Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
Burç

10 yıl önce - Sal 31 Ağu 2004, 09:07
Türbanın dinen önemi nedir?


Tartışma olması amacı ile değil, öğretici olması amacı ile bu yazıyı aktarıyorum.
Bu yazı bana bilmediğim bazı şeyleri öğretti, başkalarına da yardımcı olabilir diye düşündüm.


Alıntı:

Soru:
Bu yıl üniversiteden mezun olacağım. Akademik kariyer düşünüyorum ama başımı açmak da istemiyorum. Bunun yanında çalışmak zorundayım. Türbanın dinen önemi nedir? Farz mıdır?

Cevap: Bak Hanım kızım, Nur Suresi'nin 31'inci ayetinde kadınların, örtülerini üstlerine almaları emredilmektedir. Ahzâb Suresi'nde ise kadınların örtünmelerinin nedeni açıklanmaktadır. Bu da cariye olmayıp hür olduklarının tanınması ve erkekler tarafından sözlü veya fiili tecavüzden korunmalarıdır.

Bundan yüz yıl, bin yıl önce Ortadoğu toplumlarında örtünme, hürlüğün simgesiydi. Hürler başlarını bir örtüyle kapatırlardı. Cariyelerin örtünmesine ise müsaade edilmezdi. Erkekler, özellikle akşamleyin baş örtüsüz dışarı çıkan kadınlara sataşırlardı. İşte kadının, böyle bir durumdan korunması için toplumun köklü geleneği olan baş örtüsünü kullanmaları emredilmektedir.

Baş örtüsü takma geleneği sadece Müslümanlıkta değil, Ortadoğu'dan gelmiş olan Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta da vardır. Saint Paulos'un Korintoslulara yazdığı mektupta, "Kadının ya saçlarını kapatması veya kökünden tıraş etmesi" emredilmektedir. Demek ki baş örtüsü, İslâm'ın getirdiği bir uygulama değildir. Araplarda da vardı. Yahudiler ve Hıristiyanlarda da vardı.

Ama bugün, durum değişmiştir. Kadın, baş örtüsü takmadığı için erkeklerin dikkatini çekmez. Şimdi artık baş örtüsü takmadığı için kadına sataşılmaz. Kimse onun başındaki örtüye de bakmaz. Kadının korunması için eskiden beri toplumsal gelenek olan baş örtüsü, Kur'ân'da da emredilmekle beraber İslâm'ın olmazsa olmazlarından değildir. Çünkü cariyeler bu hükmün dışında tutulmuş, hatta onların, hürlere benzerler düşüncesiyle baş örtüsü takmasına müsaade edilmemiştir.

Elbette Kur'ân'ın baş örtüsü emrinin uygulanması daha iyidir. Fakat Kur'ân'ın bütün emirleri aynı ağırlıkta görülmemiş ve aynı titizlikle uygulanmamıştır. Alınan borcu iki şahit huzurunda almak ve onu yazdırmak da (borç senedi yapmak) da Kur'ân'ın emridir ama bunu yapanlar çok azdır. Boşamanın iki şahitle tespiti de Kur'ân'ın vurgulu emirlerindendir ama bu da pek nadir uygulanmıştır.

Hz. Ömer bile şartların değişmesi karşısında bazı Kur'ân emirlerini uygulamamakta bir sakınca görmemiştir. O, Kur'ân'ın ruhu doğrultusunda yürümüş, değişen şartlara göre hareket etmiştir. Ben size, başörtüsünü tahsilinize engel yapmamanızı öneririm. Tahsilinize engel oluyorsa resmi yerlerde başınızı açarsınız, tahsilinizi yapar, işinize devam edersiniz. Bu yasağın olmadığı yerlerde başınızı örtersiniz. Benim kanaatim budur. Ama siz yine de kendi vicdanınıza danışarak hareket ediniz.

Eski Diyanet İşleri Başkanı
Prof. Dr. Süleyman Ateş

VATAN gazetesi 29 Ağustos 2004



İsmail Erdoğan
8 yıl önce - Sal 09 May 2006, 07:47

"Önce iğneyi kendimize, sonra çuvaldızı başkasına batıralım " ne dersiniz?

Siz hiç kendinize iğne batırdınız mı, bilir misiniz ; nedir iğne acısı?
Lütfen sabırla ve dikkatle okuyalım o zaman:

1980 yılında evlendim , henüz üniversite öğrencisiyken.
Evlendiğimde eşimim başı açıktı, hiç itiraz etmedim.
Yıllar geçti ve birgün eşim “ben kapanmak istiyorum” dedi, türban kullanmaya başladı.
O zamanlar bir yandan okula devam ederken , diğer yandan ticaretle uğraşıyordum ; sorun olmadı..
Master falan derken okul bitti ve ben ticareti bırakarak mesleğimi yapmaya karar verdim.
1988 yılında ERDEMİR’de göreve başladım.
Çocuklarım oldu ; iki kız, bir oğlan.
26 yaşındaki büyük kızım CİTROEN’de servis sorumlusu, 25 yaşındaki küçük kızım ise Halkla İlişkiler mezunu.
İkisinin de başları açık. 18 yaşındaki oğlum ÖSS’ye hazırlanıyor.

Yıl 1999...
Meşhur namıyla 28 Şubat süreci.
ERDEMİR’den 6 yöneticinin işlerine son verildi ...
Ulusal Basınımızın pek saygın bazı gazeteleri olayı şöyle verdiler:
“ERDEMİR’DE OPERASYON. İRTİCAİ FAALİYETLERE KATILDIKLARI GEREKÇESİ İLE 6 ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN İŞLERİNE SON VERİLDİ”
Evet , tahmin ettiğiniz gibi bu 6 kişiden biri de bendim.
Tek suçum , eşimim türban takıyor olmasıydı ve inanın bana , bunun dışında “irtica, irticai” olarak vasıflandırılabilecek hiçbir özelliğim de söz konusu değildi , hatta çevremde liberal olarak tanınan biriydim. Ama ne çare ki ; eşim türban kullanmakta idi ve bu bez parçası “irticacı” olmamız için yetmişti.

Uzunca bir müddet işsiz kaldım, iş için başvurduğum pek çok yer ; idari ve teknik onca bilgi ve tecrübeme rağmen , beni işe almadı... alamadı. Korktular...
28 Şubat süreci devam ediyordu ve ben “irticacı” biriydim artık.
Bazı komşularımız ve bazı arkadaşlarımız bile bizlerden uzaklaştılar..Akrabalarımızdan bazıları “acaba” demeye başladılar....irticacıydık ya ... Gazeteler öyle yazmışlardı ya...korktular, bizimle görüşürlerse belki onlar da aynı suçlama ile yaftalanır ve onların da işlerine son verilebilirdi.
İrticacılar için “ölüm fermanı” imzalanmıştı bir kere. Onların “yaşama hakları “olamazdı, olmamalıydı .
.....
Gel zaman , git zaman ; 28 Şubat süreci yumuşadı... seçimler yapıldı ve AKP iktidara geldi.
ERDEMİR’in Yeni Yönetimi ,İSDEMİR’de yapılmakta olan 2 Milyar Dolarlık yatırım projelerinde değerlendirmek amacıyla; ERDEMİR Şirketler grubundan ERENCO’da beni göreve çağırdı.
Nisan 2003’den beri ERENCO Personeli olarak İSDEMİR’de çalışıyorum.
....
Ancak, yine göç göründü ve biz , hazırlıklarımıza başladık bile.
Önümüzdeki çok kısa bir zaman içinde yine işimize son vereceklerinden adım gibi eminim.
Neden mi?
ERDEMİR özelleştirildi.
ERDEMİR’i , grubu oluşturan 9 şirketle birlikte OYAK satın aldı .
OYAK’ın üst düzey yönetici olarak atadığı isimlerin çoğu; beni ERDEMİR’den tanıyan mesai arkadaşlarım.
Ve eşim hala türban kullanıyor.

Okuduğunuz hikaye, yaşanmış bir iğne hikayesidir ; varın elinizdeki çuvaldızları dilediğinize dilediğiniz biçimde siz batırın.
Ama siz ne yaparsanız ve ne derseniz deyin; ben hepinizi seviyor ve hepinizin görüşüne saygı duyuyorum. Çünkü çok iyi biliyorum ki, bu manüpüle edilmiş düşüncelerin sorumlusu bizler değiliz.
Bizi birbirimize düşürenler
ve
Bizi bu hale getirenler utansın!



Enes Zengin

6 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 21:03

15 dakikadır aramama raümen eklediğim resimlere uygun hiçbir başlık bulamadım. Bu yüzden buraya koyuyorum. Daha uygun bir yer varsa denetçiler lütfen taşısınlar.

Resimleri Kocaeli'de Kocaeli Sağlık Meslek Lisesi'nden çektim. Hemen bitişiğindeki Kocaeli Üniversitesi Anıtpark Yerleşkesi'nde ders çalışırken görünce bir an dikkatimiğ çekti ve fotoğrafladım.

Üniversitede özgürlüğü savunan birisi olarak bu görüntülerin lisede olması biraz beni düşündürdü.




(+)





(+)





(+)





(+)





(+)


yuksel77
6 yıl önce - Çrş 09 Nis 2008, 21:07

Hocam sat bu görüntüleri zürriyete ve cumhuriyete..köşe olursun.. bu resimleri buraya yükleyip kamu malı yapacağına üzerinden rant yaparsan rasyonel davranmış olursun..


Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET