Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3

Koruculuk sistemi kalkmalı mı?
Evet 51.4%  51.4%  [55]
Hayır 48.6%  48.6%  [52]
Toplam Oy : 107

mine atafirat
13 yıl önce - Çrş 23 Eyl 2009, 21:39



En son mine atafirat tarafından Prş 24 Eyl 2009, 11:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


kgurleyen
13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 01:18



Mehmet Kasım
13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 10:33



TURAN YUNUS
13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 10:58



En son TURAN YUNUS tarafından Prş 24 Eyl 2009, 15:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Patron
13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 11:25



Turgay34

13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 17:36



Figen

13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 18:27

Alıntı:
Giriş bölümünde, Meclis Araştırma Komisyonlarının yetkilerinin kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye yeterli olmadığı, genellikle ülkemizde gündemi oluşturan bir konu karşısında bu konuların Meclis Araştırma Komisyonlarınca araştırılmaya çalışıldığı, Meclisin; Araştırma Komisyonları kurararak olaya el koyması üzerine kamuoyunun beklentiye itildiği, somut bir sonuç görülmek istenildiği, ancak Meclis Araştırma Komisyonlarının yetkilerinin somut sonuçları elde etmeye yeterli olmadığı, neticede de; yetki sınırlamaları nedeniyle kamuoyunun ve Meclis’in beklentilerine cevap verilemediği,Komisyonlarının görevinin faili meçhul siyasal cinayetleri işleyen kişileri ortaya çıkarmak ve yakalamak olmadığı, Meclis Araştırma Komisyonlarının hükümeti denetlemek görevini yaptığını, bu konuda hükümetin bir ihmal ve kastının bulunup bulunmadığının tesbiti ile alınması gereken önlemlerin alınmasını tavsiye etmek olduğu açıklamalarına yer verildikten sonra;

Raporun devamında terör eylemleri ve adi nitelikteki eylemler neticesi meydana gelen faili meçhul cinayetlerin faillerinin tesbitinin görev ve yetki alanlarının dışında olduğu vurgulanarak., faili meçhul cinayetlerin nihai amacının devleti çalışamaz hale getirmek, toplumda yılgınlık ve bezginlik yaratmak ve kargaşa ortamından yararlanmak olduğu belirtilmiştir.

Bu Komisyonun görev süresi içersinde ilgili Bakanlıklardan bildirilen faili meçhul siyasal cinayetler toplam sayısının 908 olduğu, daha sonra 218 faili meçhul siyasal cinayetin faillerinin bulunduğu tesbitine yer verilmiştir.Devamla, olağanüstü Hal Bölgesinde, terör olayları yüzünden göçlerin yaşandığı, yaşam şartlarının zorlaşmasının suç oranını arttırdığı ifade edilmiştir. Vatandaşın işçi alımlarında partizanlıkla karşılaştığı, bölgeye yapılan atamalarda liyakata dikkat edilmediği, bunların vatandaş üzerinde güvensizlik yarattığı, bu bölgede görev yapan kamu görevlilerinin vatandaşa iyi mumamele etmediği, tecrübesiz olduğu; kamu kuruluşları arasında koordinasyonun bulunmadığı, bölgedeki cezaevlerinin yönetiminin devlet yerine, mahkumların elinde olduğu, buralarda rahat ortam bulan örgüt militanlarının dışarıda yapılacak eylemleri planladığı ve uygulama emirleri rahatça verdiği, sempatizan olarak cezaevine giren tutukluların çok iyi siyasî ve askeri eğitim almış militan olarak cezaevinden çıktığı, vatandaşın sessiz ve çaresiz olduğu,
Devletin Anayasa ile çizilmiş yetki ve görev ayrımına rağmen hukuk kurallarını tanımayan ve istedikleri zaman istedikleri kuralları uygulayan kişiler ve kurumların bulunduğu, Devletin içinde olduğu izlenimi edilen birtakım odakların devlet içerisinden temizlenmesi ve hukuk kurallarının hakim kılınması için Devletin otoriteyi ele almasının zorunlu olduğu, bu yapılmadığı takdirde bu odakların Devlete hakimiyetlerinin ve hukuka aykırı davranışlarının devam edeceği, hukuk devletlerinde her türlü hukuk dışı oluşumun fark edildiği anda ortadan kaldırılması gerektiği, hukuk devletinin yetkili kuruluşlarının, hukuk dışı oluşumların faaliyetlerinin devam etmesine göz yummaları durumunda bundan hukuk devletinin zarar göreceği,
Belirtildikten sonra; görülen söz konusu aksaklıklar üzerine getirilen önerilerde, yargı organlarının her açıdan bağımsız ve güvence altında olması ve her türlü tehditlere karşı korunması, hukukun üstünlüğüne inanan ve hukuk kurallarına bağlı yeterli sayıda hakim, savcı ve güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi, emniyet güçleri üzerinde idarenin yeterli denetimi kurması, emniyet güçleri içerisinde hukuk dışı oluşumlara izin verilmemesi, kişi ve kurumların hukukun çizdiği çerçeve içerisinde kalmasının gerekli olduğu, yasadışı faaliyetlerin odak noktası olan ve sayıları hergün artmasına rağmen teröre karşı yapılan mücadelede etkili olmayan koruculuk sistemine son verilmesi, olağanüstü halin kaldırılması,devlet itirafçı ilişkisine son verilmesi, polis özel timlerinin kullanım şeklinin değiştirilmesi, istihbarat hizmetlerinin desteklenmesi (kanunen yetkili birimlere bırakılması ve bu konudaki karışıklığın önlenmesi), polisin faili meçhul cinayetleri önleyecek bir yapıda düzenlenmesi, cezaevlerinin ıslah edilmesi v.b. yönünde çalışmalar yapılması, tedbirler alınması önerilmiştir


Ayrıca köy korucuları o bölgedeki feodal yapının da çoğu kez kurbanı olmuşlardır. Ağa ne derse ona göre çalışmışlardır.
Devlet'in verilerine göre (Içişleri Bakanlığı resmi sitesi): 1985- 1997 yılına dek geçen süre içerisinde 23 bin 817 geçici köy korucusu görevinden uzaklaştırılmış, bunlardan 20 bin'in görevi ihmal suçunu işlemiş; 21 yıl içerisinde, 2 bin 402 korucu terör suçlarına karışmış, 936 korucu hakkında mala karşı işlenen suçlardan, 1234 korucu hakkında şahsa karşı işlenen suçlardan, 428 korucu hakkında da kaçakçılık suçundan işlem yapılmış. Elbette görevi sırasında şehit düşen korucularımızda olmuştur. Fakat bütün bu verileri ele aldığımızda, koruculuk sistemin kalkması gerektiği kesindir.

Yasaya göre mesleki bakımdan Jandarma Bölük Komutanının emir ve komutasında görev yapıyorlarmış. Jandarmamızın köyü kuruması için "korucuya" ihtiyacı varsa, vay halimize...


suphibayram

13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 18:28



0345 özer er

13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 18:40



M.ALİ AKKAN

13 yıl önce - Prş 24 Eyl 2009, 18:43



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET