1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Serkan_A
18 yıl önce - Pzr 29 Ağu 2004, 14:33
Yabancı isimli Türk otomobili : Diardi
El yapımı Diardi üretti, 29.9 bin Euro'ya Almanya'ya sattı
Cesur SERT/İZMİR, (DHA)
İzmirli Ömer Çenberci, kendi tasarımı ve üretimi olan Diardi markalı el yapımı otomobillerini Almanya'ya ihraç etmeye başladı.
İZMİR'in Narlıdere İlçesi'nde otomobil bayiliği ve servis hizmeti veren Çenberci A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çenberci'nin çizip, ürettiği ‘Diardi’ adlı el yapımı otomobiller, Almanya'ya ihraç edilmeye başladı.
5 Nisan kriziyle birlikte düştüğü sıkıntılı dönemde hayalini kurduğu otomobili üretmek için harekete geçtiğini anlatan Çenberci, "Dünyanın en ünlü el yapımı araçlarının yapıldığı İngiltere'deki Aston Martin Fabrikası ile bağlantı kurdum. Almanya'da bu işi yapanların çalışma sistemlerini, işin inceliklerini öğrendim. Denemeye karar verdim ve başardım’ diye konuştu. Almanya'da Ralph Rudolph adlı teknisyenle tanıştıktan sonra işlerin boyut değiştirdiğini söyleyen Ömer Çenberci, şöyle devam etti: ‘Çizimlerimi, düşüncemi aktarınca, İzmir'de yapıp, Almanya'ya göndermemi önerdi. İlk otomobili 2000 yılında yapmaya başladık, 3 yıl sonunda en iyi tasarım ve dizayna ulaşarak ik prototipe, İtalyanca ‘Küçük hırçın kedi’ anlamına gelen ‘Diardi’ adını verdik. Hamburg Üniversitesi'nden güvenlik raporu ve tüm onayları çıkınca, 5 otomobil ihraç ettik. Almanya'da 29 bin 900 Euro'ya (Yaklaşık 54 milyar 450 milyon lira) satıldı. Almanya'da düzenlenen Le Mans yarışında, bizim hazırladığımız şaseye 460 beygirlik motor takılan otomobil önümüzdeki günlerde finiş bayrağını görmek için piste çıkacak.’
Toplam 22 kişiden oluşan ekiple çalışan Çenberci, maket, model, çizim ve uygulamanın kendisine ait olduğunu belirterek, ‘Türkiye'de satılabilmesi için, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan gerekli trafiğe çıkış onayı verilmesini bekliyoruz. Diardi, 100 kilometrede 4.5 litre benzin tüketiyor. Şase yarış teknelerinde kullanılan yanmaz, paslanmaz, dayanıklı polyesterden oluşuyor. 850 kilo ağırlığındaki aracı 120 beygir gücündeki Fiat Abarth motorla süper bir hale getirmeyi hedefliyorum.’
http://www.cenberci.com.tr
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@n ...852,00.asp
|
 |
OsmanBey
18 yıl önce - Pzr 29 Ağu 2004, 23:11
Enteresan,
Bu tür kit-car görünüşlü otomobiller benim pek ilgimi çekmezler ama yorum yapamadan da edemeyeceğim.
Bu otomobil bana Panoz AIV Roadster'i hatırlattı. ( www.panozauto.com ) Panoz üreticisi benim evime çok yakın olduğundan ve başka sebeplerden ötürü bir çok seferler konuşmuş olduğum bir aile şirketidir. Uzun yıllardan beri convertible otomobillere binmeme ve "self-declared auto nut" olmama rağmen, her ne kadar girişimi desteklesemde bana hitap eden bir tarafını bulamadım. Üç sebepten dolayı:
1. Otomobil dizayn'i dediğim gibi bana hitap etmiyor. Bu kişisel bir zevk. Onun için bu herkez için geçerli olmayabilir.
2. Fakat AIV Roadster'a benzerliği de beni açıkçası rahatsız etti. Otomobil sektöründe ilk olmak çok önemlidir, eğer herhangi bir taklit unsuru var ise, insanlar ister istemez kıyaslayacaklardır ve sizin ürününüzün çok ama çok üstün olması gerekir ki saygı duysun.
3. Otomobil'in içinin resimlerine baktığım zaman, üstünde ya pek düşünülmeden veya imkansızlıktan yapılmış bir iç dizayn var. Eskiden Anadol STC'ler vardı. Nedense onları anımsadım. Ama radyo yamuk takılmış, vites kolunun derisinin kenarlarında toz ve pislikler, bir ucuzluk hakim. ister istemez insanı itiyor.
En büyük otomobil şirketlerinin başı olmuş olan ve bir "icon" haline gelmiş Bob Lutz'in çok düşündürücü bir lafı vardır. Der ki: Siz dünyanın en hızlı, en güçlü arabasını yapın, en kaliteli şekilde üretin, arabanın her yerinden kalite fışkırsın, güvenlik açısından dünyada bir eşi olmasın, maliyeti düşük tutun ve çok ekonomik fiyatlar ile halka sunun sonuçta insanlar arabaları görüntülerine bakıp alırlar. Önemli olan göz boyamaktır, herkezin ürünü herkezin teknolojisi aşağı yukarı aynidir.
Dediğim gibi dizayn bana hitap etmiyor ama üreticinin website'sine girip de amatörce üstün koru çekilmiş fotoğraflarla nasıl olup da reklamlarını yapabilecekler çok merak ettim doğrusu.
Maalesef Türkiye'de daha 100% Türk olan otomobil yapılamadı. 1930'lu yıllarda Ford ve GM girişimleri ile başlayan ve fiyaskoya dönüşen kamyon, kamyonet yapımı sonrası en yaklaşan ihtilal çocuğu "Devrim" otomobili oldu. Devrim başarısı veya fiyaskosu (görüşlere göre değişir) sonrasında Vehbi Emce'nin Anadol'unu (designed by Reliant, UK) 124, R12 araçlar izledi. Şimdi imal edilen otomobiller sadece ülkemizde "assemble" edilenlerdir. Türk otomobili maalesef bizim dizaynlarımız bizim teknolojimiz değildir. Son zamanlarda Renault Symbol bile ilk defa ülkemizde yapılmış ama dizaynı Renault FSA tarafından dizayn edilmiştir. Gönlüm istiyorki Türk dizaynı Türk mühendiliğinin tasarımını Türk işçileri "assemble" etsinler. İşte o zaman ekonomiyi görün siz.
Benim çok değişik bir görüşüm var: Ben derim ki bir ülkenin veya bir toplumun ne olup ne olmadığını, orada bulunan, satılan, üretilen otomobillere bakıp anlarsınız.
Görüşler?
|
 |
Çağhan
18 yıl önce - Pts 30 Ağu 2004, 17:25
Bu araba devamlı İzmir'de şehir turu atıyor, konu$tuğumda sahibi ile teknik arızalarin surdugunu soylemi$ti.
|
 |
asan70
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|