Politika bir oyundur,taktik savaşıdır.Eğer kafaya koyduğumuz birşey varsa bunu gizliden gizliye yapmamız gerekir.
Bunun konu ile alakası şudur ki ;Eğer AB bizi almayacaksa oyaliyorsa ve alacakmış gibi yapıyorsa, bizde girecekmiş gibi yapıp girmemez gerekir. Fakat biz bunu bas bas bagira bagira soylemek yerine ,kendi yolumuzu usulca çizip orada devam ederiz bu sirada da AB ye giriyoruz muzakereler ilerliyor vs vs deriz geçer gider.
Bu bir oyundur.Oyunu kuralina gore oynamak lazım.Avrupalılar herzaman oldugu gibi kendilerini çok akıllı görmekteler. Bırakın oyle bilsinler,öyle oldugu surece kendi burunlarinin onundekileri bile goremezler.En son hamlemizi yaptigimiz da mal mal bakıp kalırlar, nasıl oldu birden bu Türkler böyle yapti diye seyrederler.((Bknz Kıbrıs barış harekatı))
Ayrıca AB ile müzakerelerini iyi gittigi sürede ,üikeye gelen yatırım doğru oranda artmaktadır.
Kafamızı çalıştıralım.AB ye hayır diyorsak,önce diger yapmamız gerekenleri yapıp kendi yolumuzu cizip en son hersey bizim lehimize hal oldugu vakit, hadi güle güle AB deriz
avrupa birliği müzakeresini sonlandırma,başkanlık,idam ....benim aklıma geliveren bunlar.Önümüzdeki referandumda hepsinin halka yani bize sorulmasını istiyorum.Kafamızda kalan soru istemiyorum zaman kaybetmekten başka bir şey yapmıyoruz.
Hepsinede cevabım ve oyum ''EVET''.
-------------------------------------
Eksik yazmışım buna natodan çıkmayıda ekliyorum.
Bakıyorum oyum hala değişmemiş...Hala ''EVET''.
Son dakika: Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier Ankara'ya geliyor!
Alman Meclisi'nde Türkiye'deki son gelişmeleri eleştiren Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, salı günü Ankara'ya geleceğini açıkladı. Diyaloğa devam mesajı veren Steinmeier, sivil toplumu destekleyeceklerini söyledi.
Alıntı:
Alman Federal Meclisi’nin Türkiye konulu oturumunda hükümet adına konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Türkiye'yi eleştirmesine rağmen Türkiye ile diyaloğu devam ettirmek istediklerini ifade etti. Steinmeier, bu nedenle de önümüzdeki hafta Salı günü temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gideceğini açıkladı.
Türkiye’de darbe girişimi sonrasında çok sayıda kişinin tutuklandığını hatırlatan Steinmeier, bu kişilerin “gerçekten darbe girişimi veya terörizmle bağlantısı var mıydı” veya “Türk hükümetinin bu tutumunun hukuk devletinin asgari standartları ile bağdaşır mı” sorularını sormak, Alman Meclisi’nde ele almak ve gerekirse Türk hükümetiyle tartışmak zorunda olduklarını söyledi.
"Türkiye yol ayrımında"
Steinmeier konuşmasında “Türkiye’nin bir yol ayrımında” olduğunu söyledi. Türkiye’nin ya Avrupa yolunda ilerleyeceğini ya da bu yoldan uzaklaşacağını ifade eden Steinmeier, “Türkiye’nin Avrupa ile bağlantıda olmasını istediklerini” vurguladı.
Bölgedeki çatışmalar ve kriz ortamı düşünüldüğünde Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini sürdürmesine ihtiyaçları olduğunu söyleyen Steinmeier ancak özellikle ekonomik nedenler ve güvenlik açısından bunun Türkiye’nin de çıkarına olduğunu dile getirdi.
Sosyal Demokrat Partili (SPD) Bakan Steinmeier, "Türkiye’nin hangi yöneceği gideceği konusundaki sorumluluğun sadece Türkiye’de” olduğuna vurgu yaptı.
Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, ancak geçen haftalarda Türkiye’nin izlediği tutum ve “en sıkı ortaklara” yönelik sözlerinin Türkiye’nin farklı bir yöne gittiğini işaret ettiğini belirtti. Bakan Steinmeier, “Biz Türkiye ile iyi ilişkilerimiz olsun istiyoruz ama durum değişti, bu nedenle de siyasetimizi yeniden düzenlemeliyiz” şeklinde konuştu.
Yine de Türkiye ile diyaloğu sürdürmek istediklerine dikkat çeken Steinmeier, önümüzdeki hafta Türkiye’ye giderek temaslarda bulunacağını açıkladı.
Alman Meclisi’nin 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendiren kararının ardından Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerde gerilim yaşanmıştı. O dönemden beri sadece Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Gerd Müller Ankara’yı ziyaret etmişti.
AB ile müzakereler sürmeli
Bakan Steinmeier konuşmasında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere de değindi. Bir çok siyasetçinin Türkiye ile müzakereleri askıya alalım çağrısı yaptığını ifade eden Steinmeier, “Ancak bu akıllıca olur mu? Kapıyı kapatarak taraf biz mi olmalıyız? İdam cezası uygulanırsa bu müzakerelerin sonu olur ama eğer şimdi kapıyı kapatırsak Türkiye’de bize ihtiyacı olan insanları hayal kırıklığına uğratmış oluruz” şeklinde konuştu.
Teröre destek suçlamasını reddetti
Terörizmin her türlüsüne karşıyız diyen Steinmeier, buna PKK terörünün de dahil olduğunu söyledi. Steinmeier bu nedenle Türk mevkîdaşımın suçlamalarını anlamakta zorlandığını belirterek bu suçlamaları kesinlikle reddettiğini vurguladı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, salı günü yaptığı açıklamada Almanya’yı terörizme destek vermekle suçlamıştı.
Sivil toplumu güçlendirmek için öneriler
Steinmeier, konuşmasında Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğine işaret etti. Türkiye’deki insanlar haftalardır süren siyasi gerilim nedeniyle kaygı duyduğunu belirten Steinmeier, bu nedenle Türk halkıyla dayanışma içinde olduklarını, ülkede demokrasi güçlendirmek için gereken çabayı göstereceklerini söyledi.
Bakan Steinmeier, konuşmasında Türkiye’deki sivil toplumu güçlendirmek için Alman hükümeti olarak hazırladıkları önerileri açıkladı. “Türkiye’de takibata uğrayan akademisyen, yazar ve gazetecilere Almanya’da çalışmalarına devam etme olanağı sunmak istediklerini” söyleyen Steinmeier, Philipp Schwartz Girişimi’ne desteği artırarak burs imkânı sunacaklarını kaydetti.
Steinmeier, bu kapsamda gençler arasında değişim programı olan Türk-Alman Gençlik Köprüsü'ne, iki toplum arasındaki güçlendirmeyi hedefleyen Ernst Reuter Girişimi’ne de desteği artıracaklarını vurguladı.
Steinmeier, bağımsız haber alma kaynaklarının varlığını devam ettirebilmesi için Eurotopics gibi Türkçe yayın yapan online haber portalı projelerini de destekleyeceklerini söyledi.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Nasil bir tavir alacagiz simdiden merak ediyorum...
az önce çavuşoğlu çok fena posta koydu.
ekonomik yaptırımla tehtşd eden SCHULTZa "elinden geleni ardına koyma" dedi.
yapabiliyorsan gücün yetiyorsa ap deki teröristlerle mücadele et dedi.
sanırım ab süreci yakında resmen sonlanacak(inşaallah).ab de mültecilerle birlik sağlar artık.
Trump tan sonra ayvayi yediler. Ne dedi trump ab kendi guvenligini saglayacak. Abd ye ihracata kota koyacak ve abd firmalari eve donecek. Ne ab firmasi nede abd firmalari oyle cin de taiwanda,taylandda,honkongda,pakistanda,hindistanda,afrikada 3 kurusa uretip abd ye yuzlerce dolara kakalayamayacaklar. Bizdeki vw gibi milyar $ kazanip yatirim yapmayan firmalar dunyanin ya vergisini odeyecek yada fabrika kurup istihdam saglayacaklar. Ordulari kucultup kismakta yok. Schulz un ulkesindeki ordu kaynaklarinin cogu kullanilmaz halde simdi baslasa tamirata milyar€ cuklari ucacak. Artip posta koyup tehdit etme sirasi bizde. İngiltere abd ab nin ummugunu zaten sikacak. Bizde irak suriyedeki islerine comak soktukmu milyarlarca kayiplarina bi okadari daha eklenecek.
AB Dışişleri Bakanları'ndan flaş Türkiye açıklaması
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarının Türkiye'yi görüştüğü toplantıda, Avusturya hariç tüm ülkelerin, Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini savunduğu, "Türkiye üzerinde ancak bu yolla etkili olabiliriz" değerlendirmesinde bulunduğu bildirildi.
Alıntı:
AB ülkelerinin dışişleri bakanlarını bir araya getiren Dış İlişkiler Konseyinde, Türkiye konusu ele alındı. Gayri resmi görüşmede, ülkeler Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı.
AB ortak savunması, Suriye, Irak, Yemen, Irak ve Libya konularının da ele alındığı konsey toplantısının ardından konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Türkiye konusunda AB'nin birleşik bir tutum almasında mutabık kaldıklarını söyledi.
Gelişmeler karşısında endişe duyduklarını ancak Türk yetkililer ve muhalefet partileriyle diyalogların devam ettiğini söyleyen AB yetkilisi, "Birbirimizle iletişim kurmak için benimki de dahil olmak üzere iletişim kanallarının açık kalması çok önemli. Bu her zaman birbirimizi anlamamızı gerektirmez." dedi.
AVUSTURYA YALNIZ KALDI
Edinilen bilgiye göre, toplantıda Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, üyelik müzakerelerinin devam etmemesi gerektiğini savunan tek isim oldu. Belçika ve Lüksemburg Türkiye'yi eleştirse de müzakerelerin kesilmesinden yana görüş bildirmedi.
AB'nin en etkili üyelerinden Almanya ve Fransa ile birlikten çıkmaya karar veren İngiltere, üyelik müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini savundu. Bu ülkeler, müzakereleri durdurmanın yarardan çok zarar getireceğini dile getirdi.
"MÜZAKERELER TEK YOL"
Almanya, "Üyelik müzakerelerinin hızını korumak Türkiye üzerinde etkili olabilmek için tek yol" değerlendirmesinde bulunurken, Fransa, "Üyelik müzakerelerini askıya alarak Türkiye'yle ilişkileri kötüleştirmenin zamanı değil" şeklinde görüş bildirdi.
İngiltere'den ise, "Türkiye'yi ne izole etmeli ne de köşeye sıkıştırmalıyız. Üyelik müzakerelerinin devamı ve Türkiye'nin AB'yle ilişkili kalması bizim çıkarımıza" değerlendirmesi geldi.
İspanya, Türkiye'deki durumun endişeye yol açtığını ancak üyelik müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini kaydetti. İtalya, idam cezası konusunda AB'nin sessiz kalamayacağını, ancak üyelik görüşmelerinin diyalogun sürmesi açısından önem taşıdığını beyan etti.
"AB'NİN GÜVENLİĞİ, TÜRKİYE'DEKİ İSTİKRARA BAĞLI"
Macaristan ise AB'nin güvenliğinin Türkiye'deki istikrara bağlı olduğunu vurgulayarak, "Eğer müzakereleri askıya alırsak, Türkiye'yle olan diyalogu da askıya alır ve Geri Kabul Anlaşmasını tehlikeye atarız" görüşünü dile getirdi.
Bulgaristan üyelik müzakerelerinin devam etmesini isterken, Çekya kamuoyu önünde Türkiye'ye karşı sert söylemlerde bulunulmaması gerektiğini savundu.
"MÜZAKERELERİ ASKIYA ALMAK ÇIKARIMIZA DEĞİL"
Estonya, Türkiye'nin sığınmacı anlaşmasının yanı sıra terörle mücadelede bir ortak olduğunu ifade ederek, müzakerelerin askıya alınmasının AB'nin çıkarına olmadığını kaydetti. Yunanistan, üyelik müzakerelerinin Türkiye üzerinde etkili olmak için gerekliliğine işaret etti.
İsveç, HDP'lilerin tutuklanmasını kendileri eleştirse de AB'nin Türkiye'yle irtibat halinde olması gerektiğini savundu. Portekiz, açıklamalarda AB'nin İlerleme Raporunun ötesine geçilmemesi gerektiğini ve müzakerelerin AB'nin çıkarına olduğunu belirtti.
"İDAM TEK KIRMIZI ÇİZGİMİZ OLMALI"
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini ise "AB'nin tek kırmızı çizgisi, idam cezasının geri getirilmesi olmalı" dedi.
Gayri resmi formatta yapılan toplantıda, nihai bir karar alınması beklenmiyordu. AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğine ilişkin somut kararın, aralık ayında yapılacak olan AB Dış İlişkiler Konseyinde karara bağlanması hedefleniyor. Mevcut durumda, üyelik müzakerelerinin askıya alınması beklenmiyor.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
AB Türkiyenin vermis oldugu "güvenceye" muhtac Türkiyede AB'nin "demokrasi prensiplere" muhtacdir...
Ab girip girmemek halka sorulabilir tabiki hatta uyelik gorusmelerini sonlandirabilirzde lakin siyaset kahvehane agziyla yapilmamasi gerekir, ab uyeliginden vazgecersek ,olumlu -olumsuz cok fazla sonuclari var mesala gumruk anlasmasi eger bu anlasma iptal olursa ekonomik kriz olur ,net. Ayrica avrasya kanadiylada dialog icersinde olmayi sahsen bende destekliyorum fakat ab-abd'den cok farkli olacagini pek sanmayin. Her konuda millilesme olmadikca disa bagimli oldukca hep baskalarinin sozunu dinlemek zorunda kaliriz.
Multeci kozuna karsi ab ulkeleri sinirlarini daha korunakli yapti gecen seferki gibi avrupaya dogru bir goc olmasi durumunda cok sert mudahale ederler,kisacasi multeci anlasmasi bizi oyalamaydi
Devlet büyüklerimizin ona buna sen kimsin demek yerine artık dahada siyasette yapıcı dil kullanması gerek.Siyasette kabadayılık sökmez,siyaset diyalog demektir.Ona atar buna giderle olmaz.
Ambargoyu yersek görürüm atarı gideri