1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Ati
19 yıl önce - Pts 23 Ağu 2004, 18:12
Konsolosluk Sıkıntıları
Turkiye disindaki kendi konsoloslugumuzdaki kotu muameleye ne demeli?..
Tek kelimeyle REZALET!..
Detayina girmiyorum, Turkiye disinda yasayanlar bilir .
| Alıntı: |
| Geliyor gümrük kapısından paşa paşa parayı bastırıp vizesini alıyor. Verelim 10 gün sonraya randevu aynı belgeleri isteyelim bakalım isyan edip de kendi dışişlerine şikayet ediyor mu? Edince de cevabı verilir. Herşey karşılıklı. |
Nicin uygulanmadigi gayet basit... Turist sayisinda buyuk azalma olur. Bu durum dogal olarak pek isimize gelmez. 10 Euro ile en azindan cezalandirmis (mi) oluyoruz.
|
 |
OsmanBey
19 yıl önce - Pts 23 Ağu 2004, 22:47
Yıllar evvel pasaportumun müddeti bitmişti. Bende New York'a telefon edip ne yapacağımı sordum. "Şu kadar para, bir de dilekçe, pullu zarf ile birlikte pasaportunuzu gönderin size bir hafta içinde geri göndeririz."
İyi güzel, bir hafta, iki hafta geçti. Üçüncü hafta aradim. Konuşma aynen söyle:
Ben: Efeeeem benim bir pasaport isim vardı da. Hala geri gelmedi
Konsolosluk: Sizin pasaportunuz bize gelmedi.
Ben: Elimde aldığınıza dair kağıt var ama
K: Olabilir ben yok diyorsam yoktur.
B: Şimdi ne olacak?
K: Problem değil prosedürlerimiz vardır.
B: Peki nelerdir, hani anlatsanızda isimizi halletsek.
K: Efendim size bir kağıt göndereceğiz, siz onu imzalayıp bize gönderin.
B: Ne kağıdıymış bu?
K: Vatandaşlıktan çıkmak için olan rutin bir evrak
B: HA?
K: Anlamadınız galiba, imzalayın gönderin.
B: Niye vatandaşlıktan çıkacakmışım ki?
K: Beyfeendi böylesi daha kolay oluyor.
B: Nasıl nasıl bir daha söyleyebilirmişin lütfen?
K: Tabii, şimdi biz size gönderdiğimiz kağıdı siz imzalayıp gönderdiğinizde biz bunu Ankara'ya göndereceğiz. Sonra Meclis'te hümüket kararı ile vatandaşlıktan çıkacaksınız. Bu resmi gazetede yayınlandıktan sonra biz size haber vereceğiz, vatandaşlığa tekrar başvuracaksınız. Biz evraklarınızı tekrar Ankara'ya göndereceğiz, gene hükümet kararı ile önce aşklerlik sevkiniz ile beraber vatandaşlık işlemleri başlayacaktir.
B: Delimisiniz siz? Pasaportu kaybolanı vatandaşlıktan mı atıyorsunuz? Ayrıca benim suçum ne? kaybeden sizsiniz.
K: Beyfendicim sinirlenmeyin 2'ser seneden 4 senede işiniz tamam.
B: homur homur, küfür küfür, dua dua,
Ertesi gün:
B: Alöööööö
K: Pasaportunuzu bulduk, arkadaşın çekmecesinden çıktı.
B: Uf aman iyi, hadi o zaman gönderin.
K: Olmaz biz işlemleri başlatmıştık o yüzden bu akşama kadar gelmezseniz vatandaşlıktan çıkma işlemlerine başlayacağız.
B: Manyakmısınız?
K: Maalesef prosedür böyle
B: Yahu ben konsolosluğa 1500 mil mesafede oturuyorum
K: Anlıyorum esasında beklerseniz bir ay zarfında gönderebilirizde.
B: Tamam ulan geliyorum siz göndermeyin.
Bir saat sonrasına kamyon yüküyle para verip uçak bileti alıp NY'a gittim. Bin tane özür falan ama bu olay beni çok ama çok düşündürdü sonra.
Başka yorum da yapmayacağım.
|
 |
ekin
19 yıl önce - Pts 23 Ağu 2004, 23:20
Bende londra'daki Turk Konsoloslugunu aradim askerlik erteleme islemleri ile bilgi almak icin. Karsima bir bayan cikti tabi ingilizce cevap vererekten. Neyse bende dedim turkce konusan biri varmi diye hemen bi ses tonu degisti kadinin acayip itici bir ses olu verdi aniden. Neyse dedim burada uzun sure kalmak gibi bir durumum var ve askerlik suremi uzatmam gerekiyor bu konuda bilgilendirirmisiniz lutfen dedim. Telefondaki ses biraz yukseldi farkedilebilir sekilde; cevap "Biz bu konuyla ilgilenmiyoruz size bir numara vericem orayi arayin,birkere soylicem iyi dinleyin" dedi O durumda kulagimi 4 degil 8 acmak durumunda kaldim. Neyse aldim numarayi dedim hangi gunler ve saatlerde aramaliyim? Kadin cevabi verdi ama anlamadim ne yazikki bir daha sordum ve gelen cevapla beraber telefonun ahizesini kulagimdan biraz uzaklastirmak durumunda kaldim Yani neyaparsiniz o durumda?Ne dusunursunuz? Bizim insanimiz bu konusan ama ne yazikki boyle. Kadinin verdigi numarayi aradim karsima dunya iyisi bir hanimefendi cikti. Iyi olanda bukadar iyi olabiliyormus demekki
|
 |
emrecan
19 yıl önce - Pts 23 Ağu 2004, 23:45
Ben de olumlu bir örnek vermek istiyorum.
Bu yılın Ocak ayında Los Angeles'ta iken pasaportumun süresini uzatmak için LA Türk Konsolosluğu'na gittim.
Güleryüzle karşıladılar, pasaportumu alıp 5 -10 dakika içinde geri verdiler.
Türkiye sınırlarında 354,700,000 TL ücret alınan işi kısa bir sürede ve sadece $50'a hallettim.
Not: Türkiye'deki yeni pasaport alma veya pasaport uzatma fiyatlarını şu linkten takip edebilirsiniz:
http://www.iem.gov.tr/iem/?m=2&s=17
|
 |
Elif
19 yıl önce - Sal 24 Ağu 2004, 10:42
| Alıntı: |
Pasaportunun meslek hanesi bölümüne İHRACATÇI yazdırmak isteyenlerden; İHRACATÇI BİRLİKLERİNE üye olduklarına dair belge, İTHALATÇI yazdırmak isteyenler; İTHALAT BELGESİ, KASAP yazdırmak isteyenlerden maliyeden alacakları vergi belgesi ile belediyelerden almış oldukları ruhsatla veya kasaplar derneğinden almış oldukları bonservis ile kasap olduklarını belgelendirenlerin meslek hanelerine bu meslekleri yazılır.
|
Emrecan'ın verdiği linkte bir paragraf cok ilginç geldi. Kasaplar mesleklerini belgelemek zorundalar...
|
 |
emel
19 yıl önce - Sal 24 Ağu 2004, 13:31
ben de pasaportumu uzatmak icin gecen sene gittigimde, elimde hazir fotograflarimi da götürdüm. 2 adet forograf gerekiyordu, ben de de bu kadar vardi zaten. belgelerle beraber fotograflari verdim. görevli memur fotograflara bakti, bunlar olmaz dedi. neden dedim. fotograflar yönetmelige uymuyor, alamam dedi. ben yine neden, nasil uymuyor yani dedim. fotografta ciplaksiniz bayan, kollariniz görünüyor, dedi, bana. kollarim görünüyormus. eyvah, neye cattim, ben neredeyim diye bir düsündüm söyle. bulundugum yer, nürnberg türk konsoloslugu. aldim belgelerimi ve fotograflarimi geri, dogru yukariya, konsolos'a. beklemek zorunda kaldim azicik. sonra neyse uygun bir ani bekleyip, saygili bir sekilde izin istedim ve girdim odasina. buyrun ne istemistiniz dedi. anlattim asagida olani ve fotograflari da uzattim, görmesi icin. bakti, bana bakti, nesi varmis bu fotograflarin dedi. tam anlamiyla görevlinin deyimiyle söylersem, ciplakmisim, dedim. ne dedi, carsafa mi sarinacakmissiniz, dedi. bilmiyorum, dedim. fotograflarin arkasina paraf atti. geri gönderdi, size söyledigimi iletin, asagidaki memura dedi. indim ve islemlerimi yaptirmak icin belgeleri ve fotograflari verdim. fotograflarin arkasindaki parafi gösterdim ve kabul edildi, dedim. görevli bana bakti, fotograflara bakti, tekrar. kafasini salladi, kesin icinden bir seyler söyledi. ama bu kez geri veremedi. ve bir hafta sonra da pasaportum evdeydi...
|
 |
ekin
19 yıl önce - Sal 24 Ağu 2004, 13:48
Benim anlamadigim; bizim insanimiz yurtdisinda oldugu zaman kendi insanimiza neden boyle davraniyor? Birkere boyle davranma hakkinin verildigini hic sanmiyorum. Bazen istemedende olsa dusunuyor insan; hani olmaz ya, calistigi ulkenin vatandasligini falan almistir ama ayni zamanda turk olmanin verdigi avantajlada orada is bulmustur. Gercektende kendi insanimizdan gelen bu tur davranislar uzuyor bizi. Yabancilar bize boyle davransa okadar icerlemiyoruz ama. Bunun onune tabiki gecemeyiz. "Turk'un Turk'ten baska dostu yoktur" denir ama ayni zamanda ise disarida turklerden uzak dur denir. Alin size bir celiski Onemli olan insan gibi insanlarla beraber olmaktir, din,dil,irk,millet onemli degildir. Kimimizin cok sevdigimiz yabanci dostlari var yeri gelir dusunuruz bu adamlar bizimkilerden daha anlayislidir diye bazende bir Turk dunyaya bedel deriz Soyleyebilecegim tek sey dunya uzerinde yasadigimiz mudettce kendi insanimizdan olsun yada yabanci, bu tur sorunlarla karsilasmaya devam edicez. Onun icin sadece sabirli olunuz derim ben...
|
 |
Zafer Mos
19 yıl önce - Sal 24 Ağu 2004, 14:39
Maalesef konsolosluklarimiz icler acisi. Son yillarda her ne kadar gözle görünen düzelmeler
görülse de, köklü degisikliklere ihtiyac var.
Sira islemleri güzel, Türkiye'de bankalarda alistigimiz numarali sisteme göre düzenleniyor
artik. Pasaport uzatma ve askerlik islemleri haric cogu is kisa bir zamanda halledilebiliyor.
Hele ki ögrenci iseniz hersey toz pembe.. Pasaport ve askerlik uzatma islemlerinde ücret
alinmiyor.
Hala devam eden, ve devam edecek ufak tefek sorunlar da yok degil.
Adamin tanidigi hademe, gidiyor hademenin yanina, hademe giriyor koluna.. 10larca kisi
sirada beklerken odaya daliyor. Disardaki 10larca kisi ise kafa salliyor, ve tek bir Allahin
kulu cikipta "Dur ya biz keriz miyiz burda, ceksene sirani" diyemiyor. Benim dilim sivridir bu
konularda, direk halk kahramani rolünü üstlenirim. Bu yüzden de cogu kez isim yolunda
gitmemistir.
Bir de üslup sorunu.. Benim saygiyla, hürmetle, memurluguna verdigim degerden
dolayi "Siz" diye hitap ettigim bir insan, bana hic bir sekilde "Sen" diyememeli, dememeli de
zaten. Orasi yurt disinda olsa da bir devlet dairesi. Bizler de keyfimiz icin, senli benli sohbet
etmeye gitmiyoruz oraya, malum, isimiz var. Kimsenin de keyfi gittigini görmedim ben..
Her neyse Ekin arkadasimizin söyledigi gibi bu tür sorunlar kanimca hep devam edecek,
fakat sabir etmeye gerek görmüyorum, neden sabir edeyim? Emel gibi cesaretli olup,
sorunlarimizi direk konsolos ile görüsmek bence en dogrusu (benim de basvurdugum yol bu).
EDIT: Bu arada konuyu saptirmayalim isterseniz, baska bir konu altinda bu tür sorunlari da
tartisabiliriz talep olursa..
|
 |
MEHMET DURAN
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 02:58
Bu altdaki Maili az evvel Büyükelçiliğe ve Dışiseri bakanlığına gönderdim. Sizlerle paylaşıyorum! Buyurun....
| Alıntı: |
Sayın Bakanım, Sayın Büyükelçim,
size bugün yasadığım olayı aktarmak istiyorum. Bugün sabah saatlerinde 74 yaşındaki annem ve 31 yaşındaki özürlü kardeşimle Hamburg Bsk. gittim. Konsolosluğa girerken ilk şaşkınlığımı yaşamış bulundum. Dışarda en az 100-150 kişilik cağdışı bir kuyruk manzarasında yaşlı annem ve özürlü kardeşimle yaklaşık 1 Saat beklemek durumunda kaldım.
-Içerdeki manzara dışardan farksızdı. Cağdisi görüntü veren bir Konsolosluk.
-Dosyalar yerlerde, Halılar yerinden sökülmüş..
-Görevliler Kıraathane muhabbetleri yaparak diğer insanları rahatsız edecek yüksek sesle konuşuyorlar.
-Tuvaletler hijyenik değiller.
-Bekleme salonlar yetersiz.
-Personeller gerçekten çok kaba ve insandışı muamele yapıyorlar. Ayniı şekilde Muavin Konsolos Bey bizlerle ilgileneceğine, Bilgisayarda Gazete okurken tanık oldum. Soru sormaya bile çekiner hale geldik!!!
Konsolosluk bölümü bizlere 1970’lerin Türkiye’sindeki devlet dairelerini hatırlatıyor.
Daha birkaç yıl öncesine kadar ne doğru dürüst bilgisayarı, ne de çalışma masaları vardı. Dosyalar yerlerde geziyordu.
Bu eksikler bir anlamda giderildi, ancak bu haliyle dahi oldukça yetersiz.
Mekan olarak konsolosluk hizmetlerinin veril-mesine elverişli ortam yok. Hamburg ve çevresine bu Konsolusluk binası yeterli kapasitede değil. Yaklaşık olarak 200.000 Türkün yaşadığı Schleswig-Holstein ve Hamburg Eyaletlerine hizmet vermesi gereken Konsolosluk Binası bu kapasiteyi karşılamamaktadır. Acilen YENI ve MODERN BÜYÜK bir Hizmet binasına ihtiyacı vardır.
İşlem yapmak isteyen vatandaşlar hep birlikte başvurunun yapıldığı bölümün önünde yığılıyorlar.
Öndeki kişi arkadaki kişinin nefesini ensesinde hissediyor.
Kişilerin özeline hiç saygı duyulmadan görevli memurlar evrak alıp, evrak veriyorlar.
Ayrıca bazı çalışanların bilgi birikimleri, düzgün iletişim kurma yetenekleri istenilen düzeyde değil. Saygıdan yoksun, kaba, aşağılayıcı, sen de kimsin tavrındalar.
Hizmet etmek için değil de, her önlerine geleni azarlamak için işe alınmışlar sanki.
Almanya’nın Kuzey tarafından her yerinden zaman ve para harcayarak vatandaşlar Hamburg´un yolunu tutuyor.
Bugün git yarın gel tavrını sergilemeye hiç kimsenin ne hakkı ne de lüksü var.
Gece yarısı evinden ayrılıp 9 saat yol giden, konsolosluk açılır açılmaz evraklarını teslim eden bir vatandaşa konsolosluk kapanma saatinde evraklarını gel al demek kabul edilemez.
Sabah 9’da da, öğlen 1’de de evraklar teslim edilse teslim alma saati 4:30.
Niye?
Evraklara imza atmakla yetkili kişi (Muavin Konsolos) çoğu zaman yerinde olmuyor, lütfedip mesai bitiminden hemen önce toplu olarak hepsini birden imzalıyor.
Herşeyden geçtik, peki para karşılığı verilen hizmet böyle mi olmalı?
Ailecek birkaç işlem yaptıranların cebinden öyle az bir para çıkmıyor. 1 eurloluk bir kahve için bile kıyak hizmetin alındığı bir ülkede, birkaç yüz euro vererek alınacak hizmet için azar işitmek, horlanmak, aşağılanmak...
Bir de zorla belge imzalatılması var.
Başkonsolos “siz ne yapıyorsunuz” diye hiç mi soran yok?
Türküyle, Almanıyla binlerce kişiye hizmet veren birimde neler olduğunu hiç mi takip etmiyor?
Size gelen şikayetler etkili ve yetkili büyükelçilik görevlilerine de gidiyormu? Gidiyorsa neden bir iyileştirme yapılmaz anlamakta zorlanıyor insan.
Büyükelçinin kendi konutunda, konsoloslukta çalışanlardan daha çok kişi çalışıyorsa, Büyükelçinin kendi konutu, büyükelçilik binasından her yönüyle daha modern, daha donanımlı ise ‘para ve eleman sorunumuz var’ asla demeyin , bu mazareti kabul etmiyoruz.
Ben kendi adıma beklemekten hem çok sıkıldım, hem de çok yoruldum.
Saygılarımla, Mehmet Duran |
|
 |
BurakD
14 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 03:02
Hollandada ki Turk konsolusluklari tek kelimeyle rezalet!! Hepsi bir havali, bir saygisiz. Afedersiniz "hayvan" muamelesi goruyoruz. Allah konsolusluga isini dusurmesin.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|