Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
doqu
9 yıl önce - Cum 23 Ekm 2009, 02:34
İzmir - Yıkılan Sarı Kışla


Alıntı:


Sarı Kışla
İzmir Konak Meydanı'nda 1829'da inşa ettirilmiş ve 1953'de İzmir Belediyesi tarafından yıktırılması zamanla şehir bilinci açısından cinayete eşdeğer görülmüş büyük bir idari yapıdır. Yıkılmasından önce İzmir'in sembollerinden biriydi.

Denizin toprakla doldurulmasıyla elde edilmiş bir alan olduğu için Dolma denilen bir mevkiye kurulmuştur. Önceden burada 10 kadar sabunhane, Yahudi misafirhanesi ve meyhaneler bulunmaktaydı. Sarıkışla'nın inşasında binanın Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinin kozmopolit ve stratejik İzmir'inde devlet erkini yansıtması amaçlanmıştır. Çalışmaların başlatıldığı 1826 yılı, aynı zamanda, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılarak çağdaş bir ordunun temellerinin de atıldığı yıldır.

Kara tarafındaki cümle kapısı, 1872'de Kadızade Konağı olarak bilinen yapının önemli bir yenilemeden geçirilerek dönüştürüldüğü İzmir Vilayet Konağı'na ve 1901'de inşa edilen Saat Kulesi'ne bakmakta, arkasında minyatür İngiliz Ayşe Camii (bugünkü Konak Camii) bulunmaktaydı. İç kısmı Talimhane Meydanı olarak anılmaktaydı. Sarı renkte, kesme sarımsak taşları ndan inşa edilmişti. Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.

1950 yılında Milli Savunma Bakanlığı ile birlikte alınan müşterek bir kararla, şehrin merkezinde kalan askeri garnizonun dışarıya taşınması fikri benimsendi. Belediye tarafından askeri amaçlı beş adet binanın yapılması ve bakanlığa devredilmesi üzerinde anlaşıldı. Buna karşılık Sarıkışla da belediyeye verilecekti.

Belediye Sarıkışla'yı devralır almaz yıktı. Ancak, Sarıkışla'nın yıkılmasıyla boşalan Konak Meydanı'nı ne yapacağını bilemedi. Londra, New York ve Rio de Janeiro belediyelerine başvurularak fikir istendi. Boş kalan alan birahaneler ve çiçekçilerle doldu. Uzun süre İzmir toplu taşıma ağının merkezi oldu ve çirkin bir görünüm aldı. 80'li yıllar a gelindiğinde denizin doldurulmasıyla inşa edilen Mustafa Kemal Sahil Yolu'na bağlanacak geniş bir yol hattı ve bu hatta bağlı üst geçit planları yapılması meydanın gözden çıkarılmaya başladığına işaret etmektedir. Ardından Galleria tartışmaları gündeme geldi. Birkaç kez bir park görünümünde düzenleme girişimleri yapıldı.

Sarıkışla'dan Konak Meydanı'nda geriye sadece hitapname'si kalmış, bir anıt şeklinde dikilmiştir. Hitapname yıkımı gercekleştiren müteahhidin bir vicdan muhasebesi sonucu bahçesinden çıkarıp geri getirmesi üzerine geri kazanılabilmiştir. Pek çok kentin (örneğin Dresden) savaşlarda yıkıma uğramış sembol yapılarının üşenmeksizin yeniden inşa edildiği günümüzde, yerli yıkımın bir kaybı olan Sarıkışla'nın yenilenmesine dönük fikirler ortaya sürülmeye devam etmektedir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fla



Alıntı:



Kaybolan Bir Simge
Sarıkışla

Aysegül SELÇUK

Anadolu üzerinden gelen Uzak ve Ortadogu baglantılı uzun mesafe kervan ticaret yollarının son duragı haline gelen güzel İzmir’in ticaret hayatındaki yükselisi 17.yüzyılda basladı, korunaklı limanıyla farklı kökenlerden gelen tüccarı çatısı altında topladı. Anadolu ve Asya içlerine kadar rahat ulasılabilir olması ticari girisimciler açısından mal toplamak, degis tokus yapmak için çok elverisliydi.

İzmir Osmanlı merkezi yönetim yapısından biraz daha farklıydı. Kent, ticaretin bu kadar bereket getirdigi topraklarda islerin kolaylıkla yürütülebilmesi için digerlerine göre özgür bırakılmıstı. Ticaretin basını çeken ülkelerin konsolosluklarının 17. yüzyılda kentte boy göstermis olması bunun bir sonucuydu. Bütünüyle bir Avrupa yasantısı süren kentliler için Avrupa’nın lüks tüketim esyalarına ulasmak hiç de zor degildi. Çok kültürlü yapısını binaların cephelerine asılan dört dilde yazılmıs reklam ve ilan panolarından anlamak mümkündü.

19. yüzyılda İzmir, Avrupa’nın pek çok limanına yılda yaklasık altı milyon ton ürün ihraç eden; mimarisiyle, soysal ve kültürel yasantısıyla dünya ticaretinin önemli ve zengin merkezlerinden bir tanesiydi artık. Tiyatro oyunlarının ilk gösterimleri İzmir’de yapılıyor ve küçük Paris’in kordon boyu olarak anılıyordu.

II.Mahmud döneminde Vaka-i Hayriye olarak bilinen olayda 1826 yılında Yeniçeri Ocakları kapatılarak yerine Asaki-i Mansure-i Muhammediyye adıyla dönemin gereklerini karsılayan yeni bir ordu teskilatı kuruldu. Yasanan bu olayla birlikte İzmir’de askerlerin barınacağı, talimlerini yapacağı, ticaretin devamlılıgını bozmayacak bir kıslanın insa edilmesi geregi doğmustu.

İste Kışla-i Humayun olarak da bilinen Sarı Kışla 19. yüzyılda bugün Konak Meydanı olarak bilinen alana bu dönemde inşa edildi. Sarı Kışla yapıldıgı dönemin büyük bir idari binasıydı ve inşası için deniz kenarı özellikle padişah fermanıydı. Bu alan denizin doldurulmasıyla elde edildigi için aynı zamanda Dolma olarak da biliniyordu. Sarı Kışla insa edilmeden önce pek çok farklı yapıdan olusan; çesitli kahvehaneler, manav dükkanları, meyhaneler ve evlerle çevrili kalabalık bir bölgeydi. Padisahın emrine uyularak bu bölgedeki bütün ticarethaneler ve evler satın alındı, yıkıldı ve yer kazanmak için deniz, kıslanın insası için dolduruldu. İzmir muhafızı Hasan Paşa ve İzmir Kadısı Sarı Kışla’nın yapımını 1829 yılında tamamlattılar.

Sarı Kısla ismini, yapıldıgı sarı renkte sarımsak taşlarından alır. Ön cephesi denize bakan kıslanın arka kapısı bugün Hükümet Konağı olarak bilinen ve 1872 yılında yapılmıs olan Kadızade Konağına, 20. Yüzyılın ilk çeyreginde yapılan Saat Kulesi’ne ve günümüzde Konak Camii olarak anılan camiin bulundugu alana bakıyordu. L seklinde insa edilen binanın iç kısmı Talimhane olarak anılıyordu.

1950 yılında sehrin içinde kalan askeri alanın sehrin dışına tasınması fikri benimsendi. Şehrin dısına askeri amaçlı binalar yapılarak Sarı Kısla belediyeye devredildi. Ancak ne yazık ki 121 sene kentin yasantısına tanıklık eden Sarı Kışla’dan geriye sadece Konak Meydanı’nda dikili olan hitapnamesi, yeri doldurulamayan bir meydan ve eskilerin dillerinden düsürmedikleri yıkılısında sehri basan farelerin hikayesi kaldı.

Pek çok kentin eskiyi anlatan yapılarını kültürel mirasla birlestirerek özenle korudugu çagımızda, İzmir kaybettigi simgesel yapılarını yeniden hayata döndürmek için vakit kaybetmemeli, Sarı Kısla’dan kalan hikayeler, hatıralar ve fotograflarla yetinmemelidir.

Kaynaklar
* Fransız Seyahatnameleri ve Tarihin Aynasında İzmir Kolokyomu, İzmir Büyüksehir Belediyesi Kültür Yayını, İzmir, 2000.
* ŞENOCAK Bülent, LEVANT’ın Yıldızı İzmir, Senocak Kültür Yayını, İzmir, 2003.
* Fotograflar: İzmir Ticaret Odası Kültür, Sanat ve Tarih Yayınları-4 Cama Yazılan Tarih

http://www.izto.org.tr/NR/rdonlyres/7475BDA1-95B7 ...elcuki.pdf


Yeniden Sarı Kışla dilekleriyle..............


tahsinsonerada

9 yıl önce - Cum 23 Ekm 2009, 06:59

sarı kışla yı yeniden yapacak belediye başkanının 40 yıl kölesi olurum

enginkrmn
9 yıl önce - Cum 23 Ekm 2009, 11:55

Konak metro istasyonu yapılırken Şarıkışla'nın kestane ağacından yapılmış kazıkları bulunmuş.Bunlar kent müzesine verilmis.



(+)


Resim http://karsiyaka.fotolari.googlepages.com/ sayfasından alıntıdır.



doqu
9 yıl önce - Cum 23 Ekm 2009, 15:47

Sarı Kışla’nın katledilişinin sorumlusu insanları unutmamak gerekir.
Eminim bu konuyu daha iyi bilenler vardır. İnternette kısa bir tarama ile aşağıdakilere ulaştım.

İki Rauf var….

Rauf Onursal
Alıntı:
• izmir'in başına gelmiş en büyük felaketlerden bir tanesidir. 1950 yilindan 1954 yilina kadar izmir'in belediye başkanlığını yapmış, döneminde bir çok garabet projeye nail olmuştur..

bir kere kenti modernleştireceğiz diye bir düşünce tutturmuştur bu demokrat partili arkadaş ki bu modernleşme süreci sonrasinda, sarı kışla gibi bir mimari şaheser yikilacak, hatta saat kulesi bile yikilmaya calisilacak, konak meydani tarihi dokusundan uzaklasacak, ortasindan kocaman eksozlu bir yol gececek, meydan'in alsancak tarafinda kalan tarihi yapilar yiktirilacak, yerine acuze bir belediye binasi yaptirilmaya calisilacak, kordondaki yalilar, puntadaki yalilar hepsi "kentleşme" adi altinda apartmanlara ayrilacak, varyant yapilacak, varyant'in hemen yanına simdi kiz yurdu olarak kullanilan, o dönem "modern izmirli böyle apartmanlarda kalir" diye örnek olarak yaptirilan bina yapilacak, tramvay hatti kaldirilip, yerine boynuzlu troleybüsler gelecektir.. adam tek basina tüm tramvay hattini söküp atmistir izmir'den.

behcet uz kendisine siddetli bir sekilde karsi cikmaya calismis, ama cok partili hayatin gazini alan izmirliler de bu modernlesme, kücük amerika olma sözüne inanilmaz kanmışlardir. o cük gibi meydanda kalan saat kulesi, asla 2003 yilina kadar yapilamayan, düzenlenemeyen konak meydani, imbat'in yok oluşunu kendisine borçluyuz.. 1974 yilinda ölürken, izmir için yunan yanginindan sonraki en büyük felaket oldugunun farkinda miydi acaba?

• ha tabi yalan olmasin, varyant gibi bir şeyi izmir'e kazandirmistir. ama varyant'i ilk yaptigi yillarda yine felaket bir eserdir. tam donulen yerler viyadük seklinde yapilmistir. hesapta oralara magazalar, kafeler yapilacaktir ama asla yapilmamistir. bir felaket olmasin diye, osman kibar o viyadükleri istinat duvarlari ile kapattirmistir..

kati bir inonu aleyhtariymiş rahmetli. (* İnonü'nün sınırdışı edilmesini istemiş) izmir kendisini hatirlamaz. 5 sene basinda bulundugu sehir, hic bir caddesine rauf onursal adini vermemistir, hic bir yere büstü dikilmemistir. dikilmeyecektir..
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=rauf+onursal



Rauf Beyru
Alıntı:
……Rauf Beyru İzmir'de okumuş ve yaşamının büyük bölümü bu kentte geçmiş. Bu kişisel bağlantı dışında mesleki olarak onun bu kentle ilgisini, 1951 yılından başlatmak mümkün. 1922'deki büyük yangının kentin üçte ikisini yok etmesinin yarattığı yıkım, 1950'li yıllara kadar ancak aşılabilmişti. İzmir'e bu yıllarda defalarca dünyaca ünlü kent plancıları davet edilmiş; yine defalarca planlar ve palan tadilleri yaptırılmıştı. O günlerin anlayışı çerçevesinde modern-avrupai bir kent yaratılmak isteniyordu. Tarif edilen veya yaygın olarak anlaşıldığı şekliyle bahsedilen modernizm yerli ve geleneksel referansları çok dikkate almasa da, kentin geleceğini belirleyecek kadar güçlüydü. Bu nedenle yürütülen modernizasyon çalışmalarını, liberal motiflerle daha belirgin ve köktenci müdahaleler versiyonuyla sunan Demokrat Parti iktidarı sırasında, o günlerin İzmir Belediye Meclisi ve Reis Rauf Onursal'ın çabalarıyla, 1951 yılında Bayındırlık Bakanlığı tarafından uluslararası bir yarışma tertiplenir. Bu yarışma 1827-1829 yılları arasında inşa edilen Sarı Kışla'yı yıkarak, Konak Meydanı ve civarında modern bir kent merkezi ve devlet sitesi yapılmasını öngörmektedir. Yaptığı projeyle bu yarışmanın üçüncülük ödülünü, daha mesleki yaşamının başlangıç yıllarını yaşayan Rauf Beyru kazanır. ………
http://arsiv.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/02/20/ ...egeb4.html



Sarı Kışla yıkıldıktan sonra Konak Meydanı zamanla ne hale geldi.
Fotograflar Yılmaz Büktel’e ait.



(+)




(+)




(+)




(+)




(+)



Yılmaz Büktel’in fotografları çok önemli.
Naçizane önerim. Büyükşehir kendisiyle temasa geçip ortak bir çalışma ile Konak Meydanı'nın da bu eski fotograflardan oluşan bir sergi açsın. Neydik, ne olduk ve şimdi neyiz…
Halkı bilinçlendirmeye çalışsınlar. Bir daha böyle felaketler başımıza gelmesin.


yasaruruk
9 yıl önce - Cmt 24 Ekm 2009, 03:18

"wikipedia" da olmak üzere internette yer alan ve herkesin ekleme yapabildiği genel başvuru sayfalarında yer aldığı görülen önemli yanlışlar, bu sayfalardan yararlananlarla birlikte her yere yayılıyor. Sarı Kışla'da da böyle olmuş.
Bazı örnekler:
Alıntı:
1953'de İzmir Belediyesi tarafından yıktırılması

Sarı Kışla 1955 yılında yıktırılmıştır.
Alıntı:
1872'de Kadızade Konağı olarak bilinen yapının önemli bir yenilemeden geçirilerek dönüştürüldüğü İzmir Vilayet Konağı

Katipoğlu Konağı önemli bir yenilemeden geçirilmek şöyle dursun, tamamen yıktırılmıştır. "Konak" semtine, zamanında adını veren o ahşap Konak ile 1872 yılında yerine inşa edilen İzmir Hükümet Konağı'nın hiçbir ilgisi yoktur.
Alıntı:
arkasında minyatür İngiliz Ayşe Camii (bugünkü Konak Camii) bulunmaktaydı

Yalı Camii, Sarı Kışla arkasında değil, Doğu yönündedir. Kışla inşa edildiği zamanda orada cami değil, medrese vardır. O yapı, Vali Rahmi Bey zamanında medrese yıkılarak sadece cami bırakılmıştır.

Wowturkey'in hem görsel hem de yazılı bilgi açısından önemli bir kaynak olduğunu düşündüğümden Sarı Kışla tarihçesi ile ilgiyi bilgiyi buraya ekliyorum:

Yapımına, Sultan II. Mahmud’un 15 Haziran 1826 tarihinde Yeniçeri Ocağını kaldırıp, Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı modern askeri örgütlenmeyi kurduğu aşamada bizzat padişah emri ile görevlendirilen İzmir muhafızı Kelami Hasan Paşa, şehrin mimarlarından ve mühendis halifesi Mahmut efendi ve kadı efendinin ön çalışmaları sonucu başlanır. Şehirde bu iş için uygun büyüklükte bir alan olmadığı için deniz kıyısında bir yerin doldurularak kazanılacak arsaya kışlanın yapımı kararlaştırılır ve uygun görülen yerdeki sabunhane, tuzhane, kahvehane, manav dükkânları, Yahudi odaları ve evi istimlâk edilerek, yapım sorumlusu olarak da Dergâh-ı Âli eski kapıcıbaşılarından Menemen voyvodası Arif ağa görevlendirilir. Kışla, üç kat kagir bir yapı olarak 1827 - 1829 yılları arasında tamamlanır. 1847’de ilk kez onarımdan geçen yapının, günümüzde Katlı Otopark bulunan yerdeki Hapishane karşısına rast gelen bölümlerinde, Cumhuriyetin ilk yıllarında, köşede bir kahvehane, kahvenin solunda bisiklet tamircisi, onun yanında da Seferihisar, Urla, Çeşme, Karaburun otobüslerinin önünde durup yolcu aldıkları bir bakkal ve tek tekçi meyhane bulunmaktadır.
Sarı Kışla, Cumhuriyet sonrası işlevini gittikçe yitirir. Hem hızla gelişen İzmir’in yeni yapılanması karşısında şehrin en önemli geçiş alanı durumuna gelen Konak alanını tıkayan bir görüntüye kavuşur, hem de İzmir çevresinde yeni yapılan askerî tesisler bu oldukça yaşlı binanın bu açıdan da önemini yitirmesine neden olur. Bu arada T. B. M. M. tarafından çıkarılan 5442 sayılı “Yangına Maruz Olan Resmî Kurumların Korunması Hakkında Kanun” işi kolaylaştırır. İzmir Belediyesi ile Milli Savunma Bakanlığı anlaşır ve belediyenin inşa ettiği Komutanlık Binası, Ordu Evi, Askerlik Şubesi ve yeni Kışla binaları karşılığında 17 Mart 1955 tarihinde belediyeye teslim edilen Sarı Kışladan ertesi gün tahliye başlar. Öte yandan eski Cezaevi karşısına düşen kısımdaki zamanın Askerlik Şubesi binası ile zemin katındaki sahipli dükkânların istimlâk işlemleri de başlatılır.
Kışlanın yıkımı uzun zaman tüm İzmir’in gündemindeki en önemli olay olur. Yıkımı izlemeye her gün birçok kişi gelir. Öte yandan belediye ve çevrenin karşısına büyük bir sorun çıkar: fareler ve sansarlar! Her biri -deyim yerindeyse- pabuç büyüklüğünde binlerce fare yıkımla birlikte kaçacak delik aramaya başlar. Belediye zamanın şartları içinde olabilecek her önlemi alırsa da farelerin bir bölümü çevreye yayılır. Bu farelerden kurtulmak için verilen mücadele iki yıl sürer. 1955 yılı Kasım ayında Sarı Kışla’dan geriye koskoca bir alan kalmıştır ve zaman geçirilmeden Bahri Baba Parkı önünden Gümrük önüne uzanan yeni caddenin yapımına başlanır.
İzmir tarihinde, temelinin atılışından yıkıldığı zamana kadar hizmet verdiği 128 yıl boyunca önemli yer tutan Sarı Kışla, yıkımından sonra geçen yaklaşık elli yıl boyunca şantiye görünümünde kalan Konak alanının tamamı ile SSK Blokları’nın bulunduğu adayı da içine alan bir araziye sahiptir. Ağız tarafı denize dönük, geniş bir “U harfi”ne benzeyen üç katlı ana binanın birinci bloğu, deniz yönünden bakıldığında saat Kulesinin sağ tarafında kalan Subay Gazinosu ile başlayıp, meydana bakan cephesi oldukça süslü ve balkonlu komutanlık binası ile devam edip Kemeraltı girişine kadar uzanır. Bu bloktan günümüzdeki Varyant girişine doğru birbirine paralel iki blok birden görülür. Denize yakın olan blok sözünü ettiğimiz U harfinin taban kenarını oluşturur. Yaklaşık elli metre ardındaki blok ise önündekinin en az iki katı uzunlukta olup günümüzdeki Milli Kütüphane Caddesinin Kemeraltı girişinden itibaren sağ kenarının tamamı boyunca uzanan yine katlı otoparkın karşısına düşen bir noktadan sağa doğru kavis çizerek uzanır. Günümüzdeki Mithat Paşa Caddesinin yapımına başlandığı zaman Karataş’a doğru uzanan yolun başlangıç kısmında aldığı büyük kavis sözü geçen bloğun biçimi belirler. Caddenin günümüzde Güney Deniz Saha Komutanlığı binası önünde sağa doğru döner biçimli olması ilk yapılışta Sarı Kışlanın duvar gibi tam karşıda dikilmesindendir. Sözünü ettiğim ikinci blokta, bir yük katarının vagonları gibi sıralanmış, farklı yükseklikteki bir düzine civarında ve bazıları komutanlık tarafından kullanılan bazıları da gelir getirmesi için kiralanan binalar bulunmaktadır. Bu uzun bloğun ortalarına denk gelen bir noktasında, önündeki ana binanın denize doğru uzanan üçüncü kenarı vardır. Dolayısı ile bu biçimde bir yapı dizisi ile Sarı Kışla iki büyük alana sahip olur. Bunlardan “U harfi”nin içinde kalan ve denize kıyısı bulunan alan genellikle törenler için, arkadaki uzun blokla ana yapı arasında alan daha büyük alan ise talim için kullanılır ve yapım sırasında deniz doldurularak geniş bir kullanım alanı kazanılır. Binanın tüm dış cephesi sarı renkle boyandığı için adı İzmir tarihine Sarı Kışla olarak geçer.
Sarı Kışla tamamlandığı zamandan yıkıldığı zamana kadar İzmir’in en büyük hacimli yapısı olarak kalır. Saat Kulesi’ne bakan Komutanlık binası kışlanın büyük bölümü gibi üç katlı olmasına karşın tüm yapının en yüksek bölümüdür. Sarı Kışla hizmet verdiği süre içinde birçok önemli olaya tanıklık eder. Sözgelimi İzmir’in kurtuluş günü bayrağımız İzmir’de önce sözünü ettiğimiz komutanlık binasının balkonundaki göndere çekilir. 1908 Meşrutiyetinden hemen sonra Selânik’ten gelen Hürriyet Kıt’aları bu kışlaya yerleşir. Birinci Dünya Savaşı sonunda İzmir’i teslim almak isteyen İngiliz donanmasına karşı okul binaları ile birlikte Sarı Kışla da gaz dolu tenekelerle doldurularak yakılmak üzere bekletilir. İzmir’in kara günü olan 15 Mayıs 1919’da özgürlük için sıkılan kurşuna da kışlanın duvarları tanık olur. İzmir’in gündelik yaşamında da ilginç olaylara da gözlemci olmuştur.
(Yaşar Ürük "İzmir'i İzmir Yapan Adlar" s. 218, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı, 2008)



En son yasaruruk tarafından Cmt 24 Ekm 2009, 04:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


fatihcelikkaya
9 yıl önce - Cmt 24 Ekm 2009, 03:39

bu demokrat parti zamanında yıkılmayan yermi var İstanbulu da demokrat parti talan etti. yıkılan tarihi medreselerin,han,hamamların haddi hesabı yok neymiş yol açacaklarmış

tahsinsonerada

8 yıl önce - Cmt 09 Ekm 2010, 23:25

Büyük şehir belediye binasının dış cephe giydirilmesini değiştirerek sarı kışla görüntüsü verilmesi bence kötü bir fikir değil.. ama yine de gönül ister ki aynı özelliklere sahip , aynı büyüklük ve görünümde , aslına uygun olarak yeniden inşaa edilsin..
Ayrıca Alaçatılı nın bahsettiği, arkada kalan o çirkin bina bence de meydanın bütün sülietini bozmaktadır ve yıkılmalıdır...
Sarı kışla için bence konak meydanı nda olması da şart değildirr..yıkıldığı yere yapılması elbette daha güzel olur ancak bu zor veya imkansız ise şehir merkezinde başka bir yere yapılmasında da bir sakınca yoktur.. yeter ki halkın yararına kullanılsın..
Ayrıca konak meydanındaki iş bankası, akbank, ykm gibi binaların hiçbirinin dış cepheleri meydan ile uyumlu değil. bu konuda da dış cephe düzenlemesi yapılıp meydana uyumlu , tarihi görünümlü dış cephe değişiklikleri faydalı olacaktır...
Ayrıca ödüller almış konak meydanımız o büyüklüğüne ve güzelliğine rağmen bence hakettiği ilgiyi görmemektedir...İzmir' de belki de konser gibi etkinliklerin yapılmadığı tek meydan konak meydanıdır..Bence bu konuda da yeni projelere ihtiyaç duyulmaktadır.. çeşitli festival, şenlik veya konser gibi etkinliklerle konak Meydanı' nın ziyaret edilirliği arttırılmalıdır...



Ayhan
8 yıl önce - Cmt 09 Ekm 2010, 23:39

Alıntı:
Ayrıca konak meydanındaki iş bankası, akbank, ykm gibi binaların hiçbirinin dış cepheleri meydan ile uyumlu değil. bu konuda da dış cephe düzenlemesi yapılıp meydana uyumlu , tarihi görünümlü dış cephe değişiklikleri faydalı olacaktır...


İl Milli Eğitim Md. olarak kullanılan yüksek bina dahil, bu binalar yıkılmalıdır.

Alıntı:
Ayrıca ödüller almış konak meydanımız o büyüklüğüne ve güzelliğine rağmen bence hakettiği ilgiyi görmemektedir...İzmir' de belki de konser gibi etkinliklerin yapılmadığı tek meydan konak meydanıdır..Bence bu konuda da yeni projelere ihtiyaç duyulmaktadır.. çeşitli festival, şenlik veya konser gibi etkinliklerle konak Meydanı' nın ziyaret edilirliği arttırılmalıdır...


Bence düzenlenmesin, çünkü Konak çok kozmopolit bir yer, ve de şehrin tam merkezi. Böyle etkinlikler olursa trafik sorunu olur, çevre kirliliği fazlasıyla olur... Meydanda bir takım düzenlemeler getirilebilir, işportayla mücadele, temizlik vs. gibi... Ama ufak tefek etkinlikler elbette düzenlenebilir, zaten düzenleniyor da, bando konserleri vs. oluyor...


balboa
8 yıl önce - Cmt 16 Ekm 2010, 23:15

Katılıyorum, Konak Meydanının böyle bir cephe yenilemesine ihtiyacı var kesinlikle.

Bunun yanı sıra Çankaya ve Basmanedeki binaların büyük bir bölümününde cephe temizliğine ihtiyacı var. Cephe temizliği derken hadi boya badanayı geçtim en azında tabela temizliği yapılmalı. Tabelalara kesinlikle yasak getirilmeli inanılmaz bir görüntü kirliliği oluşuyor.

Bu arada bu başlık için teşekkürler gerçekten bilgilendirici olmuş, özellikle Rauf Onursal ve Rauf Beyru'yu bilmiyordum.


babtek
8 yıl önce - Cmt 16 Ekm 2010, 23:20

Sarı Kışla ile ilgili İzmir'in işgali sırasındaki önemi ile ilgili hep okuyordum da bu bilgilere sahip değildim.
Çok teşekkürler.

1953'de yıkılma sebebini öğrenince kahroldum.
Öyleyse garnizonu şehir dışına çıkarmak için Selimiye Kışlasını da yıkalım, orayı da dümdüz edelim. Bunu yapanlar gibi şahsiyetsiz, tarih katili insanlar kesinlikle cezalandırılmalı.



sayfa 1
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet