AB, hak ettiğini yaşamak zorunda. Boş beleş bir ekonomi odaklı topluluk için yıllardır vermediğimiz taviz kalmadı. Karşılığında geri zekalı Belçika, Lüksemburg veya Avusturya ile uğraşmak zorunda kaldık. Kimse burada, Türkiye ihtiyatlı davransın geyiğine girmesin. AB için Turkiye vaz geçilmez bir ülke. Nedeni bu topluluğun yıllardır savunmasını ABD ve Türkiye ye ihale etmiş olması. Biz silah için milyar dolar harcayalım Belçikalı gerzek güven içinde yaşasın, var mı böyle bir şey?
Türkiye-ABD-Rusya ortaklığı çok yakında. Bakalım NATO dağılınca gerzekler ne yemek zorunda kalacak? Erdoğan bu adamları tek tek çağırıp suratına tükürse de seslerini çıkaramazlar o devir bitti. Sen beni AB için kapıda tutacaksın ben sana NATO ile güvenlik sağlayacağım var mı böyle bir dünya?
Aslinda birlige girmek yerine birligin birligin kuvvetli oldugu ulkelerle ortaklik yapmaliyiz
Bu avrupa birligi degilde ekonomik ortaklik olabilir
Mesela Almanya fransa italya vb hem ekonmik olarak zarar gormeyiz hemde en azindan basroldeki oyncularla muhatap oluruz
Yoksa avuc ici kadar rum kesimi veya avrupayi arkasina alip atar yapan 5 lira etmeyen ulkelerin agiz kokusunu cekmeyiz
Mesela ingiltere adamlar zaten birlikten cikamaya dunden razilar.
İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Türkiye'nin, vize serbestisi için belirlenen şartları yerine getirmesinin çok zor göründüğünü söyledi.
Gentiloni, idam cezasının geri getirilmesi halinde Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin otomatik olarak duracağını da belirtti.
Alıntı:
İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Türkiye'nin, vize serbestisi için belirlenen şartları yerine getirmesinin çok zor göründüğünü söyledi. Gentiloni, idam cezasının geri getirilmesi halinde Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin otomatik olarak duracağını da belirtti.
Paolo Gentiloni, parlamentonun üst kanadı olan Cumhuriyet Senatosu'nda Türkiye'de yaşanan gelişmeler karşısında İtalya hükümetinin pozisyonuna ilişkin senatörlere bilgilendirmede bulundu.
Gentiloni sözlerine, "Terör eylemlerini durdurmak için en uygun muhatap" olarak nitelediği Halkın Demokratik Partisi (HDP) liderleri ve milletvekillerinin tutuklanmasının çok ağır bir eylem olduğunu ve bir kez daha bunu kınadıklarını belirterek başladı.
Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu durumu çok iyi bildiklerini, 15 Temmuz'daki darbe girişimi ve PKK ile IŞİD terör örgütlerinin eylemlerinin ardından bu ülkeyle dayanışmalarını ifade ettiklerini belirten Gentiloni, ancak bu durumun, meclisteki muhalefet liderlerinin tutuklanmasını meşru gösteremeyeceğini söyledi.
"TÜRKİYE KADAR Avrupa DA HATALI"
Üyelik müzakerelerinin yolunun tıkanmasında Türkiye kadar Avrupa Birliği'nin de hatalı olduğuna da dikkat çeken Paolo Gentiloni, "Bugün Türkiye ve AB arasındaki diyalog yolu, daha çok yokuş halini almış durumda. Bunda, Ankara'daki yetkililerin yanı sıra Avrupalı yetkililerin de sorumluluğunu unutmamak gerek, yoksa haksızlık olur" dedi.
"İtalya 15 yıl önce Türkiye ile diyalog çizgisinde dururken, birliğin diğer bazı üyeleri 'Türkiye asla Avrupa'ya giremez' diyordu" diye sözlerini sürdüren Gentiloni, Türkiye'nin son 20 yılda modernizasyon yolunda olağanüstü adımlar atmasına rağmen, bu ülkeye daha fazla pozitif kazanımlar getirecek olan AB üyeliği sürecinin bazı üyelerce engellenmiş olmasını eleştirdi.
AB olarak temel değerlerinden vazgeçmeyeceklerini, ancak Türkiye'nin yüzüne de kapıyı kapatmayacaklarını tekrar dile getiren Gentiloni, "Kapıyı kapatıp, kimseye mazeret gerekçesi vermek istemiyoruz. Buna karar verecek olan Türkiye'dir. AB yönünde mi yoksa son haftalarda, son aylarda göründüğü gibi bunun aksi yönünde mi bir yol izleyeceğine Türkiye karar vermeli" ifadesini kullandı.
Avrupa'nın önem verdiği değerlerin çok açık olduğunu belirten Gentiloni, "Biz, hukukun üstünlüğü, özgürlük ve idam cezasının olmaması gibi konulara önem veriyoruz. Türkiye'nin büyük bir müttefik olması, bu kuralları ve değerleri terk etmemizi gerektirmez" diye konuştu.
"İDAM CEZASI GERİ GELİRSE MÜZAKERELER OTOMATİK OLARAK DURUR"
Gentiloni, halihazırda tartışılan idam cezasının geri getirilmesi halinde ise, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin otomatik olarak duracağını da ekleyerek, "AB, ölüm cezasını uygulayan bir ülkeyi üye olarak kabul edemez" dedi.
Vize serbestisi için belirlenen 72 şartın çok doğru ve çok açık olduğunu da söyleyen Gentiloni, ancak Türkiye'nin bugün bunların tamamını yerine getirmesinin çok zor göründüğünü öne sürerek, "Bu şartlar arasında, bu günlerde Türkiye'de insan hakları ihlallerinin temelini oluşturan terör yasasındaki değişiklik de var" diye konuştu.
"TÜRKİYE'Yİ OTORİTER REJİME İTMEK, DEVASA HASARA YOL AÇAR"
Paolo Gentiloni'nin ardından söz alan bazı muhalif parlamenterler, endişe verici gelişmeler nedeniyle Türkiye ile diplomatik ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyerek, İtalya'nın daha sert tepki vermesini talep etti.
Senato Dış İşleri Komisyonu Başkanı Pier Ferdinando Casini ise, Türkiye'ye kapıların kapatılamayacağını ifade ederek, bugüne kadar bu ülkeye karşı tutumundan dolayı AB'yi eleştirdi.
Casini, Türkiye'nin sürüklendiği durumdan dolayı şimdi Avrupa'nın bir vicdan muhasebesi yapması gerektiğini dile getirerek, "İtalya'nın ve Avrupa'nın kapıları Türkiye'ye kapanmamalı. Bunun yerine diyalog kapılarını açık tutmalıyız, aksi halde ölümcül bir hata yaparız: Türkiye'yi otoriter bir rejime doğru itmek, devasa hasarlara yol açacaktır"diye konuştu.
Alman enerji şirketi EWE Türkiye Holding AŞ Genel Müdürü Frank Quante, "Türkiye’nin enerji güvenliğinde artan altyapı olanakları, Avrupa’nın enerji pozisyonuna katkıda bulunma kabiliyeti ile birlikte daha da önem kazandı" dedi.
Alıntı:
Alman enerji şirketi EWE Türkiye Holding AŞ Genel Müdürü Frank Quante, Avrupa'nın azalan kaynakları dikkate alındığında enerji ticaretinde Türkiye'nin rolünün giderek arttığını belirterek, "Türkiye’nin enerji güvenliğinde artan altyapı olanakları Avrupa’nın enerji pozisyonuna katkıda bulunma kabiliyeti ile birlikte daha da önem kazandı." dedi.
Enerji sektörüne ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Quante, Türkiye'nin belirsizlik ve istikrarsızlıkların yaşandığı dönemlerde bile diğer boru hattı rotalarına göre güvenli bir alternatif olarak görüldüğünü söyledi.
Quante, Türkiye’de kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanan, hem planlama aşamasında hem de tamamlanmış pek çok boru hattı projesi bulunduğunu ve enerjideki bu gelişmelerin Türkiye'nin bir enerji dağıtım merkezi olma konusundaki potansiyel rolünü desteklediğini anlattı.
Türk Akımı Projesi'nin 23. Dünya Enerji Kongresi sırasında İstanbul'da imzalandığını anımsatan Quante, şöyle devam etti:
"Bu, Türkiye’yi Avrupa için kayda değer bir transit ülkesi haline getirecek önemli bir adım. Hiç şüphesiz, bu kaynakları ticarileştirecek projeler geliştirerek Türkiye, bölgesinde bir enerji ticareti merkezi haline gelebilir. Bölgesinde bir enerji ticareti merkezi gelmesi halinde, yalnızca bir rota olmasının ötesinde Türkiye bölgede piyasa fiyatlarını etkileyebilecek bir konuma kavuşabilir. Türkiye’nin konumu ve pazar hacmi bu hedefin gerçekleştirilmesinde ülkeye önemli avantajlar sunuyor. Eğer gerekli altyapı tamamlanabilirse, Türkiye bu avantajları kullanabilir. Kısaca, Türkiye’nin enerji güvenliğinde artan altyapı olanakları, Avrupa’nın enerji pozisyonuna katkıda bulunma kabiliyeti ile birlikte daha da önem kazandı."
'TÜRKİYE PİYASASI LİBERALLEŞMEYE DOĞRU İLERLİYOR'
Quante, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki büyük farkın enerji tüketiminden kaynaklandığını, Türkiye'nin tüketimi artarken AB'nin azalmaya başladığını aktardı.
Türkiye’de gayrisafi yurt içi hasılanın enerji tüketimiyle paralel bir şekilde arttığına işaret eden Quante, "Türkiye daha ziyade önemli ölçüde kapasite tesis etme aşamasındayken, Avrupa’daki gündem bunun tam tersine enerji tasarrufuna yoğunlaşıyor. Türkiye’nin enerji verimliliği konusundaki yüksek potansiyelini değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir diğer farklılık ise pazarların liberalleşmesinde. Türkiye bu yönde de ilerliyor ve biz bundan memnuniyet duyuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin doğalgaz tüketiminde de 2002'den bu yana yıllık ortalama yüzde 8 artış gözlemlendiğini vurgulayan Quante, bunun da ticaret merkezi oluşturulması açısından doğal bir avantaj sağladığını söyledi.
Dünya çapında halen, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Henry Hub, Avusturya’da Orta Avrupa Gaz Ticaret Merkezi, Hollanda’da TTF, İtalya’da PSV, İngiltere’de NBP, Belçika’da Zeebrugge ve Almanya’da Gaspool gibi doğalgaz ticaret merkezleri önem arzediyor.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Enerji basligi AB tarafindan zaten acildi,bildigim kadariyla....
Ankara-AB ilişkilerini sayfalarına taşıyan gazeteler, Avrupa Parlamentosu'nun hafta içinde üyeliği durdurmayı tartışacağını ve oylayacağını yazdı. Bağlayıcılığı olmayan oylama ilişkilerde bir dönüm noktası teşkil edecek. Gazeteler, AB'den memnun olmayan Türkiye'nin yeni ittifaklar için doğuya baktığını aktardı.
Alıntı:
İngiliz gazetelerinde bu Sabah Türkiye'yle ilgili haber ve analizler önemli yer tutuyor. Financial Times, gazetenin editoryal görüşlerinin aktarıldığı sayfasında Türkiye-AB ilişkilerini ele aldı.
Türkiye'nin AB üyeliğinin olanaksızlaştığını belirten yazının başında, Avrupa Parlamentosu'nun bu hafta içinde Türkiye'nin AB üyeliğini durdurmayı tartışmasının ve bunu oylamasının beklendiği belirtiliyor.
FT, AB'deki sosyalistlerin Türkiye'nin birliğe üyeliğine verdiği desteği çektiğini, bu yüzden, önergenin kabul edilmesinin muhtemel olduğunu yazıyor. Böylesi bir sonucun herhangi bir bağlayıcılığı olmayacağını hatırlatan FT, bununla birlikte bunun AB-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası teşkil edeceğini dile getiriyor.
Gazeteye göre ayrıca, AB'nin Ankara'nın terörle mücadele yasalarında değişikliğe gitmemesi nedeniyle Türk vatandaşlarına vize serbestliğini onaylamaması da bir dönüm noktası olabilir.
Türkiye'de önümüzdeki yıl bir referandum gerçekleşebileceğini belirten Financial Times, AB üyelik adaylığından çıkmaya yönelik bir Türkexit beklendiğini yazdı.
Times: Türkiye, yeni ittifaklar için doğuya bakıyor
Times gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan ve Pakistan gezisinden dönerken uçakta Şanghay İşbirliği Örgütü'yle ilgili yaptığı açıklamasına yer verdi.
Erdoğan'ın, "Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?' diyorum. Bunu Sayın Putin'e olsun, Nazarbayev'e olsun, şu anda Şanghay Beşlisi'nin içerisinde olanlara da söyledim. (…)Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye'nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum" sözlerini aktaran gazeteye göre, Türkiye Cumhurbaşkanı AB ile ilişkilerin kötüye gitmesi durumunda Çin ve Rusya'ya doğru yönelebileceğinin işaretini verdi.
Times, Türkiye ile AB arasında şu andaki en çekişmeli meselenin vize serbestliği konusu olduğunu yazan Times, Şanghay İşbirliği Örgütü'ndeki bazı ülkelerin açıkça Batı'ya düşman olduğunun altını çizerek Türkiye'nin bu girişiminin Batılı müttefiklerini ve içerideki muhalefeti alarma geçireceğini savundu.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Burada önemli olan, Türkiyenin ekonomi olarak nasil kalkinacagidir..
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005’te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 37 oya karşı, 479 oyla kabul etti. 107 parlamenter ise çekimser kaldı.
Hürriyet
Çok da tın...
AP'deki kritik Türkiye oylaması sonuçlandı
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005’te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 37 oya karşı, 479 oyla kabul etti.
Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) kritik Türkiye oylamasının sonuçları belli oldu. Türkiye'nin AB üyelik üzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 37 oya karşı, 479 oyla kabul etti.107 parlamenter ise çekimser kaldı.
AP’de sekiz grubun verdiği karar tasarılarından üretilen ve dokuz maddeden oluşan ortak karar metni, bağlayıcı olmamakla birlikte siyasi açıdan önemli bir belge.
TASARIDA NELER VAR?
AP’de onaylanan karar tasarısındaki vurgular şunlar:
- MÜZAKERELERİ DONDURUN: Darbe girişimi sonrasında olağanüstü hal (OHAL) kapsamında devreye sokulan orantısız önlemler güçlü şekilde kınanıyor. Türkiye’yi AB’ye sıkı şekilde bağlı tutma taahhüdünü sürdürdüğünü belirten AP, bununla birlikte AB Komisyonu ve üye ülkelere devam etmekte olan müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını başlatması çağsısı yapıyor.
- OHAL ŞARTI: AP, OHAL kapsamındaki önlemlerin devreden çıkması durumunda kendi pozisyonunu gözden geçirme taahhüdünde bulunuyor. Bu değerlendirmede de hukukun üstünlüğünün ülke genelinde tekrar sağlanmış olup olmadığının temel alınacağı belirtiliyor.
- İDAM CEZASI UYARISI: Türk hükümetinin idam cezasını tekrar devreye sokması halinde bunun katılım sürecinin resmen askıya alınmasına neden olacağı yineleniyor.
- VİZE MESAJI: Türkiye’nin vize muafiyeti için gerekli olan, bazıları özel öneme sahip, 72 kriterden 7’sini karşılamadığı not ediliyor
- GÜMRÜK BİRLİĞİ ATFI: Gümrük Birliği’nin
güncellenmesinin Türkiye için önemli olduğu not edilirken bu doğrultudaki çalışmaların askıya alınmasının ülke için ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağının altı çiziliyor.
- MALİ YARDIM VURGUSU: AB Komisyonu’na, Türkiye’ye katılım öncesi fonlardan 2017’de aktarılması öngörülen kaynağa ilişkin rapora son gelişmeleri yansıtma ve sivil topluma mali desteğin artırılma olasılığını inceleme çağrısı yapılıyor.
- ADLİ DESTEK ÇAĞRISI: AB Komisyonu, AK ve Venedik Komisyonu Türk yetkililere ek adli destek sunma konusunda teşvik ediliyor.
- SİYASİ İRADE ELEŞTİRİSİ: AB-Türkiye ilişkilerinin her iki taraf açısından stratejik önemde olduğunun altı çiziliyor. Türkiye'nin AB'nin önemli bir ortağı olduğu onaylanmakla birlikte işbirliği isteğinin iki taraflı olması gerektiği belirtiliyor. Türk hükümetinin eylemlerinin ülkeyi Avrupa yolundan başka yöne çektiği kaydedilerek Türkiye’nin siyasi irade göstermediğine inanıldığı vurgulanıyor.
Üyeliğin dondurulduğu yok, sadece geçici olarak dondurulmasına yönelik tavsiye kararı var! Ama bizim artık AB'ye gereken vedayı yapmamız şart! Şubat'a kadar bekleyelim! Neler olacak? AB bitmiş bir topluluk!
Yarın öbür gün İtalya çıkış kararı alacak! Referandum yapılıyor!
Bizim bu işi referanduma götürmemiz lazım. Belçika denilen ülkeden gına geldi artık! Türkiye'nin NATO'dan çıkmayı göze alması lazım! Fırsat bu fırsat! Ben seni askeri yönden savunacağım sen gelip darbe yapacaksın, terörü destekleyeceksin Var mı böyle bir dünya?
En son mtoman tarafından Prş 24 Ksm 2016, 14:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Hdp / pkk için yapmadıkları numara yok bunların;
pkkyı terör örgütü sayarlar ama pkk ile iç içe olan hdplileri içeri alınca müzakereleri dondurma tavsiyesinde bulunurlar.
Ellerinden gelse pkkyı terör listesinden çıkaracaklar, sallayın o yüzden
Sadece HDP/pkk olsa o bile iyi. Ülkede ne kadar göbeği dışarıya bağlı mihrak var, her türlü cerahatı sahiplenip savunup besliyorlar.
John Duendaros haini,
fetö uşakları,
dhkp c militanları,
bilumum her türden terörist,
gazeteci kılığındaki işbirlikçiler,
darbecilikten yargılanacakken kaçabilen üniforma gaspetmiş şerefsizler...
Bunların hepsinin de babası, sahibi, koruyucusu, işvereni Batılı ülkeler ve de bunlar da batılıların uşağı gayrımilli hainler.
Bu ülkede şiir okudu diye siyasiler hapse atılırken,
Başıörtülü diye okuma ve çalışma hakları gasp edilen mazlumlar ortadayken,
Katsayı adlı namussuzluklardan muzdarip milyonlarca öğrenci varken bu AB'nin ve benzerlerinin bir tek itirazını duyabileniniz var mı?
Şu an bir taraflarını yırtan tatlısu demokratlarından zerre miskal destek gören var mı?
"Parlementer sistem" sevicisi geçinen ikiyüzlü yalancıların tavırlarından bihaber olanınız var mı?
Şu anda, memleket dahlinde sözümona "muhalif" geçinenler de aynı halde. Ve de hepsinin de ipi Batılıların elinde...
Bu ülkede hala hava savunma sistemimiz kurulamamış durumda. Deli gibi çalışılıyor. Zamanında kendi tüfeğini bile yapamadığı halde, sitesinde sorun diye Anadolu kasabalarında Kutlu Doğum Haftası kutlayan çocukları "tehdit" olarak gören sözümona asker bozuntuları da aynı...
15 Temmuz ihanetine "senaryo" diyen ve buna inanan kim varsa aynı. O süreçte, ezan ve sala okunmasından rahatsız olan kim varsa aynı..
Memleket bakınız nereden nereye, hangi iklimden hangi ufuklara geldi.
Bunca değişimden rahatsız olan kim varsa; istisnasız hepsi gayrımillidir. Kimisi zerre kadar kafası çalışmayan, tüm benliğini üç beş slogana esir etmiş ahmak, kimisi de profesyonel hain. Daha iyisi ve ılımlısı yok.