Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Pts 26 Ekm 2009, 23:14

Alıntı:
Esefle kınıyorum. Hatta "Vapurunuzu da alın gidin" diyorum. Uzun uzun yazmaya gerek yok.

Ama,

Hasan kardeşim,
Ben motordan pek şikayetçi olmadım, ama yalan beyandan ciddi olarak canım sıkılıyor.
Sizin tekneler ne zaman semirdi, sen bana bir onu anlat hele?
Bozacının şahidi şıracı olunca -hamdolsun- kütükten de kruvaziyer yaparsınız herhal
(Ekteki bilgiler Mavi Marmara Kooperatifi web sitesinden alınmıştır.)


Koperatifin web sitesindeki yazılım firmanın bilgileri eski bilgilerle aynısıdır. Benim demek istediğim konu ise Teknelerin yolcu kapasiteleri kesinlikle gemilerin donatanlarından alınmış bilgilerdir. Yoksa benim yalanla dolanla işim olmaz. Yolcu kapasiteleri hakkında koperatiften imzalı kağıt getirebilirim...


Polat UZUN
12 yıl önce - Sal 27 Ekm 2009, 12:08
zetuesemce1


zetuesemce 1 teknesinin ahmet irfan uzun'a ait olduğunu ve turan uzun'un bu konu ile hic bir bağlantısının olmadığını,butun gelirin kardesine ait olduğunu tüm adalı dostlarımız bilmektedir.ne var ki kerim bey gibiler anlayamamışlar. ZETUESEMCE(ZEHRA-TUĞBA-ESRA-EMİR-CENGİZHAN)

tarkan arslan

12 yıl önce - Sal 27 Ekm 2009, 13:51

Basın toplantısına kaç kişi katılmış.

Kaptan Barış Paşa
12 yıl önce - Sal 27 Ekm 2009, 21:52

Alıntı:
Basın toplantısına kaç kişi katılmış.

Adada yapılan imza toplantısında 10.000'e yakın imza toplandığını belirli kaynaklardan duydum...

Alıntı:
zetuesemce 1 teknesinin ahmet irfan uzun'a ait olduğunu ve turan uzun'un bu konu ile hic bir bağlantısının olmadığını,butun gelirin kardesine ait olduğunu tüm adalı dostlarımız bilmektedir.ne var ki kerim bey gibiler anlayamamışlar. ZETUESEMCE(ZEHRA-TUĞBA-ESRA-EMİR-CENGİZHAN)


Koperatifin toplantı salonunda geminin sahibi olarak Turan Uzun ve Emir Uzun gözüküyor.


En son Kaptan Barış Paşa tarafından Çrş 28 Ekm 2009, 00:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Süha
12 yıl önce - Sal 27 Ekm 2009, 23:19

İDO'DAN ARALIKSIZ "ADALAR" SEFERLERİ
Alıntı:


İstanbul Deniz Otobüsleri İDO, Adalar hattı vapur seferlerini aralıksız sefer yapan yüksek kapasiteli yolcu tekneleriyle güçlendirdi.

İDO'dan yapılan açıklamaya göre, yapılan düzenlemeyle adalar yolcularına gün boyu ulaşım imkanı sunulurken, Mavi Marmara Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne ait tekne seferleri de ada yolcuları için gün boyu Bostancı-Adalar hattında sürekli seferler yapıyor.

İDO, buna göre, 2009-2010 Kış Tarifesinde bayram ve Pazar günleri hariç Kabataş'tan 9, Kadıköy'den 8 ve Bostancı'dan 16 olmak üzere Adalar hattına gidiş yönünde günde 33 sefer gerçekleştiriyor.

Öte yandan, bu yıl yapılan yeni bir düzenlemeyle Bostancı-Adalar hattına iş saatleri de düşünülerek 06:35 seferi de eklendi.

Kaynak: http://www.tgrthaber.com.tr/news_view.aspx?guid=d ...4ba6cd8610



Mustafa Noyan

12 yıl önce - Çrş 28 Ekm 2009, 20:21

Adalılar medyanın her kesiminden aradıkları desteği bulamamışlar:
Habertürk yazarı Güntay Şimşek "Adalıların Şımarıklığı Nerden Geliyor?" diye sormuş:
Alıntı:
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), bu kış sezonu için Adalar hattında vapur seferlerinin yerine yüksek kapasiteli yolcu teknelerinin hizmet vereceğini duyurmasıyla ayrıcalıklı muamele görmeye alışık, bedava sefer tutkunu kesim adeta ayağa kalktı. Ama ben Adalıları değil, yıllarca Adalılara ayrıcalıklı davranan İDO’yu haksız buluyorum.
......
Ayrıca bir kesime bu kadar ayrıcalık tanınırsa elbette sonu hayırlı olmayacaktır. Adalar için konan tekneleri balıkçı kayığını benzetip eleştireceklerdir. Bedava adalar arası turlar ile yetinmeyip İstanbul’dan da ücretsiz ya da düşük bedelli seferler talep edeceklerdir. Vapurların model ve renklerini de belirlemeye kalkacaklardır. Hakları da var.
Birkaç gün vapurlar yerine 60 kişilik yolcu potansiyeli olan hatlar için sefere konan 600 kişilik tekneleri protesto ettiler. Neden? Daha büyük vapurlarla yata yata fazla sallanmadan Adalara gitmek istiyorlar. Haklılar.
İDO ne kadar zarar ederse etsin, Adalılar konforlarından ödün vermek istemiyor. Hatta bazen de durumu tekerlekli sandalye ve bebek puseti gibi malzemelerle ajite ediyorlar.
....
Motor dedikleri İstanbul’da günde binlerce insanı taşıyan 40 metrelik tekneler. Sigortaları vapurlardan farklı değil, sertifikasyon ve denetim de vapurlarla aynı prosedüre tabi…
Yazın binlerce insanı taşıyan vapurların, kışın da yüz kişiyi bulmayan yolcularla sefere koymak akıl işimidir? Bunları Adalılar anlamaz, ama İDO bu tepkiyi hak ediyor!

http://www.haberturk.com/ekonomi/yazar/11216-Haps ...muyor.aspx


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Çrş 28 Ekm 2009, 20:26

Yıllar evvel adalararası vapur taşımacılığı da bedavaydı. Hiç parasız adadan adaya geçiliyordu. Ancak Boğaziçi'nin iki yakasında oturan ve aynı mesafede ve de zaman zarfında seyahat eden kuzey halkıysa jeton atarak (tam bilet kullanarak) bu hizmetten faydalanabiliyordu.

Akın KURTOĞLU


Volkan Cordan

12 yıl önce - Prş 29 Ekm 2009, 01:49

Bu tartışmayı bu noktaya kadar tüm arkadaşların görüşlerini okuyarak geldim.
Kimi IDO yu haklı buluyor, sonuç itibarı ile ticari bir kurum ve kar amaçlı çalışan bir kurum.
Bazı arkadaşlar ise adalılara hak veriyor ya da ulaşım sevdalısı oldukları için vapurların ada semalarından silinmesini istemiyorlar.
Yine üçüncü bir grup ise, işin içinde siyasi bir karar seziyor ve adalıların cezalandırıldıklarını belirtiyor.

Bir adalı olarak (eğer işim gereği yurt dışında değilsem, Heybeliadalıyım) bende bu konu hakkında görüşlerimi belirtmek isterim, sonuç itibarı ile söz konusu olan bizler yani adalılarız.

Tüm görüş ve tespitlerde bir yere kadar haklılık payı var, ama IDO basın müşaviri Sayın Uyar -kusura bakmasın- yaptığı basın açıklaması (gercekgündem.com) eger dogru ise, zırvalamaktan öteye gitmiyor.

1- Evet IDO kar amaçlı bir ticarı kurum olabilir, ama aynı zamanda kamu hizmeti sunma zorunluluğu vardır.
Eğer Adalar Istanbulun bir ilçesi ise, ve bu ilçede düzenli bir şekilde tüm vergilerini ödeyen vatandaşlar yaşıyor ise. Bu vatandaşlara Istanbulun diğer ilçelerine sağlıklı ve güvenli ulaşım olanağı sunma zorunluluğu vardır. Bu kamu hizmetini sunma yükümlülüğü ise IDO`nundur.

Bu kamu hizmeti şu an ki motorlar ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde sağlanabilir mi?
Eğer ülkemizdeki yönetmelikler baz alınırsa, bu sorunun cevabı "evvettir". Yasal açıdan/yönetmelikler a çısından herhangi bir sorun gözükmemekte. Sorun bu yönetmeliklerin Hindistan,Mısır,Fas,Meksika gibi ülkelerin standartlarında olmasıdır.
Oysa ülkemiz 2005 yılından beri Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakerleri yürütmektedir. AB -ister beğeniriz ister beğenmeyiz- kendi vatandaşlarına en yüksek seviyede emniyet,güvenlik, sağlık gibi elzem konularda yüksek standartlar getirmiştir. Kısaca eğer herhangi bir AB üyesi ülkesinde yolcu taşıma sektöründe faaliyet göstermek istiyorsanız, belirli minimum standartları yerine getirmeniz zorunludur.
Bu bağlamda Türkiye`de 2005 yılından bu yanı, ciddi gözetim ve denetim altındadır. Bizde maalesef her yıl yayınlanan "AB ilerleme raporlarının" sadece siyasi içerikli kısımları okunur,incelenir. Oysa bu raporlar -ki bir kaç gün önce yayınlanan rapor- tüm konuları içerir,buna teknik konular da dahil. Son rapor yaklaşık 90 sayfadır, ve ULASIM--->Deniz ulaşımı bölümü ülkemiz açısından yüz kızartıcıdır. Ülkemizdeki yasalar ve yönetmeliklerin AB standartlarından çok altında olması bir yana, 2005 yılından bu yana herhangi bir ilerleme ve çalışma dahi maalesef söz konusu değil!!!
Bu bağlamda asıl konumuza dönelim. Bugün Türkiye AB üyesi olsa, adalar ya da diger hatlarda kullanılan motorların hiçbiri, yani bir tanesi bile toplu taşıma açısından hizmet veremezdi. Bu gibi motorlar/tekneler ancak nehirler ve şehir içinde sunni kanallarda çalışabilir. Oysa, Istanbul sözkonusu olunca -ne kadar karaya yakın olsa- "açık deniz" olgusu söz konusu. Açık denizlerde ise bu tür motorlarin insan bir yana "canlı hayvan" taşıması bile can güvenligi acisindan sakıncalı ve yasak.
Bu motorlar "statik bakımdan" yetersiz oldukları kadar, herhangi bir Acil durumda gerekli minimium tahliye sürelerini bile tutturmaktan çok uzak.
Sonuç itibarı ile, eger vatandaşın sağlığını ve emniyetini düşünen bir zihniyet hakimse, bu motorlar kesinlikle bu şekilde hizmet sunamazlar. Ama zihniyet "bir sey olmaz,biz neler gördük" zihniyeti ise, o zaman sorun yoktur demektir.
Ben ve Avrupadan gelen misafirlerim bu motorları tercih etmiyoruz. Birçok adalının kaygıları da aynı yönde.

2- IDO geçen sene 7,5 milyar Lira zarar ediyorum bu sebeple bu kararı aldım diyor...yani tamamen ticari bir düşünce zihniyeti ile. Peki bu zararlar kamu hizmetini kesmek ile mi kapatılır? Yoksa gereksiz,lüks masraflar kısılarak mı?
Ne zaman Bostancı iskelesinde onlarca bagli bekleyen deniz otobüslerini görsem ayni soruyu sorarım kendime: Acaba HongKong veya Sidney kentlerinde (ki bu iki kentte de büyük deniz otobüsleri filosu mevcut) tüm denizotobüsleri seferdeyken ve para kazanırken, bizimkiler pik saatler dışında atıl durumda iskelede neden bağlı kalır. Bizim ülkemiz demek cok zengin!
Deniz otobüsü uçak gibi maaliyetli bir araçtır ve işletmeciye seferdeyken para kazandırır. Madem bu kadar ihtiyac yok, bu yüksek sayıda niye filo şişirildi ve durduğu yerde para kazandırmak yerine zarar yapıyor? Yok, eğer ihtiyaç varsa bu ne biçim bir ticari anlayıştır ki. bir ton para verip filo kurulur,ama karli bir şekilde işletilemez ve zararlar başka taraflardan kapatılma yoluna gidilir???

3- Ben siyaset ile pek ilgilenmem, hele yerel anlamda parti marti de pek ilgi alanıma girmez. Sonuç itibarı ile esas olan verilen hizmettir. Ancak Adalar için çok belirgin bir durum var, Belediye seçimleri sonunda Adalara aktarılan pek çok kaynak ve hizmet birden bire ya tümüyle kesildi ya da ciddi kısıtlamaya uğradı.
Bu olguda, ister istemez bazı pis kokuların oluşmasına zemin hazırliyor. IDO için aynısı söz konusudur demiyorum,diyemiyorum...ancak yine de bu işin içinde de bir kötü koku ve adalıları "cezandırılmak" hissi uyanmıyor değil.

Peki çözüm?

Bugünkü motorlar asla bir çözüm olamaz! Mevcut filoda küçük vapurlar ağırlıklı olarak hizmet verebilir. Geniş vadede ise, daha küçük ama AB standartlarında güvenli ve emniyetli vapurlar kızağa konulabilir.

Bir dipnot da, bu bölümün duayeni Akın abi için ayırmak istiyorum:
Adalar arası bedava seyahat ile Bogaz hattı karşılaştırması pek uymuyor gibime geliyor. Sonuc itibarı ile 4-5 ada = 1 ilçe. Birçok zaman en basit devlet daireleri vb. işi hal etmek için adadan adaya gitmek gerekiyor. Ben bedava olsun demiyorum, ancak zorunlu işlerim için dogal engele (denize) takılıyorsam, yerliler için bir kolaylık sağlanması lazım. Örnegin Emlak vergimi yatirmak icin Büyükadaya gitmem zorunlu ise, tıpkı Bostancıdan binen yolcu gibi 2,5-3 TL (misal) ödemek en az "bedavacılık" gibi adaletsiz bir durum olsa gerek.

Selamlar


turgutakbaş
12 yıl önce - Prş 29 Ekm 2009, 14:27

sayın volkana imkanım olsa puan verirdim ama sitenin sistemi izin vermiyor

Alıntı:
1- Evet IDO kar amaçlı bir ticarı kurum olabilir, ama aynı zamanda kamu hizmeti sunma zorunluluğu vardır.


özellikle bu çok önemli ... istanbulda nedense iett ve ido zarar ediyorda öholar ve motorlar daima kar ediyor ...

bu çok çarpıcı bir durum ... aslında zarar etmesi imkansız kurumlar bunlar ama zarar ediyorlarsa ya beceriksiz bir yönetim vardır ya da başka niyetler aranmalıdır burada ...

açıkçası ben liberal ekonomilere serbest piyasa ekonomilerine hep şüpheyle bakan birisi olarak bu işten kıllanıyorum ... türk telekom özelleştirmesi bile canımızı ne kadar yaktı ... internet ve telefon hizmetlerinde resmen türkiyenin özel tekeli çatır çatır bizi kazıklıyor ... denizde de bir özelleştirme sürecine girildiği zaman bundan bizi kim koruyacak ... zaten karşıyım ya neyse


bu konuyla ilgilide fikirlerimi şu başlıkta belittim iki kişi sağolsun güzel bir konu dedi ama kimseden yorum gelmedi üstadlar bence bu konuyu kurcalamalı diyorum ...

herşeyi geçtim kamu kuruluşlarının sosyal amaçlarından biriside zarar ederek vatandaşının ulaşımın problemini gidermektir zaten ... hani zarar ediyorsa bu kurumlar bu da normaldir sosyal belediyecilikte ...


Alıntı:
Bu motorlar "statik bakımdan" yetersiz oldukları kadar, herhangi bir Acil durumda gerekli minimium tahliye sürelerini bile tutturmaktan çok uzak.
Sonuç itibarı ile, eger vatandaşın sağlığını ve emniyetini düşünen bir zihniyet hakimse, bu motorlar kesinlikle bu şekilde hizmet sunamazlar. Ama zihniyet "bir sey olmaz,biz neler gördük" zihniyeti ise, o zaman sorun yoktur demektir.
Ben ve Avrupadan gelen misafirlerim bu motorları tercih etmiyoruz. Birçok adalının kaygıları da aynı yönde.


istanbulun bence bu motor sorununu çözmesi gerekiyor ... turistleri bide eminönünden maalesef vapurların boğazturu sefer sayıları iyice azaldığı için motorlarla gezdirmek zorunda kalıyoruz ...

o rezil teknelerde gürültü içerisinde bütün turistler tam türk işi diyerek seyahat ediyorlar ... allahtan istanbul fevkalade bir şehirde indiklerinde gürültüden baş ağrılarını unutuyorlar ...

motorların gürültüsü hariç üst açık katlarıda mesela oldukça eser ... kısa mesafeli üsküdar beşiktaş hattında bu katlanılır ama kadıköy eminönün veyahut boğaz turunda imkanı yok ... siz boğaz turu yapıyorsunuz ... kışın bir dolu turist geliyor ve adamları motorun kapalı alanına tıkıyorsunuz ...

bende işin bir yönüne değindim ... türk insanı zaten başına bir şey gelmeden güvenlik sorununu çözmez ... aynı deprem hadisesi gibi ... bu ergonomik hususlarda hiç elini kaldırmaz ya ben ona yanarım esas ...


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Prş 29 Ekm 2009, 16:32

Alıntı:
Adalar arası bedava seyahat ile Bogaz hattı karşılaştırması pek uymuyor gibime geliyor. Sonuc itibarı ile 4-5 ada = 1 ilçe. Birçok zaman en basit devlet daireleri vb. işi hal etmek için adadan adaya gitmek gerekiyor. Ben bedava olsun demiyorum, ancak zorunlu işlerim için dogal engele (denize) takılıyorsam, yerliler için bir kolaylık sağlanması lazım. Örnegin Emlak vergimi yatirmak icin Büyükadaya gitmem zorunlu ise, tıpkı Bostancıdan binen yolcu gibi 2,5-3 TL (misal) ödemek en az "bedavacılık" gibi adaletsiz bir durum olsa gerek.

Adalar'ın coğrafi durumu hepimizce malûm. Gerçekten de dağınık bir yerleşme yapısı göstermeleri yüzünden, mahalleler arasındaki hareket denize bağlı. Ancak benzer durumlar İstanbul'un başka yerleşmelerinde de mevcut. Beykoz'da oturan birisi hemen karşı kıyıya ulaşmak için tam biletle yolculuk etmek durumunda. Oysa, bağırsa sesini öbür sahilden duyuracak kadar yakınlar neredeyse. Ya da Balat'tan Kasımpaşa'ya geçmek isteyen biri motora binmek zorunda ve para ödemek durumunda.

Şehirhatları İşletmesi yıllarca Adalar'a bir jest yaparak adalararası ulaşım ücretsiz tuttu. Kentin benzer durumdaki diğer bölgelerinde halktan para alırken... Yani, diğer yolcular Adalar'ın bedava seyahatini sübvanse ettiler bir nevi. STÖ'ler Boğaziçi için neden hiçbir girişimde bulunmadılar o zamanlar?

Boğazlıların tek avantajları şu oldu: Adalar servisiyle aynı süredeki Köprü-Boğaziçi seferlerinde tek jeton ücreti öderken, Ada seferlerinde çift jeton mukabili ücret ödendi. Ancak, Boğaz'a sadece sabah ve akşam saatlerinde sefer varken, Adaya günün her saati vapur işletildi yaz-kış...

İşletme şartları bütünüyle zararı reddeder. Tamam, İDO kamu kurumu. Zarar da etse, bazı hatları ayakta tutmak zorunda. Lâkin sınır çok hassas. Zararlar ardarda geldikçe bu kurum giderek iflâsa doğru sürüklenir (Üstteki hesaplamalarda 20 kişilik bir yolcu talebinin, 775 kişilik C sınıfı bir vapurun sadece "bir tek" tahta sırasına tekabül ettiğini hesaplamıştık). İETT, verimli görmediği hattının araç adedini düşürmez mi? Ya da körüklü otobüs yerine solo otobüs koymaz mı? Benzer bir durum da bu hat için geçerli işte. Bu benzetmede haklı olarak şunu söyleyebiliriz: "İyi ama, İETT körüklüyü alıp yerine solo otobüs koyuyor. Yine neticede kendi filosundan bir takviyeyle işi sürdürmeye çalışıyor. Verimsiz servislerinin yerine ÖHO servise koymuyor (Burada deniz motorlarının servise alınması benzeri)".

İşte bu durumda İDO'nun yapacağı en mantıklı şey; ilk fırsatta "Kasımpaşa" sınıfı hızlı motorlar benzeri teknelerinin üretimine devam etmeli ve ikinci aşamada bir üçlü daha inşa ettirerek bunları kısım kısım Adalar'a tahsis etmeli. Bu şekilde kışın anormal ölçüde düşen yolcu sayısını karşılamak için, vapur+kendi yolcu motoru karışımı bir düzenlemeyle bu 8 ayı sürdürmeli. Yaz gelince de duruma göre tekneler arasında kaydırmalar yapmalı. Yani bu geçici durum, bugün itibarıyla zararı karşılamak için mecburen sürdürülmeli belki de ama, ileriye dönük planları muhakkak "Kasımpaşa" sınıfı benzeri kendi teknelerine yönelik olmalı...

Akın KURTOĞLU



sayfa 4
« önceki   12345 ... 131415   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM