1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
| Toplu Ulaşım Araçlarında Alkol Yasaklanmalımıdır? |
| Evet yasaklanmalıdır. |
 
|
51.5% |
[100] |
| Hayır kimseye karışılmamalıdır. |
 
|
37.1% |
[72] |
| Sınır konulabilir. |
 
|
11.3% |
[22] |
|
| Toplam Oy : 194 |
|
 |
Alper Ay
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 14:28
| Alıntı: |
Yolcuların iddiasına göre tren restoranında içki içtikten sonra oturduğu koltuğun bulunduğu yolcu vagonuna giren Uysal, “Burada ayakkabılar ve çoraplar kokuyor” diye bağırıp, yolculardan Uğur ile aralarında tartışmaya girmiş.
Cebinden bıçak çıkarmış. Bıçakla boğazını keserek yaraladı. Olayın ardından Bilecik Garı’nda duran trenden indirilen Uğur, Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştır. |
Şimdi bu adam içki içmemiş olsa bütün bunlar olmayacaktı öyle mi ?
Bütün problem adamın içki içmesi.
Adamın topluma kazandırılamamış eğitimsiz birisi olması adabıyla içmesini bilmiyor olması değil.
Hem içki içmek yasak bıçak taşımak serbest!.
Burada asıl tartışılması gereken o bıçağın o trene nasıl girdiği değil mi?
İçki yerine trene bıçak sokmayı yasaklamak neden gelmiyor kimsenin aklına.
|
 |
turgutakbaş
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 14:34
akın üstadım hem vapurlarda sigara içimi bile misal ön açık kısmın bu işe ayrılmasıyla çözülebilir ... bunuda tartıştık bayağı bir hatırlarsınız ... ve bence orta noktalarda daima bu işlerin çözümü bulunabilir ...
trenlerde de koyulur bir güvenlik personeli sorun kalmaz ...
hem uzun yol giden trenlerde alkol olsa da olmasa da günümüz şartlarında zaten bir güvenlik olmak zorunda değil mi sizce ?
açıkçası ben alkol almayan bir çok insanın sık sık istanbulun bir çok noktasında birbirine girdiğini görüyorum ... ki bu toplu taşımada da oluyor ...
|
 |
gökhan demirci
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 14:38
bu ''pireye kızıp yorgan yakma'ya'' yada '' kurunun yanında yaş'ın da yanmasına'' benziyor. benim tanıdığım çevremde o kadar çok içki içen insan var ve ben birgünden bir güne ne duydum böyle bir olayı ne yaşadım.evet bence de insan alkol almadan seyahat edebilir. içilmese daha iyi olur. ben buna sağlık aşısından bakıyorum. hiç içilmese keşke. alkolün sağlığımıza verdiği zararları hepimiz biliyoruz. ama özgürlükler açısından baktığımızda da durum farklılaşıyor. kendi hür iradesi ve seçimidir. bize bişey demek düşmez. bağımlıysa ve o kadar süre bekleyemiyorsa ayrıca sorun çıkarmaya meyilliyse o kişi baştan problemlidir ve muhtemelen o araca da alkollü gelme olasılığı yüksektir. aracta alkol satışına yasak getirebilirsiniz de dışarda içip gelen araca binene ne yapacaksınız? genellemeler hoşuma gitmiyor. adamın biri cebinde bıçak taşıyor diye bıçağı yasaklayalım, diğeri alkol alıp nara atıyor diye alkolü yasaklayalım, vs vs vs. nereye kadar bu yasaklar? o yasaklansın bu yasaklansın ........... eee ?
|
 |
Akın Kurtoğlu
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 14:41
| Alıntı: |
Hem içki içmek yasak bıçak taşımak serbest!.
Burada asıl tartışılması gereken o bıçağın o trene nasıl girdiği değil mi?
İçki yerine trene bıçak sokmayı yasaklamak neden gelmiyor kimsenin aklına. |
Artık manyetik kapılar var. Koyarsınız garın girişine bunlardan 5 tane. Bıçak dahil her türlü kesici aleti önlersiniz. Ancak mesele bu değil işte. Asıl tartışılması gereken olmadığı gibi, konunun çerçevesinde bir detay sadece... Alkolün insan bünyesinde, daha doğrusu düşünme yetisinde meydana getirdiği bloke etkisi, bıçağa ya da bir başka zarar verici alete bağlanamayacak kadar ciddi... Adamın kafası döndüyse o anda lokantadaki bir şişeyi kırıp da karşısındakine saplayabilir veya herhangi bir alet kullanmaya gerek duymadan yumruk ve tekme marifetiyle de zarar verebilir. En azından normal şartlarda zikredilmemesi gereken kelimeleri çok rahatlıkla ve de normalmişçesine sarfedebilir. Bunun sonu da yok, sınırı da...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Alper Ay
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 15:15
Trene bıçak sokulmasını yasaklayarak insanların birbirini bıçaklamasının önüne geçebilirsiniz.
Ancak trende içki satılmasını yasaklayarak yokcuların alkollü olarak seyahat etmesini engelleyemezsiniz.
içkiyi toptan yasaklayalım da kurtulalım. kimse kimseyle kavga etmez ozaman. 
|
 |
Akın Kurtoğlu
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 15:39
| Alıntı: |
| içkiyi toptan yasaklayalım da kurtulalım. kimse kimseyle kavga etmez ozaman. |
Valla işin o kısmı beni zerre kadar ilgilendirmez Alp... Lâkin, herşeyin bir yeri vardır. Uluorta nasıl ki cigara içmeye yasak getirildiyse, toplum önünde zina yapmak nasıl ki yasak kapsamındaysa (geneleveler müstesna ), kumar oynamak kamuya açık yerlerde (kumarhaneler haricinde) imkânsızsa; içki içmenin de kamu araçlarında yasak olması kadar doğal birşey olamaz. "İçkiyi yasaklayalım" diyen falan yok. Hemen içki kullananları acındırma pozisyonuna geçmeye de gerek yok İfratla tefrit arasındaki o hassas dengeyi lâyıkıyla sağlamak gerek...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Arda Moltay
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 16:41
| Alıntı: |
| Alkolün insan bünyesinde, daha doğrusu düşünme yetisinde meydana getirdiği bloke etkisi, bıçağa ya da bir başka zarar verici alete bağlanamayacak kadar ciddi... Adamın kafası döndüyse o anda lokantadaki bir şişeyi kırıp da karşısındakine saplayabilir veya herhangi bir alet kullanmaya gerek duymadan yumruk ve tekme marifetiyle de zarar verebilir. En azından normal şartlarda zikredilmemesi gereken kelimeleri çok rahatlıkla ve de normalmişçesine sarfedebilir. Bunun sonu da yok, sınırı da... |
Ama yapmayın... Alkollü içki içip de işi bu noktaya getirenlerin sayısı eser miktardadır... Alkollü içki içmeyip de trafikte tehdit yaratan binler nasıl ki tüm şöförlerin karakteri konusunda bir fikir veremezse, içki içip de olay çıkaranlar da münferit vakalardır, bunlara karşı da toplumsal olarak da, adli olarak da donanımımız son derece yerinde... Hem, Türkiye'nin çok güzel bir "rakı" kültürü vardır, rakı masası sosyalliği çevrelerine rahatsızlık vermeden, adabıyla içki içmeyi öğretir insanlara Anadolu'nun her yerinde.
Bunca senedir evimin dışında, sosyal ortamlarda içki içerim, anlattığınız duruma değil düşen, yaklaşan dahi kimseyle karşılaşmadım... Ama gündüz vakti, hiç kimsenin alkollü olmadığı bir ortamda, kırılan şişelerle tarafların birbirlerine saldırdıkları bir kavganın ortasından kendimi zor kurtarmışlığım vardır...
|
 |
Akın Kurtoğlu
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 16:48
| Alıntı: |
| Hem, Türkiye'nin çok güzel bir "rakı" kültürü vardır, rakı masası sosyalliği çevrelerine rahatsızlık vermeden, adabıyla içki içmeyi öğretir insanlara Anadolu'nun her yerinde. |
Maalesef İstanbul'da böyle bir kültür (!) yok. Öyle âdâbıyla içki içene falan da rastlamadım İstanbul'da bugüne kadar Arda... "İçkinin âdâbı(?)" konusu ise ayrı bir başlıkta geniş anlamda tartışmaya açılabilir. Çünkü alkol insanın beyin hücrelerini birbirine sokan bir maddedir. Birini etkiler, ötekini az etkiler, kimini hiç etkilemez diye bir kural yoktur. Rakı sofrasında bu anlaşılmaz, çünkü herkes çakırkeyiftir ve muhabbet o yönde akar, zararsız bir masabaşı sohbeti gibi görünür. Dışarıdan takip etmek lâzım bir de o mekânı ve mevzuyu...
Daha çok yakınlarda bir belediye otobüsünde ayyaş bir şahsı yakapaça zor attılar otobüsten aşağıya (İçki içtiği için değil, etrafı rahatsız ettiği için ). Otobüslerle kentiçinde çok sık seyahat ettiğimiz için, doğal olarak da bu tarz olaylara şahit olma olasılığımız epey bir yüksek oluyor herhalde bizlerde...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Serkanygt
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 16:50
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.
Madde 3 -Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
Madde 29 Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur.
Hak ve hürriyetlere getirilecek sınırlamalar, demokratik rejim anlayışına aykırı olmamalıdır. Hangi demokratik toplum sorusu ise Anayasa Mahkemesi tarafından, Batı uygarlığınca benimsenen demokrasi anlayışı, şeklinde cevaplandırılmaktadır.
Anayasanın öngördüğü ikinci sınırlama ise temel hak ve hürriyetlere getirilecek sınırlamaların, öngörüldükleri amaç dışında kullanılamamasıdır.
Ölçülülük olarak adlandırılan bu ilke, genel ya da özel sınırlama amaçları ile sınırlama işlemleri arasında bir dengenin bulunmasını zorunlu kılmaktadır.
Öngörülen amaçlar bahane edilerek, başka bir amaca ulaşmak için hak ve hürriyetler sınırlanmayacak;yahut meşru amaç güdülerek sınırlanmış olsalar bile, getirilen sınırlama bu amacın zorunlu ya da gerekli kıldığından fazla olmayacaktır.
Yapılan sınırlamayla, sağladığı yarar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gerekir. Amaçla araç arasındaki makul ölçüyü aşan sınırlamalar Anayasaya aykırıdırlar.
1982 Anayasası temel hak ve hürriyetleri üçlü bir sınırlama sistemine tabi kılmıştır:
Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması.
Anayasa, 12. maddesinde, herkesin, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğunu belirttikten sonra, bu hakların, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerdiğini söyleyerek, sınırlamalara geçmiştir.
Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması başlıklı 13. maddeye göre genel sınırlama sebepleri şunlardır:Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunmasıdır.
|
 |
Arda M Öztürk
13 yıl önce - Pzr 04 Ekm 2009, 16:53
Bencede yasaklanmaladır.Aracın içi zaten sıkışık havasız birde içen insanın içki kokması.iyice işkenceye dönüşüyor yolculuk
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|