İslam'da kadının yeri adıyla başka bir başlıkta vardı fakat konu bu başlıkta ilgili yere gelmiş bu nedenle bu başlıkta sormak istiyorum, yukarıda cennette erkeklere vadedilen huriler sureler ışığında detaylı bir şekilde açıklanmış, aynı detaylı açıklamalar surelere dayandırılarak kadınlar içinde yapılabiliyor mu?
Fani hayatın sona ermesinden sonra ebedî bir saadet başlayacak Orada Allah'ın rahmeti, lütuf ve ihsanı bütün haşmetiyle tecelli edecektir İşte bu ebedî saadetin ve sonsuz nimet ve güzelliklerin merkezi Cennettir Cennet hem mü'min erkeklerin, hem de mü'min kadınların nimetler içinde yüzdüğü bir mekândırYani Cennetin nimetlerinden erkekler kadar kadınlar da istifade edecek, bütün nimet ve ihsanlar her iki cinse de verilecektir
Cennet ve Cennetlikler en güzel ve tatlı bir şekilde Kur’ân'da anlatılır Çoğu yerde mü'min erkeklerle birlikte, mü'min kadınlar da zikredilir Meselâ, Tevbe Sûresinin 72 âyetinin meali şöyledir:
"Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara devamlı kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Cennetler, Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir Allah'ın rızası için en büyük mükâfattır İşte büyük kurtuluş budur"
Cennetlikler ve Cennet nimetleri Kur'ân'da anlatılırken Cennet ehli için "müttekiler (Allah'tan hakkıyla korkanlar)" ifadesi geçer Bu kelime hem erkekler, hem de kadınlar için müşterek kullanılır Biri öbüründen ayırd edilmez, ayrı tutulmaz
Hadis-i şeriflerde geçen ifadeler de hem erkekler, hem de kadınlar içindir Bütün müjdeler, taltifler, nimetler, ikramlar herkese aynıdır Bir hadisin meali şöyle:
"Cennet ehli Cennete girdiklerinde bir vazifeli şöyle seslenir: 'Şüphe yok ki, siz Cennette ebedî yaşayacak ve hiç ölmeyeceksiniz Hastalanmayacak ve devamlı sıhhatli bulunacaksınız Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün ve keder görmeyeceksiniz"1
Başka bir hadis-i şerifte de Cennet ehlinin bir hâli şöyle anlatılır:
"Muhakkak, sizden biriniz Cennetin en alt derecesinde bulunsanız bile, ona Allah'ın emri ile melekler tarafından, 'Gönlünden geçenleri iste!' denir O da devamlı temenni eder durur Bunun üzerine ona, 'Kalbinden geçenleri tamamen temenni ettin mi?' diye sorulur 'Evet' cevabı verince, 'Muhakkak temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecek' denir"2
Esas itibariyle Cennetin nimetleri hem erkek, hem de kadın mü'minler için müşterek iken, bazı hususlarda her iki cins de birbirlerinden üstünlüklere sahiptirlerBu üstünlüklerin bir kısmı erkeklere mahsus iken, büyük bir kısmı da kadınlara mahsustur Kur'ân'da Cennetlik kadınlar "Ezvâcün mutahharatün" yani "temiz kadınlar" olarak vasfedilir Bu ifadenin içinde şu mânâlar saklıdır: Cennet kadınlara mekân ve meskendir O kadınlar o yüksek Cennette lâyıktırlar Aynı zamanda Cennet derecelerinin yüksekliği nisbetinde onların güzellikleri de artar Ve Cennet onlarla güzelleşir ve süslenir3
Yani Cennetlik kadınlar, Cennetin güzelliğine güzellik katmakta, Allah'ın ebedî yurdunu süsleyen canlı bir unsur olmaktadır Bu "mutahharatün (temiz)" ifadelerinden ayrıca şu mânalar çıkıyor: "Dünya kadınları Cennete girdikten sonra kötülüklerden, kıskançlık ve benzeri çirkin huylardan arınacaklar, içleri de dışları gibi berrak ve ter temiz olacak Güzellikte hurileri geçecekler"
Peygamberimiz Cennetlik kadınları şöyle anlatır: "Onların vücutlarının güzelliği ile letafetinden dolayı her birinin baldırındaki kemiğin iliği etinin üstünden görünür Onların aralarında ne ihtilâf vardır, ne düşmanlık, ne de çekememezlik"4
Yani Cennet ehli kadınlar güzellikte o kadar ileride bulunuyorlar ki, sadece bir tek tırnağı dünyaya görünse güneşin ışığını kapatacak kadar parlaklıkta olan hurilerden daha güzel olacaklar Bir kadının bundan daha güzel bir şey tahayyül etmesi mümkün müdür?
Cenab-ı Hak hem erkek, hem de kadın mü'minlere kalblerinden geçenlerin bir misli fazlasını vereceğine göre nimet ve ihsanın derecesini siz düşünün Artık bu kadar lütuf ve ikramdan sonra "Allah, Cennette bir erkeğe çok sayıda huri veriyor da, Cennet ehli kadınlara neden böyle bir imkân verilmiyor" denmez.Cennette "yok yoktur" Allah insan fıtratına en uygun şekilde her türlü nimet ve ihsanı verecek, kimseyi mahrum bırakmayacaktır
Esas mesele Allah'ın rızasına nail olmak, ebedî saadete liyakat kazanmak, fâni dünyadan imanlı olarak ayrılıp, Cennetin kapısına ulaşabilmektir
1 Müslim, Cennet 22
2 Müslim, îman: 301
3 Bediüzzaman Said Nursî, İşaratü'l-İcaz, s 175
4 Müslim, Cennet: 14-17
Kaynak: Mehmed Paksu, En Çok Sorulan Mes’eleler ve Çözümleri -2, 2 Baskı, Nesil yayınları, İstanbul, 2000, ss 144-146
Alıntı:
Ayrıca, "Kur'an"da ya da "Kur'an" alimlerince neden erkekler için cennet vaadi dolayısıyla erkeklerin en çok arzulayabileceği, hoşlanabileceği dişi kişiler ergenlik çağına yeni girmiş ya da 15 yaşında ya da memeleri yeni tomurcuklanmış vb. şeklinde tasvir edilmiş. Böyle bir cennet vaadiyle aslında bir erkek için 15 yaşında ya da ergenliğe yeni girmiş ya da memeleri yeni tomurcuklanmış küçük kızların arzulanması da normalleştirilmiş olmuyor mu?
Bir önceki mesajımdaki yazıları okursanız neden memeleri yeni tomurcuklanmış şeklinde tasvir edildiğini , nasıl anlamamız gerektiğini açık ve net anlatıyor.
Yani Cennetlik kadınlar, Cennetin güzelliğine güzellik katmakta, Allah'ın ebedî yurdunu süsleyen canlı bir unsur olmaktadır Bu "mutahharatün (temiz)" ifadelerinden ayrıca şu mânalar çıkıyor:
Kisacasi kadina cennette somut bir sey onerilmedigi gibi, cennetin susu olma vazifesi bicilmis. Halbuki erkeklere vaat edilenler oldukca grafik sekilde tabir edilmis.
Pes dogrusu - ataerkil dunya gorus acisi aynen ahirete de tasinmis.
Bir kere, obur dunyada kadin erkek iliskisine ne gerek var? Uremek canlilar icindir, oldukten sonra ne anlami var?
Alacatili
bu dünyada allahın dediğini yapanları allah diğer dünyada ödüllendiriyor.bu dünya imtihan dünyası.sen ne kadar çağdaş,laik olursan ol allahın dediğini yapmadıktan sonra hiçbir kıymetin kalmaz onun katında.o yücedir merhametlidir.cennette üremek çoğalmak gibi şeyler yoktur.orada kulların rahat ve huzurlu hayatı vardır
Erkeklere tomurcek meme var, peki, kadinlara ne gibi seyler vaat edilmis? Sirf meraktan soruyorum.
Amacınızın islamiyetle dalga geçmek , kötülemek olduğu kanaatine şurdan vardım.Bu sorduğunuz sorunun cevabını bakın aşağıya şu şekilde vermiştim.
Alıntı:
Soru
Kuran-ı Kerim'de Nebe Suresinde: 31-34. Şüphesiz Allaha karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır diyor. Buradaki: ...kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ... şehveti tetikleyen bir cümle olmamış mıdır?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Allah Tealâ ateş ehli olan kötülerin durumlarından bir miktar bahset tikten sonra cennet ehli olan iyilerin kurtuluş ve zafer yerinden de söz et miştir, onlar ateşten kurtulup cennete sokulmuşlardır. Bunun Allah'ın bir lütfü ve ihsanı olduğu açıklanmıştır. İyilerin ve kötülerin durumlarının gösterilmesi, düşünme ve karşılaştırma, cennete götüren kulluğa teşvik ve ateşe götüren masiyet, küfür ve yalanlama konusunda uyan için bir zemindir. Özet olarak Allah Tealâ kâfirlere olan vaadini andıktan sonra iyile re olan vaadini de açıklamıştır.
Allah Teâlâ, kullarının uhrevî nimetlere dair yaklaşık bir fikir edinmelerini sağlamak ve onlar da bir arzu uyandırmak için, birçok âyette olduğu gibi burada da idrak ve anlama gücüne göre temsilî bir anlatımla bu dünyada en çok ihtiyaç duydukları, arzuladık ları, sevdikleri maddî-bedensel hazlardan örnekler vermiştir. Bu anlatımda Kur'an'ın ilk muhataplarının beklentilerinin dikkate alındığı da söylenebilir, keza bu anlatımdan, âhirette cennete girmeyi hak eden her bir insana, dünyadaki ame line zihnî ve ruhî kemaline, mutluluk anlayışına ve beklentisine göre neleri istiyor ve bekliyorsa onların verileceği sonucunu çıkarmak da mümkündür
Bu anlatım. Cennette mü'minler için hazırlanan eşleri tasvir etmek tedir. Bunlar genellikle iki kısımdır: Biri, Cennet yaratıldığı zaman orada yaratılan «Huri» denilen ve mahiyeti bizce bilinmeyen bakire ve yaşıt eş lerdir. Diğeri, dünyadaki sâliha eşlerdir ki, Cennet'e girince onlar da huri misali yaşıt duruma gelir ve taze kız görünümü alırlar.
Bir nevi ahirette ahirette cinsel yaşam olacakmı sorusuna cevaptır.
Nebe Suresi 33’de "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızları" bazıları kabul etmiyorlar ve kevaib kelimesinin üzüm tanesi olduğunu söylüyorlar, bu doğru mudur?
Tefsir kaynaklarının hemen hepsi, “yaşıt” manasına gelen “etrab” kelimesini kızlar için kullanmışlardır. Bu kelime şu ayetlerde geçmektedir:
“Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için büyük başarı ve mutluluk vardır. Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.”(Nebe,78/31-34)
“Onların beraberinde, gözleri kocalarından başkasını görmeyen yumuşak bakışlı, aynı yaşta güzeller vardır.”(Sad, 38/52).
“Ve onlar yükseltilmiş döşekler/mobilyalar üzerindedirler. Biz oradaki kadınları, yepyeni bir yaratılışla yaratıp, sûret ve sîretlerini son derece güzelleştirdik. Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.”(Vakıa, 56/34-38).
Bu kelimenin kadınlar / kızlar için kullanılmasında anlaşılmayan bir taraf yoktur. Bu yorumlar, değişik hadislerde yer alan “Cennet halkının hepsi 33 yaşlarında olur.” mealindeki ifadeye de uygundur.
Ancak bazı tefsirlerde erkeklerin yaşı otuz üç, kadınların yaşı on altı olacağı bilgisine yer verilmiştir.(bk. Alusî, Nebe suresi, ilgili ayetin tefsiri).
Kadınların / kızların yaşının cennette on altı-yirmi civarında olması, Nebe suresinde yer alan “Kevaib” kavramına daha uygundur. Çünkü, “Kevaib” Kaib veya Kaibet’in çoğuludur. Bu kelime hem kalıbı hem de manası itibariyle “Nahid/Nahidet/Nevahid” kelimesiyle aynıdır. Erkek için “NAHİD” denildiği zaman, onun ergenlik çağına giren bir delikanlı olduğuna işaret edilmiş olur. Kadın için “NAHİDET” denildiğinde ise, onun göğüslerinin tomurcuklandığı anlamına gelir(bk. Taberî, Razî, İbn Kesir, Şevkanî, Alusî).
Kaynaklardan bazıları Kevaib kelimesinin Kaib’in çoğulu olduğunu söylemişlerdir. Bu kelimenin erkekler için kullanılmadığını düşündüğümüzde, bunun yalnız kadınlara mahsus bir kalıp olacağından dişilik ekin olan ta harfini almasına gerek olmayabilir. Nitekim, hayız halindeki bir kadın için de “Haiz” kelimesi kullanılmaktadır. Çünkü erkek hayız görmez, bir karışıklık söz konusu değildir.
İmam Maverdi’ye göre, “Kevaib” iki manaya gelir. Birincisi İbn Abbas’a ait olup “Nevahid = Erginlik çağına girmiş kızlar” manasına; diğeri Dahhak’a ait olup “Azârâ = bakire kızlar” manasına gelir(bk. Maverdi, ilgili ayetin tefsiri).
Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, Nebe suresindeki ayette “göğüsleri tomurcuklu” şeklinde tercüme edilen “kevaib”in asıl manası erginlik çağına ermiş, bakire genç kızlar demektir. Erginlik çağına girmiş kızların bu erginlik çağının ilk belirtisi göğüslerinin tomurcuklanması olduğu için, kaynaklarda daha çok bu mana verilmiştir. Halbuki asıl mana “ergenlik yaşına ermek” tir; “göğüslerin tomurcuklanması” ise asıl mana değil, lazım-ı manadır. Nitekim İbn Aşur’a göre de “Kevaib”, Kaib’in çoğuludur, on beş ve civarındaki yaşa girmiş (erginlik çağına girmiş) kızlar içi kullanılır. Çünkü, o çağa ayak basmış kızların göğüsleri tomurcuklanır(bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).
Bu sebeple ve de özellikle hissiyatı mülevves olan bu asırda kelimenin asıl manasını ön plana almak ve ilgili ayeti “ergenlik çağına girmiş genç yaşıt kızlar” şeklinde meallendirmek daha uygundur.
Bizim kanaatimize göre de, ayette “göğüslerin tomurcuklu” vasfına değil, “kızların erginlik çağına” işaret edilmiştir. Bu mana Kur’an’ın belagatına, edebiyatına ve edeb-i nezihanesine daha uygun görünmektedir. Eski zamandaki hissiyatın safiyeti / duyguların safveti yanında, erkeklerin reculiyet hissiyatının bâlâ-pervâzâneleri de bu lazım-ı mananın ön plana çıkarılmasında büyük rol oynamıştır. Yani temiz ve safiyane duygularının duygusallığı sebebiyle, “Kevaib”in asıl manası olan “ergenlik çağı” ifadesi yerine, ikinci derecede bir mana olan ve asıl mananın bir gereği olan “tomurcuklu göğüsler...” ifadesi tercih edilmiştir.
Kur'an ile dalga geçeceğinize açın biyerlerinize gülün.Ahlak yoksunları.
Bütün bu yazdıklarıma cevap veremeyip sadece aradan dalga geçmek için 3-5 cümle çıkarıp oradanda nasıl bir zeka ile yazıyorsanız artık hayran kaldım bunu yazıyorsunuz ;
Alıntı:
Bir kere, obur dunyada kadin erkek iliskisine ne gerek var? Uremek canlilar icindir, oldukten sonra ne anlami var?
Peki ilk sorduğunuz sorunun cevabını uzun şekilde verdim.Merakınız gitti mi ? İnandınız mı ? Hiç zannetmiyorum.Amacınız inanmak değil kendi kendinize dalga geçmek.
Bakara Suresi (7)Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Valla, okumaya calistim ama elimde Osmanlica - Turkce sozluk (lugat) yok, o yuzden bazen okumasi zor oluyor. EVet hayir sorusu sormaya calisacagim bundan sonra.
Ahirette cinsel hayat var mi? Evet, hayir? Tek kelimelik bir cevap?
Ahirette cinsel hayat var mi? Evet, hayir? Tek kelimelik bir cevap?
"Orada (cennette) nefislerin arzu ettiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır ve siz orada ebedi kalacaksınız." (Zuhruf, 42/71)
Ayet cinsel hayatında bulunduğunu işaret ediyor.Kesin birşey söyleyemeyeceğim bu konuda çünkü hayatımda hiç aklıma böyle bir soru gelmedi.Gerek duymadım acaba ordada cinsel hayat var mı diye.
Cennette ne istersen var..
Uçkurundan başka birşey düşünmeyene de istediği var.. Merak etmeyin..
Bende, bana Cennet'te ne vaad edildiği değil, "acaba cehennem'den kurtulabilir miyim?" derdi var.. Bakış açısı işte.. Yukarıda Kuran ayetlerini "ti"ye alanların derdi ise bambaşka.. Onların seviyesine inmeyeceğim.. Onlar da hak ettiklerini alacaklar, merak etmesinler.. Ne ekersen o..
Tamam Hakan Bey, sizin dediğiniz şekilde "ergenliğe girmiş kızlar" olarak kabul edelim. Bir sonraki mesajınızda da cennette cinsellik olduğunu söylemişsiniz kanıtıyla beraber..Buna da peki.. Günümüzde kızlar 12-13 yaşlarında ergenliğe girdiğine göre ve cennette cinsellik olduğunu söylediğinize göre insanın aklına kötü kötü şeyler geliyor.
Alıntı:
Kemalist idolojinin asimilasyonu deyince salya sümük aglayip inkar ediyorsunuz. Bunlari yazan bir müslüman evladi olabilir mi. Bu kadarmi unutturuldu baglari bukadar mi koparildi, aziz türk milleti islamla.
Türkiye'de eğitim gördüğümü nereden çıkardınız? Ne alakası var Kemalizmle? Aziz Türk milleti dediğin sadece Müslümanlardan mı oluşuyor? Karamanlıları duymadın herhalde? Türk Ortodoks Kilisesi var, İslam'la pek ilgileri olmayan Kızılbaş geleneği var. Var oğlu var..
Tamam Hakan Bey, sizin dediğiniz şekilde "ergenliğe girmiş kızlar" olarak kabul edelim. Bir sonraki mesajınızda da cennette cinsellik olduğunu söylemişsiniz kanıtıyla beraber..Buna da peki.. Günümüzde kızlar 12-13 yaşlarında ergenliğe girdiğine göre ve cennette cinsellik olduğunu söylediğinize göre insanın aklına kötü kötü şeyler geliyor.
Allah aşkına şu yazdığım şeyin neresinde kanıtıyla beraber cinsellik olduğunu söylemişim ? Dikkatli okuyun lütfen hızlı cevap verecem diye atlamayın ki demek istediğimi rahatça anlayasınız.
Alıntı:
"Orada (cennette) nefislerin arzu ettiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır ve siz orada ebedi kalacaksınız." (Zuhruf, 42/71)
Ayet cinsel hayatında bulunduğunu işaret ediyor.Kesin birşey söyleyemeyeceğim bu konuda çünkü hayatımda hiç aklıma böyle bir soru gelmedi.Gerek duymadım acaba ordada cinsel hayat var mı diye.
İşaret ediyor ve kesin birşey söyleyemediğimi çünkü aklıma hayatımda hiç böyle birşeyin gelmediğini söylemişim.Yani cinsellik var dememişim.Müftülüklere giderseniz size bu konularda çok daha açıklayıcı ve tatmin edici cevaplar vereceklerdir.