Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul'un nüfusu ne zaman azalır?
123 ... 131415   sonraki »

ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Uğur1
8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 01:38
İstanbul'un nüfusu ne zaman azalır?


İstanbul nüfusu yaklaşık 100 yıldır artıyor, en son 1. dünya savaşında azalmış sonra durmadan artmış, sürekli göç almış...

Şimdilerde ise işsizlik artıyor, barınma ve ulaşım maliyetleri artıyor, şehir durmadan giderek pahalılaşıyor..

Bu konu ile ilgili güzel bir yazı kopyalıyorum, konumuza ışık tutabilecek bir yazı...

http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?YZR_KO ...KOD=132259

Alıntı:
Koca koca şehirleri neden öyle bırakıp gidiverirler?

07.11.2009 | Güven Sak

Haber, geçenlerde Radikal gazetesindeydi. Başlık şöyleydi: "Eski Mısır kadar gelişmiş bir uygarlıktı, 3600 yıl önce yok oldular". Bundan sonra Güney Amerika'nın en eski uygarlığının merkezi olan Caral-Supe medeniyetinin kaderi anlatılıyordu. Caral-Supe, 5000 yıl öncesine aitti, Eski Mısır'la yaşıttı. Bu hesaba göre dünyanın ilk küçülen kenti mi oluyor acaba? Aynı 1950 yılından beri Amerika'nın Detroit kentinin yarı yarıya küçülmüş olduğu gibi. Hiç düşündünüz mü? Koca koca şehirleri neden öyle bırakıp gidiverirler? Mesele galiba iklim değişikliği ile yakından alakalı.

Müsaadenizle bugün önce hızla bir Teotihuacan kentinin akıbetine bakalım. Sonra da konuyu iklim değişikliği ve çevreye bir bağlayalım.
Ben, Caral-Supe'yi görmedim. Ama bakınız bundan birkaç yıl önce Mexico City yakınlarındaki Teotihuacan'ı ziyaret ettim. Şimdi birilerinin "Yahu, Efes var ya, burnumuzun dibinde kardeşim" dediğini duyar gibiyim. Ama hayat işte böyledir. Mesela Ankara'da burnunuzun dibindeki "Anadolu Medeniyetleri Müzesi"ne gitmek aklınıza gelmez ama Washington'da bir Smithsonian Enstitüsünün Doğal Tarih Müzesi'ni mutlaka gezmiş olursunuz. Birincisi insan burada değil de oradayken daha boş zaman bulur. İkincisi, mutlaka bir yağmur yağar, turistlerin en iyi sığınağı müzelerdir. En azından bu turistin müze bilgisi çevre koşulları ile yakından alakalıdır. Güneşli, ılıman bir havada öldür Allah bir müze filan ziyaret etmez.

Neyse lafı uzatmayalım, konumuza dönelim.
Teotihuacan devasadır. İnsanlar geride devasa anıtlar bırakmışlardır. Koca koca piramitlere insanın nefes nefese kalmadan ve de başı dönmeden tırmanabilmesi mümkün değildir. Vallahi, en azından bu benim için böyleydi. Üstelik şöyle böyle bir on yıl kadar gençtim galiba o zamanlarda. Çıkması bir dert, her bir basamak yarım metre kadar. Çıktıktan sonra aşağıya doğru bakması bir dert, insanın başı dönüyor. Aşağıya inmek içinse kesin birine sıkı sıkıya yapışmak gerekiyordu. Hadi itiraf edeyim: Ben aşağıda bekledim millet piramitleri gezerken. Buradan çıkartılabilecek olan sonuç şudur: Teotihuacan'da o gün yağmur yağmıyordu.

London School of Economics'in İstanbul'da bu hafta düzenlediği Urban Age toplantısı esasen dünyamızda büyüyen kentler üzerineydi. Buna göre, mavi yerküremizde yaşayan 6.5 milyar insanın yaklaşık 3 milyarı kentlidir. 2030 yılında ise bundan yaklaşık 20 yıl sonra şehirli nüfusun sayısı 4.2 milyarı aşacaktır. Dünya kentlileşmektedir. Kentler ise problemdir. Halbuki "Shrinking cities" projesine göre bir dizi ABD şehri de hızla küçülmektedir. Detroit, Philadelphia gibi şehirler bu listenin başında yer almaktadır. Peki neden küçülmektedir? Gayet basit bir nedenle: İnsanlar artık orada hayatlarını idame ettirecek imkânlara sahip olamamaktadırlar.

Teotihuacan'dan günümüze değişmeyeni öncelikle işaret etmekte fayda vardır. Türümüz, bir yaşam alanında hayatını daha fazla idame ettiremeyeceğini düşündüğünde orayı terk etmektedir. Kentle bağımız her zaman için aynıdır: Karnımızın doyduğu yerde yaşarız. Bu açıdan diğer canlı türlerinden pek bir farkımız olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu birinci tespittir.

Şimdi gelelim ikinci tespite.. Kentler öyle birdenbire boşalmamakta ama tedrici olarak nüfus azalmaktadır. Peki, kentleri tedrici olarak yaşanmaz hale getiren nedir?

Üçüncü tespitimiz şudur: Kentleri yaşanmaz hale getiren, türümüzü bavulu toplayıp başka yere gönderen, "bir birim enerji elde etmek için harcamak zorunda kaldığımız enerji miktarı"nın nüfusun artmaya başlaması ile birlikte giderek artmasıdır. Karnımızın doyması denilen hadise bir nevi tam da bu değil midir? Bir sincap, bir fındığı yiyebilmek için harcadığı enerjiden daha fazlasını bir fındıktan elde edemiyorsa türünü devam ettiremez. Aynı durum homo sapiens için de tamamıyla geçerlidir. Teotihuacan'ın derinliklerinde bulunan ve yetersiz beslenmeye işaret eden çocuk iskeletleri tam da bu probleme işaret etmektedir.

Buradaki problem ise bizi, üzerinde daha ayrıntılı durmamız gereken dördüncü tespitimize götürecektir.
Türümüz yaşamını idame ettirebilmek için, belli bir çevrede, doğayı giderek daha yoğun bir biçimde sömürmeye çalışmaktadır. Jared Diamond, Türkçeye de çevrilen "Collapse" adlı çalışmasında çevresel yıkımın sekiz temel unsurunu saymaktadır. Bu unsurlar şu şekilde özetlenebilir: Nüfus artışı ile birlikte yerleşik insan toplumları yaşama ortamlarını tahrip etme eğiliminde olmaktadırlar. İklim değişikliği bu çerçevede bakıldığında dünyanın uygarlaşmasının, kentlileşmesinin son derece doğal bir sonucudur. Kendi haline bırakıldığında türümüzden beklenebilecek olan budur. Bu da dördüncü tespittir.

Beşinci tespit ise işin termodinamiğe bağlanması ile alakalıdır. 1930'lu yıllarda bir varil petrol tutarında enerji harcanarak 100 varil petrol çıkartılabilmektedir. 1'e 100 olan bu oran 1990'larda 1'e 36 olmuştur. 2006 yılında ise 1'e 19 olmuştur. Bu ne demektir? Yirmi varil petrolün bize getireceği enerji için artık bir varil petrol karşılığı enerji harcanmaktadır. Bu oran 1'e 3 olursa türümüzün hayatiyetini idame ettirebilmesi mümkün değildir. Demek ki nedir? Yeryüzündeki insan varlığının bekası için teknolojik altyapımızın kalıcı bir biçimde değiştirilmesi gerekmektedir. Bu da günün beşinci tespitidir.

oksa olup bitecek olan Teotihuacan'da zaten görülmektedir. 2050'ye gelince Detroit'in de Teotihuacan gibi olmaması için bir sebep yoktur.

Türümüzün sonu esasen aynen Shelley'in Ozymandias şiirindeki gibi olabilir. Yolcu, çölün ortasında, kumlara gömülü kırık dökük kocaman bir heykel bulur. Heykelin kaidesinde "Ben Ozymandias, kralların kralı" yazmaktadır, "Bakın eserlerime ve titreyin". Kocaman heykel yıkıntısının çevresinde kumlar bomboş ufka kadar uzanmaktadır.

İklim değişikliği hadisesi bu açıdan bakıldığında son derece ciddidir.



Sizce bugünlerde İstanbul tersine göç için uygun tepe noktasına gelmiş midir? Yoksa hala İstanbul tersine göç için daha da pahalılaşması mı gerekir, doyum noktasına varmasına daha zaman var mıdır? Yarından itibaren şehrin en önemli ulaşım aksına yaklaşık %35 zam yapılıyor, bu neredeyse herkesi etkileyecek.. Bunun gibi bir sürü zam da sırada..

Sizce insanlar hangi aşamada geriye dönmeye başlar?

Bu ve gelicek olan zamların, işsizliğin mevcut nüfusun bir kısmını eritmeye başlayacağını düşünüyorum, ilerleyen zamanlarda çok daha zorlaşıcak olan İstanbul yaşamında tersine göçlerin başlayacağını ve içinde bulunduğumuz yılların İstanbul'un nüfus açısından zirve noktası olduğunu düşünüyorum..

10 sene sonra 20 milyonluk nüfus projeksiyonu hazırlayanlar epey yanlış yapıyorlar.. Muhtemelen 5 milyonluk bir nüfus mevcut olucaktır..


Korkut Varol
8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 01:41

Beklenen büyük deprem başlangıç olabilir.

Uğur1
8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 01:43

Alıntı:

Beklenen büyük deprem başlangıç olabilir.


Evet, bu nüfus grafiğinde kısa süreli kısmi bir değişiklik yaratabilir ama benim bahsetmek istediğim çok uzun süreli kalıcı değişiklikler, mesela nüfusun sürekli azalması bunun 10-20 yıla yayılması gibi.. Bu ne zaman olur ve nasıl olur, bunun cevabını çözümlemeye çalışıyorum..



Mustafa Erdal

8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 01:58

Yöneticilerin düşünce yapısının değişmesiyle olur sanırım.

Çok basit bir örnek geldi aklıma mesela Fransa hükümeti formüla1 grand prix ini ülkenin diğer şehirlerinden geri kalan yerine yaparak o bölgenin gelişmesine katkıda bulunmuş.
Yaklaşık 10 sene eveldi yarışı anlatan bahsediyordu. Dedim keşke bizim ülkemizde de böyle bir yatırım olsa. Oldu evet ama istanbul'un diğer yakasına.
Bu felsefe değişmedikten sonra nüfus azalacağını sanmıyorum.


Umut Özdemir

8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 02:04

Türkiyenin bütün Sehirleri ve Bölgeleri IStanbul kadar gelisirse bence Istanbulun Nufüsü belki azalabilir

Vedat BEHAR

8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 02:05

İstanbulun Nüfusu Ancak Anadoluya Tam Anlamıyla Bir Yatırım Yapıldığında Azalır.
Hiç Kimse malını mülkünü satıp doğduğu yerleri terk edip İstanbula gelip gecekondularda yaşamak istemez. Ülkemizde 27 mayıs 1960 darbesinden sonra uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden yoksullaşmaya başlayan çiftçimiz, tarlasını sabanını satıp istanbula göç edip zengin olup köyüne dönme hayaliyle istanbula göç etmiş, fakat zengin olmak yerine gecekondularda köydeki hayatından daha kötü şartlarda yaşamıştır ve köyüne bir daha dönememiştir. istanbul (1,600.000) ve ankaranın (900 bin) 1961 yılındaki nüfus sayımındaki nüfus farkı 700 bin iken günümüzde istanbul (13 milyon),ankara(4,500.000)arasındaki nüfus farkı 8,500.000'e yükselmiştir.
eğer iktidara gelen partiler doğru bir tarım politikası uygulasaydı çiftçimiz tarlasını sabanını satıp istanbula akın etmeyecekti ve istanbulumuz bir beton denizine ve 1 ülke boyutuna gelmeyecek ve batı illerimiz ile doğu illerimiz arasında gelir uçurumu olmayacaktı.



Burç

8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 20:34

Niye nüfusu azalsın ki?

Türkiye'nin genel nüfusu azalsa bile kentlerde nüfus azalmaz.


mustafa altun
8 yıl önce - Pts 16 Ksm 2009, 23:56

sen bütün yatırımı istanbula yaparsan, herşeyin merkezini istanbul yaparsan, türkiyede istanbulda başka bi yerde yaşanmaz izlenimi verirsen ; istanbulda nüfus azalmaz aksine tavan bile yapacaktır....yakında nüfus yogunlugu bakımından filistini bile geçecek ......
işin tuhaf olan yanı, zamanında istanbulun belediye başkanı olan sayın recep tayyip erdoganın bile ; şehrin nüfusunu artırma gayretlerini hayretle izliyorum...başbakanımız en son merkez bankası ve diger kamu bankalarını istanbula getirecem dedi, bu bankalarda çalışan sayısı 25000 bunları ailesiyle birlikte hesapladıgın zaman 100000 olurki, buna bu bankaların çalışanlarının yaratacagı dolaylı artış hariç ......gerçekten çok ilginç ......


Mehmet Satuk BUĞRA
8 yıl önce - Sal 17 Ksm 2009, 00:11

Başka bir İstanbul daha olursa ki bu imkansız galiba

Uğur1
8 yıl önce - Sal 17 Ksm 2009, 00:43

Alıntı:
Niye nüfusu azalsın ki?

Türkiye'nin genel nüfusu azalsa bile kentlerde nüfus azalmaz.


Soruyu tersinden soralım, niye artsın ki? Neden azalmasınmış? İllaki doyum noktasına ulaşıp azalmaya başlayacağı an vardır, ben de onu irdeliyorum zaten, ne zaman doyum noktasına ulaşacaktır diye.. Şu anda doyum noktasına ulaşmış mıdır?


Alıntı:
istanbulda nüfus azalmaz aksine tavan bile yapacaktır


Ne zaman? Zor bir soru aslında..



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 131415   sonraki »
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet