1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10  |
 |
Gülümhan
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 10:33
Dinizmizde imam nikahı tabikide gereklidir ama ben sadece imam nikahı kıyılarak yapılacak olan evliliklere karşıyım. Çünkü imam nikahı bilincini her fert tam anlamıyla taşıyamıyor ne yazıkki. Ve imam nikahı rahatlıkla suistimal edilebiliyor. Sadece imam nikahı kıyılarak yapılan evliliklerden meydana gelecek olan çocuklarıda büyük sıkıntılar bekliyor. Yazıktır , günahtır. Bence herşey resmiyete dökülmeli. Dini vazifelerini isteyen yerine getirir , istemeyen getirmez.
|
 |
.dilek.
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 10:56
Bazı yerlerde taraflar nişanlı iken imam nikahı kıyılırmış ve daha sonra da resmi nikah.... Bence resmi nikah yapıldıktan sonra dini nikahın yapılmasında bir sakınca yok...
|
 |
Okan Akin
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 12:41
Sevgili Dostlar,
Son olarak yazilmis mesajlari okudugumda anlasiliyor ki arkadaslarimin cogu ilk yazilan mesajlari okumamislar. Bundan dolayi olayin tamamiyle aydinlanmasi icin link vermeden onceden yazilmis olan mesajimi tekrar ediyorum. Cunku bu mesajdan sonra sitemizde dini nikah konusunda az cok bir fikir birligine varilmisti.
| Alıntı: |
Aslina bakilirsa Islamiyet`te seromonik bir imam nikahi muessesi yoktur. Nikah bir akittir ve bu aktin sahitler huzurunda gerceklesmesi Islam hukukunca nikahin gecerli olmasi icin yeterlidir. Bu sahitlerin kimlerin olacagi onemli degildir. Gercek kisilerin olmasi yeterlidir. Bu tur nikahta bir imamin olmasi kesinlikle zorunluluk degildir ve seramonik bir duzen icinde olmasi ise kesinlikle Islam hukukunda yoktur. Bu uygulama sonradan cesitli tarikat veya kisilerce seromonilestirilmis ve geleneksel hale getirilmistir. Cogu islami uygulamalarda oldugu gibi.
Bu durumda, beledyenin kiydigi resmi nikah allah katinda gecerlidir ve bunun gecersiz oldugunu idda etmek bir muslumanin ne derece Islamiyeti tanidiginin gostergesidir. Kuranda nikah islemi ile ilgili bir uygulama tarifi kesinlikle yoktur. Bu durum tamamiyle insanlarin inisiyatifine ve toplumlarin kendi normlarina birakilmistir. Bu arada Sahabe doneminde uygulanan sekliyle nikah Araplari baglar ve Turk milleti nin boyle bir uygulamayi kendi halkina zorunlu kilmasini dusunmek abesle istigaldir. Turk milletinin yuksek kulturu bunu daha 7000 yil evvelinden cozmustur. Peygamber efendimizin uygulamalarinda ise tam bir standart yoktur. Cunku yaptigi tum evlilklerin nikahlari baska baska uygulamalarla gerceklestmistir.
Ne yazik ki politik insanlar bu durumu da istismar araci olarak kullanmislar ve gercegi halkimizdan gizleyerek, imam nikahini zorunluymus gibi lanse edip, bunu halkin masum bir dini istegi olarak kamu oyuna kabul ettirmislerdir.
Boyle medeni bir uygulamanin onunu acan ve kanunlariyla insanlara hakkini resmi olarak veren boylelikle Islam ulkelerine gercek onderlik yapan ulkemize Fas gibi medeniyetten nasibini almamis bir ulkeyi ornek gostermek trajikomik bir durumdur. Buradan da anlayabilirsiniz ki Turkiye nerelerden nerelere gelmistir. Cumhuriyet ne derece yaptigi cagdas uygulamalari ileriye goturebilmis ve hatta koruyabilmistir? |
Dostukla...
En son Okan Akin tarafından Sal 09 Oca 2007, 10:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
berk_ay
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 13:18
Bencede sadece resmi nikah gereklidir.İmam nikahı bana saçma geliyor.Yani saçma derken bazı insanlar sizinde dediğiniz gibi imam nikahını kötü niyetle kullanıyor.Herşeyin resmi olanı güvenlidir.Bazı insanlarda önce imam nikahı sonra resmi nikah kıyıyorlar.Ailelerinin bunlara razı olmaları da doğru değil.Resmi nikahı yaptıktan sonra ne yapılırsa yapılır.Ama önce imam nikahınaben karşıyım.
|
 |
Muhammet ÇOLAK
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 13:58
Yorumlarda yazıldığı gibi ülkemizde resmi nikah kanuni zorunluluktur. Dini(imam) nikah ise kişinin tercihine brakılmıştır.Lakin; insanların dini nikah tercihleri ise dini zorunluluk olarak görülebilir.Dini konularda hüküm verirken biraz daha dikkatli olunması gerek olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede ilahiyat uzmanı olmayanlar uzman gibi davranması yüzündendir ki yanlış uygulamalara ve bunun sonucunda hem kendimize hemde dinimize zarar vermiş olmaz mıyız.
İslamiyette imam nikahın önemi hakkında
http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi-bin/cgi.exe/ ...h!29+/doc/{@209}?
|
 |
MürselErsagun
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 14:12
Imam nikahı sadece Türkiye'de uygulanan gelenek haline getirdiğimiz bir uygulamadır. Islam Hukukunda nikahı imam kıyacak diye bir kaide yoktur. Ancak toplumumuzda nikaha hoca getirtilip kıydırılması sanki nikahı daha sağlamlaştırıcak ya da Allah katında daha makbul olacakmış gibi rağbet görmektedir.
Eğer insanlarımız dine bağlılıklarından bunu yapıyorlarsa Islam Fıkhına bakıldığında bunun abesle iştigal olduğu görülecektir, zira İslam'da nikahın kıyılması için aranan şartlar belediye tarafından kıyılan ve resmi nikah diye tabir ettiğimiz nikahta mevcuttur. İmam nikahında hoca ya da nikahı kıydıran kişinin Arapça okuduğu duadan başka diğer nikahtan bir farkı yoktur. O duayı okumak da şart olmadığı gibi dua olduğu için istenilen dilde de dua edilebilir. Yani orda okunan duayı nikahı kıyan kişi Türkçe yapabilir. Zaten belediye memuru da çeşitli dilek ve temennilerde bulunuyor bu da o duaya benzer bir duadır. İslam, kadın haklarına çok önem vermektedir Nikahta aleniyet olması da olmazsa olmaz şartlardandır. Şahit bu sebeple önemlidir. Ülkemizde yapılan nikahta şahit mevcut, aleniyet fazlasıyla mevcut herkesin huzurunda kişilerin evlenip evlenmeme isteteklerinin hatta yüksek sesle söyletilmesi de mevcut. Dolayısıyla Islam hukuku açısından aranan her şart mevcut, mihir olarak da nikahta ve düğünde zaten geline verilen takılar var, resmi nikahtan sonra bir de gidip imam nikahını neden kıydırırız anlamak mümkün değil.
Başka bir mevzuda bazı insanların kişilerin dini duygularını kullanarak resmi nikahtan kaçınıp sadece imam nikahı yaptırmalarıdır ki bu sakat bir durum. Imam nikahı ile evlendin herşey tamam, sonra kadını bıraktın, o kadın hakkını nasıl arayacak? Ya da iyi niyetlisin bırakmadın ama öldün, o kadınının hakkı ne olacak? Bu konular öyle basit konular değil.
Dört duvar arasında 2 arkadaşını da şahit bul (şıracının şahidi bozacı misali) getir hocayı kıy nikahı. Haşa kişi Allah'ı kanrımayacağına göre ancak ve ancak kendini kandırır.
Nikahın Şartları:
- Aleniyet
- Şahitler
- Mihr
|
 |
Ahmet Soğancı
12 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 10:13
Cemaatten evli barklı biri ,bir bayan arkadaşıma metreslik teklif etti. Kız sinir krizleri geçirdi haliyle. Başka bir cemaat mensubuna içlerinden birinin böyle bir teklifte bulunduğunu söyledim. Verdiği cevap gerçekten şaşkın ördeğe çevirecek şekildeydi "imam nikahı yapacaksa caizdir"
İşe imam nikahı bu işe yarar. Zinayı dini yönden örtbas etmek
En son Ahmet Soğancı tarafından Sal 08 Şub 2011, 10:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
MürselErsagun
12 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 10:40
| Alıntı: |
| İşe imam nikahı bu işe yarar. Zinayı dini yönden örtbas etmek |
Bu konunun dinle alakasi yok. Cemaatlerle de alakasi yok. Zira cicek sulamakla mesgul olanlari ve gizli cekim videolari olanlari da biliyoruz. O zihniyette olanlardan da imam nikahi yontemini kullanlar var.
Din kurallari gayet acik ve nettir. Kisilere, cemaatlere gore degismez. Aksi durumda ise kisi ancak kendini kandirir.
|
 |
Mustafa Taşlı
12 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 10:52
| Alıntı: |
Cemaatten evli barklı biri ,bir bayan arkadaşıma metreslik teklif etti. Kız sinir krizleri geçirde haliyle. Başka bir cemaat mensubuna içlerinden birinin böyle bir teklifte bulunduğunu söyledim. Verdiği cevap gerçekten şaşkın ördeğe çevirecek şekildeydi "imam nikahı yapacaksa cazidir"
İşe imam nikahı bu işe yarar. Zinayı dini yönden örtbas etmek
|
Eskiden dini nikah ve resmi nikah ayrımı yoktu. Dini nikah zaten resmi nikahtı. Nikah, hem Allah'ın hem de toplumun huzurunda biz evlendik demektir. İnsanın hayatını bir başka insanla birleştirdiği gün bunu Allah rızası ile yapmasına hiçkimse karşı çıkamaz.
Ancak kişi kendi hayatındaki eksiklerini dini nikahı alet ederek tamamlayacaksa, bu onun eşekliğidir. Bu kişi toplumun herhangi bir kesiminden olabilir. Cemaat kelimesini özellikle burada kullanıp iftira atmaya gerek yok. Bu yazdığınız bile sizin altından kalkamayacağınız bir mesuliyete iter sizi.
Zina ve fuhuş kavramlarının anlamlarını merak ediyorsanız, ben nerelerde sıklıkla görüleceğini size özel mesajla yazayım.
|
 |
Yalçın TAŞDELEN
12 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 12:20
En güzel açıklama bence DİYANETTEN BUYRUN OKUYUN ARKADAŞLAR
İslâm hukukunda evlilik Hıristiyanlık'taki mânasında dinî bir sözleşme sayılmaz. Bir diğer ifadeyle nikâhın mutlaka cami gibi bir dinî mekânda yapılması gerekmez. Bu gerekmediği gibi nikâhın mutlaka bir din adamı tarafından kıyılması da gerekmez. Esasen İslâm'da -Hıristiyanlık'ta olduğu gibi- din adamı sınıfı da yoktur. İslâm hukukunun gerek evlenme engellerine, gerek tarafların ehliyetine ve irade beyanlarına, gerekse evliliğin aleniyetine yönelik olarak aradığı şartların gerçekleştiği her türlü evlilik, herhangi bir kişi veya kurumun mârifetiyle olmaksızın sadece tarafların karşılıklı iradeleriyle yapılmış olur. Bununla birlikte tarafların hak ve görevlerinin daha kolay takibi gibi çeşitli sebeplerle evliliklerin kontrol altında tutulmasına ihtiyaç duyulması, evlilik akdinin yetkili kişi veya kurum nezaretinde yapılmasını ve kayıt altına alınmasını gerektirmiştir. Bu bakımdan yeterli şartları taşıyan ve tarafların iradelerinin bulunduğu her türlü evlilik kim tarafından yapılırsa yapılsın geçerlidir. Ülkemizde uygulanmakta olan dinî nikâhlar, yani dinî nikâh veya imam nikâhı adı altında yaygın olarak yapılagelen uygulama esasen dinin veya İslâm hukukunun biri resmî, diğeri dinî iki nikâhı şart koşmasından ileri gelmemektedir; tam tersine bu tür uygulama tarihî ve Cumhuriyet döneminde oluşan hukukî şartlarla ve izlenen politikalarla yakından ilgilidir. Bir yönüyle de evlenmelerde İslâm hukukunun aradığı şartların gerçekleşmesi veya denetlenmesi hedefine yöneliktir. Osmanlı toplumunda da nikâhlar belli bir dönemden sonra devlet kontrolüne alınmaya çalışılmış, bunun için de nikâh kıyma yetkisi kadılara ya da onların özel olarak izin vereceği kimselere devredilmiş ise de bu konuda tam bir başarı sağlanamamış, mahalle imamları kadı kontrolü olmaksızın nikâh kıymaya devam etmişlerdi.
İslâm hukukunun klasik doktrinine göre evlenmenin bir din adamı huzurunda yapılması şart olmadığı gibi resmî bir memur önünde yapılması da dinen gerekli değildir. Ancak evlenmelerin belirli bir disiplin altına alınması, tarafların, varsa veli ve vekillerinin evlenme veya evlendirme ehliyetine sahip olup olmadıklarının bilinmesi, resmî bir memur tarafından yapılan evliliklerin ispat kolaylığı taşıması, doğacak çocuklarının nesebinin daha kolay biçimde sabit olabilmesi, evlenme engelleri varsa bunların bilinmesi ve ortaya çıkması gibi gayelerle oldukça erken dönemlerden itibaren evlenmelerin devlet kontrolünde yapılmasına özen gösterilmiştir. Meselâ Osmanlı Devleti'nin ilk yıllarından itibaren bir kısım nikâh akidlerinin mahkemelerde bizzat kadılar tarafından kıyıldığı bilinmektedir. Kadıların görevleri arasında nikâh kıymak da daima sayılagelmiştir. Yıldırım Bayezid devrinde mahkemelerde harç alınmaya başlandığında bu harçların miktarı devlet tarafından belirlenmekteydi. Bu harçlar listesinde 12 akçe ile nikâh harcı da vardır. Bu en azından Yıldırım Bayezid döneminden itibaren mahkemelerde nikâh kıyıldığını ve bu nikâhlar karşılığında hâkimlerin belirli bir harç aldıklarını göstermektedir. Mahkemelerde kıyılan nikâhların yoğunluğu devirden devire, şehirden şehire değişiklik arzetmektedir. Bazı şer`iyye sicil defterlerinde çok sayıda nikâh kaydı varken bazı defterlerde bu kayıtlar daha azdır. Gösterilen çabalara rağmen Osmanlı Devleti'nde bütün nikâhlar mahkemelerde kıyılmış değildir. Ancak mahkeme dışındaki nikâhlar da öyle zannedildiği gibi rastgele kıyılmamış, bunun için önce mahkemeden bir izin ve bir izin kâğıdı (izinnâme) almak gerekmiştir. Büyük camilerinin imamları sadece mahkemeden alınan izin üzerine evlenmek isteyen kimseleri evlendirmişlerdir.
Netice olarak devletin evlenecek kimseleri evlenme ehliyeti ve engelleri bakımından kontrol altında tutması ve geçerli bir evliliği sağlayacak aleniyeti temin edip evliliğin dinî-hukukî geçerlilik şartlarını bilen bir görevliye nikâhları kıydırması İslâm'ın ruhuna daha uygun bulunmakta ve nikâh akdiyle eşlere sağlanan hukukî garantileri daha temin edici olmaktadır.
|
 |
sayfa 10  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|