Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
adnan guven
13 yıl önce - Pzr 20 Eyl 2009, 23:31
TÜR » Servis Araçlarında Yaş Sınırı 12'den 20'ye Çıkarıldı




mirzat sapa
13 yıl önce - Pzr 20 Eyl 2009, 23:36



En son mirzat sapa tarafından Pzr 20 Eyl 2009, 23:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mehmet Burak
13 yıl önce - Pzr 20 Eyl 2009, 23:38

Alıntı:
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir karar yoktur.Araç yaşının 20 ye çıkması , şoförlerin eğitim seviyesinin ilkokula indirilmesi bence yanlıştır. Yarın çeşitli olaylar duyabiliriz.Bu bence bazı kesimlere iş alanı açmaktır.Çocuklarımızı bu servislere nasıl teslim edeceğiz.Eğitimsiz şoförlerin , eski arabalarla yapacağı servisten ne bekliyoruz. Bu kanunla piyasaya girecek kişiler ne gibi problemler açacak.


Bunun adı olsa olsa dolaylı yoldan nüfus planlaması olabilir.


adnan guven
13 yıl önce - Pzr 20 Eyl 2009, 23:41

Alıntı:
Ulaştırma Bakanlığından:

OKUL SERVİS ARAÇLARI HİZMET YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 28/8/2007 tarihli ve 26627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Okul Servis Aracı olarak kullanılacak taşıtların yaşları yirmi yaşından büyük olmamalıdır. Taşıtların yaşı fabrikasınca imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak hesaplanır.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Taşıt içi düzeni sağlamak, okul öncesi eğitim ve ilköğretim öğrencilerinin inme ve binmeleri sırasında yardımcı olmak üzere rehber personel bulundurmakla,”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesine aşağıdaki altıncı fıkra eklenmiştir.

“(6) Bu madde hükümleri taşımalı eğitimde uygulanmaz.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Rehber personel için 20 yaşını doldurmuş ve en az ilköğretim mezunu olmak,”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “1/1/2010” tarihi, “1/7/2010” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 6 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7 – Bu Yönetmelik hükümlerini Ulaştırma Bakanı yürütür.

Bu haber 203 defa okundu.
Ayrıca eğitim düzeyide ilköğretime indirilmiştir.

Mustafa Can Karakus
13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 01:00

Alıntı:
Musa


15 yaşında...

Çok başarılı öğrenciydi Musa.

Öğretmen olmak istiyordu.

Sabah okuluna gidiyor...

Sonra çobanlık yapıyordu.

Babası garibandı çünkü.

* * *

Tam bir sene önce, gene böyle bir sabah... Çıktı tek göz oda, ağıldan bozma evinden kör karanlıkta, yürüye yürüye, 2 kilometre, sırtında çantası, şehirlerarası asfalta geldi... İzmir Aliağa'ya bağlı Kapıkaya Köyü'nde yaşıyordu, köyde okul yok, okul Yenişakran'da... Türkiye'nin en batı ucunda, bütün yatırımlar oraya yapılıyor denilen coğrafyada, Türkiye'nin en doğusundaki yaşıtlarıyla aynı kaderi paylaşıyordu; taşımalı eğitim... Servis bekliyordu.

* * *

Yakaladı yakaladı...

Kaçırdığında okuluna gitmesi imkânsız.

O nedenle, gün doğmadan kalkıyor, en az 2 saat yolu hesap ederek, saat 6 civarında asfaltta oluyordu.

Asfalt rampa.

* * *

Göründü yarım saat sonra servis minibüsü... Manisa'nın Karaahmetli Köyü'nden başlıyor, çocukları toplaya toplaya, en son Musa'yı alıyor, Yenişakran'a varıyordu. İçerde, biri şoför, biri engelli çocuğuna refakat eden anne, toplam 27 çocuk... Musa 30'uncu.

* * *

Durdu önünde her sabahki gibi, bindi Musa, hareket ettiler. Ama bir acayiplik vardı... Şoför döndü Musa'ya öfkeyle, “Bak seni almak için durduk, fren patladı, niye rampada duruyorsun, 100 metre yürüyüp düzlükte dursana!” diye bağırdı... Yer kalmadığı için ayakta dikilen Musa, büktü boynunu, ne desin, zaten bütün çocuklar ona suçlu gibi bakarken ne diyebilirdi ki? Bir ara göz göze geldi en sevdiği sınıf arkadaşı Hidayet'le... Hidayet gülümsedi, çaktırmadan şöyle bir salladı elini havada “Boşver” manasında, “boşver, üzülme...”

* * *

Dandik asfaltta haldır haldır gitmeye başladılar, 1 kilometre, 2 kilometre, 3 kilometre... Yenişakran'a 4 kilometre kala, olanlar oldu, trafolar bölgesinde dik yokuşun sonundaki sert viraja daldı minibüs, “Fren boşaldı” diye bağırdı şoför, savruldular, korkuluk morkuluk yok tabii, uçtular Tütünlü Deresi'ne... Önce çığlıklar, 3 takla, 5 takla, darmadağın oldu, zaten darmadağın haldeki minibüs, sonra trajik sessizlik.

* * *

İsmail oracıkta öldü. 9 yaşındaydı. Recep öldü, Murat öldü. 15'indeydiler. Ve, gülümseyerek kan kardeşine moral vermeye gayret eden Hidayet... Ambulanslar geldiğinde nefes alıp veriyordu hâlâ... Hastane, doktor, ameliyat, olmadı... Hidayet de gitti.

Ya Musa?

Kafası yarılmıştı, sağ el bileği ezik...

Hatta, o feci kazanın haberini yapan gazeteler, Musa'nın bandajlı fotoğrafını koymuşlardı, “Açılan kapıdan fırladı, kurtuldu” diye.

* * *

Kurtulmuştu hakikaten Musa... Sağ çıkmıştı o tabut minibüsten... Ama kâbuslardan kurtulamadı... Hidayet her gece rüyasına giriyor, gene gülümseyerek “Boşver, üzülme” diyor ama, şoförün “Bak seni almak için durduk!” diye bağırması kulaklarından gitmiyordu, çın çın... Bıraktı okulu. Gitmedi bi daha.

* * *

Ve, bir sene sonra...

* * *

Bilirkişi, en fazla 12 yaşında olması gereken servis minibüsünün, daha eski, 15 yaşında olduğunu, frenlerin kazadan çok önce patlak olduğunu tespit etti; balatalar erimişti. Aslında servis minibüsü bile değildi, öyle olsaydı, “S” plaka taşımalıydı, taşımıyordu. Buna rağmen, hiç kimse şikâyetçi olmadı... Savcı hariç... Kamu adına dava açtı, bilirkişi raporunu koydu hâkimin önüne, hâkim de, hiç tereddüt etmeden 10 sene hapis verdi şoföre... Giden gitmişti ama, hiç olmazsa suç cezasız kalmamıştı.

* * *

Ve, önceki gün...

Yıldönümüydü.

Kapıkaya Köyü'nün kabristanında anma töreni yapıldı. İsmail, Recep, Murat ve Hidayet'in ardından dualar edildi. Musa da oradaydı... Gene kenarda, gene boynu bükük. Ve gene, bir senedir her gördüğüne söylediği gibi, “Benim yüzümden, keşke düzlükte dursaydım, benim yüzümden” diye ağlıyordu. Ne büyükleri teselli edebiliyordu onu, ne mahkemenin verdiği adil karar rahatlatabilmişti vicdanını, ne de rüyasında “Boşver” diye gülümseyen Hidayet.

* * *

Bitti tören.

Gitti evine.

Astı kendini Musa.

* * *

Bir sene dayanabilmişti buna.

* * *

Evet, Japonya değil burası...

Kimseden harakiri yapmasını beklemiyoruz.

Alışığız, istiflerini bozmayacaklarını, istifa etmeyeceklerini de biliyoruz. Ama “Sprey yüzünden oldu, yok efendim buzullar eridi, dünyanın suçu” filan, ayıptır beyler.

* * *

Başta minik Dila... 30 küsur günahsız sel kurbanından utanmıyorsunuz, bari, Musa'nın yüreğinden utanın da, hiç olmazsa bir özür dileyin.




Mehmet Burak
13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 03:11



Serhat Atan

13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 03:48



adnan guven
13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 20:56



Vedat BEHAR

13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 21:02

Alıntı:
Servis araçlarında yaş sınırı 12 den 20 ye çıkarıldı

Buyrun cenaze namazına,Servis araçlarında yaş sınırı 12 den 20 ye çıkaranlara, servis şirketleri kaç lira rüşvet vermiş pardon bağış yapmış. 20 yaşındaki bir aracın bakımıda yapılsa yolda kalma ihtimali çok yüksek, kışın bu servis araçları kışın yarı yolda kalsa öğrenciler okulamı yetişecek yoksa bu araçların çalışması için arkadan mı itecek?.


Korkut Varol
13 yıl önce - Pts 21 Eyl 2009, 21:30

Alıntı:
İŞTE YIL YIL DEĞİŞİKLİKLER

2003 YILINDA
* Araç: 10 yaşından küçük olmalı
* Servis Elemanı: 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olmalı

28 AĞUSTOS 2007
* Araç yaşı: 12 yaşından küçük olmalı
* Servis Elemanı: 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olmalı

17 EYLÜL 2009
* Araç yaşı: 20 yaşından küçük olmalı
* Servis Elemanı: 20 yaşını doldurmuş ve en az ilkokul mezunu olmalı

Gösterilen gerekçedeki özür, kabahatten büyük. Karayollarında yaş sınırı 20 imiş de, servislerde 12 imiş, bu da karmaşaya yol açıyormuş. Ne alaka yahu? Nesi karmaşaya yol açar bunun? Servisin plaka grubu bile ayrı. Geçtim ola eski modellerin kullanılmasını, servis gibi araçlarda ABS ve ESP zorunlu kılınmalı. Mali problem oluyorsa servis araçlarına özel kolay ödemeli krediler verilebilir. Bunların vergileri düşürülebilir. Sonuçta çocuklarımızın canını emanet ediyoruz.
Hatta bu araçlara hız sınırlayıcı koyulabilir, 60 km/h ten fazla yapamasın diye.

Bu karar hiç ama hiç hoşuma gitmedi... Kötü haberlerin ayak sesleri geliyor



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM