Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6
Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pzr 01 Ksm 2009, 22:06

Alıntı:
Bu örneklerin Adalar ile karşılaştırlamayacağını düşünüyorum. Evet Bogaz hattı ve Kasımpaşa/Balat parkurunda benzerlik olabilir. Ama her iki bölgenin ulaşım alternatifleri mevcut ve daha önemlisi kamu hizmetlerinden faydalanmak semt veya ilçe değiştirmeyi gerektirmiyor.

Fakat sorun, mutlaka vergi vermek veya bağ-kur taksidi ödemek tarzı kamu hizmetinden/hizmetlerinden faydalanmak mantığı üzerine kurulu değil. Bunları detay olarak görebiliriz. Fatih içinde de bina vergisi ödemek için otobüs binmek zurumundasınız. Ya da Beşiktaş'ta oturan birisi hastahaneye gitmek için otobüse binmek durumunda. Yani, biryerlere ulaşabilmek için İstanbul'da her semtte bir bedel ödenmesi gerekiyor. Boğaz hattında iki iskele arasında ister vapur ister otobüs kullanın, mutlaka ücretini ödersiniz. Balat'ta oturan biri de Kasımpaşa'ya motorla da geçse, otobüsle de vâsıl olsa tam bilet ödemek zorunda...

Alıntı:
Ama Adalar`da özellikle Büyükada `da yaşamıyorsanız birçok iş için Büyükadaya gitmek zorundasınız. Yüzecek yada kürek çekecek haliniz yok. Bu durumda da, adalı haklı olarak bir ayricalık değil ama "daimi adalıya" özel bir çözüm sunulmasını istiyor.

Birçok iş için İstanbul'un hemen her ilçesinde biryerlere ulaşım aracı kullanmak durumundayız. Sadece muhtara giderken böyle bir sıkıntımız yok, yürüyerek ulaşabiliyoruz. -Ki benzer durum da zaten Adalar'da da mevcut. İlçe, kendi içinde mahallelere bölünmüş vaziyette... Bu örneklerden hareketle Adalar'a ücretsiz seyahat meselesi bir zamanlar zaten bir haksızlıktı. Adalar Belediyesi adalar arasında ücretsiz olarak çalıştırabileceği bir motor satın alıp bunu belli bir saat çizelgesine bağlayarak hizmete sunabilir. Kınalı-Büyükada arası 40 dakikadır (Yani, 10 dakika değil )

Alıntı:
Ulaşım konusuna gelince "Kasımpaşa" tipi botları çözüm olabilir. Ancak ben bunun bir motor/tekne faciası olmadan gerçekleşeceğine pek ihtimal vermiyorum. Sonuç itibarı ile ülkemizde "insan hayatına önem verme olgusu" maalesef önde gelen kriterlerin başında gelmiyor!

Tahminimce bir süre sonra; inşa edilmekte olan Kasımpaşa sınıfı 3 teknenin ikisi Haliç'te hizmet verirken, üçüncüsü kenarda bekletilmek yerine, muayyen saatlerde "Adalar-Bostancı" arasına konulacaktır. Haliç hattının tekne ihtiyacı zaten 2...

Alıntı:
Facia oldukdan sonra da...kadercilik, Allahın işi, olumsuz hava şartları vs. gibi bahaneler hemencik sorumlu kişilerin dilinden eksik olmuyor.

Allah muhafaza!... Neyse ki bugüne kadar Bostancı-Kartal ile Pendik ve civarı sahilden Adalar'a bir asırdan beri çalışan deniz motorlarında böyle bir durum yaşanmadı. Bundan sonra da yaşanmaması için belediyenin bu konuda çok katı kuralları devreye sokması ve motorlarla motorculara göz açtırmaması, en küçük bir aksaklığı dahi affetmemesi gerekir. Can, herşeyden önemlidir.

Alıntı:
Bu uygulamaya Akbil entegrasyonundan daha önce son verildi; bütün ada iskelelerine jetonlu turnikeler yerleştirildi; bu arada öğrenci kartları da kaldırıldı ve son olarak da Akbil entegrasyonu gerçekleşti. Bu durumda, şu anda, Büyükada'dan Heybeliada'ya geçmek için, akbiliniz yok ise, 3 TL ödemek durumunda oluyorsunuz (10 dakika yol). Bu açıdan bakıldığında, bu hatların Boğaz Hatları ile karşılaştırılması da pek mümkün değil (bunların beheri 1.5 TL).

Tekmil Adalar ile Bostancı arası; 40+30 =70 dakikadır. Bunun 40 dakikası; Adalar arasındaki yolcu toplamalarında, 25-30 dakikası ise uç ada-Bostancı arasındaki seyahatte... Boğaziçi'nde normal bir vapur ortalama 40 ilâ 90 dakika arasında tek yönlü seyahat arzı verir. Yani Adalar ile Boğaz hattı aşağı-yukarı aynı kefede değerlendirilerek, Adalar-Bostancı seferlerinin de 1.5 lira üzerinden ücretlendirilmesi en adaletli olanı olacaktır.

Alıntı:
Özeten, -şayet mevcut ise-, Adalar arası "beleş" ulaşımı kullanan kişi sayısı gün içinde 400-500'ü geçemez, bunların zaten 300-400 kadarı öğrenci, kalan kısmı da ağırlıklı olarak memurdur.

İstanbul'un hiçbir semtinde kamu araçları beleş kullanılmaktadır. 5 dakikalık seyahat için bile tam ücret ödemekte milyonlarca İstanbullu... Adalar'da bir günde 400-500 kişi böylesi bir beleş kullanıma sahip olacak olursa, hakkaniyet ölçülerinin dışına çıkılmış olunur. Avcılar'da oturan biri Beşiktaş'a 2 vesaitle ulaşır. Çapa'da oturan biri ise 1 vasıtayla... Gidilen son nokta aynı, kullanan insanların hepsi İstanbullu, ama birinin cebinden diğerine nazaran 2 misli para çıkmakta... Kimse de çıkıp birşey söylemez ama. Çünkü Avcılar'da oturan bu durumu kabullenmiştir. "Uzakta oturuyor isem, çift bilet ödemek durumundayım". Kabul gören seyahat mantığı budur kentte... Benzer durum Adalar'da da yok mu? Bu açıdan baktığımda, Adalar'da ikamet etmeyi kabul eden birinin, kentiçi seyahatlerinde bir miktar daha fazla para ödemesi gerekeceği sonucunu çıkartıyorum.

Alıntı:
peki çalışan motorların yerine vapurlar iskelelerde bağlı ben gecenin geç saatinden bahsetmiyorum.
konu gündüz saatlerindendir .
iskelerde bağlı bulunan vapurlarda 24 görevli ekipler var . bu ekiplere maaş ödeniyor . ve vapurların
sigortası yani kaskosuda lloyds "veya başka bir şirketede ödenmiş . o zaman vapurun yakıtı kalıyor masraf olarak. yani tek yakıttan tasarruf ediliyor . yakıt tasarrufuna karşılık motor şirketine uyguladığı seferler için ödenek yapılıyor . o zaman tasarruf nerede burada ? bu konuyu düşünün lütfen.

Yakıttan tasarruf etmek az şey midir Allah aşkına? Yolcu olmadığı saatlerde bir kamu aracının bomboş sefer yapmasını, bu araçlarda benim de cüz'i miktarda bir hissem olduğunu düşünerek kabul edemiyorum. Sadece 20-25 kişi için vapur değil, bunun bir alt kategorisi olan bir tekne hareket etmelidir. "Siz bana her dâim tam kapasite arzedin. Ama ben kullanırım, ya da kullanmam. Bu benim bileceğim bir iş" deme lüksüne hiçbirimiz sahip değiliz. İETT ölü saatlerde nasıl ki otobüslerinin bir kısmını garajlara çekiyorsa, ya da körüklü yerine solo otobüslerini servise çıkartıyorsa, banliyö trenleri nasıl ki pik saatlerde 15 dakikada bir, arasaatlerdeyse 30 dakikada bir sefer düzenleniyorsa, metro hatlarında Ulaşım AŞ pik saatlerdeki araç çalıştırma adedinin ölü saatlere oranla %25 fazla tutuyorsa ve arasaatlerde bütün bu araçlar bir kenarda bekletiliyorlarsa, aynı durum vapurlar için de geçerli. Yolcusu olmayan saatlerde yüksek sınıflar kenarda bekler, yerlerini bir alt sınıflar alır. Yoksa zararın ucu hepimize dokunacak dönüp dolaşarak...

Neticede sözkonusu hatta yolcusuz saatlerde 775-1450 kişi taşıyabilen vapurlar çalıştırılması gereksiz. İstanbul maalesef bu kadar zengin ve de bonkör değil henüz... Bunun yerine daha küçük tekneler hizmete girmesi elzem. Pekiyi bu motorlar ille de Tur-Yol mu olmalı? Hayır, yukarıda da bahsettiğimiz gibi; Kasımpaşa sınıfı vapurların üretiminin devam ettirilerek, kış sezonunda ve yazları ölü saatlerde hiç değilse 2 adet Kasımpaşa sınıfının karşılıklı çalıştırılması yönünde...

Akın KURTOĞLU


Süha
12 yıl önce - Pzr 01 Ksm 2009, 22:12

Vapurlar zarar ediyorsa şu da geldi aklıma Adalar Belediyesi İDO'nun zararını karşılama yoluna gitsin ortak bir nokta bulurlar bunun sonucunda. Tabi ki bu kötü havalarda kimse motora binmek istemeyebilir ama bu işin ortak nokta bulacaklarına eminim.

ahmetkaya2
12 yıl önce - Pzr 01 Ksm 2009, 23:57

ido erdek avşa hattında yaptığını yapmalı bence. vereceksin adalar belediyesine vapuru, iskeleyi,personeli. işletsinler bakalım. avşa belediyesi selamiçeşme araba vapurunu ve hattı ikinci ayında gestaş'a devretmek zorunda kaldı.

mustafa taşanyürek
12 yıl önce - Pts 02 Ksm 2009, 00:24

Bu konuda çok şey yazıldı çizildi.Benim merak ettiğim sonuçta bu motorlara da ido bir para ödüyor.Bu ödenen parayla bir C sınfı vapur çalışmasının verdiği zarar acaba çokmu aşağıya çekiliyor?

Volkan Cordan

12 yıl önce - Çrş 04 Ksm 2009, 13:35

Alıntı:
Fakat sorun, mutlaka vergi vermek veya bağ-kur taksidi ödemek tarzı kamu hizmetinden/hizmetlerinden faydalanmak mantığı üzerine kurulu değil.


Elbette değil, ama şu soru da insanın ister istemez hemen aklına gelmiyor değil:
Her yıl Istanbulun bir tepesi gecekondu semtleri ile dolarken bu gelişmeyi teşvik edercesine IETT hattı açılıyorsa, ki burdaki halk bu IETT kurumuna doğrudan ya da dolaylı hiçbir vergi katkısı yokken (tek ve en önemli silahı oydur), ve ben bir taraftan bu olumsuz gelişmeyi benim vergilerimle sübvanse ediyorsam, diğer taraftan ama bana aynı kurumun bir dalı olan IDO zarardan dem vuruyorsa...burda bir sorun var demektir. Ya da sizin degiminizle: "bu araçlarda benim de cüz'i miktarda bir hissem olduğunu düşünerek kabul edemiyorum".

Alıntı:
Yani, biryerlere ulaşabilmek için İstanbul'da her semtte bir bedel ödenmesi gerekiyor. Boğaz hattında iki iskele arasında ister vapur ister otobüs kullanın, mutlaka ücretini ödersiniz.


Bende zaten bedava olsun demiyorum. Ancak ücretleme mantıklı olsun! Yani ben Heybeliden Büyükada`ya gitem icin, tıpkı Adalar - Bostancı ya da Adalar-Kabataş ücretlerini ödemek zorunda bırakılıyorsam, burda ciddi bir sorun var demektir! Yoksa makul bir ücrete kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum, sonuçta vapurlar su ile çalışmıyor (ki suyun bile Istanbul`da bir bedeli var)

Alıntı:
Adalar-Bostancı seferlerinin de 1.5 lira üzerinden ücretlendirilmesi en adaletli olanı olacaktır.

Bu Adalar arası gidiş gelişin 3 TL olduğu sonucunu doğurur, ki adaletli olur. Su an ise sadece tek yön için 3TL den fazla ödüyoruz.

Alıntı:
Benzer durum Adalar'da da yok mu? Bu açıdan baktığımda, Adalar'da ikamet etmeyi kabul eden birinin, kentiçi seyahatlerinde bir miktar daha fazla para ödemesi gerekeceği sonucunu çıkartıyorum.

Buna zaten kimsenin bir itirazı yok! Sorun Adalar arası yolculukta vatandaşın "kaz gibi" yolunması.
Hatta ben derim ki, gün boyunca (pik saatler dışında) Bostancı iskelesinde bekleyen deniz otobüslerini Adalar-Bostancı/Kabataş hattına verin, gerekiyorsa ücretini biraz daha da yükseltin. Yeterki güvenli,sürekli ve hızlı bir bağlantı sağlansın.

Alıntı:
Pekiyi bu motorlar ille de Tur-Yol mu olmalı? Hayır, yukarıda da bahsettiğimiz gibi; Kasımpaşa sınıfı vapurların üretiminin devam ettirilerek, kış sezonunda ve yazları ölü saatlerde hiç değilse 2 adet Kasımpaşa sınıfının karşılıklı çalıştırılması yönünde...


Evet bu mantıklı ve doğru bir çözüm olarak gözüksede, hayata geçebileceğini pek sanmıyorum.

Alıntı:
Vapurlar zarar ediyorsa şu da geldi aklıma Adalar Belediyesi İDO'nun zararını karşılama yoluna gitsin ortak bir nokta bulurlar bunun sonucunda. Tabi ki bu kötü havalarda kimse motora binmek istemeyebilir ama bu işin ortak nokta bulacaklarına eminim


Maalesef Adalar Belediyesi tahmin ettiğiniz kadar zengin değil, hatta diğer büyük ilçelerin yardımı olmasa, çöp bile büyük sorun olurda. Bunun sebebi ise, Adaların hazineden aldığı finansal katkının ilçe nüfusuna göre hesaplanması. Nüfus rakamsal olarak 14000 (tüm adalar), oysa gerçek nüfus (yaz ayları) 85000-150000 civarında.
Durum o kadar vahim ki, Belediye iki çıkartma gemisinin (ki bunlar adalar arası kargo taşıyor) yakıt masraflarını bile ödeyemez durumda!
Eskiden Belediye (AK Parti zamanında) Üsküdar belediyesinden destek alırken, şu an (CHP) bir nebze Kadıköy belediyesinden yardım görüyor.
Kısaca, Adalar Belediyesinin vapur işletmek gibi bir durumu zaten yok, ki bu görevin hangi kurum ve kuruluşa verildiği de gayet açık.
Sorun bu kuruma verilmiş bu sorumluluğu, nasıl bir şekilde hizmet olarak sunması. Adalar konusunda IDO maalesef bu son icraatı ile, Adalılar nezdinde sınıfta kalmıştır.

Selamlar



Süha
12 yıl önce - Çrş 04 Ksm 2009, 19:54

BOSTANCI - ADALAR HATTINDA İDO FARKI
Alıntı:
Marmara Denizi’nin sahillerine, Boğaz’a yayılan İstanbul için deniz ulaşımı her zaman büyük önem taşımış. Osmanlılar zamanında da Vapur Seferleri İstanbul için önemli imiş. Bu iş için kurulan şirket yakın zamana kadar gelmiş, bunun bünyesinde “Şehir Vapurları” işletilmiş.

Neredeyse Osmanlı’dan kalma vapurlarla yolcu taşıması günümüze kadar yapıldı. Hantal, düşük hızlı, çok masraflı bu vapurlar ekonomik olmaktan uzaktı. Bu arada İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ kuruldu, bu şirket bünyesinde süratli, daha modern taşıma araçları olan Deniz Otobüsleri faaliyete geçti.
İstanbul’daki deniz yolcu taşımacılığı belediyeye devredilince, İDO’nun yükü ve önemi daha da arttı. Filoya yeni deniz otobüsleri katıldı. Demode olmuş vapurlar tersanelerde yenilenerek ömürleri uzatıldı. Adeta İstanbul’a has yeni deniz araçları inşa edildi. Ayrıca halk oylaması ile yeni vapurlar seçilip inşa edildi. Şimdi 5 tanesini Boğaz’da her gün görebiliyoruz. Karaköy-Beşiktaş-Kadıköy arası mekik dokuyorlar. Marmara Denizi’nin her tarafına seferler kondu. Yalova, Mudanya, Bandırma, Marmara Adaları kolay ulaşılır hale geldi. Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ gibi illere gitmek, İstanbullular için zevkli oldu. Kitlesel ulaşım, insanlarımız için eğlenceli bir turistik geziye dönüştü. Talep arttıkça yeni tekneler devreye girdi.

KENDİNİ HEP YENİLEDİ

İDO kendini hep yeniledi, nitelikli personel ve çağdaş teknelere sahip oldu, teknolojiyi sonuna kadar kullandı. Artık evindeki bilgisayarın tuşuna basarak yer ayırtan İstanbullu için, Marmara Adalarına, sahillerine kısa zamanda, zevkli bir yolculukla gitmek olağan hale geldi. İnsanımız hak ettiği çağdaş bir hizmete kavuştu...

Gereken esnekliği gösterebilen İDO, yolcu sayılarına göre tekne büyüklüklerini de ayarlayabiliyor. Şirketi zarara uğratmadan, vatandaşın ulaşım problemini çözebiliyor.
İDO’nun ulaştığı bu hizmet kalitesinden vatandaşın ne kadar memnun olduğunu, bize gelen telefon ve mesajlardan anlıyoruz. Kadirşinas halkımız, yapılan bu güzellikleri görüyor, sebep olanları hayırla yâd ediyor.

ADALAR’A ARALIKSIZ SEFER

Verilen bilgiye göre İDO, bu kış sezonunda bir ilki gerçekleştirerek Adalar hattı vapur seferlerini, aralıksız sefer yapan yüksek kapasiteli yolcu tekneleriyle güçlendiriyor, Ada yolcularına gün boyu aralıksız ulaşım imkanı sunuyor.

Geçen yıl olduğu gibi, bu sene de Adalar hattındaki seferlerin azaltılmayacağı söyleniyor. Ayrıca, Mavi Marmara Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ne ait tekne seferleri de, ada yolcuları için gün boyu Bostancı-Adalar hattında sürekli seferler yapmakta.

2009-2010 Kış Tarifesi’nde İDO, Bayram ve Pazar günleri hariç, Kabataş’tan 9, Kadıköy’den 8 ve Bostancı’dan 16 olmak üzere, Adalar hattına gidiş yönünde günde 33 sefer düzenlenmekte. Bu yıl yapılan yeni bir düzenleme ile, Bostancı-Adalar hattına iş saatleri düşünülerek, ayrıca 06:35 seferi de eklenmiş.

Kamunun hizmet alma hakkı belli kriterler -güvenlik, konfor, ekonomik vb.- içerisinde sağlanırken, maliyet-yarar ilişkisi de göz önünde tutulmakta. Özellikle son yıllarda yolcu sayısında sürekli azalma trendinde olan Bostancı-Adalar hattında belli düzenlemeler yapılması, ancak bu düzenlemeler yapılırken herhangi bir mağduriyetin oluşmaması bilhassa amaçlanmış.

Hız ve zaman planlamalarına dönük teknik ölçümler doğrultusunda, Ada vapurları ile eşdeğer ulaşım şartları sağladığı belirlenen yolcu tekneleri, kış sezonunda Ada başına (Büyükada-Kınalı-Burgaz-Heybeli) 59 kişiye düştüğü tespit edilen vapur yolcu sirkülasyonunu fazlasıyla karşılayacak bir kapasite ile çalışıyor.

VATANDAŞ MAĞDUR EDİLMİYOR

Ada vapurlarına ek olarak hizmet veren teknelerde, sefer başına düşen Ada yolcusu sayısı da sefer sıklığına paralel olarak 30 kişiye iniyor. Ekonomik şartlar karşısında, olabildiğince özverili, samimi ve iyi niyetli bir yaklaşımı benimseyerek kamu hizmeti anlayışını hassasiyetle koruyan İDO, geçtiğimiz yılı 7.4 milyon TL zarar ile kapatmasına rağmen yolcu taleplerini, oluşan maliyet artışlarının önünde tutarak, sorumlu bir yaklaşımla çalışmalarını sürdürmekte.

Yolcu kapasiteleri 400 ile 600 arasında değişen yolcu tekneleriyle, Adalar hattında çalışan vapurların sahip olduğu konfor, güvenlik ve engelli kullanım standartlarının tümü titizlikle korunmakta.
Maliyet artışına rağmen, bugüne kadar Adalar halkına avantaj sağlayacak, Adalar arası transfer hizmetini ücretsiz uygulayan İDO, Mavi Marmara Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ne ait tekne seferlerini, mevcut seferlerine entegre ederek, yolcularının Ada’da bekleme sürelerini yarı yarıya azaltmıştır.

İDO, tekerlekli sandalye, valiz ve bebek puseti gibi araçların teknelere iniş binişlerini kolaylaştıran hareketli rampa sistemini de kış sezonu başında hizmete almış, teknelere biniş ve iniş şimdi vapurdan daha rahat hale gelmiştir.

Kaynak: http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=423525


Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Prş 05 Ksm 2009, 00:56

Mavi Marmara Koperatifinin müdürlüğünde aldığım bilgilere göre

İdo nun açıklaması


İDO ile yapılan toplantıda adada yapılan eylemlere kulaklarını çevirdiklerini ve bu nedenle Motorlar ile sözleşmeyi 31.12.2009 tarihine düşürdüklerini haberini aldım... Tabi zarar vs. gibi olumsuz yorumlar devam ederse tarihin yeniden artabilme imkanı var...


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Prş 05 Ksm 2009, 21:29

Alıntı:
Maalesef Adalar Belediyesi tahmin ettiğiniz kadar zengin değil, hatta diğer büyük ilçelerin yardımı olmasa, çöp bile büyük sorun olurda. Bunun sebebi ise, Adaların hazineden aldığı finansal katkının ilçe nüfusuna göre hesaplanması. Nüfus rakamsal olarak 14000 (tüm adalar), oysa gerçek nüfus (yaz ayları) 85000-150000 civarında.

İşte meselenin asıl çıkış noktasını vurgulayan cümle de bu... Adalar'a kış sezonunda tek yönde 16 sefer yapılıyor. Bunların B ve C sınıfı karışık şekilde, tamamıyla İDO vapurlarıyla yapılması durumunda; ((B+C)/2 = (1450+775)/2 = 1113x16=)17.808 kişilik bir "arz" oluyor (Sadece tek yönde). Oysa Adalar'ın toplam nüfusu 14.000... Yani toplam nüfusun 1 mislinden fazla bir vapur kapasitesi kışın buraya bağlanıyor. Hadi teknelerin kış kapasitesini de içinden düşelim. Bütün Adalılar'ın hergün vapura bindiklerini farzetsek bile bir misli kadar bir arz mevcut. Oysa gerçek seyahat rakamları 3000 civarında. Yani her 5 Adalı'dan 1'i vapura biniyor. Bu durumda klasik yöntemde nüfusun 6 misli kadar bir arz görülüyor. Bu da beraberinde yüklü zararı getiriyor tabii...

Benzer bir durumu Fatih ilçesi için yapacak olursak, belediyenin Fatih ilçe sınırları dahiline hergün 3.000.000 koltuk kapasiteli kara nakil toplutaşıma aracı sunması gibi bir oran çıkar ki, bu üç milyon değeri; belki de tüm İstanbul sathına yayılan günlük tek yönlü toplutaşıma arz miktarıdır.
Alıntı:
Sorun bu kuruma verilmiş bu sorumluluğu, nasıl bir şekilde hizmet olarak sunması. Adalar konusunda IDO maalesef bu son icraatı ile, Adalılar nezdinde sınıfta kalmıştır.

Adalılar birçok ilçeden daha iyi toplutaşıma hizmeti alıyorlar. Bu çok açık... Ada içinde çalışan faytonların o cepleri, cüzdanları eriten yüksek ücretleri konusunda da bir girişim yapsalar pek iyi olacak. Çünkü vasat bir mesafe bile oldukça yüksek meblâğlarla ücretlendiriliyor. Bir vapur ücretinin çok daha fazla katındaki rakamlar havada uçuşuyor.

Akın KURTOĞLU


Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Prş 05 Ksm 2009, 22:18

Alıntı:
Adalılar birçok ilçeden daha iyi toplutaşıma hizmeti alıyorlar. Bu çok açık... Ada içinde çalışan faytonların o cepleri, cüzdanları eriten yüksek ücretleri konusunda da bir girişim yapsalar pek iyi olacak. Çünkü vasat bir mesafe bile oldukça yüksek meblâğlarla ücretlendiriliyor. Bir vapur ücretinin çok daha fazla katındaki rakamlar havada uçuşuyor.

Akın KURTOĞLU


Büyükadadan 23 Nisan'da Ayayorgi kilisesi Dil burnuna çıkacağımız zaman 80 Lira istemişlerdi... Deniz taksi gibi hızlı bi araçta değilki o kadar para verelim...


Volkan Cordan

12 yıl önce - Cum 06 Ksm 2009, 00:45

Alıntı:
Adalılar birçok ilçeden daha iyi toplutaşıma hizmeti alıyorlar. Bu çok açık... Ada içinde çalışan faytonların o cepleri, cüzdanları eriten yüksek ücretleri konusunda da bir girişim yapsalar pek iyi olacak. Çünkü vasat bir mesafe bile oldukça yüksek meblâğlarla ücretlendiriliyor. Bir vapur ücretinin çok daha fazla katındaki rakamlar havada uçuşuyor.


Yani kısasa kısas mı yapalım??? Evet, fayton ücretleri yüksektir. Ancak yerli adalının %90i zaten fayton filan kullanmaz, bu lüks meraklisi nedense hep disardan gelenler olur. Sadece yazin 3-4 ayinda is yapan faytonculara da gün dogar!

Büyükada-Heybeliada yada Kinaliada-Burgazada mesafesi de oldukça vasat bir mesafe, ve oldukça yüksek bir meblağ ile ücretlendiriliyor.
Ama belirttigim gibi "kısasa kısas" ile pek bir sorun çözebileceğimizi sanmıyorum.

Olayı basit matematiksel hesaplara indirgemek de doğru değil, ki 14000 resmi ikamet rakamıdır. Gerçek nüfus daha yüksektir. Bazen "KAMU HIZMETI" görevi, matematiksel hesaplarin da önüne gecer.

Kimse, vapurlar bütün gün boş gidip gelsinde demiyor.
Sorun basit bir değişle "emniyetli ve kesintisiz" bağlantı sorunudur. Bu sorun da, özellikle kışı sert hava şartlarında, milleti uygunsuz teknelere tıkarak çözülmez.

Adam akıllı bir "Kış tarifesi" yapılır, yani filonun bütün gün boş yere iskelede bağlı kalmadığı bir tarife. Pik saatlerde B yada C sınıfı vapurlar konur, bunun dışında da daha küçük,ama modern ve en önemlisi "emniyetli" araçlar servise verilir.
Ama şehirhatları IDO ya devredildikten sonra, IDO hep ucuza ve gösterişe önem verdi maalesef. Dünyalarca döviz atıl ve şişirilmiş deniz otobüsü filosuna yatırıldı, bu yetmedi, başımıza "deniz taksi" fenomeni çıktı.

Gelin görün ki, zararın nedeni bunlar degil, asırlardan beri Adalara hizmet veren vapurlar oldu !!!
Tabii ki bir ihale ile tüm sorumluluğu "Motorlar kooperatifine" devretmek, IDO için kesin ve ucuz çözüm.
Allah korusun bir facia yaşandığı zamanda..."ihale" yine bu motorculara kalır.

Eğer IDO`nun "KAMU HIZMETI" anlayışı bu ise...daha çok görecek ve yaşayacaklarımız var demektir.
Sonuç:
Adalılar birçok ilçeden daha kötü,emniyetsiz ve üstelik daha pahallı toplu taşıma hizmeti alıyorlar.
Yoksa Fatih vs. gibi ilçelerde IETT, tramvay vs. tüm hatlarda çift bilet uygulamasına mı geçti?

Selamlar



sayfa 6
« önceki   123 ... 567 ... 131415   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM