1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
AgaH
19 yıl önce - Prş 19 Ağu 2004, 16:03
Yunanistan Karagöz ile Hacivatı da sahiplendi!!!
Anadolu’da, ilk kez 14. yüzyılda Şeyh Küşteri tarafından hayat verilen gölge oyunu kahramanı “Karagöz”, “Karagiozis” adıyla Yunan kültürünün bir simgesi olarak olimpiyatların açılış töreninde yer aldı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şube Başkanı Şinasi Çelikkol, “Karagöz yüzde 100 Türk oyunudur, Yunanlılar sahip çıkamaz” dedi.
Türkiye’nin en tanınmış Karagöz oyunu ustalarından olan Çelikkol, yaptığı açıklamada, gölge oyunu tekniğinin Türk halk kültüründe “Karagöz” olarak ne zaman ortaya çıktığına dair değişik görüşler bulunduğunu, fakat genelde Karagöz ve Hacivat’ın Bursa’da yaşamış gerçek karakterler olduğu ve 14. yüzyılda Orhan Camii inşaatında çalıştıkları görüşünün kabul gördüğünü söyledi.
Yakın zamana kadar, Bursa’da Atatürk Caddesi’ndeki eski bir evin bahçe duvarına yaslanmış bulunan Şeyh Küşteri’nin mezarının, bu görüşü kanıtladığını belirten Çelikkol, “Oyunlarda ‘Şeyh Küşteri Meydanı’ diye başlanan birçok diyalog, Şeyh Küşteri’nin bu işin piri ve yaratıcısı olduğunu vurgulamaktadır” dedi.
“YÜZDE 100 TÜRK OYUNU”
Karagöz’ün Yunanistan halk kültüründe “Karagiozis” adıyla yer aldığını, oyunun en önemli karakterlerinden biri olan Hacivat’ın da “Hacivatis” olarak geçtiğini anlatan Çelikkol, şöyle devam etti: “Atina Olimpiyatları’nın açılış seremonisinde Karagiozis adıyla yer alan Karagöz oyunu, Yunanistan’da sadece 160 yıldır sahneleniyor.
İlk olarak İstanbul’dan Pire’ye giden bir Rum, işsiz kalınca Karagöz oynatmaya başlamış. Zamanla bazı karakterler ekleniyor ve bugünkü şeklini alıyor. Karagiozis, Karagöz’e benzememekle birlikte, Hacivatis ile Hacivat arasında büyük benzerlikler söz konusu. Karagiozis’in bazı oyunlarında, cami bile kullanılıyor. Sonuç olarak Karagöz yüzde 100 Türk oyunudur, Yunanlılar sahip çıkamaz.”
CAMİ İNŞAATINDA ÇALIŞMIŞLAR
Rivayete göre, Sultan Orhan döneminde, Bursa’daki bir cami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvaz (Hacıvat) arasında geçen nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler, işi gücü bırakıp onların etrafında toplanır.
İşçilerin bu davranışı yüzünden, inşaat yavaş ilerler. Bu durumu öğrenen padişah, her ikisini de idam ettirir. (Bir başka rivayete göre ise Karagöz idam edilir, ancak Hacivat hacca giderken yolda ölür.)
Daha sonra yaptığından çok pişman olan padişahı teselli etmek isteyen Şeyh Küşteri, başından beyaz sarığını çıkarıp gerer ve arkasına bir ışık yakarak ayağından çıkardığı çarıkları ile de Karagöz ve Hacıvat’ın tasvirlerini canlandırıp, nükteli konuşmalarını tekrar eder. O tarihten sonra da, Karagöz oyunları değişik mekanlarda oynanır hale gelir.
|
 |
Kerem K
19 yıl önce - Prş 19 Ağu 2004, 17:01
bir karı koca 50 sene sonunda herşeylerini nasıl artık tek bir vücutmuşcasına yapıyorsa ama yataklarını ayırıp küs olmuşlarsa ;
biz de rumlarla yüzyıllar boyunca beraber yaşamışız. onlar bizden almış, biz onlara vermişiz. bir ortak kültür ortaya çıkmış ama dinlerin farklı oluşu ayırmış bizi... eğer bu alışverişte dinler de söz konusu olsaydı şu an belki de iki ülke tek ülke gibi olurdu.
ama iki millet de dindar, ortaya da böyle garip sorunlar ortaya çıkıyor.
|
 |
Ati
19 yıl önce - Prş 19 Ağu 2004, 21:21
Acaba?..
Dinler farkli olmasaydi cok mu farkli olurdu. Hic sanmiyorum;
Suriye ve Irak ile dinimiz ayni olmasina ragmen sonuc cok mu farkli?
Ne Yunan ne Bulgar ne de Balkanlardaki bir baska millet, Turkiye´ye gecmiste yasananlardan dolayi pek sicak bakmaz.
Biz istedigimiz kadar Osmanlilar (o kadar da) baskici degil diyelim, ama bati diye kabul ettiklerimiz ayni seyi dusunmuyorlar...
Osmanli´nin yaptigi hatalardan biri belki de kendini zorla sevdirmemek oldu. Hem dinini hem de dilini hukmettigi halklara kabul ettirseydi en azindan bircok yerde ayni dili konusuyor olurduk.
Hic olmazsa ´baskici´ lafinin yaninda bunlar da bize kar kalirdi .
Not: Teke tekte bu durum tabii ki sozkonusu degil.
|
 |
farukdemirci
19 yıl önce - Prş 19 Ağu 2004, 22:52
Doğrusunu söylemek gerekirse, Rum' larda bu toprakların çocuğu olarak Karagöz ve Hacivat' ı sahiplenmeleri pek normal geliyor. İmparatorluk kültürü olarak, pek çok şey bir birine geçmiş, neyin kime ait olduğu karışmış. Aslında şöyle bir tespit yapsak bir çok sorun kendiliğinden halolacak. Osmanlı Mirasını paylaşamıyoruz bir türlü.
|
 |
Murat_Erol
19 yıl önce - Prş 19 Ağu 2004, 23:25
karagöz ve hacivatının kıyafetlerindekiler türk motifimi ? ya da biz de o tür kiyafet tarzı var mı?
|
 |
bilge
19 yıl önce - Cum 20 Ağu 2004, 01:43
Olimpiyatlarin bu sene Yunanistan'da yapilmasindan dolayi BBC birkac gundur Yunanistan'i tanitan programlar yayinliyor.Bunlardan birinde birkac gun once gozumuze bu "Karagiozis" dedikleri bizim yillardir "Karagoz-Hacivat" dedigimiz oyun gosterildi.
Oynatan kisi bunun eski bir Yunan oyunu oldugundan vs bahsetti."Bu bizim Karagoz-Hacivat yahu "dedik, bakakaldik.
Bunun yaninda Yunan geleneksel yemekleri olarak gosterdikleri yemekler arasinda bildigimiz yaprak sarmasi(dolma) da vardi.Tam konusuyorduk arkadaslarla ne kadar cok benziyor kulturlerimiz, cogu seyimiz ayni demeye kalmadi,bir kadin cikti, Alipasa hikayesini anlatti, tarihi bilgidir dedik tarafsiz dedik aradan 5 dk gecmedi kadin konusmasini "iste boyle Turkler,Alipasa ne de olsa Turk, cani Turk kadinlari boyle oldurdu deyince sinirler tepeye cikti tabi
Sonra Yunan koylerini vs gosterdiler, her roportaj yapilan "Ah vah evladim biz zamaninda ne cektik Turklerden" deyince kanal degisti tabi
|
 |
Patron
19 yıl önce - Cum 20 Ağu 2004, 08:09
Yunan ve Ermeniler kendi tanıtımlarını "Türkleri kötülemek" olarak algılar.
Milli duyguları, Türk düşmanlığı üzerine kurulmuştur.
O ne kuyruk acısıdır yarabbi..
|
 |
Ufuk
19 yıl önce - Cum 20 Ağu 2004, 09:12
Alexsandros duymasın.
|
 |
Ati
19 yıl önce - Cum 20 Ağu 2004, 13:06
| Alıntı: |
| Bunun yaninda Yunan geleneksel yemekleri olarak gosterdikleri yemekler arasinda bildigimiz yaprak sarmasi(dolma) da vardi |
Konu yemekten acilmisken bu ustte adi gecen yemek bakin baska kimlerde ya da hangi memleketlerde mevcut;
Bosna/Hirvatistan -daha dogrusu eski Yugoslavya-, Bulgaristan Turkleri (Bulgaristan genelini bilmiyorum), Turkmenler (Irak)... Bunlar bildiklerim.
Hepsi de Osmanli´nin iz biraktigi yerler.
Ya Osmanli bunlari Yunan mutfagini gordukten sonra diger memleketlere de goturdu (ki uzak bir ihtimal ve tesaduf olmali), ya da bunlar zaten Osmanli mutfaginda mevcuttu ve aldigi topraklara yemegini de goturdu (Yunanistan da dahil ).
|
 |
Kazandibi
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|