Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
mordehay kohen

11 yıl önce - Cum 06 Ksm 2009, 20:13
İST » 'İNKILAP VAPURU' BELGESELİ - 1. ve 2. Bölümler



İNKILÂP VAPURU BELGESELİ'NDE wowTURKEY ULAŞIM EKİBİ OLARAK BİZLER DE KONUŞTUK



2008'in Mayıs ayında Köprüaltı'ndaki Dersaadet çay kahve ocağında göreve çağrıldık. Ali Bozoğlu bizleri İnkılap belgeselinin çeklim öncesi hazırlıkları için davet etti. Belgeseli BBO Yapım Şirketi üstlenecekti. Çekimler Yalova Belediyesi için yapılacaktı.

Pekiyi kim katıldı bu buluşmaya? Akın Kurtoğlu, Mustafa Noyan, Elgan Başdoğan, Simon Alen Özcengiz, Onur Orhon ve bendeniz Mordehay Kohen bu davete katıldık.

Yalova belediyesi İnkilap'ı satın almış ve bu vapur konusunda belgesel film hazırlamak istiyor.
Ve bu belgesel filmi hazırlamak için BBO adında bir şirkete danışılmış ve bu şirkette vazifeli bulunan
Yadigar Kısalar Aldemir ve Tannur Arat hanımlar Ali Bozoğlu'na danışmışlar ve belgesel için materyal araştırmaya başlamışlar.

Bana dediler ki; yarın bana telefon edilecek ve Camialtı tersanesine gideceğiz. Orada 4 seneden beri çürümekte olan son vapur Ali İhsan Kalmaz'da çekim yapacağız.



2'nci bölüm 5 bölümlüktür.

Belgesele, ilk toplantıda bulunamayan Prof.Dr. Avadis Hacınlıyan da katıldılar.


En son mordehay kohen tarafından Cum 06 Ksm 2009, 22:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Kaptan Barış Paşa
11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 00:17

İzlerken gözlerim doldu keşke sizlerin zamanında yaşasaydımda bu vapurlara binebilseydim... Ne güzel gemiler İDO yeni gemi yaptırcaksa Devekuşlarımızın plan ve şekillerine sadık kalınarak yapmalı diye düşünüyorum... Şaşırarak tekrar tekrar izliyorum...

Akın Kurtoğlu

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 00:46

İlginç ve güzel bir belgesel oldu. Toplam 2 saat kadar süren ve 2 CD'den oluşan, İstanbul'un 50'li yıllarının sonundan başlayarak bilhassa 60'lı ve 70'li yıllarının gözler önüne serildiği, "İnkılâp" ve kardeşlerinin eşlik ettiği çalkantılı dönemlerin -hareketli görüntülerle desteklenerek- irdelendiği, içlerinden dokuzu wowTURKEY-Ulaşım forumlarından olmak üzere 40'tan fazla insanın bu vapurlarda yaşadıklarını anlattığı, konuyla ilgili bilgilerini paylaştığı, anılarını ortaya döktüğü, arşivlerini ve diğer dokümanlarını açtığı, uzun ve oldukça meşakkatli bir çalışma dönemine yayılan şık bir harman oldu. Yoğun tempo, bilhassa Yadigâr ve Tannur hanımlar ile Hasan beyi epey bir terletti.

Belgeselin sonunda da BBO Yapım Şirketi, arşivlerinden ve hâtıralarından kısmen faydalandığı wowTURKEY üyelerine, yani sizlere; akan yazılarda "topluca bir teşekkür"de bulunuyor.



(+)


Akın KURTOĞLU


mehmet20
11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 00:55

Alıntı:
son vapur Ali İhsan Kalmaz'da



Abilerim hepinizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Bir sorum olacak Ali İhsan Kalmaz vapuru kesilmemiş miydi?


Akın Kurtoğlu

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 00:58

Çekimler 2008 ilkbaharı ve yazında yapıldı. İstanbul Haliç'te tek kalan devekuşu o aylarda İhsan Kalmaz'dı. İstanbul'da ikamet edenler bunun içinde konuştular. Yapım ekibi Yalova'da ve burada ayrı ayrı çekimler yaparak, belgeselde bütünlüğü sağladı.

Akın KURTOĞLU



mordehay kohen

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 07:16

İnkilap belgeseli
3 üncü bölüm.


Kaptan Barış Paşa
11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 13:08

Sizlere bu vapurlarla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum...
Aslında bu vapurlara bindiğimi hissediyorum ama pek emin değilim Kadiköy Karaköy hattında bir kere binmiştim sanırsam. Neyse anımıza geri dönelim. Burgazada'dan plajdan gelirken birde baktımki İNKILAP yolcu gemisi aileme koşun diye komut verdim. Bostancı gemisi kalkıyor diye ailemle koştuğumuzda iskelenin kapısına vardığımızda;

İskelemizde bulunan İnkılap isimli yolcu vapuru hemen harakette Kınalıada, Sirkeci seferi yapacaktır. Diyince üzülmüştüm ama geminin kaptanı çevresine bakarken sanırsam Yaşar Çakır o gün vapurda kaptandı Selam vermiştim elimle kaptana, oda gülüp selam verdi. Geminin Düdüğünü çalmıştı, o bile bana binmiş gibi mutluluk vermişti... Yaşar kaptan bana gel diye işaret yaptı... Bende Bostancı' ya gideceğiz diye bağırmıştım.
Peki dedi Misafirin başımızın üstünde tacı vardır diye istediğin zaman gelebilirsin demişti...

3 Ay sonra devekuşlarımızın seferlerden alındığını ve sırf buharlı motorları nedeniyle çalışamıyacağını belirtmişlerdi gazetlerde... Peki o doğa'yı korumak için koşturan insanlara soruyorum. Bir vapur yüzünden hava kirliliğimi oluşuyor? İlk önce sokaklardaki pislikleri Temizlesinler sonra vapurlarımızı ellerimizden alsınlar. Kötü bir durum ama ne yapalım ne yazıkki bazı kendini bilmezler vapurlar ilk geldiği zamanlar binmek için can atarlardı... Şimdi doğayı koruma amaçlı vapuru ellerimizden alıyorlar... Bunların İstanbul'u ve vapurlara karşı bir sevgileri yok aslında... Tamamiyle bi yerlere çıkıp kendilerini öne atmaları yüzünden vapurlar bu hale geldi... Gönül isterdiki şimdi bu vapurlar çalışsın... Üst katlarında insanlar çaylarını yudumlasın vs. ama bu insanlar yüzünden bu hale geldi... Daha diyeceğim sözler çok ama ne yapalım olan olmuş bir kere !


Kemal ÇONTAY

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 14:04

O zamanlarda nadide, şimdilerde efsane olan bu vapurları tanımakla kendimi çok ama çok şanslı hissediyorum. Onlar çok özeldi.

Bu belgesel muhteşem olmanın yanısıra "9 kardeş Devekuşları" efsanesinin son perdesi olarak ayrı bir önem kazanıyor. Kimisi haince yakılarak, kimisi birkaç ton demir için katledilerek yok oldular.
Geriye kalan "Turan EMEKSİZ" ve "İNKILAP" vapurlarımız ise asıl kimliklerinden farklı bir şekilde dünyada üretilen son buharlı makinaları sökülerek farklı amaçlarla bitkisel bir hayatla yaşıyorlar.

Artık varlıkları olmasa dahi, duygusal hafızamızdaki yerleri silinmeyecek ve bizler gibi vapurseverlerin gönlünde son nefesimize kadar hatırlanacak ve yaşanacak.

Kemal ÇONTAY


şükrü ince

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 14:32

30 yıllık meslek hayatımın 15 yılını devekuşu tipi denilen bu vapurlarda çalışarak geçiren bir kişi olarak gerçekten çok duygulandım.Harbiye ve Kuzguncuk vapurlarında ağırlıklı olmak üzere İnkilap,Anadolu kavağı ve Turan Emeksiz vapurlarındada bir müddet çalıştım.
Bu vapurlar buharlı vapurlardı.çift kazan ve 6 ocaktan oluşan kazan dairesi vardı.Kış aylarında vapur yolcuları makina dairesi ve kazan dairesi etraflarında yolculuk etmeyi severlerdi çünkü sıcacık olurdu vede makina sesi şimdiki dizel motorları gibi gürültülü değildi.
Manevra sistemi kaptan köşkünden makina dairesine verilen bir düzenekten verilen komutla makina dairesinden yapılırdı.Zil sesiyle ve telgraf dediğimiz düzenek üzerinde bulunan komutlar kaptanın verdiği komuta göre makina dairesinde uygulanırdı.Öyleki bizler makina dairesinde kaptan tarafından verilen komutlara göre hangi kaptanın manevra yaptığını anlardık.Genellikle Karaköy -Kadıköy hattında çalışırdı bu vapurlar.Her kaptanın yaptığı manevrayı ezberlemiştik.



emrak

11 yıl önce - Cmt 07 Ksm 2009, 17:26
S/S ATAKÖY


Ben de gece iş yerinde izleyip mahvoldum...

Kdz. Ereğli'de bir gün okul dönüşü balıkçı barınağında bir hareket. Daha çook uzaklardan belliydi oradaki iskeleye yanaşan kosterlerden farklı birşeyin olduğu. Yaklaştıkça direklerden bunun bir vapur olduğunu anladım. Koşarak limana girdim. Erdemir'in römorkörleri rıhtıma bir vapur yanaştırıyor. S/S ATAKÖY . Deliye döndüm sevinçten... Takip eden bir buçuk yılım o geminin heryerini kurcalayarak geçti. Kah içinde ders çalıştım, kah köprüüsttünde hayaller kurdum...
Mürettebat kamaralarını tek tek gezmiştim. Telefon rehberleri, iskambil kağıtları, tarifeler, ilaçlar , tulumlar. Sanki birazdan gelecekler, ortalığı toparlayıp gelecek sefere hazırlanacaklar gibiydi. Tabi Ereğli'ye gelene kadar talan edilmişti gemi çoktan...
Boya yaparken yere damlamasın diye geminin 1/50 planları serilmişti. Kurtarabildiğimi almıştım. Planlarda geminin ilk ismi "GENÇLİK" yazılıydı. ÖSS sonrası moral bozukluğuyla gemilerle ilgili elimde ne varsa , onlarla birlikte dağıtmıştım. Şimdi kafamı duvarlara vuruyorum tabi...
Kebap salonu, restoran, çay bahçesi yapacağız diye gemiyi katletmişlerdi zaten. PVC pencerelerden tutun da güverteye döşenen karo taşlara kadar...Bir sabah okula giderken de gözümün önünde sulara gömüldü malesef. Sonra hurdacılar yavaş yavaş...
Bu gemilerle hiç seyahat edemedim malesef. ama etmiş kadar oldum diyebilirim. Birini tekrar süzülürken görmek için çok şey verirdim.
Belgeseli hazırlayanlara, ve tabi her buluşmamızda bilmediklerimi bana anlatıp gözümün önüne getirenlere çok teşekkür ederim...



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM