Tabii devlet sübvanse ediyor ve 2001'de bir aylık asgari ücrete 7 kg et alabilirsin diyor. Rezalet bir dönem imiş. Bugün devlet 70 kg alabilirsin diyor.
7kg veya 70kg diye birşey yok, TÜİK verileri geçmiş 25 kilo bugün 50 kilo diyor ama siz hala 7 kilo'dan 70 kilo'ya diyorsunuz.
1 ay önce mezbahalar 42 liraya dana keserken bu hafta fiyat 50 liraya çıktı. 1 ayda %20'ye yakın zam geldi, bu zamların marketlere yansıması yakındır, haberiniz olsun.
1 ay önce mezbahalar 42 liraya dana keserken bu hafta fiyat 50 liraya çıktı. 1 ayda %20'ye yakın zam geldi, bu zamların marketlere yansıması yakındır, haberiniz olsun.
Et ve canlı kasaplık sığır ithalatı Türkiye'de hayvancılığı bitirme noktasına getirdi.
Gerçi sadece et ve sığır değil, süt tozu, ayçiçeği, buğday ve daha bir çok ürün ithal edilerek çiftçinin ürettiği ürünlerin fiyatları baskı altına alınmaya çalışıldı.
Et pahalı et ithal et, süt pahalı süt ithal et, ayçiçeği pahalı, buğday pahalı ithal et.
Sonunda patladı.
Hadi sıkıyorsa şimdi ithal edin.
Yıl 2019, 1 kg ayçiçeği üretiminin çiftçiye maliyeti, 2 lira. Tüccar 1,65 liradan alıyor. Çiftçi bu fiyattan üretim için harcadığım parayı bile alamıyorum diyor. Yurtdışından bu fiyata geliyor, sen satmazsan oradan alırım diyor tüccar.
Ertesi yıl çiftçilerin çoğunluğu ayçiçeği ekmiyor. Hem dolar kuru yükseliyor hemde ayçiçeği fiyatı dolar bazında 2,5 katına çıkıyor. 2 lirayı çok gördüğü Türk çiftçisine şimdi 7 liradan bana ver diye kapısında yatıyor.
2018'de buğday 90 kuruş, çiftçi bir şeyler kazanıyor, Rusya'dan ithalat açılıyor, fiyat 70 kuruşa düşüyor. Çiftçi yine zarar ediyor. Sonraki sene buğday ekilişi azalıyor, TMO Rusya'dan 1,5 liraya buğday ithal edip, piyasaya 1,25 liradan sunuyor. Ekmek pahalanmasın diye TMO görev zararı yazıyor. Yani 25 kuruş, Rus çiftçisini destekliyor.
Sen bu parayı Türk çiftçisine verseydin, kıraç araziler boş bırakılmaz üretim yapılırdı.
Besici biraz para kazansa et ithal et, süt tozu ithal et.