Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Korkut Varol
10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 00:47

Konuşmasını engellemek yerine, bakan konuşmaya başlayınca sessizce salonu terk edebilirlerdi. Böylece bakanın konuşma hakkını gasp etmeden protestolarını yapmış olurlardı.

gürkang
10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 01:16

Bunu da çirkin protesto, provokasyon olarak adlandıranlar çıkardı elbet Sorun bir politikacının protesto edilmesine tahammül edip etmemek.



adnan guven
10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 01:23

Alıntı:
Bizim gençlerimiz maşallah üniversiteye girdiklerinde, ergenlik psikolojisinden olsa gerek,
herşeyi bildiklerini zannediyorlar

Alıntı:
100 üniversitesi arasında hiç Türk üniversitesinin bulunmadığını

Üniversiteye girmişler konuşuyorlar, zaten üniversitelerimiz ilk yüze giremiyor, bu monşerler boşuna okuyor.Hiç birşeyden anlamıyorlar, siyasal,iktisat, hukuk okuyan adam bu işlerden ne anlar. Gelin bizim kahveye , veya akşam biraneye bilmeyen yok, her gün ülkeyi kurtarıyorlar. Bu kişilere sor bak memleket nasıl kurtulur.
Ordaki öğrencilerin görüşleri ile ters düşüncedeyim ama bazı yazılarda cahillik savunuluyor.Türkiye yıllarca bu cahil kesimin futbol takımı gibi parti tutmasından bu hallere düştü, geri kaldı. Bu işler işi bilen uzmanlarla olur, cahil, her söze inanan ve bu sözleri unutan insanlarla olmaz.


onurkaya60
10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 12:47

Alıntı:
Üç beş sol görüşlü öğrencinin hazımsızlığından başka birşey değil. Alkışlanacak bir tarafını göremiyorum.


Asıl hazımsız olan kim acaba?
Siyasal bilgiler öğrencisi ne konuşacak, akışkanlar mekaniğinden mi soru soracak, yoksa MDS hastalığının etkilerini mi?
O fakülteden mezun olanların her biri ileride devlet kademesinde görev yapacak ya da kadrolaşmadan nasibini alırsa siyasi partilerde yönetici olacak
Yoksa bu ülkede Engin Çeber gibilerinin cezaevlerinde işkenceyle ölmesinin, zamların, işsizliğin, yolsuzluğun, kadrolaşmanın, yabancıya KİT'lerin ve toprakların satışının hesabını sormak yasaklandı mı da bizim haberimiz olmadı?
Konferansa katılan kişi milletin vekili, dikta rejimi temsilcisi değil, elbette soru sorulacak.

Son yapılan terbiyesizlik hariç, eylemi destekliyorum.Bölücü zibidiler gibi ortalığı taş yağmuruna tutmamışlar en azından, söz alıp konuşmuşlar.Milletin ferdi olarak, vekillerinden hesap sormuşlar.


En son onurkaya60 tarafından Pzr 11 Ekm 2009, 01:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


hasan özbey

10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 12:54

Bu ülkede yılardır değişen iktidarlara göre sabah,akşam padişahım çok yaşa diyen bir medya oldukça hiç bir padişah ,hiçbir şekilde protesto edilemez,eleştirilemez. Sadece kravatlı padişahlar eleştirir,onlar protesto edebilir.



Jihan85

10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 12:56

Bun Üniversite Gencligi Türkiyenin gelecegi ise ben ozaman gelecekte hic birseyin daha iyiye gidecegine inanmiyorum! Yazik Türkiyeye!

Fatih C1
10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 12:59

Alıntı:
Asıl hazımsız olan kim acaba?


Bakanın konuşmasına bile tahammül edemeyiyorlar bal gibi hazımsızlar.

Bunlar ilerde siyasi lider olacaksa önce karşısındaki insanı dinlemeyi öğrenmeliler.

Alıntı:
Bun Üniversite Gencligi Türkiyenin gelecegi ise ben ozaman gelecekte hic birseyin daha iyiye gidecegine inanmiyorum!


Bu gün karşısındaki insanı dinlemeye bile tahammülü olmayan demokrasiden nasipsiz bu insanlar yarın komunist dikta isterse kimse şaşırmasın.


Engin

10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 13:43

Alıntı:
Che Guevera'ya tapıyorlar, ama bu adamın kim olduğunu yaşamını bilmiyorlar.
Kapitalizm'den, Emperyalizm'den bahsediyorlar, Nike ayakkabı giyiyorlar, Mc Donald's ta
yemek yiyorlar.
Özgürlük, insan hakları diyorlar, aslında bunlarında bir sınırı olduğunu, sınırsız olmadığını
bilmiyorlar.
19-20 yaşındaki bu gençlere tecrübesiz olduklarını, hayatta herşeyin istenildiği gibi mükemmel
olamayacağını, kafalarını bu işlerle meşgul etmemelerini, bu işlerle meşgul olan yeterince
insan olduğunu, okudukları bölümde bilimsel birşeyler üretmeleri gerektiğini,dünyanın en iyi
100 üniversitesi arasında hiç Türk üniversitesinin bulunmadığını,dünyanın gidişatını
değiştiremeyeceklerini ve buna karşı duramayacaklarını, hakkında bilgi sahibi olmadıkları
şeylere körü körüne saplanmamaları gerektiğini, birilerinin bunlara anlatması gerek.

birinin de her sene YÖK'ün yeni yumurtladığı müfredatlar ile, her ilimize dershane ayarında açılan web sayfasız üniversiteler ile, mevcut maddi imkanlar ile ilk 100'de Türk üniversitesi görmenin hayal olduğunu size anlatması gerek.

Münih Teknik ile İstanbul Teknik'in bütçelerini karşılaştırdınız mı hiç?
Bilgisayar salonu, kütüphanesi personel yetersizliğinden akşamları kapalı bir üniversiteden bahsediyorsunuz, bu Türkiye'nin en iyilerinden. Ankara'da bir vekile alınacak S klas bir mercedes ücreti ile İTÜ'nün kütüphanesi mevcut çalışma saatlerine ilaveten 7/24 açık tutulabilir bir yıl. ama yapılmıyor.

insan hakları demişsiniz, ne güzel. bunun ne che ile ne nike ayakkabı ile ilgisi var.
4+1 yıl üniversitede (mak. müh.) okuduktan sonra size İstanbul'da 1800 lira, İzmir'de 1300 lira mühendis maaşı teklif ediliyorsa bunun adı sömürüdür. zira bugün Maltepe'de bir apartman kapıcısı bu paradan fazlasını alır, üzerine kira ve fatura da ödemez kapıcı dairesinde.

bunu kapıcıları hor gördüğümden söylemiyorum. sadece eğitim için hiç bir para dökülmeden yapılabilecek bir meslek ile yıllarca dershane, il dışında üniversite okuma parası dökülüp okunan bir mesleği karşılaştırıyorum.

bu Türkiye'de insan haklarının patronun hakkının başladığı yerde bittiğine en güzel örnektir.

yine o mühendise Türkiye'de 1800 lira öneren şirket Almanya'daki ofisinde 2500 Euro net maaş verir.
bu da Türkiye'de yabancı sermaye öcü değil, yemez sizi diye gezinen yeni nesilin göremediği bir ayrıntıdır. yeni nesil kölelik düzeninin örneğidir.

tüm bu sorunlar iki türlü düzelir. birincisi illegal halk ayaklanmalarıdır. bıçak kemiğe dayanınca olur. dönüş için çok geçtir. o günün atmosferinde alınacak radikal kararlar kimseyi tatmin etmez, sadece ezilen tarafı değiştirir.

ikincisi bu gibi protestolar, halkın sesini şiddete başvurmadan yükseltmesidir. yöneticilerin ve kamuoyunun bilinçlenmesini, haklarını talep etmesini sağlamaktır. o salonda o gün bu yapılmıştır. tüm medya kuruluşları bir basın toplantısı çağrısı ile bakanın emrine zaten amadedir. istediği an halka kendini anlatır.

ancak o öğrencilerin böyle bir şansı sadece bir kere, o gün o salonda olmuştur. alkışlarla bakanı dışarı yollamasalardı dediklerini dahi bu siteye taşıyacak üyemiz olmazdı, basında bu kadar yer bulmazdı olay.


Turgay34

10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 14:06

Alıntı:
ancak o öğrencilerin böyle bir şansı sadece bir kere, o gün o salonda olmuştur. alkışlarla bakanı dışarı yollamasalardı dediklerini dahi bu siteye taşıyacak üyemiz olmazdı, basında bu kadar yer bulmazdı olay.


Kendi söyledikleri bittikten sonra bakanı konuşturmamak için hala alkışlı protestoya devam etmeleri ayıptır ve hiçbir şekilde mazur gösterilemez.. Böyle olursa protesto edecek kimseyi de bulamazlar bir daha..


hasan özbey

10 yıl önce - Cmt 10 Ekm 2009, 14:26

Alıntı:
Böyle olursa protesto edecek kimseyi de bulamazlar bir daha..

Her öğretim yılı açılışında,her üniversitede protesto edilebilecek bir şahsiyet bulunur.



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET