1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9  |
 |
veli küçükayvaz
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 09:22
| Alıntı: |
| İmzalar hayırlı olsun. Sonuçta ülke menfaatleri kazanıyorsa bizim için 3. ülkeler değil kendi ülkemizin çıkarları önemli. |
Bu tip anlaşmalarda iki tarafında eşit kazançlı çıkması mümkün değil.
Anlaşma protokolü çerçevesinde yapılacak detay görüşmelerde bakalım ne pürüzler çıkacak, onu zaman gösterecek.
| Alıntı: |
| Ayrıca sunuda soyleyelim anlaşmanın tarafları Türkiye ve Ermenistan. Rusya ve Amerikada anlaşma masasında yer alıyor. Hadi Ermenistanın Rusya himayesi altında yaşadıgı biliniyordu. bu anlaşmayla birlikte Türkiyeninde Abd nin himayesinde oldugu kabul edilmiş oldu. |
Amerika Dışişleri Bakanı Bn.Clinton boşuna mı? geldi. Tv lerde bizim Dışişleri Bakanından daha çok boy gösterdi.
Bilmeyen de Amerika - Ermenistan (Rusya) anlaşma masasına oturuyor sanacak.
|
 |
ÖZDENN
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 11:02
arkadaslar evet Azerbaycan bizim kardeslerimz onları dışlayacak bir polita elbette yapılmamalı yapılmıyorda ama bazı gercekleride unutmaylım dün hürriyet yazarı Yalcın Bayer in ortaya koymus oldugu yazı bence cok haklı ....
BU NASIL KARDEŞLİK!.. Vize iste.. Rüşvet al.. Türkiye'den nefret et..
Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini amaçlayan protokollerin imzalanmasına kızan Azerileri Hürriyet yazarı Yalçın Bayer oldukça kızdıracak..
AZERBAYCAN Stratejik Araştırma Merkezi (ASAM) Başkanı Prof. Ferman Demirkol, 14 Ekim Çarşamba günkü Türkiye-Ermenistan maçı öncesinde kendisine Azerbaycan'la ilgili olarak yönelttiğimiz sorulara bilgilendirici ve yol gösterici uyarılarda bulundu.
AZERİLER KARABAĞ'DA ÇÖZÜM İSTEMİYOR TÜRKİYE'NİN SUÇU YOK
“Azerbaycan'ın, Karabağ sorunununda Türkiye'nin herhangi bir menfi katkısı yoktur. Ancak Karabağ dolayısıyla Türkiye her zaman sıkıntı çekmiş ve çekmektedir. Kardeş Azerbaycan için Türkiye sıkıntı çekebilir, ancak Türkiye'nin de hak etmediği engeller ve zorluklar da bizim karşımıza çıkarılmamalıdır. Azerbaycan toprağı olan Karabağ'ın kimin tarafından işgal edildiğini objektif olarak bilmek gerekir.
Ermenistan ekonomik askeri ve psikolojik bakımdan toprak işgali yapmaya dün de, bugün de gücü olan bir devlet değildir ve bu işgali devam da ettiremez. Azerbaycan toprağı, Ruslar tarafından işgal edilmiştir. Yönetimi elinde bulunduran İlham Aliyev, etrafındaki ‘çetelerden' kurtulabilirse, bu sorunu daha rahat çözebilir.
PETROLÜN GÜCÜ VE KARABAĞ
Azerbaycan, kazandığı paradan Ermenistan'a dolar bazında yardım yaparak toprağını geri kazanabilir. Ermenistan çok fakir ve zor durumdadır. Azerbaycan'ı yönetenler bu işi ‘rüşvet'le halledebilirler. Ancak şimdiye kadar bu işi becerememelerinin nedeni petrol kaynaklarının, ‘büyüklere' rüşvet verilerek sağlandığından, petrolün Karabağ'ın geri alınmasında bir gücü kalmamıştır.
ALİYEV YÖNETİMİNDEN KORKUYORLAR
AZERBAYCAN gerçeğini ne kadar biliyoruz’ diye soran Ferman Demirkol’un görüş ve eleştirilerinin hayli yankı uyandırdığını görüyoruz. Demirkol’a hak verenler olduğu kadar, bazıları da kendisine Azerbaycan’daki geçmişiyle ilgili eleştiriler yapıyorlar. Ama olayın siyasi tarafına değinebilme cesaretini gösteren pek yok. Çünkü Aliyev yönetiminden korktukları da anlaşılıyor. Karşıt görüşlere yerimiz ölçüsünde yer vereceğiz.
Demirkol’un dünden kalan görüşlerine devam:
* VİZEYİ KALDIRMADI
Azerbaycan yönetimi, Türkiye’ye karşı vizeyi kaldırmamıştır. Türkiye ise vizeyi kaldırmış; ancak Azerbaycan kaldırmadığı için Türkiye’nin kararı devreye sokulamamıştır. Bu nasıl bir kardeşliktir.
Türk işadamları Bakü’de akla gelmeyecek engellerle karşılaşmaktadır.
* RÜŞVET BATAĞI
Azerbaycan’da her işadamının, rüşvet vermeden işini yaptırması mümkün değildir. Kardeşliğe en büyük düşman rüşvet ve yolsuzluktur. ‘Bir millet, iki devlet’ sözü burada havada kalmaktadır.
* TÜRKİYE’YE NEFRET
Bazı merkezler ve bazı devletler tarafından, Azerbaycan halkında Türkiye’ye karşı nefret ve soğukluk yaratıldığı biliniyor. Türkiye’ye karşı kışkırtmayı engelleme görevi Azerbaycan iktidarına düşmüyor mu?
ABD KONUŞLANIYOR
* ABD’nin, İran’a karşı yapacağı operasyonda Türkiye’ye karşı baskılar uygulamakta olduğu bilinmektedir. Ancak anlaşılıyor ki, Türkiye hükümeti bu konuda ABD taleplerine tam da cevap verir durumda değildir. ABD, bu konudaki destek ve yardımın bir kısmını Azerbaycan’dan talep ettiği ve hükümetin de, buna şimdilik izin verdiği ve İran hududuna yakın bir bölgede 60 bin askerin konuşlandırılması kararına varıldığı anlaşılmaktadır.
memleket gzt.
|
 |
osmancık
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 11:44
Bazı arkadaşlar faydalarını görelim, somut şeyler yazın demişler.
Kendileri o kadar afaki şeyler yazarken bizim faydaları sıraladığımız yazılara karşı 3 maymunu oynamaya devam ettikleri sürece, ne söylersen at gözlükleri çıkmadan görmeniz zor arkadaşlar.
Kusura bakmayın, önce at gözlüklerinizi çıkarmak zorundasınız.
Önce biriniz ABD ne isterse onu yapıyoruz diyor, diğeriniz Rusya'nın kontrolü arttı diyor.
ABD ile Rusya'nın çıkarlarını da örtüştürdünüz ya, bu muhalefet hırsı size daha ne paradokslar yaşatacak, merakla bekliyoruz.
Siz kendi hayallerinizle ördüğünüz dünyanızdan yazmaya devam edin, dünya sizin artık o gözlüklerle göremeyeceğiniz bir tarafa doğru gidiyor.
Türkiye, Kıbrıs ve Suriye konusunda ciddi mesafe kat etti ve sıra Ermenistan'a geldi.
Türkiye'ye zavallı rolü biçmeye alıştığınız günler geride kaldı, kusura bakmayın. Artık Diaspora ile birlikte üzülmek hakkınız.
|
 |
fatihdemirel
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 12:00
Burhanettin Bey;
Umarım bu yazıya denk gelir ve okursunuz..........
Anyalya Kaş ilçesine hiç gittinizmi ?Kara yolu Kaş'a yüksekçe bir tepeden inerek ulaşır. O tepeyi inerken Meis adasını görürsünüz. Sonra onun Yunannistan'a ait olduğunu öğrendiğinizde yüzerek gidilebilecek uzaklıktaki bu adanın nasıl olup ta bizim olmadığını düşünür ağlamaklı olursunuz.
Pek başarılı değilim ama iki harita hazırladım. Birincisi Meis'in Yunan ana karasına nekadar uzak ulduğunu, ikincisi de Kaş'a nekadar yakın olduğunu gösteriyor. Üstelik etraftaki silahsız ve kime ait olduğu şimdilik belli olmayan adacıklar da yunan askerlerince yakın zamanda belki televizyonlardan hatırlarsınız işgal edildi.
Sadede geleyim bu adaları ilk gördüğümde bunun sebebi kim ise Allah Kahretsin, neden engel olmadılar, neden razı olundu? demiştim. Sanırım bizden sonra gelenler de aynı şeyleri bizim için söyleyecekler.
Kıbrıs yakın zamanda yapılacak oylama ile birleşecek. Kıbrıstaki Türk kontrolü tamamen bitecek. Bırakın garantörlüğü kıbrısa gidebilmek için vize alacağız. Akdenizde balık avlamaya çıkmak bile bela getirecek. Zaten Meis adasına kadar Yunan karasuları olan akdenizde sadece Mersin-Hatay küçük bir imtiyazımız kalacak.
Sanırım bu anlaşma dolayısıyla Azerbeycan ilişkilerimiz ve Türki Cumhuriyetler 'le olan dostluğumuz ciddi anlamda bozulacaktır. Ermeniler asla Karabağ'dan çıkmayacaklar. Herşeyi elde ettiler. Ya hani Karabağ işgali bitmeden kapı açılmazdı. Bu ne çabuk unutuldu. Burhanettin Bey şimdi çocuklara ne diyeceğiz?
|
 |
görkem 07
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 12:59
Nabucco diyorum verileri veriyorum,btc ve bunlar gibi yapılcak birçok ortak proje diyorum hala tutturulmuş bir muhalefet hırsı edebiyatı gidiyor.hala şu argümanlara içi dolu içerikli sayısal tek karşı yanıt gelmedi.
Bakın tekrar yazıyorum ermenistan denen devletin doğal zenginliği yoktur bu ülkeden bir mucize beklenmesi vizyonsuzluktur. yapabileceği ticaret hacmi yoktur.siyasi tezlerinden ne oranda vazgeçeceği veya vazgeçtiği büyük bir muammadır.rusyanın eyvallahı olmadığı müddetçe o bölgede dağlık karabağ işgali bitmez.Aslında o bölgede diplomasi yapmamız gereken ülke rusyadır,aç karnını doyuramayan diasporanın dövizleriyle ayakta duran ermenistan değil! azerbaycan-türkiye ilişkileri ermenistanla yakınlaşmadan feda edilmeyecek oranda büyük çaplı ilişkilerdir.
bir üyemiz de azerbaycan bizle iş yapmayı keseceğini mi söyledi böyle bir vaat mı verdi demiş.ben buna gülüyorum işte.adamların ülkesinin %20 si işgal edilmiş sen topraklarını işgal eden devletle ucunun nereye gideceği tamamen belirsiz bir şekilde washington zorlaması ile anlaşma yapıyorsun.Sonra azerbaycanla ilişkiler artarak sürecek.Hadi canım!
bu anlaşma imzalanmış ama hükümete güvenmek istiyorum daha dün grupbaşkanvakili suat kılıç tekrardan güvence verdi devlet politikası öyle günlük değişmez,ulusal çıkarlarımız önplanda tutulacak ermeni işgali bitmeden adım atılmayacak dedi.Bu kadar sık söylendiğine göre pek mevzi kaybetmeyeceğiz.
|
 |
ismailagir
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 13:06
Bugüne kadar Ermenistanla antlşama yapılamadı,i sanki Azerbaycan sorunu çözülmüştü. Türkiye kabuğunu kırıyor , Komşularıyla olan ilşkileri gelkişiyor.Bundan memnun olmak lazım.Türkiye için iyi pazar olacaktır.
|
 |
osmancık
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 13:09
1) Azerbaycan ile ilişkilerde bir değişiklik yok. Boru hatlarının yeri değişmez, anlaşmalar bozulmaz. Bu konuda kayıp yok. Türkiye'yi Azerbaycan'a muhtaç ülke konumuna sokamazsınız. Azerbaycan Türkiye'nin kara kaşı kara gözü için fedakarlık falan da yapıyor değil. Herşey çıkar ilişkisi.
2) Ermeni diasporası veya hükümeti soykırım için uğraşmaya devam edebilir. Tarih komisyonu uluslararası toplumun daha çok dikkatini çekecek. Arşivlerin açılması önemli.
3) Ermenistan'dan mal alma meraklısı değiliz. Bölge illerimizde sanayi daha da gelişir, Ermenistan'a ihraç başlar. 300 milyon olsun, 1 milyar olsun para paradır. Kaybedeceğimiz birşey yok. İhracatımız artar.
4) Karabağ konusu tek başına Türkiye'nin meselesi değil. Türkiye'nin kendine yetecek kadar problemi var. Azerbaycan da taşın altına elini koymak zorunda. Kendi meselesi için uğraşacak.
5) BTC, nabucco yerinde duruyor. Gelirlerimiz kasamıza akmaya devam ediyor.
6) Diaspora ile ermeni halkı tamamen aynı fikirde değil. Birileri Azerbaycan ile Türkiye birbirine düştü, helal olsun ermenilere yazabiliyor. Tamamen cehalet. Doğrusu Diaspora ile Ermenistan yerlisi arasındaki uçurumu hükümetimiz derinleştiriyor. Ermenistan'ın Türkiye'ye bağlı hale gelmesi bizim elimizde.
|
 |
Burhanettin Akbaş
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 13:10
Süleyman Nazif, İstanbul işgal edildiğinde "Kara Bir Gün" diye bir makale yazmıştı. İngilizler apar topar Süleyman Nazif'i yakaladılar ve sürgüne gönderdiler. Şimdi ülkemizde nice kara günler yaşanıyor. Sayfaları okursan Türklüğe hakaret etmek serbest, Azerbaycan'a "onlar da kim oluyor", "kardeşlik de neymiş" demek serbest. Birileri aklıselimi yitirmiş ve burada siyasete yönelik müthiş pozisyonlar alıyorlar. Bizim iyi niyetli orta yol bulma çabalarımızı da bu gözü dönmüş adamların öfkelerinden gördükleri yok. Daha Türk diyecek olsanız ve ağzınızdan T çıksa ırkçılık yaftası hazır. Bu sert tutum, arkasından sertlik getirecek... Benim gibi ılımlı adamlar bile bu kadar gerildiğine göre, bu gerginlikten medet umanlar var demektir.
Öyle kötü günlerdeyiz ki artık birbirimizin düşmanı olduk. Ermeni meselesinden önce bu vahim durum daha tehlikeli... Çünkü Türkiye'yi bizim dışımızda hiçbir güç bölemez. Ama biz ciddi fikir ayrılıklarıyla artık birbirimizin gırtlağına basmaya hazırlanıyoruz. Kimsenin kimseye tahammülü yok. Aklıselim ve orta yol bitti. Ernest Hamingway'in "Çanlar Kimin İçin Çalıyor" romanının adından yola çıkarak söylüyorum. Artık çanlar bizim için çalıyor ve Amerika / İngiltere müthiş bir politikayla tarihi tekerrür ettirecekler.
Milli şairimiz Mehmet Akif; “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez”. demişti.
Bir aileyi, bir kabileyi, bir milleti, bir devleti tefrika yıkar. TDK sözlüğünde tefrika; “birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık” olarak geçer. Bunun içindir ki ilahi kitabımız Kur’an-ı Kerim ve Yüce peygamberimiz Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (sav) hep, birlikten beraberlikten bahsetmiştir. Ayrılığın, sapıklığa ve düzensizliklere giden en önemli etken olduğundan bahsedilmiştir. Hatta ayrılığın insanları cehenneme dahi sürükleyeceği hakkında çok ciddi uyarıları mevcuttur.
Şimdi geriye dönüp, ülke siyasetinde ve diğer sosyal olaylarda yaşananlara bir bakalım. Toplum bugün dünden daha fazla ayrışmıştır. Hemen her konuda fikirler uç noktalara çekilerek toplumsal bir gerginlik söz konusudur. Bakınız dostlar, bu durum hiç de hayra alâmet değildir.
|
 |
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 13:20
İnşaallah bu anlşma hayırlı olur. Sınırın açılmsı önemli bir gelişme. Artık soykırım yalanınından da bir cacık çıkmayacak. Eerenistan'a ml satacağız, bu işten en çok karı biz görürüz. Ufacık ermenistan bizmle aşık atamaz.
Burada yazan muhaliflere bakıyrumda aynen ermenistan muhalefeti gibi. Onlar da 10 ekim'i matem günü olarak yorumluyorlar.
TÜRKİYE MUHALEFETİ= ERMENİSTAN MUHALEFETİ
olmuş. Aynı frekanstalar. Çok iyi anlaşmları lazım.
|
 |
GÖKSEL GÖKOĞLAN
13 yıl önce - Pzr 11 Ekm 2009, 13:28
| Alıntı: |
Azerbaycan Hükümetini de Bolşevik devletler zümresine ithal etmeyi taahhüt eyler.
|
Mustafa Kemal Atatürk.
http://www.mkemalataturk.com/tr/yazmektup.html
Bu söze Mustafa kemalci arkadaşlar ne der acaba?
Yetmiş Milyonluk koskocaman bir ülkenin ufacık bir ülkeyi tehdit olarak görmesi yanlıştı. Komşularından tecrid edilmiş bir Türk dış politkası bizim tercihimiz değildi. Türkiye ulusal kararlarını vermeye başladı. Hayali korku üreticileri paniklemiş durumda.
|
 |
sayfa 9  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|