Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5
Rifat Behar
12 yıl önce - Prş 29 Ekm 2009, 17:09

Akın dedi ki:

Alıntı:
Şehirhatları İşletmesi yıllarca Adalar'a bir jest yaparak adalararası ulaşım ücretsiz tuttu.


Adalar arası ücretsiz seyahati, adadan bir başka adaya gidenle Kabataş veya Bostancı'ya gideni biririnden ayırd edemeyecekleri için, yani jest olarak değil mecburiyetten yaptılar. Teknik bir problem nedeniyle ortaya çıkmış bir olaydır. Bu Devlet kolay kolay hiçbir hizmeti ücretsiz vermez. Jest yapması ise duyulmuş şey değildir.


En son Rifat Behar tarafından Prş 29 Ekm 2009, 20:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Prş 29 Ekm 2009, 17:14

Ama şu anda paralı ve ayırdedebiliyorlar. Jest kelimesinden kastım, öyle ya da böyle bir şekilde yolculardan ilâve para almamalarıydı.

Akın KURTOĞLU


Volkan Cordan

12 yıl önce - Cum 30 Ekm 2009, 00:10

Alıntı:
Ancak benzer durumlar İstanbul'un başka yerleşmelerinde de mevcut. Beykoz'da oturan birisi hemen karşı kıyıya ulaşmak için tam biletle yolculuk etmek durumunda. Oysa, bağırsa sesini öbür sahilden duyuracak kadar yakınlar neredeyse. Ya da Balat'tan Kasımpaşa'ya geçmek isteyen biri motora binmek zorunda ve para ödemek durumunda.


Bu örneklerin Adalar ile karşılaştırlamayacağını düşünüyorum. Evet Bogaz hattı ve Kasımpaşa/Balat parkurunda benzerlik olabilir. Ama her iki bölgenin ulaşım alternatifleri mevcut ve daha önemlisi kamu hizmetlerinden faydalanmak semt veya ilçe değiştirmeyi gerektirmiyor.
Beykozlu tüm devlet daire, Igdaş vb. işlerinini Beykozda hal edebiliyor. Bogaz daki yerlesim yerleri icin de üç aşağı beş yukarı aynı durum söz konusu.
Ama Adalar`da özellikle Büyükada `da yaşamıyorsanız birçok iş için Büyükadaya gitmek zorundasınız. Yüzecek yada kürek çekecek haliniz yok. Bu durumda da, adalı haklı olarak bir ayricalık değil ama "daimi adalıya" özel bir çözüm sunulmasını istiyor.

Ulaşım konusuna gelince "Kasımpaşa" tipi botları çözüm olabilir. Ancak ben bunun bir motor/tekne faciası olmadan gerçekleşeceğine pek ihtimal vermiyorum. Sonuç itibarı ile ülkemizde "insan hayatına önem verme olgusu" maalesef önde gelen kriterlerin başında gelmiyor!

Facia oldukdan sonra da...kadercilik, Allahın işi, olumsuz hava şartları vs. gibi bahaneler hemencik sorumlu kişilerin dilinden eksik olmuyor.


Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Cum 30 Ekm 2009, 00:39

Adalıdan aldığım bilgiye göre İDO Adalı vatandaşlar için akbil çıkartmış. Gemiye bi binerken birde inerken basıyormuşsun ücret alınmıyor demişti kesinliği nedir bu konunun?

Volkan Cordan

12 yıl önce - Cum 30 Ekm 2009, 00:57

Alıntı:
Adalıdan aldığım bilgiye göre İDO Adalı vatandaşlar için akbil çıkartmış. Gemiye bi binerken birde inerken basıyormuşsun ücret alınmıyor demişti kesinliği nedir bu konunun?


Evet böyle bir uygulama vardı. Özellikle adalar arası okullara giden öğrenciler için devreye sokulmuştu ve koordinasyon/müracaat Belediyede yapılıyordu.
Ben ikametgah belgesi ile başvurduğumda şu bilgiyi aldım:
-Sadece okul öncesi (tatil bitimine 2-3 hafta kala) başvuru yapılabiliyor, onun dışında mümkün değil.
Her sene de bu belirli süre icinde yeni kart ya da kart vizesi aliniyordu.
-Su an itibarı ile (ögernciler haricinde) bu uygulama durmus durumda.
Bir nevi iskeledeki IDO görevlisinin insafına kalmış, sizi Adali olarak tanıyorsa, abi geç işini gör diyebiliyor (ki hiçbir yasal dayanağı yok ve kanımca sakıncalı).
-Belediye ise, şu an "ADALIKART" uygulamasını hizmete sunacakmış ve bu konuda bu bağlamda bir çözüme kavuşturulmak isteniyor. Ancak Adalar Belediyesi - IDO ilişkileri seçimler sonrası malum, ve ben bu konuda da yerlesik Adalılar için bir olumlu sonuç çıkacağına pek inanmıyorum.

Zihniyet maalesef hep aynı: Adalarda yaz kış sadece ensesi kalınlar yaşıyor (ki çoğu zaman bu doğru bile değil),onun için ödesin. Bostancıya, Kabataşa gider gibi ödesin, hem gidiş hem dönüş için.



Adil Akgül
12 yıl önce - Cum 30 Ekm 2009, 03:38

Volkan Bey durumu güzel özetlemiş; birkaç ilave de ben yapmak isterim.

Öncelikle, Adalar'da yaşayanların ense kalınlığını ve ulaşımda vapur faktörünü ele alalım.
Misal, benim ensem epey kalındır. Hemen her zaman, konferans, davet, seminer ve türevlerinde son düğmesini rahatlıkla bağlayabileceğim gömlek bulamamaktan muzdarip, kravatı, boynumda palamut kıvamına geldi mi/gelmedi mi paranoyası ile periyodik olarak yoklar, ya da düğmeyi kapatır ve nefes darlığı çekerim. Ancak maalesef bu ensenin bana maddi bir getirisi yok, rutin memur maaşı ile hayatını sürdüren bir insanım.
Adalar'daki diğer enselere bakacak olursak, ensesi kalın olarak tabir edilen grup, genellikle Temmuz başı-Eylül başı arasında buralarda bulunur. Bunun dışında kalan kalın enselerin zaten ulaşım açısından sıkıntıları yoktur; ağırlıklı olarak, ya sürekli ve düzenli gidip gelmeye ihtiyaçları yoktur, ya da kendi tekneleri ile gidip gelirler.
Bölgede sürekli kalan ve sürekli ve düzenli gidiş-geliş mecburiyetinde olan vatandaşların enseleri ise genellikle kıldan incedir. Ekmek parası peşinde olduklarından ötürü şehire inip çıkmak zorundadırlar. Alternatif ve pahalı çözümlere yönelmeleri maddi açıdan mümkün değildir. Bu grubun %70'i, "Param vardı da karşıda ev almadım da keyfimden mi gidip geliyorum sanırsın?" düşüncesine katılır.
Buradan sonuç olarak, zorunlu iniş-çıkış yapan, vapur kullanan grubun, alternatifinin olmadığı açıkça görülmektedir.

İkinci olarak, Adalar arası ücretsiz ulaşımın ülkeye getirdiği maddi zararı inceleyelim:
6-7 sene öncesine dek, Adalar güzergahında çift bilet uygulaması yapılıyordu (Kesin zamanı üstadlarımız daha iyi bilirler). Önceleri biletler sadece İstanbul iskelelerinden alınır ve dönüşler ücretsiz olarak yapılır, haliyle bilet fiyatları şimdiye nispeten daha pahalı olurdu. Daha sonra, "Pas bileti" tabir edilen uygulamaya geçilerek, yine İstanbul iskelelerinden gidiş bileti alınırken yanında yolcuya bir adet de kağıt bilet teslim edilmeye başlandı. Bu kağıt biletler, dönüşte, yine İstanbul iskelelerinde, çıkışta bekleyen memurlarca toplanmakta idi. Başka bir deyişle, ödeme, her türlü İstanbul iskelelerinde gerçekleşiyor, Adalar arasında ücretsiz geçiş yapabiliyordunuz. Bunların dışında, vapuru sürekli kullananlar için aylık kart uygulaması ve öğrenci kartı uygulaması vardı. Öğrenci kartı ile ciddi tasarruf yapılabilmekle beraber, normal aylık kartta bu miktarın düşük olduğunu hatırlarım (Eğer ki günde bir defa inip bir defa dönüyorsanız).
Bu uygulamaya Akbil entegrasyonundan daha önce son verildi; bütün ada iskelelerine jetonlu turnikeler yerleştirildi; bu arada öğrenci kartları da kaldırıldı ve son olarak da Akbil entegrasyonu gerçekleşti. Bu durumda, şu anda, Büyükada'dan Heybeliada'ya geçmek için, akbiliniz yok ise, 3 TL ödemek durumunda oluyorsunuz (10 dakika yol). Bu açıdan bakıldığında, bu hatların Boğaz Hatları ile karşılaştırılması da pek mümkün değil (bunların beheri 1.5 TL).
Adalar arası ücretsiz ulaşımın şu anda nasıl sağlandığına dair açıkçası bilgim yok, çünkü ne zaman başka bir adaya geçecek olursam olayım, ulaşımım gayet ücretli oldu. Yukarıda bahsi geçen akbiller biçiminde ise, genel olarak söylenebilir ki, okul amaçlı geçiş yapan öğrenciler ve devlet memurları ile birkaç (günde 30-40'ı geçmez, onlar da eğer bu hizmetten faydalanabiliyor ise) esnaf dışında kimsenin bu "beleş" ulaşımı kullanmasının gereği yoktur. Çünkü gün içinde adada kalan hiç bir adalı, kışın ayazında, "Yahu bir vapura bineyim de filanca adadaki falanca arkadaşıma kahveye gideyim, oradan da diğer filanca adaya geçip falangillere çaya geçer, oradan da akşama eve dönerim" diyecek kadar na-üşengeç ve sosyal ötesi değildir.

Özeten, -şayet mevcut ise-, Adalar arası "beleş" ulaşımı kullanan kişi sayısı gün içinde 400-500'ü geçemez, bunların zaten 300-400 kadarı öğrenci, kalan kısmı da ağırlıklı olarak memurdur.

Bu kadar küçük rakamlarla köşe edebiyatı doldurabilecek kabiliyette olan insanların, görüş açılarının kısıtlılığından endişe edilir. Şöyle ki, aynı İDO'nun Kabataş İskelesi'nde, paralel yanaşan Kadıköy ve Adalar gemileri sırasında, Kadıköy yönüne akbil basıp Adalar vapuruna kaçanlar senelerdir engellenememektedir. Yaz aylarında bunların sayısını düşünmek bile istemiyorum.


Şimdi, İDO AŞ tarafından yapılan açıklamalara dönelim;

Sevgili İDO, yazdıklarını büyük bir heves, ilgi ve şevk ile okudum. Fakat mübalaayı abartmanı tasvip etmeyip aynı zamanda da uygun görmüyor ve onamıyorum (Bu cümledeki anlatım bozukluklarını bulunuz.).

a. Ekonomik kısım:
a.1. Yolcu yok ise, ister transatlantik, ister de kütükle yapın, sefer sayılarının arttırılması mantıksız.
a.2. Zoraki seferlere muhtaç olan insanlar olabilir (ilk ve son seferler); zararını diğer sefer yahut hatlardan kurtarmak koşulu ile bunları yapmakla yükümlüsünüz.
a.3. Motora genel olarak karşı olmak söz konusu değildir. Motor tarifesi zaten mevcut ve sizin tarifeniz ile üç aşağı beş yukarı çakışık, tercih eden bunlara biner -ki binmekteyiz-. Ek olarak yolcu da az ise neden bu harekete gerek gördünüz?10 dakika ara ile 100 yolculu iki motor yerine 200 yolculu tek motor kalksa daha ekonomik olmaz mı?

b. Etik kısım:
b.1. Anket yapıldığını belirtmişsiniz; ancak, 2009 Ocak-2009 Nisan haricinde 30 aydır aralıksız olarak Adadayım ve aralıksız olarak inip çıkıyorum; bizim bu anketlerden nasıl haberimiz olmadı? Şu anda motorlarda yapıldığı söylenen anketlerin bu konu ile bir alakası var mıdır?
b.2. Yolcu kapasiteleri sizin resmi basın açıklamanızda 400-600, boyları 40 metre, "Klaslı" teknelerden Mavi Marmara kooperatifi elinde 3 adet mevcuttur. Bunların da boyları 40 metreden azdır (50 cm yahut 500 cm); kapasiteleri de kooperatifçe 350-700 olarak beyan edilmekte; ancak yine kooperatifin web sitesinde bu kapasiteler maksimum 440 kişi olarak görünmektedir. Bu tutarsızlıkların sebebi, kapasitelerin farklı kriterlere göre verilmesi olabilir. Bununla beraber, bu üç teknenin dışındaki diğer tekneler de iskelelerinizden sefer almaktadır (şu ana dek 3 defa rast geldim), bu ne perhiz, bu ne lahana turşusudur?
b.3 Yaptığınız açıklamada, Adalar'a günde 33 sefer yapıldığını iddia etmektesiniz. Bu seferlerin Kabataş'tan yapılan 9'unun 8'i Kadıköy uğraklıdır. Bu durumda toplam sefer sayısı 25 olmasın? Ben tarifeden sayıyor ve 25 buluyorum. Sizin yaklaşımınızla bakarsak, Kınalıada, Burgazadası ve Heybeliada'dan kalkan seferleri de sayarsak Büyükada'ya günde (9+8)+(9+8)*3=68 sefer yapılmaktadır. Bu Nobel alacak bir yüksek matematik bilgisidir ki biz bu tip hataları "mantık hatası" olarak nitelendiririz. Rakam şişirme amaçlı mı yapılmıştır, hesap hatası mıdır? Yok, eğer doğru ise, Kabataş ve Kadıköy'den kalkan toplam 17 ayrı seferin saat dökümünü buraya koyabilir misiniz? Eğer yanlış ise düzeltebilir misiniz?
b.4. Tarife hazırlanırken, diğer hatlarda zamanında yapılmış olduğu gibi, "(*) işaretli seferler, çok kılas teknelerle yapılmaktadır, Allah inandırsın, bir görseniz parmağınızı ısırırsınız" türünden açıklamaların yapılmamış olması, bunların hala yapılmaması ve bu şekilde hiçbir yolcunun vapura mı, motora mı denk geleceğini denemeden öğrenememesi; bu sebepten ötürü yaşlıların, engellilerin sıkıntı çekmesi müşteri hizmeti anlayışınız ile örtüşmekte midir?

c. Ada hattı, motor uygulaması ve sıkıntı yaratan noktalar:
c.1. Motorlar, özellikle gürültü, yetersiz ısınma ve yetersiz/konforsuz kapalı alan mahiyetinde sıkıntı oluşturmaktadırlar.
c.2. Boğaz ve türevi hatların aksine, Bostancı-Adalar hattında hava muhalefetini her yönü ile hissedersiniz. Marmara'da kıyamet koparken Beykoz'dan İstinye'ye sandalla dahi geçebilirsiniz(Misal, son lodosta tüm seferler iptal iken saat 20:30 gibi Kabataş'tan Üsküdar'a motorla resmen sallanmadan geçtim.). Ama bu açıdan Adalar hattı hiç bir Boğaz yahut Haliç hattı ile karşılaştırılamaz. Özellikle bu sebepten ve lodosun çok ani kuvvetlenebilme özelliğinden ötürü motorlar yolcuda seyir emniyeti kapsamında huzursuzluk uyandırmaktadır.
c.3. Teknenin iskeleye yanaşmasında, az çalkantılı denizlerde bile gerek yalpa, gerek baş-kıç vurma durumlarında teknenin başı merdivenin üstüne çıkabilir; yolcunun ayağı ezilebilir (son lodosta iyice fark ettim; teknenin başı merdivene göre 30-40 cm inip kalkıyordu). En azından buna önlem alın.
c.4. c.2.'ye ek olarak, kış, kar, soğuk durumlarında, yolculuk süresi de dikkate alınırsa, özellikle okula inen çocuklar ve yaşlılar için motor sıkıntı ve risk doğuracaktır. Isıtma tertibatları vapura nispeten yetersizdir.

Konuyu, "ekonomik" açıdan biraz daha irdeleyelim;

Her şeyden önce, zarar var ise aktarma kaldırılabilirdi (Buna dair görüşlerimi daha önce nice belirtmişimdir). En azından şöyle düşünülebilir; ne öğrenci, ne öğretmen dinlemeden 202 üstbostancı-taksim iki katlı otobüsü önüne gelenden 3 TL çekiyor. Eminim ki buna halktan çok itiraz gelecektir ama mantıklı olan bu.

Şimdi daha ince bir noktaya bakalım;
Gün içinde, İDO'nun sayımı ile 17, benim sayımım ile 9 adet olan Kabataş-Kadıköy-Adalar hattı seferlerinin ordinoları, genel olarak;
Kabataş-Kadıköy-Kınalı-Burgaz-Heybeli-Büyükada-Heybeli-Burgaz-Kınalı-Kadıköy-Kabataş
, biçimindedir. Büyükada'da geminin bekleme süresi nispeten azdır.
Misal: 16:30 Kabataş-Kadıköy-Adalar gemisi, 18:10 gibi Büyükada'ya yanaşır; 18:15 Adalar-Kadıköy-Kabataş kalkar. Bunun gibi birkaç tane daha var.
En çok yolcunun Heybeliada ve Büyükada'dan bindiği dikkate alınırsa, bu gemiler geldikleri yolu neden birebir geri dönmekte, direkt Kadıköy-Kabataş seferi yapmamaktadır? Bu yaklaşımla 3 ek manevra ve yaklaşık 40 dakika fazla yakıt sarfiyatında bulunuyorsunuz. Madem zarardasınız, bunu nasıl dikkate almadınız?
(Şimdi soracak olanlar olursa, peşinen söyleyeyim, biraz daha mantıklı bir düzenleme ile hem herkesin yolu kısalır, hem de tasarruf sağlanır. Ama o düzenlemeyi yapmaya zahmet edecek birilerinin varlığına inanmıyorum. Ha evet, Kınalı ve Burgaz'dan binen 20 kişinin yolu uzayacak, ama Heybeli ve Büyükadadan binen 150 kişinin yolu da iyice kısalacak; bu da demokrasi olsa gerek. Daha alası, seferler şaşırtmalı da denenebilir.)


Sonuç:
Makul bir düzenleme ve zamanında yapılacak bir açıklama ile vapurlara takviye olarak motor kullanımı kabul edilebilirdi. Ancak, gerek üslubunuz ("biz yaptık oldu"), gerek yaptığınız şişirme, saçma ve tutarsız basın açıklamaları karizmanızı yerle bir etmiştir.
Motorlar, henüz vapurun yerini alabilecek özelliklere sahip değildir; bunun gerçekleşebilmesi için, motor kavramında, gürültü/titreşim emisyonları, özellikle yolcu mahalleri, iniş-çıkışlar ve taşıt içi düşey-yatay ulaşım yolları kapsamında ciddi ve sıkı bir "klas"lama ve denetimin yaratılması şarttır. Bunların hiçbirinin mevcut olmadığı dikkate alınırsa, işi şu anda üstlenen kooperatif de mevcut şartnameleri sağladığı sürece suçlanamaz; ancak, rekabet ortamı dikkate alındığında, motorların zaman içinde daha iyiye gitmesi doğal olarak beklenebilir. Bununla beraber, eğer İDO AŞ hattı elinde tutacak ise, Akın Abi'nin de dediği gibi, hacmen Kasımpaşa türü tekneler, hatta belki biraz daha küçükleri, bu hatta ekonomi sağlayabilirler.
Özellikle mevcut durum dikkate alındığında, genel olarak ise her durumda, hattın selameti ve sürekliliği için vapurun şart olduğu açıktır; ekonomik ıslahatın başka yollarla da yapılabileceğini de gösterdim.
Umarım sizler de, gerek içinizde, gerekse hatlarınızda yapabileceğiniz bazı düzenlemeler ile sorumluluğunuzun az da olsa bilincinde olan bir kurum olduğunuzu göstermek başarısını bir gün sergilersiniz.


mordehay kohen

12 yıl önce - Cum 30 Ekm 2009, 21:32

Diyelimki ido vapur yerine başka bi kuruluştan motor kiralıyor zaten böyle ya .
motorlar vapurlar yerine sefer yapıyorlar ve tabiki sefer başına motorlara anlaşmaya göre belli bir
ücret ödeniyor . Buraya hepsi açık şeffaf .
peki çalışan motorların yerine vapurlar iskelelerde bağlı ben gecenin geç saatinden bahsetmiyorum.
konu gündüz saatlerindendir .
iskelerde bağlı bulunan vapurlarda 24 görevli ekipler var . bu ekiplere maaş ödeniyor . ve vapurların
sigortası yani kaskosuda lloyds "veya başka bir şirketede ödenmiş . o zaman vapurun yakıtı kalıyor masraf olarak. yani tek yakıttan tasarruf ediliyor . yakıt tasarrufuna karşılık motor şirketine uyguladığı seferler için ödenek yapılıyor . o zaman tasarruf nerede burada ? bu konuyu düşünün lütfen.


mordehay kohen

12 yıl önce - Cmt 31 Ekm 2009, 21:36

Anladığım kadarı ile IDO bu Adalar Bostancı arasında ulaşımı kışın kiralık motorlarla uygulayacak
geriye dönüş olmıyacak gibi görünüyor . O zaman Adalar halkına ve anadolu yakasından ihtiyaç için adalara yolculuk edecek olan yolculara yolunuz açık kazasız belasız bir yolculuk diler ve sakin bir şekilde hedefinize varmanızı temenni ederim .
Acaba motorlara geçme zamanı şimdi sıra hangi hatta ? istanbul şehir hattı vapurlar filosuna 5 vapur katılmasına rağmen bazı hatlar motorlara devrediliyor .


Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Cmt 31 Ekm 2009, 23:51

Alıntı:
Anladığım kadarı ile IDO bu Adalar Bostancı arasında ulaşımı kışın kiralık motorlarla uygulayacak
geriye dönüş olmıyacak gibi görünüyor . O zaman Adalar halkına ve anadolu yakasından ihtiyaç için adalara yolculuk edecek olan yolculara yolunuz açık kazasız belasız bir yolculuk diler ve sakin bir şekilde hedefinize varmanızı temenni ederim .
Acaba motorlara geçme zamanı şimdi sıra hangi hatta ? istanbul şehir hattı vapurlar filosuna 5 vapur katılmasına rağmen bazı hatlar motorlara devrediliyor .

Koperatifin genel müdürlüğünde sözleşmeye baktığımda anladığım kadarıyla Mart sonuna kadar Mavi Marmara motorları görev yapacaktır... Zaman neyi gösterir bilinmez...


Volkan Cordan

12 yıl önce - Pzr 01 Ksm 2009, 01:32

Alıntı:
O zaman Adalar halkına ve anadolu yakasından ihtiyaç için adalara yolculuk edecek olan yolculara yolunuz açık kazasız belasız bir yolculuk diler ve sakin bir şekilde hedefinize varmanızı temenni ederim .

Teşekkürler!!!

Maalesef işimiz yine Allaha kaldı...trajik komik durum. Ne de olsa kış aylarında denizlerimiz sakin olur (!), tam "Türk tipi" Motorlar havaları...

Ülke,kent,yönetim,IDO vs. olarak daha çok yolumuz var...medeniyet denen olguya.

Selamlar



sayfa 5
« önceki   123456 ... 131415   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM