Yapım:2009 ~ Türkiye
Tür:Dram
Yönetmen:Orhan Eskiköy, özgür Doğan
Senaryo:Orhan Eskiköy
Yapımcı:Pieter Van Huystee, Orhan Eskiköy
Görüntü Yönetmeni:Orhan Eskiköy
Müzik:Zeynel Doğan, özgür Doğan
Dağıtım:Tiglon
Filmin Websitesi:www.perisanfilm.com/school/tr
Süre:1 saat 21 dk
Gösterim Tarihi:23 Ekim 2009 (Türkiye)
Kısa içerik :
Türk öğretmenin, uzak bir Kürt köyündeki bir yılı. Öğretmen Kürtçe bilmez, çocuklar Türkçe. Öğretmen ilk kez gördüğü bu coğrafyada, bir yılını çocuklara Türkçe öğretmekle geçirir. 1 yılın sonunda çocuklar Türkçe öğrenebilecekler mi?
İki Dil Bir Bavul üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır. Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.
-
Binbir zorluklar ile yurdumun dört bir yanında öğretmenlik yapıp emeğini layıkı ile yerine getiren öğretmenlerimize armağan olsun.
-
SeloVan'a selamlar.
Çok doğal bir film. Ülkemizin gerçeklerini ortaya koyan bir yapıt. Eğitimimizde Madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.
Sanki sınıfta film ekibi veya bir kamera yok sınıftki öğrenciler en doğal hallerini yansıtmışlar.
Güzel ve farklı bir filmdi.
Güzel bir film. Aslında bu filme oradaki öğretmenlerin yaşayacakları durumu özetleyen bir belgesel de denilebilir.
Doğudaki çocukların okutulmasının neden gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Sokakta taş atan, orayı burayı yakan çocukların ailelerinin büyük bir kısmı buradaki ailelerden farklı değil. Çocuklarının ailelerini görünce çocukların neden bu kadar sefil göründüğünü anlıyorsunuz. Öğretmenden kalemtıraş aldığı için tüm gün sevinen çocuğun hali (Zülküf) insana çok şey düşündürüyor. Aileler başta çocuklarını okula onlardan bir kaç saat kurtulmak için gönderiyor. Karneleri görünce ailelerinin yüzündeki gülümsemeyi görmek çok hoştu.
Özetle filmi izlerken şunu düşünüyorsunuz: EĞİTİM ŞART!
Tek kelimeyle muhteşem bir film.
Özellikle "Bu ne ?" sorusuna Zülküf'ün "gevu gevu" (keklik) cevabına bayılmıştım.Annemin çocukluğundan da bir şeyler bulmadım değil kendimce.
Bazı liberal faşist yazalar gibi oradaki kardeşlerimizin "entegre" edilmesi lazım(zira AB'ci değişimci bu yazarlar için değişim uyum gibi sözcükler birer totem olmuş) gibi sanki o kardeşlerimiz Belçika'daki birbirinden farklı ,sırf Avrupa'nın tamponunu oluşturan etnik gruplardan biriymiş ve bu tabloya uygun bir çözüm gerekiyormuş gibi düşünmüyorum.(zira yazılarında kürtler ve türkler niye düşman gibi deli saçması şeyler görebiliyoruz)
Okul çağından bir yıl önce devletin bu kardeşlerimize 1.sınıftaki bu sıkıntılarını gidermek için Kürtçe ders koyması gerek.Vatandaşlık bilgisi dense direk asimilasyon politikası diye hobisi çarpıtma olan aydın-siyasetçi takımı hortlayabilir.Ama temelde iletişimdeki aksaklığı gidermek için bir yol olabilir.
Mlliyetçi refleksler ile bu tür önerilerin bölünmeyi getireceğini düşünenlere 12 Eylül Cuntası,tıpkı laik kesimlere dinsel motifleri "bir irtica paranoyası" olarak enjekte etti. Bu film sade traji-komik bir durumu göstermiyor.7 yıl tek kelime Türkçe konuşmamış bir çocuğun karşılaştığı psikolojiyi de gösteriyor.(**Hiç bir çocuk da Anne babasının ona Türkçe öğretmemesinden sorumlu değildir**)