| Hele bir çıksın bakarız |
 
|
23.5% |
[12] |
|
| Toplam Oy : 51 |
|
 |
şevki
13 yıl önce - Pzr 06 Arl 2009, 12:10
İST » Cep Telefonunuz Akbil Olacak
Cep telefonunun iç yapısını bilete dönüştüreceğiz. Dolayısıyla cep telefonunuz aynı zamanda sizin İstanbul kartınız olacak. Yani cep telefonunuzun içindeki sim karta operatörlerle özel bir anlaşma yaparak AKBİL’i de oraya yükleyeceğiz. Bu proje uygulamaya geçtiğinde İstanbullunun hatta tüm Türkiye’de insanların hayatı kolaylaşacak.
Günümüzde hepimizin hayatını kolaylaştıran, zamandan ve paradan tasarruf etmemizi sağlayan, trafik, iletişim, medya, haber alma ve daha sıralamakla bitiremeyeceğimiz birçok şey... Bunun adı teknoloji. Zaman teknoloji zamanı, bilişim zamanı dedik ve bu konularda aydınlanmak ve şehir hayatımıza bunun uygulanışını, kolaylıklarını öğrenmek üzere BELBİM Genel Müdürü Ahmet Kazokoğlu’nun kapısını çaldık. Ahmet Bey, yaptıklarının dışında, hedeflerini de gerçekleştirdiğinde eminim İstanbul, zaman, trafik, ulaşım ve kültür anlamında adına yakışır daha güzel bir İstanbul olacak. G.K.Z.
> Elektronik istediğiniz dal mıydı?
Elektronik nedense çocukluğumdan beri istediğim daldı ve öyle kısmet oldu.
1994 seçimlerinden sonra Büyükşehir Belediyesi’nde BELBİM Genel Müdürü olarak başladım. Daha sonra kısa fasılalarla 2001’de ayrıldım. 3 yıl Birleşmiş Milletler hidrojen enerji merkezinde çalıştım ve 2006 Ekim’de tekrar döndüm.
> Hidrojen Merkezi nerede?
Zeytinburnu’nda bulunuyor. Uluslararası hidrojen enerjisi teknolojiler merkezi Türkiye’de kuruldu, Profesör Nejat Veziroğlu ve o zamanki Enerji Bakanı Doktor Mehmet Hilmi Güler’in inisiyatifleri ile faaliyete geçti.
> Merkezin açılımı nedir?
Bu merkez dünya hidrojen enerjisi ile yapılan bütün çalışmaların bir nevi Birleşmiş Milletler nezdindeki koordinasyon merkezi yani proje yönetim merkezi olarak düşünüldü. Hâlâ da o yönde faaliyet gösteriyor. Zeytinburnu’nda BEDAŞ binasının içinde şu anda. Dünyadaki hidrojen enerjisi projelerini koordine etmek ve desteklemek. Birinci başkanı Prof. Nejat Veziroğlu idi. Hidrojen enerjisi açısından dünyada çok önemli bir konumdadır. Nejat Veziroğlu direktörüydü, ben onun yardımcısıydım. Sonra Nejat Veziroğlu tekrar Amerika’ya döndü. Şimdi Doktor Mustafa Hatipoğlu başkan. Ben de tekrar 2006’da buraya, BELBİM’e geldim.
> Bize BELBİM’i anlatır mısınız?
BELBİM’in açılımı Belediye Bilgi İşlem A.Ş.’dir. Bir belediye iştirak şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Birinci vazifesi de bilgi işlem ve elektronik teknolojisinde öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin diğer iştirak şirketlerinin ihtiyaçlarını sağlamak... Elektronik ve bilgisayara dayanan hangi iş varsa, birincil olarak onu bitirmek ve hizmete sokmak, dizayn ise dizayn, imalat ise imalat ve işletmek. Dolayısı ile AKBİL sistemini biz sıfırdan geliştirdik. Bütün o sistemler Türkiye’de dizayn edildi ve imalatı yapıldı ve hâlâ da 14 senedir başarıyla kullanılan bir sistem ve biz Avrupa ikincisiyiz... Kullanım adedi açısından dünyada ilk 10’a giriyoruz. Çok başarılı bir proje olmuştur ve halen de öyledir. Biletin dışında bazı uygulamalara da yer verebilsin diyerek akıllı kart teknolojisine geçtik. Fakat bizimki daha üstün ve teknolojik olarak daha farklı. Çünkü İstanbul başka hiçbir şehirle mukayese edilemeyecek büyüklükte olduğu için yolcu adedimiz çok fazla ve sadece kara taşımacılığı da yok.
6 MİLYON YOLCU TAŞIYORUZ
> Aynı ortak bileti nerelerde kullanabiliriz?
Entegre, demiryolu, banliyö, tramvay, metro, İDO deniz otobüsü, normal şehir hatları işletmesi ve halk otobüsü var. Kısacası birden fazla paydaş var. O manada baktığınız zaman bizim Avrupa ikincisi olmamızın sebebi budur. Yani yolcu hacmimiz çok büyük... Kullanıcılar, istifade edenler, satanlar ve hak edenler çok fazla sonuç olarak yaptığımız iş bir yerde İSKİ, GSM operatörü ya da bir banka işlemi gibi.
> İstanbul’da bir günü baz alırsak ortalama kaç yolcu var?
İstanbul’un toplu taşımadaki yolcusu gündüz 5.5 - 6 milyon civarındadır. Günlük hafta içi ortalaması ve bunun takriben 4 milyon civarında yolcusu AKBİL kullanır.
> AKBİL nerelerde kullanılıyor?
Taksi, minibüs, dolmuş dışında AKBİL’i her yerde kullanabiliyoruz.
> İş gününüz nasıl geçiyor? Ailenize zaman ayırabiliyor musunuz?
İstanbul Belediyesi’nde çalışmak benim için dünyanın en zevkli işi. Çünkü doğma büyüme İstanbullu olarak, İstanbul’a hizmet eden bir işin içinde olmak beni en mutlu eden iş diyebilirim. Hem mesleğimi icra ediyorum hem çevremdeki bütün mesai arkadaşlarımla ağabey kardeş ilişkisi içerisinde eşi bulunmaz bir çalışma atmosferi içindeyim. Yani hayatımın en güzel yılları belediyede geçiyor. Bir de benim şansım meslek performansımı burada gösterebiliyorum ve mesleğimi İstanbulluların hizmetine sunabiliyorum. Yani AKBİL ile alakalı geliştirilen patentlerin çoğu bana aittir. Ama ismen tabii ki ait olması doğru olmadığı için belediyenin hizmetine sunulmuş patentler ve tescilli markalardır. Böyle şeylerin bir nevi fikir babalığını yapmak da çok mutluluk veriyor. Dolayısı ile otobüse bindiğinde vatandaş orada sadece akbilim dokundu sanıyor ya da sadece o kadarını görebiliyor. Ama ben dokununca ne oluyor, hangi sinyal nereye gidiyor, onun içinde elektronik olarak neler oldu gibi program adımları bile kafamda canlandığı için hoşuma gidiyor. Önce kendi yaptığını kontrol ediyor, sonra kendi kendine sistem iyi çalışıyor diyorsun. Dolayısıyla bunları görünce yapamadıklarım, yapmam gereken yeni şeyleri de görüyorum. İstanbul buna da layık diye devamlı hizmete yönelik yeni fikirler insanın kafasına geliyor ve bu da beni çok mutlu ediyor. Tabi bunu yukarı götürmek, tartışmak, bunu da yapalım demek gibi bu hedefleri katıp gerçekleştirme yolunda herhalde Türkiye’nin sayılı mutlu insanlarındanım diyebilirim. Dolayısıyla haftanın 5 iş günü (hatta cumartesi-pazar artık eve fazla bir şey götürmüyorum ama) kafam yine hafta içinde ben ne yapacağım, öncelik sırasına göre hangi işlerim olacak bir kâğıda yazıp daima getiririm. Dolayısıyla hafta sonu ev hayatını eşime sormak lazım.
> Kaç çocuğunuz var ve onlar neler yapıyor?
Üç oğlum var. Bir tanesi Amerika’da endüstri mühendisliği okuyor ve 8 yıldır orada yaşıyor. Diğer oğlum İsveç’e gitti ve genetik üzerine master yapıyor. En küçüğü de bu sene hazırlık okulundan üniversiteye başladı. O da benim mesleğimi okumaya karar verdi. Bakalım ben belki ona elektronik öğreteceğim.
HAYATI KOLAYLAŞTIRACAĞIZ
> Çok klişe bir soru ama öğrenmek isterim, 10 yıl sonra ne yapıyor olmak istersiniz?
10 yıl içinde İstanbul’da yaşayan ben dahil bütün vatandaşlara hayatı kolaylaştırıcı, benim mühendislik branşıma giren ne varsa hazırlayıp, onların hizmetine sunar olmak istiyorum. İstanbul hayatı gerçekten çok zor ve yorucudur. Türkiye’de başka herhangi bir şehre gidince gürültü bitiyor. O şehirde herhangi bir resmi işiniz varsa 20-30 dakikada bitiyor. İstanbul’da bütün bunlar çok vaktimizi alıyor ve yorucu. Dolayısıyla burada neyi kolaylaştırsam kârdır amacındayım... Şimdi bizim iki tane projemiz var, bir GSM operatörüyle beraber geliştiriyoruz. Cep telefonunuzdan biletinizi dolduracağız. Cep telefonunuzla bir mesaj atacaksınız biz size bir mesaj göndereceğiz, daha sonra cep telefonunuzla herhangi bir otomata gideceksiniz, biletiniz dokununca sizi tanıyacak, cep telefonu üzerinden SMS ile ücretinizi ödenmiştir diyecek ve siz bir otomata giderek paraya el sürmeden faturanıza yansıyacak şekilde biletinizi dolduracaksınız.
İkinci bir uygulamamızda da vatandaş evindeki bilgisayarla internetten bilet alır gibi ödeme yapıp herhangi bir otomata bileti yaklaştırdığınızda sizi tanır ve yüklemeyi yapar olacak. Ya da ekonomik bir fiyata şifreli ve korumalı size ufak antenlerden vereceğiz. Siz onu evde bilgisayarınıza takıp evinizde biletinizi dolduracaksınız. Ben kurum olarak onu uzaktan izleyeceğim, sonuç olarak sizin kredi kartınızdan, sizi yormadan virman yoluyla alınacak.
Başka bir uygulamamız daha olacak... O da cep telefonunun iç yapısını bilete dönüştüreceğiz. Dolayısıyla cep telefonunuz aynı zamanda sizin İstanbul kartınız olacak. Yani cep telefonunuzun içindeki sim karta operatörlerle özel bir protokol anlaşma yaparak akbili de oraya yükleyeceğiz. Dünyada bu teknoloji pilot denemelerle uygulanıyor. Bizim de çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeler uygulamaya geçtiğinde İstanbulluların hatta örnek olmak adına Türkiye’nin hayatını önemli ölçüde kolaylaştıracağımızı umuyorum. Ekip olarak bunu hedefliyoruz. Sorunuza dönersek, tabii ki bu çalışmalar 10 yıl gibi uzun bir vade için değil, daha kısa zamanlı projelerimiz olacak.
Teknolojide sınır yok.Yakında cep telefonlarımıza günlük kullandığımız otobüsümüzün 5 dk içinde durağa gelecektir diye mesajı gelirse şaşırmam.
KAYNAK
|
 |
mehmet tevdik
13 yıl önce - Pzr 06 Arl 2009, 19:11
tabiki de olamalı çok güzel olur
|
 |
inanç09
13 yıl önce - Pzr 06 Arl 2009, 19:27
yanlız bu işin şöyle bir sakıncası var otobüsler dolu olduğu zaman arka ve orta kapıdan binmek suretiyle akbil elden ele uzatılarak yollanır ve arasıra bazı cepçiler akbilleri cepe atarak vurgun yaparlardı böyle bir hizmet olursa biz cep telefonlarımızımı elden ele göndereceğiz makinaya
|
 |
alicanxalican
13 yıl önce - Pzr 06 Arl 2009, 22:55
| Alıntı: |
| yanlız bu işin şöyle bir sakıncası var otobüsler dolu olduğu zaman arka ve orta kapıdan binmek suretiyle akbil elden ele uzatılarak yollanır ve arasıra bazı cepçiler akbilleri cepe atarak vurgun yaparlardı böyle bir hizmet olursa biz cep telefonlarımızımı elden ele göndereceğiz makinaya |
Telefonu göndermiceksin ki.Akbil makinası senin telefonuna otomatikmen bağlanıcak.
|
 |
Serhat Potur
13 yıl önce - Pzr 06 Arl 2009, 23:43
Cep telefonuyla falan uğraşana kadar nufus cüzdanlarını akbile dönüştürsünler .
Fazla maliyetli olmaz. Yeni kimliklerin çipli olacağından falan bahsediliyordu. Hangi teknolojiyi kullanmak isterlerse kullansınlar.
Birçok indirimli kart kullanıcısı için her yıl kart değiştirmek zorunda kalmaz. Zamanı geldiğinde götürür kimliğini güncelletir.
Hala akbili olmayan üşengeç insanlar var Hem onlar hemde otobüs şöförleri için faydalı olur.
En iyisi bu fikri projeye dönüştürüp BELBİM'e mail atayım.
|
 |
Doğukan Kahraman
13 yıl önce - Pts 07 Arl 2009, 00:09
Bence çok saçma çünkü Mercedes otobüslerde cep telefonu açma yasağı var e nasıl olacak? Bi de şarjı bittiği zaman nasıl akbili basacaz?
|
 |
mehmet tevdik
13 yıl önce - Pts 07 Arl 2009, 00:54
| Alıntı: |
Cep telefonuyla falan uğraşana kadar nufus cüzdanlarını akbile dönüştürsünler .
Fazla maliyetli olmaz. Yeni kimliklerin çipli olacağından falan bahsediliyordu. Hangi teknolojiyi kullanmak isterlerse kullansınlar. |
bu fikir biraz zor gibi duruyor. sadece istanbul için tüm türkiyeyi ilgilendiren bir karar almak çok makul gelmedi bana. ayrıca nüfus cüzdanı akbil gibi elden ele uzatıp ödeme yapmak için biraz fazla değerli birşey değil mi. ne de olsa istanbul koşullarını düşünmek zorundayız
|
 |
Süha
13 yıl önce - Pts 07 Arl 2009, 23:10
Arkadaşlarında dediği gibi otobüslerde cep telefonu yasağı nasıl oluyor da cep telefonundan Akbil yapıyorlar ki ? her zaman elimizde tutuyoruz diye mi ? Bence elimizdeki sistemleri yaygınlaştırmak mesela İstanbul kart gibi daha çok yaygınlaşmasına sağlamak.
|
 |
Doğukan Kahraman
13 yıl önce - Pts 07 Arl 2009, 23:36
Benim aklıma şöyle bi şey geliyor mesela akbil gişelerinden dolum yapmak yerine telefona akbil basınca kontör gitsin. Yani mesela 10 kontör makineye basalım telefondan kontör giderse yolculuk ücreti karşılansın.
|
 |
hakanaydın
13 yıl önce - Sal 08 Arl 2009, 12:35
Kredi Kartları kullanılsın. Temassız Kartlar çıktı artık!!!!
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|