Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 21
Metin Taşkın Aşkın
13 yıl önce - Cmt 26 Eyl 2009, 15:08



Cem Tamer
13 yıl önce - Cmt 26 Eyl 2009, 15:17

Alıntı:
Ben tam aksini düşünüyorum
Elbette üzerine gidilsin,fakat medyanın bu olayın üzerine gitme nedeni toplumun ve zenginlerin ders alması değil,reytingdir
Yoksa öyle üzerine gidilecek


Bu olayın kanaatimizce gündemde bu kadar çok tutulmasının 4 önemli sebebi var. Karabulut ailesi, yatıp kalkıp bu tevafuklara dua etmelidir. Yoksa kızlarının hunharca gitti bir cinayet, sıradan bir olay olarak diğer adli vakıalar arasında yerini alacaktı.

1. Hayyam Garipoğlu'nun varlıklı ve tanınmış bir iş adamı olması (Rekabet faktörü)
2. Ergenekon soruşturmasında muvazzafları birer birer içeri alan polisi, yakalanmanın uzun sürmesi nedeniyle karşı bir manevra ile yıpratmaya gayret.
3. Açılım sürecine batı'daki toplumsal tepkiyi soğutmak için hükümetin konuyu gündemde tutması.
4. Süreyya Karabulut'un ruh hastası modunu da kabul edip çok yoğun çaba sarf etmesi ve asılsız da olsa sürekli sansasyonel iddialar ortaya atması.

Yani bu cinayetin bu kadar medyatik olması bu kriterlerin tamamının kesişmesi ile gündemde kaldı.
Yoksa Süreyya Karabulut ağzıyla kuş tutsa, 2 defadan fazla ekrana çıkamazdı..


Mustafa Çetinkaya

13 yıl önce - Cum 02 Ekm 2009, 11:25

Alıntı:
Cem'in kemik yaşı nüfusla aynı çıktı
Münevver Karabulut’u öldürdüğü iddiasıyla Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cem Garipoğlu’na, Kartal Dr.Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kemik ölçümü yapıldı.

Yorum Yaz Yazdır Eksenim'e Ekle Facebook Twitter Del.icio.us Arkadaşına gönder RSS SMS Servisi Stumbleupon Friendfeed DiggMünevver Karabulut’u öldürdüğü iddiasıyla Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cem Garipoğlu’na, Kartal Dr.Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kemik ölçümü yapıldı.

İnceleme sonunda Cem’in kemik yaşını 18 olarak belirleyen heyet kesin raporu bir hafta içinde hazırlayıp savcılığa gönderecek. Cinayeti işlediğinde 17 yaşında olan Cem Garipoğlu, 29 Ekim’de 18’ine giriyor. Cem&in nüfus kağıdındaki yaşı ile kemik yoğunluk yaşı aynı çıktığı için test sonucu yargılamayı etkilemeyecek.

Cem Garipoğlu dün saat 08.45'te, jandarma erlerinin yeleklerinden giydirilerek, 50 jandarmanın korumasında Kartal Dr.Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin radyoloji polikliniğine getirildi. Hasta yakınları Cem’i görünce yuhaladı ancak jandarma erleri taşkınlığa izin vermedi. Yürürken başını yere eğen Cem, ürkek tavırlarıyla dikkat çekti. Hastanede iki bina arasında yaşanan koşuşturma sırasında Cem Garipoğlu’nu ter bastı. Sağlık kurulu için sırayla Kulak Burun Boğaz Göz, Nöroloji, Dahiliye ve Psikiyatri servisinde uzman doktorlar tarafından muayene edildi. Garipoğlu, Sağlık kurulunda bulunan psikiyatrist tarafından da muayene edildi. Kurul raporunda akıl ve ruh sağlığı ile ilgili herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığı şeklinde görüş belirtildi. Cem Garipoğlu’nun el bileği, sağ omuz ve sağ dirseğinin röntgenleri çekildi. 1.5 saat ayrı bir toplantı odasında bekleyen Cem, hastanede çıkan mantı çorbası, nohut ve pilavı yedi, kahve içti.

http://haber.mynet.com/detay/yasam/cemin-kemik-ya ...kti/472942


Kemik yaşı nüfus yaşı ile aynı çıkmış. Yargıya herhalde bir etkisi olmaz!


34Beyazid42
13 yıl önce - Cum 02 Ekm 2009, 12:02



ahmetgülen
13 yıl önce - Cum 30 Nis 2010, 21:36



ahmetgülen
11 yıl önce - Cmt 15 Ekm 2011, 09:17



Özkan Özçınar
11 yıl önce - Cmt 15 Ekm 2011, 10:17

Alıntı:
24 yıl istendi pişmanım dedi
Savcının “Canavarca hisle tasarlayarak öldürdü” dediği Cem Garipoğlu “Çok pişmanım, Münevver’den ve ailesinden özür dilerim” diye konuştu

Münevver Karabulut cinayet davasında görüşünü açıklayan Savcı Uğur Başar, tutuklu sanık Cem Garipoğlu’nun “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Duruşmada söz alan Garipoğlu ise “Münevver’den, ailesinden ve kendi ailemden özür dilerim” dedi.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 10. duruşmaya tutuklu sanık Cem Garipoğlu ile annesi Tülay Makbule Garipoğlu, baba Mehmet Nida Garipoğlu, amca Hayyam Garipoğlu ve diğer tutuksuz sanıklar katıldı.

‘Talepler kabul edilmiyor’
Duruşmada söz alan Münevver Karabulut’un avukatı Rezan Epözdemir, soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulundu. Mütalaa öncesi sözleri sorulan anne Nagihan Karabulut ise davada birçok suistimalin yaşandığını söyleyerek, “Her celse taleplerde bulunuyoruz ama bu talepler reddediliyor. Olay yerindeki CD’ler incelenmeden Nida Garipoğlu tahliye edildi. Deliller toplanmadı. Olayda kullanılan bıçaklar bulunmadı. Cem Garipoğlu, olayın içindeki diğer kişileri korumak için susuyor. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
Baba Süreyya Karabulut ise “197 gün boyunca neredeydi? Onu kim kaçırdı, kim sakladı? Benim kızımı evin neresinde kesti?” diye sordu. Karabulut, şöyle devam etti: “Biz keşif talebinde bulunduk ama kabul edilmedi. Sokakta basit bir trafik kazası için keşif yapılıyor ama böylesi vahim bir cinayet için keşif yapılmıyor. Ben bir baba olarak kızımın evin neresinde kesildiğini bilmek istiyorum. Bu dava baştan sona fiyasko... Taleplerimiz kabul edilmiyor, istediğimiz sorular sorulmuyor.”

‘Canavarca hisle öldürdü’
Daha sonra görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı Uğur Başar mütalaasında, Cem Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı Başar, tutuksuz sanıklar Hayyam Garipoğlu ile Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un, “suçluyu kayırmak” suçundan 6 ay ile 5’er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını isterken, anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun da “suç delillerini gizleme ve yok etmek” suçundan 6 ay ila 5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Savcı, baba Nida Garipoğlu’nun, “çocuğa karşı, tasarlayarak canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek suçuna iştirak etmek” suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatini talep ederek, sanığın TCK’nın 283. maddesinde düzenlenen “suçluyu kayırmak” suçundan da aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen “bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz” hükmü dikkate alınarak, ceza verilmesine yer olmadığını belirtti.
Savcının mütalaasının ardından görüşü sorulan Cem Garipoğlu ise “Çok üzgünüm, çok pişmanım. Münevver’den, ailesinden ve kendi ailemden çok özür diliyorum” dedi. Duruşma 18 Kasım’a ertelendi.

En geç 34 yaşında çıkacak
Cem Garipoğlu hakkında suç tarihinde 18 yaşın altında olduğu için “çocuğa karşı, tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek” suçunun öngördüğü ağırlaştırımış müebbet yerine 18-24 yıl arasında hapis cezası istendi.
Cem Garipoğlu, 3 Mart 2009’da işlediği cinayetin ardından 197 gün boyunca saklandı. 17 Eylül 2009’da teslim olan Garipoğlu, 18 Eylül 2009’da tutuklandı. Şu anda 19 yaşında olan Garipoğlu, eğer savcının talep ettiği üst sınırdan, yani 24 yıl ceza alırsa Ceza İnfaz Kanunu gereği bu cezanın üçte ikisini yani 16 yılı cezaevinde geçirecek. Ayrıca, Garipoğlu’nun gözaltına alındığı günden, cezanın Yargıtay’da onandığı güne kadar tutuklu kaldığı süre de cezadan düşülecek. Böylelikle Cem Garipoğlu, en fazla 34 yaşına kadar hapis yatacak.


Ortada bir cinayet ve bu cinayeti işleyen bir katil varsa neden bu kadar geç karar veriliyor ? Acaba kemik yaşı ile kimlik yaşının aynı çıkmasından dolayı bilerek mi geç karar verildi ? Şayet böyle ise tebrik ederim ancak bu adamın cezası müebbet olmalıdır. Ya cezası bittikten sonra azılı bir katil olmazsa ?


Muhammed Bilben
11 yıl önce - Cum 18 Ksm 2011, 18:33

Alıntı:
Karabulut Davası'nda karar


Münevver Karabulut’un 3 Mart 2009’da öldürülmesinden itibaren 2 yıl 8 ay süren soruşturma ve dava süreci sonunda bugün nihai karar verildi. Garipoğlu, tasarlayarak canavarsa hislerle adam öldürmek suçundan 24 yıl hapse mahkum edildi.


Ayrıca cinayete yardım iddiasıyla suçlanan baba Nida Garipoğlu beraat ederken, diğer sanıklar anne Tülay Makbule Garipoğlu, amca Hayyam Garipoğlu 3 yıl hapise mahkum oldu. Cem Garipoğlu'na iyi hal uygulanmadı, üst sınırdan ceza verildi.


CANAVARCA HİSLE ADAM ÖLDÜRMEK

Davanın 14 Ekim tarihli son duruşmasında savcı mütalaasını açıklamış Cem Garipoğlu'nun "Tasarlayarak, canavarca hisle adam öldürmek" suçundan 18 ile 24 yıl arasında ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasını istemişti. Garipoğlu suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu için TCK'da bu tür suçlar için öngörülen "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezası verilemiyor.

197 GÜN SONRA YAKALANMIŞTI

Cem Garipoğlu, 3 Mart 2009'da işlediği cinayetin ardından 197 gün boyunca firari olarak saklandı.

DURUŞMADA NELER YAŞANDI?

Gergin geçen duruşmada, polis zoruyla salondan çıkarılan Münevver'in babası Süreyya Karabulut, mahkeme heyetine "Allah sizi kahretsin" diye bağırdı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Cem Garipoğlu ile baba Mehmet Nida Garipoğlu, anne Tülay Makbule Garipoğlu, amca Hayyam Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı. Münevver'in annesi Nagehan Karabulut ve baba Süreyya Karabulut da duruşmada hazır bulundu.

Katil zanlısı Cem Garipoğlu son sözünün sorulması üzerine, "Çok üzgünüm. Çok pişmanım. Münevver'in ailesinden, kendi ailemden özür diliyorum. Cezam neyse çekmeye razıyım" dedi.

Baba Mehmet Nida Garipoğlu ise, "Karabulut Ailesi'nden özür diliyorum. Benim oğlum affedilemez bir hata yaptı. Affedilemeyecek bir şekilde kızlarının canını almıştır. Ne deseler haklıdırlar. Benim cinayete iştirak ettiğimi söylüyorlar. Ben bir sene hapis yattım. Ben hayatımda Münevver'i görmedim. Ben melek gibi bir insanın canını neden alayım. Neden bu suça iştirak edeyim. Güvenlik kameralarında da belli olduğu gibi, ben o gün eve gelmedim. Benim olay günü nerede olduğum telefon ve OGS kayıtlarında bellidir. Ben o gün cep telefonumu sürekli elimde gezdirdim, sürekli konuştum. Ahmet Batur'un da cep telefonu kayıtları benimle aynıdır. İddia makamı o gün 16.20 gibi olay yerine geldiğimi, güvenlik kameralarının beni görmediği şekilde eve girdiğimi, 40 dakikada cinayeti işlediğimi ve olay yerini temizlediğimi ve 5 dakikada da Avcılar'daki ofise gittiğimi söylediler. Benim, evimden Avcılar'daki ofise 5 dakikada gitmem mümkün değildir. Bir insan bu şekilde bir cinayeti işleyip, 17 yaşındaki ehliyetsiz oğluna cesedi teslim edip gitmez. Ben böyle bir şey yapmazdım. Cinayet işleyecek olsam, 4 çocuğumun bulunduğu evde yapmazdım. Yavaş yavaş hareket eder, delilleri ortadan kaldırırdım" diye konuştu.

Gözyaşlarına hakim olamayan Baba Garipoğlu, "Benim yaptığım hata, oğlumu saklamak oldu. Olay günü oğlumu evden alıp Beylikdüzü'ndeki lojmana götürdüm. Anahtarım olmadığı için Habip Karakurt ve Mehmet Karakayalı'yı da çağırdım ama onların olayla hiçbir ilgisi yoktur. Daha sonra evin uygun olmadığını düşünerek başka bir eve götürdüm. Orada sakladım. Ben, ilk günden itibaren oğlumun bu olayı yaptığını düşünmedim. Bunu oğluma yakıştıramadım. Deliller toplanınca ve oğlumun ifadesinden sonra bu cinayeti oğlumun yalnız yaptığını anladım. Karabulut Ailesi'nden özür diliyorum. Geçen duruşmada Nagehan Karabulut'un söylediği sözler aklımdan çıkmıyor. 'Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız' demişti" dediği sırada anne Nagehan Karabulut 'Yeter' diye bağırdı.

Mahkeme heyetinin Nagehan Karabulut'u uyarmasının ardından konuşmasına devam eden Mehmet Nida Garipoğlu, "Ne deseler haklılar. Allah onlara sabır versin. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Sadece, acılarını benim ve ailemin paylaştığını bilmelerini istiyorum" ifadelerini kullandı.

Daha sonra söz alan Hayyam Garipoğlu da, "Aile olarak Cem'in yaptığı hatadan dolayı rüyalarımızda göremeyeceğimiz bir duruma düştük. Ben de Karabulut Ailesi'nin acısını paylaşıyorum ama elden bir şey gelmiyor. Olayla hiçbir ilgim yoktur. Ben Cem'in saklanmasına yardımcı olmakla suçlanıyorum ama aksine ben Cem'in bulunmasına yardımcı oldum. Bunun için emniyetle işbirliği yaptım. Beraatimi istiyorum" şeklinde konuştu.

Cem Garipoğlu'nun annesi Makbule Garipoğlu, ifadesini gözyaşları içinde verdi. Garipoğlu, evi temizlemekle suçlandığını hatırlatarak, "Gündüz evden çıkarken giydiğim kıyafetler, gece polis beni eve gelip teslim aldığı sıradaki kıyafetlerle aynıdır. Ben evi temizlesem, kıyafetlerimde hiç mi leke olmaz. Evdeki kova ve bezlerde parmak izim olmaz mıydı? Ben eve iki kızım ve kızlarımın öğretmeniyle geldim. Böyle bir manzara görsem, kızlarımı evden çıkartmak istemez miydim? Ne diyeceğimi bilemiyorum. O gün evde uzun uzun telefon görüşmeleri yapmışım. Kayınvalidemin ameliyatı vardı. Onunla ilgili görümcemle görüştüm. Bu kadar vahşice bir cinayetin izlerini kaldırsam, bu kadar rahat konuşabilir miyim? Evde bir terslik görsem eşimi aramaz mıydım? O gün hiç eşimi aramamışım. Polisler gelene kadar bir şeyden haberim yoktu. Olayları polis sorgusunda ve polisin bana gösterdiği görüntüleri birleştirerek çözmeye çalıştım. Cem, bu olaya kadar benim gurur duyduğum evladımdı. Ben, Cem teslim olup 'ben yaptım' diyene kadar hiç inanmadım. Hep içimde bir umut vardı ama Cem itiraf edince 'bunu nasıl yaptı' dedim" diye konuştu.

Bu sırada Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, küfür etti. Mahkeme heyetinin uyardığı Karabulut, "Karşımda katiller var. Nasıl sakin olayım" diye karşılık verince polis zoruyla dışarıya çıkarıldı. Süreyya Karabulut bu sırada, mahkeme heyetine "Allah'ınızdan bulun, Allah sizi kahretsin" diye bağırdı.

Konuşmasına devam eden Makbule Garipoğlu, "Allah düşmanımın başına evlat acısı vermesin. Tarif edilemeyecek çok büyük bir acı. Ben iki tarafa da üzülüyorum. İki ailenin de acısı ayrı. Münevver Karabulut için de en az evladım kadar gözyaşı döktüm, kahroldum. Ben ailenin yüzüne bakamıyorum. Benim güzel bir yuvam, güzel bir hayatım vardı. Her şey bir günde darmadağın oldu" ifadelerini kullandı.


http://haber.mynet.com/karabulut-davasinda-karar- ...11-guncel/


Salih Baş

11 yıl önce - Cmt 19 Ksm 2011, 00:00



En son Salih Baş tarafından Cmt 19 Ksm 2011, 00:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Selim1989
11 yıl önce - Cmt 19 Ksm 2011, 00:06



sayfa 21
« önceki   123 ... 202122   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET