1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
adnan guven
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 10:46
| Alıntı: |
| Bariz bir şekilde ayrı bir kürdanistan devleti fay hattı oluşturuluyor |
Bu dediğinizi herkes anlıyor.İtiraz edenler ya içten pazarlıklı onlarda olmasını istiyor yada hala gerçekleri görmüyorlarsa aşırı cahiller.
|
 |
Yağmur_06
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 11:20
Arkadaşlar affınıza sığınarak;
Vaktiyle aynı ormanda yaşayan bir köpek ve bir inek sürüsü varmış. Köpek sürüsünün gözü inek sürüsünde ama inek sürüsü kendini savunacak kadar kalabalık ve güçlü.
Köpekler açlıktan yorgun, halsiz, güçsüz kalmışlar. Düşünüp taşınıyorlar; sürü kalabalık ve güçlü saldırırlarsa karşılık bulacakları kesin. Çaba sarfetmeden, enerji harcamadan nasıl karınlarını doyurabilirler, bunun yollarını arıyorlar
Ve aralarında konuşup anlaşıyorlar, içlerinden ineklerin sürüsüne bir elçi gönderiyorlar. Elçi diyor ki;
- Size saldırırsak ne olacağını biliyorsunuz. Mutlaka aranızdan birini alıp yiyeceğiz, buna engel olamazsınız. Gelin, ne kendinizi ne bizi uğraştırmayın, aranızdan birinin rengi çok sarı, sizden de farklı, bizim de gözlerimizi alıyor. Onu bize verirseniz size saldırmadan onu alıp gideriz ve bir daha gelmeyiz. Bundan sonra da güzel güzel geçiniriz.
İnekler düşünmüşler, taşınmışlar, bilge ineğe sormuşlar; “Olmaz” demiş bilge inek, “Aramızdan hiçbirini vermeyin” Ama köpekler ısrarlı. En sonunda razı olmuş inekler, nasıl olsa saldırırlarsa birimiz gidecek, hem biz de çok yorulacağız. En sonunda peki demiş inekler, bir inekten ne çıkar? Biz büyük bir sürüyüz, bize bir şey olmaz…Vermişler sarı ineği, köpekler de sarı ineği bir güzel yemişler, karınlarını doyurup kendilerine gelmişler.
Bir kaç gün sonra köpekler gene acıkmışlar, yine gelmiş köpeklerin elçisi ineklerin yanına;
- Aranızda boynuzu kırık bir inek var, sinirimizi bozuyor, verin onu, ne kendinizi ne bizi uğraştımayın demiş…
Barış yanlısı inekler, ikinci tavizi vermişler, o inek de verilmiş. Artık işi öğrenen köpekler, benekli inek, kuyruğu kısa inek, şöyle inek, böyle inek deyip inekleri bir bir almışlar sürüden. Sürü de günden güne iyice azalmış. Artık köpekler elçiye gerek kalmadan açık açık saldırmaya, istedikleri ineği sürüden götürüp yemeye başlamışlar.
Sürünün ileri gelen inekleri, panik içnide tekrar bilge ineğe koşmuşlar. “Biz nerede hata yapıyoruz, sürümüz yok olacak! demişler.
Bilge inek cevabı vermiş, “Siz hatayı sarı ineği verirken yaptınız…“
Kaynak: Anonim
Aslında bu tarz düşünen Köpeklere hiçbirşey vermemek lazım ama, biz insanız Ülkemizin bütünlüğü için her türlü açılıma evet ama, Böyle Köpeklerin ağızlarını sulandırmadan salyalarını göstermelerine izin vermeden,
saygılarımla
Yağmur_06
En son Yağmur_06 tarafından Cum 20 Ksm 2009, 11:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 11:21
"Amed" ne anlama geliyor acaba?
Dıyarbakır; Diyar-ı Bekr kelimesinden gelmedir. Yani Bekir'in diyarı, bekirin yeri demek.
|
 |
Kemal Hasaltun
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 11:23
Yağmur'a..
Güzel bir hikaye, günümüze cuk diye oturuyor.. (hikayenin başındaki köpek sona doğru aslana dönmüş )
|
 |
SADIK KÖKÖZ
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 12:23
Nasıl bir cüret bu!!
|
 |
Ümmühan Zeynep
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 12:28
DTP başından beri açılıma "barış" diyor ve de hükümete muhatap olarak PKK ve apoyu öneriyor. Bunun anlamı şu: Biz bir savaş yaptık ve devlet bizimle barış istiyor artık, o halde galip biziz ve istediklerimizi almalıyız.
Bu hükümetin işini iyice zorlaştıran çok tehlikeli bir yoldur ve eğer hükümet bu oyunlara gelip ciddi hatalar yaparsa sorun "türk sorunu" haline gelir.
Allah hükümetin zihnini açık eyleye...
|
 |
MeteHan!
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 12:33
DTP'de sürteçten memnun değil.
Açılımı baltalamak istiyor.
Biliyorki terör biter ve her yurttaşa demokratik haklar verilirse,siyaset yapamayacaklar.
O yüzden milletin sabır taşını çatlatmaya çalışıyorlar.
|
 |
özcan dağ
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 12:40
| Alıntı: |
Diyarbakır ismi Diyarbakır'dır Tunceli Tunceli'dir eğer farklı isim isteyenler varsa Irakın kuzeyinde istediğiniz yerin adını değiştirin....
|
Dersimin ismi hiç bir zaman Tunceli olmadı,yöre halkı zorla konulan bu ismi hiç bir zaman benimsemedi.BU konuyu Diyarbakır'la kıyaslamak yanlış,çünkü Diyarbakır telafuzunun bir geçmişi var.Tunceli devletin koyduğu bir isimdir,şimdi hükümet Konya'nın ismini Lonya koysa ne olurdu?Bu duruma ben bile karşı çıkardım bir DERSİM'li olarak.Merak edenler varsa ilk meclisi izyaret ederlerse o dönemin mebuslarına baktıklarında DERSİM mebusunun resmini görecekler.
|
 |
Turgay34
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 12:44
Bu girişim DTP'nin demokratik açılım sürecini sulandırmasından başka birşey değildir.. Diyarbakır'ın (Diyar-ı bekr) bin yıllık adını değiştirme gayretine girişmek ancak absürd bir davranış olarak nitelendirilebilir.. Bunu gündeme getirenler iyiniyetli değildir.. Barıştan, huzurdan, açılımdan rahatsız olanların işgüzarlığıdır. Tarihi geçerliliği de sözkonusu değildir..
|
 |
Atilla DÜNDAR
13 yıl önce - Cum 20 Ksm 2009, 13:06
Demokratik açılım süreci içerisinde sürekli "istekler" yayınlayan, teröriste kol kanat gerip, muhatap adresinin terör örgütü ve terörist başı olduğunu vurgulayan bir partinin amacının demokrasi olmadığı kesin.
Demokrasi sınırsız özgürlük demek değildir. İstek merdivenin her basamağını tepedeki gerçek amaçları için kullanma çabaları açıkça gözüküyor. Şehirlerin, ilçe veya köylerin, hatta kişi isimlerinin kürtçeye dönüştürülme isteği ve uygulanması demokratik bir hak olmaktan öteye götürülen bir suistimale dönüştürülmeye başlandı.
Bölge halkı demokratik açılımdan sadece yaşadığı yerlerin ya da kendi isimlerinin değiştirilmesi beklentisi içerisinde midir? Yoksa, bu zamana kadar sömürülen bir halk olmaktan çıkıp, bölgede hiç bir aşiretin, siyasetin ve en önemlisi terörizmin kullandığı, oyları ve aile bireyleri üzerinde kurulan baskılarla kendilerini köle olmaktan kurtaracak bir süreç beklentileri mi vardır?
Demokratik açılım giderek karşılıklı menfaatleri demokrasi adına kullanmaya, kullandırılmaya dönüşmek üzere. Bölge halkının bu süreçte daha fazla siyasi menfaatlerle kendisini kullandırmayacağını göstermesi gerekir. Gerçek beklentisini ortaya koyabilecek bilince eriştiği noktada demokratik sürecin gerçek hedefi de ortaya çıkmış olacaktır.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|