Kerim Kaptan senden rica etsek de bizleri bir aydınlatsan: Makinaların işlememesine ne sebep oluyor? Maltepe için de benzer şeyler söylenmişti. Ama Şileye giderken kendi makinalarını kullandı. Gerçi mürettebatın da katkısı büyük, gemiyi tanıyan bir kaptanımız götürdü...
Haftada bir kaç saat makinaları çalıştırmak yeterli olmaz mı? Duran makinaların özel bakım programları yok mu? Bu ve benzeri ihtimalleri geçmiş deneyimleriniz muvaceyesinde açıklarsanız seviniriz.
Bu gemi Tersaneye kendi makinaları ile girdi. 15 Ay bu varsaydığım işlemleri yapsalar gemi kendi makinalarını kullanabilecekmiydi? Merakla bekliyorum cevabınızı...
Yıllarca makinaların bakımları ihmal edildi.TDİ zaten özelleşcek diye geçici bakımlarla yetindiler.Metal yorgunluğu başlamıştır değişmeyen tüm parçalarda.Makinaların çalışması için sürekli personel bulunması ve ana makinalarının overhaul yapılması gerekmektedir bununda maliyetine kimse katlanmamaktadır.
Bugün Beykoz'a yolum düştü. Otobüste giderken vapuru görünce hemen indim otobüsten. Makinem yanımda değildi fotoğraf çekemedim ama dışardan bol bol seyrettim onu.
Sessiz, sakin, o kadar güzel duruyordu ki iskelede... Bulunduğu yerede yakışmıştı.İnşallah belediye yazık etmez bu vapura.
İstanbul'un yemyeşil doğası ve tarihiyle nadir güzellikteki semtleri arasında yer alan Beykoz, ilçenin tarih zenginliğini artıracak bir değeri daha kucaklıyor. Şehirhatlarının en eski deniz taşıtlarından Tarihi Paşabahçe Vapuru, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek'in girişimleriyle müze, nikah ve sergi salonu olarak ilçeye kazandırılıyor.
İstanbul'un kibar hanımefendileri ve beyefendilerini şehrin bir yakasından diğerine taşıyan Paşabahçe Vapuru İtalya'nın Toronto kentinden başlayan ve günümüze kadar uzanan serüvenini paylaşmak üzere Beykoz sahilindeki yerini aldı. 2010 yılı başlarına kadar şehrin değişik ilçeleri arasında hizmet veren ve ardından emekliye ayrılan Paşabahçe Vapuru, Beykoz Belediyesi ve İDO arasında varılan mutabakat çerçevesinde tamir ve bakımı yapılmak üzere Beykoz sahilinde kendisi için yapılan iskeleye demirledi. 57 yıl İstanbullulara hizmet veren vapur bundan böyle adının esinlendiği Beykoz'a tarih ve kültür zenginliği katmanın yanı sıra müze, sergi ve nikah salonuna olarak da hizmet verecek. İstanbulluların hoş anılar yaşadığı bir mekan olarak aslına uygun şekilde dizayn edilecek olan vapur bugüne kadar ki tanıklıklarını da ziyaretçilerle paylaşacak.
VAPURDA NİKAH DA KIYILACAK
Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, vapurun belediye önünde iskelede yer aldığını, müzenin yanı sıra kültür ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacağını, dileyen ilçe sakinlerinin nikahlarını bu vapurda kıydırabileceklerini söyledi. İstanbul'un simgeleri arasında yer alan vapuru ilçeye kazandırmaktan duyduğu memnuniyeti de ifade eden Çelikbilek, başlattıkları uygulamayla genç kuşaklara tarihi değer taşıyan yapıların yaşatılması konusunda örnek olduklarını da dile getirdi. İçinde cam sanatları müzesi, kütüphane ve restoranın da yer alması planlanan Tarihi Paşabahçe Vapuru'nun sonbaharda ziyarete açılması planlanıyor.
ŞEHİR HATLARININ EN YAŞLISI
İstanbul'un yakın tarihine tanıklık eden Paşabahçe Vapuru II. Dünya Savaşı öncesinde İtalya'da savaş gemisi olarak inşa edildi ve henüz kullanıma alınmadan savaşın bitmesi nedeniyle yolcu vapuruna dönüştürüldü. Şehirhatlarının en büyük ve en hızlı vapuru olma özeliğini taşıyan Paşabahçe, 73.8 metre boyunda, 12.9 metre eninde ve 2.8 metre derinliğinde. Yolcuların geçişini sesinden anladığı vapurda her biri bin 600 beygir gücünde 2 adet dizel motor bulunuyor. Çift pervaneli olan Paşabahçe saatte 18 mil hız yapabiliyor. Güçlü motoru ve sağlam teknesine duyulan güven nedeniyle Paşabahçe İtalya'dan İstanbul'a 2,5 gün süren bir yolculuğun ardından 2 Ekim 1952'de getirildi.
İstanbul'un yemyeşil doğası ve tarihiyle nadir güzellikteki semtleri arasında yer alan Beykoz, ilçenin tarih zenginliğini artıracak bir değeri daha kucakladı..
Şehirhatlarının en eski deniz taşıtlarından Tarihi Paşabahçe Vapuru, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek'in girişimleriyle müze, nikah ve sergi salonu olarak ilçeye kazandırıldı.
İstanbul'un kibar hanımefendileri ve beyefendilerini şehrin bir yakasından diğerine taşıyan Paşabahçe Vapuru İtalya'nın Toronto kentinden başlayan ve günümüze kadar uzanan serüvenini paylaşmak üzere Beykoz sahilindeki yerini aldı. 2010 yılı başlarına kadar şehrin değişik ilçeleri arasında hizmet veren ve ardından emekliye ayrılan Paşabahçe Vapuru, Beykoz Belediyesi ve İDO arasında varılan mutabakat çerçevesinde tamir ve bakımı yapıldıktan sonra Beykoz Belediyesi önünde kendisi için yapılan iskeleye demirledi.
57 yıl İstanbullulara hizmet veren vapur bundan böyle adının esinlendiği Beykoz'a tarih ve kültür zenginliği katmanın yanı sıra müze, sergi ve nikah salonuna olarak da hizmet verecek. İstanbulluların hoş anılar yaşadığı bir mekan olarak aslına uygun şekilde dizayn edilen vapur bugüne kadar ki tanıklıklarını da ziyaretçilerle paylaşacak.
VAPURDA NİKAH DA KIYILACAK
Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, vapurun belediye önünde iskelede yer aldığını, müzenin yanı sıra kültür ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacağını, dileyen ilçe sakinlerinin nikahlarını bu vapurda kıydırabileceklerini söyledi. İstanbul'un simgeleri arasında yer alan vapuru ilçeye kazandırmaktan duyduğu memnuniyeti de ifade eden Çelikbilek, başlattıkları uygulamayla genç kuşaklara tarihi değer taşıyan yapıların yaşatılması konusunda örnek olduklarını da dile getirdi. İçinde cam sanatları müzesi, kütüphane ve restoranın da yer alması planlanan Tarihi Paşabahçe Vapuru sonbaharda ziyarete açılacak.
ŞEHİR HATLARININ EN YAŞLISI
İstanbul'un yakın tarihine tanıklık eden Paşabahçe Vapuru, II. Dünya Savaşı öncesinde İtalya'da savaş gemisi olarak inşa edildi ve henüz kullanıma alınmadan savaşın bitmesi nedeniyle yolcu vapuruna dönüştürüldü.
Şehirhatlarının en büyük ve en hızlı vapuru olma özeliğini taşıyan Paşabahçe, 73.8 metre boyunda, 12.9 metre eninde ve 2.8 metre derinliğinde. Yolcuların geçişini sesinden anladığı vapurda her biri bin 600 beygir gücünde 2 adet dizel motor bulunuyor. Çift pervaneli olan Paşabahçe saatte 18 mil hız yapabiliyor. Güçlü motoru ve sağlam teknesine duyulan güven nedeniyle Paşabahçe İtalya'dan İstanbul'a 2,5 gün süren bir yolculuğun ardından 2 Ekim 1952'de getirilmişti.
Şehir Hatları’ndan alınarak Beykozluların hizmetine sunulan Paşabahçe Vapuru’nda nikâh törenleri başlıyor. Beykoz Belediyesi Nikâh Salonu’nda her hafta sonu yalnızca Pazar günleri kıyılacak nikâhlar, Temmuz ayından itibaren tüm yaz mevsimi boyunca Paşabahçe Vapuru’nda gerçekleştirilecek.
(+)
Şehrin değişik ilçeleri arasında 2010 yılı başlarına kadar İstanbullulara hizmet verdikten sonra emekliye ayrılan Paşabahçe Vapuru, Beykoz Belediyesi ve İDO arasında varılan mutabakat sonucunda tamir ve bakımı yapıldıktan sonra Beykoz Belediyesi önünde bulunan iskelede ilçe sakinlerinin hizmetine sunulmuştu.
İçinde yapılan hazırlıkların ardından Beykozlulara nikâh merasimi hizmeti vermeye başlayan vapur, adeta bir gelin gibi süslenerek ilçeye bambaşka bir renk verdi. Nikâhları vapurda kıyılan çiftlerde Beykoz Belediyesi’nin hizmetinden duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
(+)
Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, vapurun belediye önünde iskelede yer aldığını, müzenin yanı sıra kültür ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacağını, dileyen ilçe sakinlerinin nikâhlarını bu vapurda kıydırabileceklerini söyledi. İstanbul'un simgeleri arasında yer alan vapuru ilçeye kazandırmaktan duyduğu memnuniyeti de ifade eden Çelikbilek, başlattıkları uygulamayla genç kuşaklara tarihi değer taşıyan yapıların yaşatılması konusunda örnek olduklarını da dile getirdi.
2 gün önce Beykoz belediyesi önünden gece geçiyordum. Paşabahçe vapuruna baktım hiç ışıkları yanmıyor oysa sahil bir o kadarda kalabalıktı.
Oralarda çay bahçesi yerler hep doluydu. Paşabahçe vapurun üst bahçe katı yada katları vatandaşlara yaz aylarında boğaza karşı vapurda çay içme fırsatı tanınsa hem de vapurun tüm ışıkları yanıyor olur ve varlığı belli olur.
Ayrıca o vapurun çevresinde otopark alanları çoğalsa arabasıyla gelen insanlar rahatça arabalarını park edip vapura gidebilirler.
Bir de bu tür vapurların üstünü bu kadar cafcaflı çul, çaput, balon malonla doldurmanın ne yeri var , asarsın gönderine veya birkaç yere bayrağı olur biter. Dileyelim ilk açıldığı gün için bukadar süslenmiş olsun.