Ana Sayfa  



Tolga Dt




Cum 13 Ksm 2009, 19:27   Elazığ - Çayda Çıra Halk Oyunu ve Efsanesi

Elazığımızın ve kültürümüzün tanıtılması bakımından eksikliğini gördüğüm bir konu.Değerli hemşehrilerim ve site üyelerinin bu başlığı daha iyiye taşımaları dileğiyle...



(+)





(+)



Bu oyun Elazığ Harput'tan derlenmiştir. Oyun "Mumlu Dans" namıyla dünyaca tanınmaktadır. Çayda Çıra oyunu hakkında çeşitli efsaneler vardır. Ancak bunlar dilden dile dolaşan halk masallarına benzemekte ve diğer şehirlerimizde anlatılan efsanelerin bir varyantı ya da değişikliğe uğramış bir şekli olarak anlatılmaktadır. Oyun orijini itibariyle aydınlatma amacı güdülerek ortaya çıkmıştır.

Araştırmalarda halk arasında söylenen çeşitli efsaneler tespit ettik. Bunlardan bir örnek: Efsaneye göre Hazar Gölü kenarında bir köyde birbirini seven iki genç gizlice buluşmaktadırlar. Erkeğin buluşma yerine gidebilmesi için gölü yüzerek geçmesi gerekmektedir. Buluşma gece olduğundan, kız çıra (Dındik) yakarak gence yerini belli etmektedir. Genç ise ışığa doğru yüzmekte ve böylece sevgililer buluşmaktadır. Bu durumu sezen kızın babası, buluşmanın yapılacağı bir gün erkeğin yüzerek gölün ortasına geldiği sırada çırayı söndürür ve genç sevgilinin gölde boğulmasına sebep olur. Bunu fark eden kız da kendini suya atar, o da kaybolur. Bunun üzerine bütün köylü toplanarak ellerindeki çıralarla iki sevgiliyi aramaya başlarlar.

Efsaneye göre, bu olay üzerine ağıtlar yakılmış, türküler söylenmiş ve çıra ile arama olayı oyunlaşarak günümüze kadar gelmiştir.Altıonva da yapılan görkemli bir düğünde geleneksel bir biçimde çay kenarında kurulan düğün meydanında çıralar yakılmış, somatalar kurulmuş ve düğün bütün coşkusuyla devam etmektedir. Bu sırada ay tutulunca, evlenen gencin annesi olan Pembe Hanım tabaklara çıralar, mumlar diktirip gençlerin ellerine vermiş ve önde kendisi olmak üzere yürüyerek düğün meydanına görkemli bir biçimde girmişlerdir. Bu buluşun mükemmelliği karşısında aşka gelen "Zurnacı Başı, ellerindeki tabaklarla ortalığı bir anda gündüze çeviren, bu kalabalığı karşılayarak, gelenlerin ayak hareketlerine uygun bir müzik çalar. Kendisine eşlik eden kırk davul kırk zurna ile ortalık inlemeye başlar, böylece "Çayda Çıra" oyununun melodisi ortaya çıkmış olur.

Ek Bilgi

Bu olay gelenek halini almış ve çayda çıra oyunu günümüze kadar oynanıla gelmiştir.Eskiden kaçış göçüş olmadığı için, kız-erkek karma oynanan bu oyun, günümüzde karma oynandığı gibi, ayrı ayrı da oynanır. Oyunun 200-300 yıllık bir mazisi olduğu söylenir. Oyun Elazığ' ın her tarafında bilinir ve oynanır. Hatta son zamanlarda Elazığ dışına da taşarak Malatya ve Diyarbakır'da da çeşitli şekillerde oynanmaya başlamıştır.

Çayda Çıra oyunu sürekli olarak kendi melodisi ile oynanır. Ancak oyunun başlangıcında "Şirvan ya da Gelin Ağlatma Havası" denilen bir melodi çalınır. Bu oyunun melodisi ile başka bir oyun oynanmadığı gibi, bu oyun başka bir melodi ile de oynanmamaktadır. Oyun 10/8 lik usulde "Şirvan" makamındadır. Orta çabuklukta bir oyun olan çayda çıra, en az dört-beş kişi ile yürütülür. Arka arkaya dizilerek basen tek dizi, bazen de daire şeklinde oynanmaktadır. Halay sınıfından çok, dini bir raksa benzemektedir. Taklitli bir oyun olmayan "Çayda Çıra", usûl itibariyle başladığı gibi bitmekte ve usûlde bir değişiklik olmamaktadır. Hem açık, hem de kapalı yerlerde oynanır. Güvey yada gelin misafir önüne çıkarılırken ve de "güvey gezdirmesi" geleneği yerine getirilirken oynanır.

Tüm oyunlarda başta oynayana kolbaşı, sonda oynayana son başı ya da poçik denir . Sadece halay oyununda "Halay başı" ve "Halay sonu" adları kullanılır. Oyunun aracı çift tabak ve içerisindeki üçer mumdan ibarettir. Oyun yürütülürken "Heey, Teey, Tey" diye nara atılır. Elazığ yörelerinde delikanlıya "Gakkoş" adı verilir. Oyun düğünlerde, dinî ve millî bayramlarda oynanır.

kaynak:www.halkoyunlarim.com


 mesajı beğendiniz mi?: +2
mehmet39



Cmt 20 Şub 2010, 12:21  

Çayda Çıra Efsanesi gerçek ama çok hüzünlü bir hikayedir...

 mesajı beğendiniz mi?
Emre Özdemir23



Cmt 20 Şub 2010, 17:30  

Evet Çayda Çıra Elazığ'ımızı yansıtan en büyük sembollerimizdendir...

 mesajı beğendiniz mi?
Alparslan Yalçın




Sal 20 Eyl 2011, 18:00   "Çayda Çıra Elazığ yöresine has bir oyundur"



Alıntı:
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in 'Çayda Çıra' Oyununun Diyarbakır'a ait olduğuna ilişkin sözlerine, "Çayda Çıra mumları bin yıldır Harput'ta barış ve kardeşlik için yanıyor" şeklinde karşılık verdi.

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in, Diyarbakır 'Karpuz Festivali'ndeki konuşmasında 'Çayda Çıra' Oyununun Diyarbakır yöresine ait olduğu yönündeki sözlerini değerlendirdi. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Şekerdağ şu görüşü savundu: “18 Eylül 2011 tarihinde komşumuz Diyarbakır Kent Ormanında düzenlenen “Karpuz Festivali”nde bir konuşma yapan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Mehmet Mehdi Eker’in ‘Türkiye'de birçok kişi Çayda Çıranın Elazığ'la ilişkili olduğunu bilir. Aslında değildir. Bunun kaynağı Diyarbakır’dır’ dediği ve konuşmasına devamla, ‘Diyarbakır'da Dicle Nehri'nde karpuzların içerisine konan kandillerin nehre bırakılması suretiyle geceleri bir şenlik yaşandığını biliyoruz. Dolayısıyla bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Ne ki, son yıllarda bu kültürel unsurlarımızı çok fazla hatırlamıyor olduk. Gündemimizde gözyaşı ve acı olduğu için. Onları şimdi bir yandan barışla değiştirmeye çalışırken, kültürümüzün unsurlarını da tekrar yaşatmamız lazım.’ Şeklinde bir değerlendirmesi medya kuruluşlarınca yayınlanmıştır.

Sayın Bakanımızın böyle bir açıklama ihtiyacını neden duyduğunu bilmemekle beraber, bu konu polemik yada bir tartışma konusu değildir. Çayda Çıra oyunu yada dünyada bilinen adıyla Mumlu Dans oyunun Elazığ yöresine has bir oyun olduğu ve oyunun nasıl doğduğu ansiklopedik bilgilerde mevcuttur. İller elbette kültürel değerleriyle tarihe mührünü vurmuşlardır. Diyarbakır ilimizin kent imajını nasıl surlar ve karpuz oluşturmuş ise Elazığ ilinin sembolünü de Çayda Çıra, Üzüm, Harput Türküleri, Harput, Vişne Mermer ve Gakgoş gibi değerler oluşturmuştur. Elazığ ilini ifade eden bu değerler öylesine yerleşmiştir ki, bazen Elazığ ismi bu değerlerin arkasında kalarak şehrin ismini hatırlayamayanlar “Gakgoşların şehri”, “Mumlu Dansın oynandığı şehir” vb. gibi net benzetmelerle Elazığ’ı işaret etmişlerdir.

Dolayısı ile, ansiklopedilere, folklor, halkoyunları gibi kültürel ve sanatsal yayın ve araştırmalara Elazığ’a ait bir halk oyunu olarak tescil edilen, Ülkemizi yurt dışında temsil eden ve birincilik getiren, şehrin giriş ve çıkışlarında heykeli bulunan, şehrin resmi sembolü olan bu değere “Elazığla ilişkisi yoktur” tezi çok iddialı ve konunun içinde bulunanlar ile kültür camiası tarafından kabul görecek bir değerlendirme değildir.
Sayın Bakanımızın değerlendirmesini dil sürçmesi olarak yorumluyor; birlik, beraberlik ve kardeşlik sembolü benzetmesine ise aynen katılıyoruz.
Bu düşüncelerle; Çayda Çıra mumlarının bin yıldır Harput’ta birlik ve beraber için aydınlık saçtığını hatırlatır, kamuoyuna saygılar sunarım”


Türkiyenin ve Dünyanın bildiği Elazığ ÇaydaÇıra oyununu D.bakır'a mal eden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'i ELAZIĞLILAR OLARAK KINIYORUZ!



 mesajı beğendiniz mi?
Barış23



Sal 20 Eyl 2011, 22:24  

Bir kere Diyarbakır yöresinde klarnet yerine çığırtma çalınır.Çığırtmayla çalınan bir Çaydaçıranın akibetini düşünemiyorum..Kaldıki makam olarak kesinlikle Harputun öz müziği ni temsil ediyor...
---Diyarbakırlılar gücenmesin ama ÇAYDAÇIRA ELAZIĞA AİTTİR,ÖYLEDE KALACAKTIR...


 mesajı beğendiniz mi?
voltron



Sal 20 Eyl 2011, 23:33  

bu tarz davranışlar neden kaynaklanıyor acaba.Çok zengin bir kültüre ve her bakımdan verimli ve değerli topraklara sahip olmamız ve komşu illerinde bu değerlere göz dikmesi mi, yoksa Elazığ halkının ve yöneticilerinin gereğinden fazla pasif ve vurdum duymaz oluşunun bilinmesi ve fırsat bu fırsat diyip talandan mal kaçırır gibi değerlerimizin yağma edilmek istenmesinin mi.
Eğer Elazığ çayda çırayada sahip çıkamayacak ve polemik konusu olmasına seyirci kalacaksa gerçekten artık yaşamasın yani böyle bişehir ve insanları olmasın artık.


 mesajı beğendiniz mi?
FIRAT23



Çrş 21 Eyl 2011, 15:27  

şaşırmış olmalı bakan bey çaydaçıra oyunu tarz olarakta diyarbakır yöresine bi benzerlik göstermiyor diyarbakır yöresinin oyunlarını bilen ne kadar sert ve hızlı oyunları olduklarını gayet iyi bilir ama bizim yöremizin oyunları daha ağır ve bol figürlüdür çaydaçıranın da öyle haşin sert bi oyun olmadığı aşikardır.saldırılmayan bi halkoyunlarımız kalmıştı

 mesajı beğendiniz mi?
Yusuf Karabulut




Cum 23 Eyl 2011, 18:51   Bakan Mehdi Eker Çayda Çıra Elazığ'ın Değildir Dedi...!


Bakan Mendi Eker
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker geçen Pazar günü düzenlenen Diyarbakır Karpuz Festivali'nde yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

"Türkiye'de birçok kişi Çayda Çıra'nın Elazığ'la ilişkili olduğunu bilir. Aslında değildir. Bunun kaynağı Diyarbakır'dır. Diyarbakır'da Dicle Nehri'nde karpuzların içerisine konan kandillerin nehre bırakılması suretiyle geceleri bir şenlik yaşandığını biliyoruz. Dolayısıyla bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Ne ki, son yıllarda bu kültürel unsurlarımızı çok fazla hatırlamıyor olduk. Gündemimizde gözyaşı ve acı olduğu için. Onları şimdi bir yandan barışla değiştirmeye çalışırken, kültürümüzün unsurlarını da tekrar yaşatmamız lazım."



Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekardağ, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in, Diyarbakır 'Karpuz Festivali'ndeki konuşmasında 'Çayda Çıra' oyununun Diyarbakır yöresine ait olduğu yönündeki sözlerine tepki gösterdi. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Şekardağ şu görüşü savundu:

"Çayda Çıra oyunu ya da dünyada bilinen adıyla Mumlu Dans Oyunu'nun Elazığ yöresine has bir oyun olduğu ve oyunun nasıl doğduğu ansiklopedik bilgilerde mevcuttur. İller elbette kültürel değerleriyle tarihe mührünü vurmuşlardır. Diyarbakır ilimizin kent imajını nasıl surlar ve karpuz oluşturmuş ise, Elazığ ilinin sembolünü de Çayda Çıra, Üzüm, Harput Türküleri, Harput, Vişne Mermer ve Gakgoş gibi değerler oluşturmuştur."

'
OYUN ELAZIĞ'A TESCİLLİ'


Çayda Çıra oyunun Elazığ'a ait olduğunun tescil edildiğini ifade eden Şekerdağ şöyle devam etti:

"Ülkemizi, yurt dışında temsil eden, birincilik getiren, şehrin giriş ve çıkışlarında heykeli bulunan, şehrin resmi sembolü olan bu değere, 'Elazığ ile ilişkisi yoktur' tezi çok iddialı. Konunun içinde bulunanlar ile kültür camiası tarafından kabul görecek bir değerlendirme değildir. Sayın bakanımızın değerlendirmesini dil sürçmesi olarak yorumluyor, birlik, beraberlik ve kardeşlik sembolü benzetmesine ise aynen katılıyoruz. Bu düşüncelerle, Çayda Çıra mumlarının bin yıldır Harput'ta birlik ve beraberlik için aydınlık saçtığını hatırlatırım."
Bizde Diyoruz ki;



Elazığ halk oyunlarının incisi çayda çıra oyunu, elde tabaklara konan mumlarla karanlık bir mekanda başlanarak oynanır. Elazığ'ın ulusal ve uluslararası tanıtımında büyük rolü ve âdetâ simgesi olan bu halk oyunun doğuşu hakkında çeşitli efsâneler anlatılır. Bu efsanelerden en yaygını şöyledir:



Uluova'yı ortadan ayıran Haringit Çayı'nın kıyısında kurulu bir köyde, düğün vardır. Bu köyün ileri gelenlerinden birinin oğlu evlenmektedir. Yenilir, içilir, günlerce eğlenilir. Artık düğünün son gecesidir. Eğlence, olanca coşkusu ve güzelliği ile devam etmektedir. Aniden, ay tutulur. Bu olay, pek hayra yorumlanmaz. Düğüne katılanlar, bunu uğursuzluk olarak yorumlarlar. Davetliler, tedirgin olurlar. Düğünün neşesi kaçar, coşkusu donar. Damadın annesi Pembe Hatun, bu duruma çok üzülür. Ne kadar mum varsa köyde toplatır, tabaklara dizer ve orada bulunanların ellerine tutuşturur. Kendisi de başa geçerek mumların ışığında oynamaya başlar. Çalgıcılar, hemen bu oyuna uygun müzik bulurlar. Davetliler coşar, eğlence devam eder. Böylece, çayda çıra oyunu ve melodisi ortaya çıkar.



ÇAYDA ÇIRA EFSANESİ 2



Vakti zamanında Harput’ta iki genç birbirlerine aşık olurlar. her gece gizlice buluşurlar. Kız bir çıra yakar böylece delikanlı aralarına giren dereye atlar kızın yaktığı çıra ile yönünü bularak kıyıya yüzer ve orada buluşurlar. Bir gün kızın babası bunu farkeder ve tam delikanlı suya atlayınca çırayı söndürür . genç yolunu bulamaz çırpınarak boğulur bunun üzerine kız da kendini dereye atar. Köyün sakinleri çıralarla gençleri arar ama cesetlerini bile bulamazlar.



Evet Sayın Bakan Mehdi Eker;

Çayda çıra efsanesi bu şekilde yorumlanır. Bunun D.Bakır yöresiyle ne alakası var takdiri kamuoyuna bırakıyoruz. Bakan Eker'in yaptığı bu gafı en kısa zamanda düzeltmesini ve Elazığ halkından özür dilemesini bekliyor, Milletvekillerimizi bu konuda göreve çağırıyoruz...


En son Yusuf Karabulut tarafından Cum 23 Eyl 2011, 19:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?
Serhat akdağ



Cum 23 Eyl 2011, 19:00  

kanıksanacak bir yanı yok. illeri birbirine düşürmek görevleri. aynısını adana mersin arasındada yaptılar, yapıyorlar.

 mesajı beğendiniz mi?
Yusuf Karabulut




Cum 23 Eyl 2011, 19:10  

Bir bakana yakışacak sözler bu olmamalı bence Çayda Çıra'nın bir geçmişi var ve bu geçmişin Elazığ'da oldugu,yaşandıgı tescil edilmiştir şimdi iki güzel ilimizin vatandaşlarını sözlü olarak bir birine düşürmek ne hattimize ve ne hattine sayın bakanım...!!!

Çayda Çıra'nın Diyarbakır ile hiç bir alakası yoktur...


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Mesajları seç: