1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Semih Yaşar
7 yıl önce - Cmt 25 Hzr 2016, 21:43
cezayı ortalama hızdan yemişsinizdir. Tünele giriş ve çıkış saati önemli, oradan hesaplıyorlar . yazık olmuş, %10 toleransla 77 km/saat hakkınız var.
bende Taksim tünelinde 56 km ortalama hız ile ceza yedim.
|
 |
Cemoli D18
7 yıl önce - Cmt 25 Hzr 2016, 22:01
Yavaş gitmenin cezası yok akıllandım artık.
|
 |
Misafir a96
7 yıl önce - Pzr 26 Hzr 2016, 02:52
M.köyde viyadük altında böğüren araçlara tık yok...
========================
========================
Tık olmadığını nereden biliyorsunuz.?
Orada arabasını bögürttürenlerin cezası önce sizin evinize mi gelmesi gerekiyor
Ben özel bir ilaç dağıtım firmasında çalışıyorum. Bazen hayatı önem taşıyan ilaçları yetiştirebilmek için gereğinden fazla hız yaparım (cezaları şirket ödediği icin)
3 yılda neredeyse ceza yemedigim yer kalmadı, memleketin her köşesinde, her caddesinde, her semtinde ceza yemisisimdir. Bahsettiginiz yerde de en azindan 5-6 kez ceza yemişimdir. Ama o cezalar sizin evinize gelmiyor sonuçta, o nedenle kendiniz ceza yediğinizde şuna niye yok, buna niye yok diye hayiflanmanıza gerek yok
|
 |
Misafir a96
7 yıl önce - Pzr 26 Hzr 2016, 02:57
Ayrica da emniyet seridinden gitme konusunda da 3 yıl içerisinde en azindan 40-50 kez ceza yemişimdir.
Ama nedense hep haberlere çıkar emniyet seridinden gidenlere dur diyen yok diye
|
 |
Cemoli D18
7 yıl önce - Pzr 26 Hzr 2016, 09:01
Böğüren araç yani çıkardığı sesi kastettim.
|
 |
hllsygn
7 yıl önce - Pzr 26 Hzr 2016, 12:14
"Ben özel bir ilaç dağıtım firmasında çalışıyorum. Bazen hayatı önem taşıyan ilaçları yetiştirebilmek için gereğinden fazla hız yaparım (cezaları şirket ödediği icin)
3 yılda neredeyse ceza yemedigim yer kalmadı, memleketin her köşesinde, her caddesinde, her semtinde ceza yemisisimdir. Bahsettiginiz yerde de en azindan 5-6 kez ceza yemişimdir. Ama o cezalar sizin evinize gelmiyor sonuçta, o nedenle kendiniz ceza yediğinizde şuna niye yok, buna niye yok diye hayiflanmanıza gerek yok
.....
Ayrica da emniyet seridinden gitme konusunda da 3 yıl içerisinde en azindan 40-50 kez ceza yemişimdir.
Ama nedense hep haberlere çıkar emniyet seridinden gidenlere dur diyen yok diye .."
işte memleketin durumu budur. cebinde parası, biryerlerde tanıdığı olana kural, düzen, hak hukuk işlemiyor. adam neyse parası veririz diye aynı suçu 50 defa işliyor. böyle adamlara ilk seferde para cezası verip ikincide ehliyetini alacaksın. şirket sorumluysa çalışma ruhsatını iptal edeceksin. olur da üçüncüye yakalanırsa 3 5 sene kodese tıkacaksın.
çok yazık bu millete çok.
|
 |
Misafir bba
7 yıl önce - Pzr 26 Hzr 2016, 18:02
işte memleketin durumu budur. cebinde parası, biryerlerde tanıdığı olana kural, düzen, hak hukuk işlemiyor. adam neyse parası veririz diye aynı suçu 50 defa işliyor. böyle adamlara ilk seferde para cezası verip ikincide ehliyetini alacaksın. şirket sorumluysa çalışma ruhsatını iptal edeceksin. olur da üçüncüye yakalanırsa 3 5 sene kodese tıkacaksın.
çok yazık bu millete çok.
==========================
==========================
Benim yazdarimdan bu kadar basit bir sonuc çıkarıyorsanız asıl size yazık siyorudms ben de..
Hayatı önem taşıyan ilaç diyoruz, hayat kurtariyoruz. Cebimizdeki para ile kuralları cignemiyoruz yani.. Çignedigimiz kuralarin da cezasını pasa pasa oduyoruz..
Yeri geliyor ilaç taşıyoruz hayat kurtariyoruz, Yeri geliyor organ taşıyoruz hayat kurtariyoruz, Yeri geliyor kan taşıyoruz hayat kurtariyoruz..
O zaman hayat kurtaran başka bir araç olan ambulanslar da biz yapmasın, emniyet şeridi ihlali yapmasın
Başınıza gelmesin ama inşallah bir gun kan, ilaç ve ya organ ihtiyacınız olmaz, o zaman biz de sizi görürüz nasıl araba kullandığınızı
|
 |
Cemoli D18
6 yıl önce - Prş 22 Eyl 2016, 15:47
Otopark yapılmasının yasak olduğu yerleri artık adam akıllı denetleyin...
|
 |
sazanhayko
5 yıl önce - Pts 13 Ağu 2018, 22:36
Bu yazdıklarınızı okuyunca öncelikle şunu belirtmem gerekir ki Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bildiğim kadarıyla bu sayfaları bizler gibi her gün okumadığıdır.
Şimdi durum değerlendirmesini yapalım:
İkincisi büyükşehir belediyesinin sorumluluk alanları günümüzde çok büyüdü, özellikle de İstanbul'da. Şurada ikibuçuk ay sonra açılacak olan adı belli olan ama açıklanmayan yeni havalimanımıza da büyükşehir belediyesi sorumlu olacağını da kâhin değilim ama açıklamam gerek.
Üçüncüsü ise ana caddeler Büyükşehir Belediyelerinin, ara sokaklar ise ilçe belediyelerinin sorumluluk alanlarına giriyor. Yani olası bir düzensizlik durumunda büyükşehir belediyeleri ara sokaklara karışamıyor, buna karşılık ilçe belediyeleri de ana caddelerdeki düzensizliklere karışamıyor.
Dördüncüsü adına İspark denilen moderin değnekçilerin bulunduğu caddelerde trafiğin iyice karıştığı konusunda sizlerle aynı fikirdeyim.
Beşincisi kentsel dönüşüm konularının sorululuğunun ilçe belediyelerinde olduğunu sanırım biliyoruz.
Altıncısı sadece İstanbul'da otuzdokuz adet ilçe belediyesi mevcut, değişik partilerden. Ancak ben burada particilik veya siyasetten bahsetmeyeceğim çünkü bu konu siyasetle alakalı değil, liyakat ve işbirliği ile alakalı.
Durum değerlendirmesinden sonra şahsi fikrimce çözüm önerilerini de yazayım, belirttiğim konular havada kalmasın.
Ben ilçe belediyeleri kapatılsın demiyorum, ancak daha etkin bir şekilde görevlendirilmesi taraftarıyım.
Yani şöyle olmalı, o ilçenin bütün yollarının düzeninin sağlanmasından ilçe belediyesi sorumlu olmalı ve vaziyetleri haftalık olarak büyükşehir belediyesinin ilgili kurumuna rapor etmeli.
Uygun alanlara otoparklar yapılmalı ve ana caddelere ve ara sokaklara park edilmesi kesinlikle yasaklanmalı, otoparklar yapılınca da gereksiz yere uzun süre park eden araçlara caydırıcı ölçüde cezalar uygulanmalı ve bunlar da adamına göre olmamalı. Bunlar kademe kademe olacak işler olduğunu ben de biliyorum ama çözüm bundan ibaret.
Kentsel dönüşümde her daireye iki araç olmak üzere evlerin altında otopark olmalı, yani diyelim o evin sekiz dairesi varsa otoparkının onaltı araç kapasitesi olması gerek.
Belediye işleri biraz amiane tabir olacak ama askeriye düzeni içinde çözülebilecek bir konu. Yani nasıl bir askeri birlikte bir genel komutan üçdört yardımcı komutan, onlara bağlı olan manga komutanları varsa belediyelerin de bu tarza uygun şekilde yeteri kadar zabıta görevlilerini istihdâm etmeli.
Burada komutan doğrudan Büyükşehir belediye başkanını, yardımcı komutanlar da ilçe belediye başkanlarını temsil ediyor.
İett ise gerekirse şoför istihdâm edip otobüslerinin çoğunu garajlarda bekletmesi yerine sefere vermesi gerekir.
Minibüslerin ise kapasitelerinin büyütülerek sadece İett duraklarında durmaları sağlanmalı ve gerekli gereksiz yerde durmalarının önüne geçilmeli. Hâttâ minibüsler doğrudan İett'ye bağlanmalı. Bunu bazı illerimiz başardı ve hâlk otobüslerine dönüştürdü, biz İstanbul olarak neden yapamayalım?
Bunların ışığında biz vatandaşların da dikkât etmeleri gereken konular var, örneğin yakın yerlerde arabalarımızı almak yerine yürüyerek gidebilmeyi öğrenmeliyiz.
Gerekirse İett otobüslerini tıka basa doldurmalı ama yine de arabalarımızı gerekli gereksiz trafiğe çıkartmamalıyız.
İstanbul'da trafik sorunu ancak böyle çözülür, başka önerilere de saygımız mevcuttur.
|
 |
İnsan
5 yıl önce - Sal 14 Ağu 2018, 02:38
İstanbul'un ulaşım sorununu çözecek onlarca öneride bulunabiliriz, bu mümkündür ancak, uzun uzun yazmamak için bir öneride bulunacağım.
Önerim şudur: İstanbul'da resmi olarak görev yapan 18 bin ticari taksi olduğu söyleniyor. Yanısıra uber ve diğer korsan taksileri de sayarsak 30 bin civarında taksicilik hizmeti veriliyor. Ve çoğunluğu belli başlı duraklara bağlı olmayıp gece-gündüz başıboş şekilde ve bomboş yolcusuz trafiği işgal etmektedirler. Yani 24 saatlik dilimde belki de 2-3 saat ancak yolcu taşıyorlar. Geriye kalan zamanlarda gereksiz yere trafiğe ekleniyorlar. Ve taksiler, kilometre üctetlerinin yüksek olması sebebiyle mecbur kalınmadıkça pek tercih edilmiyor. Taksi şöförleri sokaklarda caddelerde yolcu avına çıkıp hem gereksiz yere satlerce yakıt harcıyor, hemde trafiğe neden oluyorlar.
Oysa taksicilik hizmetinin bu derece olumsuzlukları tam aksine olumluya dönüştürülebilinir. Hem kendileri sürümden kazanç ile daha az maliyetle daha çok kâr ederler hem vatandaşın özel otomobil edinmektense kâr ve konfor için taksileri tercih etmiş olurlar ve üstelik bu sayede trafik de rahatlatılabilir. Otopark sorunu da sürekli yolcu ile hareket halinde olacağından büyük ölçüde azalmış olacaktır. Hem de profesyonel söförler trafikte olacağından kazalar azalmış, şöför hatasından kaynaklı trafik yoğunlu azalmış olacaktır.
Bunun için, hemen her mahalleye içinde otoparkı bulunan taksi durakları yapılırsa ve taksi kilometre ücretleri 2,5 liradan 1,5 liraya çekilirse emin olun yüzbinlerce insan özel araç edinme gereği duymayacaktır. Böylelikle günlük 1-2 saat aracını kullanıp geriye kalan zamanlarda park sorunu oluşturan ve bu sorunun stresini yaşayan vatandaş da rahatlayacaktır. Gereksiz yere caddelere sokaklara park edilen yüzbinlerce araçlardan sokak ve caddeler temizlenmis olacaktır.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|