1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
yalcin
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 03:50
| Alıntı: |
| Cem Bey:Hitlerin kesinlikle Türkiye'ye karşı bir ahde-vefa sergilediğini zannetmiyorum.Şayet ki ''Kavgam''adlı eserinde Almanya'nın Osmanlı ile ittifakını çok eleştirmiştir,kendi devlet adamlarını suçlamıştır,Osmanlı'nın teknolojiden yoksun,Geri kalmış bir Devlet olduğunu söylemiştir.. |
bu söyledikleriniz hitlerin türkiyeye karşı vefalı davranabilme ihtimalini çürütmez ki biz de osmanlının almanlarla savaşa girmesini eleştiriyoruz ama bu onlara karşı vefasızlık yapmamızı gerektirmez sonuçta aynı cephelerde binlerce can vermişiz
|
 |
mesaler
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 03:54
Türkiye II.dünya savaşının bitmesine çok kısa bir müddet kala Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiştir
türkiye barış masasına oturabilmek ve kazananların yanında yer albilmek için böyle bir şark kurnazlığı yapmıştır.fakat bu hamle itibar görmemiş hatta ciddiye alınmamıştır
|
 |
yigitFB
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 03:57
Türkiye'yi müttefik olarak görmesi çok saçma bir iddia. Adam ilk iş Avusturya-Macaristan'ı almış, müttefik filan dinlemediği açık. Kaldı ki niye görsün müttefik olarak, ne ortak yanımız, ortak hedefimiz var? Türkler de Alman ırkının en üstün ırk olduğunu filan mı düşünüyordu o zamanlar?!
Eğer çıkarlarına uygun olsa ve değeceğine kanaat getirmiş olsa, Avrupa'da kimsenin önünde duramadığı o orduyu, hala toparlanma sürecinde olan yoksul Türk ordusu da durduramazdı, gerçekçi olmak lazım.
Saldırmaya değeceğini düşünmediği veya dağlık arazide verilecek kayıplara değmeyecek bir işgal olacağını düşündüğü için saldırmamış olabilir. Veya önceliği Sovyetlere verip kaybetmesi de sebep olabilir.
|
 |
ibrahim alıcı
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:04
Hitler'in İsmet İnönü'ye mektubu
Türkiye Cumhurbaşkanı, Ekselans Bay İsmet İnönü Ankara
Bay Başkan,
Alman hükümetinin arzu hilafına ve İngiltere ve Fransa'nın 3 Eylül 1939'daki savaş ilanı kararıyla Alman halkına empoze edilen savaşta, Alman Reichi'nin şu sıradaki hedefi, Avrupa kıtasında İngiliz nüfuzunu bertaraf etmektir. Bu; yüz yıllardan beri devam eden Avrupa'daki devletleri birbirine karşı oynayarak yıpratma metoduna son vermenin bir koşulunu oluşturmaktadır. İngiltere'nin, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde askeri nüfuz kazanma yolundaki çabaları, Alman Reichi'ni, bu bölgelerde, toprak kazanma yönünde veya siyasi nitelikte herhangi bir başka amaca yönelik olmayan önlemleri almaya zorunlu kılmaktadır.
Bu bakımdan Ekselans, size, Yunan topraklarına yerleşme yolundaki İngiliz önlemlerinin gitgide tehditkar bir nitelik aldığı şu sırada, bu koşulların gerektiği belirli karşılıklı önlemleri almaya karar verdiğimi açıklamak isterim.
Bu nedenle Bulgar hükümetinden, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin bir kısım birliklerine, bu yoldaki belirli güvenlik önlemlerini uygulamak için izin vermesini rica etmiş bulunuyorum. Öteden beri Almanya'ya karşı dostluk ilişkileri içinde bulunan Bulgaristan, bu ilişkileri, Üçlü Pakta katılmak suretiyle daha da takviye etmiş ve alınacak önlemlerin Türkiye'ye yönelmeyeceğinden emin olarak, bunların uygulanması için gerekli izni vermiştir.
Ben de Ekselans, size bu fırsattan yararlanarak resmen bildiririm ki, Almanya'nın bu önlemleri, hiçbir şekilde Türkiye'nin toprak bütünlüğüne veya siyasi yapısına yönelmiş değildir. Aksine, birlikte yürüttüğümüz büyük ve hayati savaşın hatıralarıyla ve bu savaşı izleyen ıstıraplı yılların hatıralarıyla dolu olarak, size, Almanya ve Türkiye arasında gerçek dostluğa dayanan bir işbirliği için gelecekte dahi bütün koşulların var olduğuna kesin olarak inandığımı belirtmek isterim.
Çünkü;
1. Almanya bu bölgelerde hiçbir toprak çıkarı peşinde değildir. Alman birlikleri, söz konusu tehlikelerin giderilmesinden hemen sonra Bulgaristan ve Devlet Başkanı Antenoscu ile uyum içinde Romanya'yı terk edeceklerdir.
2. Savaşın sona ermesinden sonra Avrupa'nın yaralarını sarma yolunda başlayacak ekonomik gelişme, Almanya'yı ve Türkiye'yi zorunlu olarak, tekrar yakın ilişkiler içine sokacaktır.
Bu alanda önemli bir faktör, Almanya'nın çıkarlarını, yalnız kendi endüstri mallarının satışında görmediği, aynı zamanda en büyük alıcı olma eğilimini de taşıdığıdır.
Bunların dışında inanıyorum ki, savaştan sonra gerçekleşecek yeni anlayışlar düzeni, Almanya'yı hiçbir şekilde Türk hükümetinin hedefleriyle karşı karşıya getirmeyecek, aksine, iki devletin yakınlaşması, bu alanda hem Türkiye'nin hem de Mihver Devletleri'nin çıkarına olacaktır.
Bu bakımdan ben şimdi olduğu gibi gelecekte de, Almanya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirebilecek hiçbir neden olmayacağı görüşündeyim. Bu düşüncelerle, Bulgaristan'da ilerleyen Alman birliklerinin Türk sınırlarından, orada bulunmalarının amacı hakkında yanlış bir yorum bulunulmasına meydan vermeyecek kadar uzak kalmalarını emrettim. Şu kayıtla ki, Türk hükümeti, bizi, bu tutumumuzda bir değişiklik yapmaya zorunlu kılacak önlemlere girişmeyi gerekli görmesin. Ancak böyle bir durum dahi, Almanya'nın Yunan topraklarına yerleşme amacını taşıyan İngiliz önlemlerine karşı çıkma konusundaki isteğinde bir değişiklik yapmayacaktır.
Bu mektubumu Ekselans, Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkileri hiçbir koşul altında kötüleştirmemek, aksine, mümkün olan her şekilde iyileştirmek ve uzak gelecekte dahi iki taraf için verimli olacak şekilde düzenlemek yolundaki içten isteğimin bir dile getirilmesi olarak kabul ediniz.
28 Şubat 1941
http://tr.wikisource.org/wiki/Hitler%27in_%C4%B0s ...ye_mektubu
ismet inönünün Adolf Hitlere Cevap Mektubu
Ankara 12.03.1941
Ekselans Bay Adolf Hitler
Adolf Reichı Führeri ve Şansölyesi
Ekselanslarının, Büyükelçileri aracılığıyla bana gönderdikleri şahsi mektubu almakta şeref duydum. Bu mesajı göndermek suretiyle gösterdiğiniz nezaket için size samimiyetimle teşekkür ederim. Mektubunuzun Cumhuriyet Hükümetine bildirdiğimi muhtevası, layık olduğu tam ilgiyle incelenmiştir.
Aynı cephede katıldığımız ve şerefini ve acılarını aynı şekilde paylaştığımız son büyük savaştan sonra yeni Türkiyenin siyaseti, Milli Mücadelemizin başlangıcında tespit edilmiş olan prensiplere daima sadık kalmıştır. Bunlar, Türk istiklalinin en mutlak şekliyle teminat altında tutulması ve başkalarının haklarına hiçbir müdahalede bulunmaksızın, barışçı bir gelişmenin devam ettirilmesidir.
Ekselanslarının da malumunu olduğu üzere, Türkiyenin 1939 ilkbaharından beri takip ettiği siyasetin temelinde de aynı prensipler yatmaktadır.
Türkiye, toprak bütünlüğünü ve masuniyetini, şu veya bu devletler grubu arasındaki siyasi ve askeri kombinasyonların şekline göre mütalaa edemez ve tecayüzden masun olma hususundaki mukaddes hakkı üzerinde, herhangi bir yabancı devletin kazanacağı zafer açısından hüküm yürütülmesine müsaade edemez. Türkiye, bu sebepten, milli egemenlik alanı içine vaki olacak her müdahaleye karşı koymaya azimlidir.
imzaladığı savunma paktıyla olduğu gibi ( inönü, Türkiyenin ingiltere ve Fransa ile imzaladığı paktı savunma paktı diye nitelendirmektedir) bu savaşın pek değişen olayları sırasındaki tutumuyla da Türkiye, mutlak istiklal hakkını muhafaza etmek hususundaki aynı sarsılmaz azmin delilini vermiştir.
Cumhuriyet hükümetinin Balkan politikası, Balkan yarımadasını savaşın tahribatından uzak tutmaktan başka bir hedef gütmemiştir. Ve Ekselanslarının tam yetkili Büyükelçileri tarafından müteaddit defa verilen teminat karşısında biz, Almanyanın da aynı hedefi güttüğünü ve bu sebepten, Avrupanın güneydoğusu ile ilgili Türk ve Alman siyasetleri arasında huzur verici bir paralellik olduğunu kabul etmekte haklıydık.
Ekselansları itiraf edeceklerdir ki, bu durumun değişmesi, Türkiyenin siyasetinin ve tutumunun tamamen dışında kalan sebeplerin sonucudur ve italyan-Yunan savaşının çıkışından beri geçen olayların gelişmesinde, memleketimin en ufak bir sorumluluğu olduğundan bahsedilemez.
Biz inanıyorduk ve bugün de hala inanıyoruz ki, ortada Türk ordularıyla Alman ordularını karşı karşıya getirecek hiçbir sebep yoktur. Ve Almanya, Türkiyenin emniyetinin ve istiklalinin gereklerin karşı anlayışlı davrandığı müddetçe böyle bir felaket meydana gelemez.
Reich hükümeti, Türkiyeden, onun bu maksatla yüklendiği vecibelerle bağdaşmayacak bir talebi olmayacağına dair bize, müteaddit defa teminat vermiştir.
Bu sebepten ben, Ekselanslarının bu alandaki her türlü vuzuhsuzluğu kaldırmak arzusunu taşıdıkları hususunda bana teminat vermelerini büyük bir memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum. Ben de size açıklarım ki, mazide olduğu gibi istikbalde de uyanık bir bekçilik görevi ifa edecek olan Türk Ordusu, Reich Hükümeti, Cumhuriyet Hükümetini tutumunu mecbur edecek tedbirlere tevessül etmediği müddetçe, Alman birliklerine karşı aynı şekilde davranacaktır.
Bütün kalbimle temenni ederim ki, kısa bir zaman önce birlikte kan dökmüş olan Türk ve Alman askerleri, hiçbir zaman, geçici bir takımı olaylar uğruna birbirlerinin karşısına çıkmasınlar. O geçici olaylar ki, bence, tarih karşısında, siyasi veya askeri kombinasyonların çerçevesini çok aşacak olan bir felaketinin yaratılmasını asla mazur göstermezler.
Ekselanslarının, Balkanlardaki durumun kritik bir anında bana gönderdiği mesajı okurken, Alman Devleti Şansölyesi ve Führerinin, benden kendisinin Alman tutumu hakkında yaptığı gibi Türk görüşünü samimi ve gerçeklere uygun bir şekilde anlatmamı arzu ettiği intibasını edindim. Dünyanın içinde bulunduğu ciddi durum, halklarının karşısında sorumlu olan liderlerden, öyle bir lisan kullanmalarını istemektedir ki, bu, yakın veya uzak istikbalde ortaya çıkacak olaylarla yalandır diye damgalanmaya mahkûm olmasın. Mesajınızı bilhassa bu bakımdan memnuniyetle karşıladım.
Ekselanslarının bu cevap yazısının muhteviyatında iki memleket arasındaki anlayışa dayanan münasebetlerin muhafazası için tek temeli teşkil eden gayretinin ifadesini bulacağından eminim.
Ekselanslarının mesut teşebbüsüyle aramızda vaki olan teatisi muhakkak ki, Türk-Alman münasebetlerinin normalleştirilmesine ve iyileştirilmesine yardımcı olacaktır. Bu ümitle Bay Şansölye, en derin saygılarını ifade etmeme müsaadenizi rica ederim.
ismet inönü
|
 |
Cem Tamer
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:06
| Alıntı: |
| Türkiye'yi müttefik olarak görmesi çok saçma bir iddia. |
Türkiye'yi müttefik olarak görmesi bırakın saçma olmayı iddia değildirki ?. Çünkü biliniyor
Zaten müttefik olmasa, Amerika ile bile savaşa tutuşan Hitler Türkiye'yi rahatlıkla ezer geçerdi. Enver Paşa sırf Alman hayranlığından ve savaştan Almanların galip çıkacağını düşündüğü için Osmanlı'yı tek başına 1.dünya savaşına soktu. Goben ve Breslav gemilerine Osmanlı bayrağı çekerek Rus Odesa limanını bombalattı. Bunlar müttefiklik konusunda yabana atılacak veriler değildir.
Nazi altınları konusu da var.
|
 |
nuralahmet şentürk
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:06
ozamanlar almanyanın müttefikiydik,ondan herhalde.
|
 |
Burhanettin Akbaş
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:15
II. Dünya savaşında Almanlar, Yunanistan ve Bulgaristan'ı işgal ettiklerinde Ruslara karşı buradan bir harekata geçeceklerini belli ettiler. Hitler, Karadeniz'den bir yarma harekatıyla Türkiye üzerinden geçip Rusya'yı vurmayı da planlamıştır. Lakin, gerek Yunanistan'da gerekse Bulgaristan'da çetelerle yapılan vur kaç muharebesini Hitler önemsemiştir. Çünkü, aynı durumun Karadeniz'de çok daha fazlasıyla karşılarına çıkacağı, adeta her köyün, her kasabanın milis kuvvete dönüşüp dağlara çıkacakları ve Alman ordusuyla gerilla harbine girecekleri hesaplanmıştır. Türk Ordusunun da evet silah yönünden güçsüz bir durumu olmakla beraber, özellikle Karadeniz'i Doğu Anadolu'ya bağlayan geçitlerde Alman Ordusuna büyük zaiyatlar verdiceği hesaplanmış, bunun üzerine Rusya'ya sürpriz bir harekat fikrinden vazgeçilmiştir.
Hitlere sunulan raporu özetlersek:
Türkiye'ye girmek kolay, Türkiye'den çıkmak zordur denilmiştir.
|
 |
ünsal_91
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:18
1943'e kadar Almanya'nın bizden istediği Krom ve Bor'u Almanlar'a temin ettiğimiz için
|
 |
Eyüp Emre
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:26
| Alıntı: |
Size pek kimse tarafından bilinmeyen bir bilgiyi de vereyim.
Türkiye II.dünya savaşının bitmesine çok kısa bir müddet kala Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiştir.
|
Bu bilinmeyen birşey değil ki. Az biraz Tarihe meraklı olan herkes bilir bunu.
|
 |
Cem Tamer
13 yıl önce - Pzr 13 Eyl 2009, 04:29
| Alıntı: |
| Bu bilinmeyen birşey değil ki. Az biraz Tarihe meraklı olan herkes bilir bunu. |
Türkiye'de 100 kişiden 95 tanesi bırak Türkiye'nin II.dünya savaşında Almanya ve Japonya'ya savaş açmasını, II. dünya savaşının ne zaman başladığını ve bittiğini bile bilmez
Konu hakkında ilgililer için söylemedim 
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|