Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 24

Melih Gökçek'in spor kulüpleri ile bu kadar ilgilenmesi, vaad ettiği işleri yapmasını etkiler mi?
Evet, enerjisini bu kulvarda harcayacağından yapmakla yükümlü olduğu işlere gerekli zamanı ayıramaz. 72.7%  72.7%  [136]
Hayır, sporu destekleyerek Ankara'ya katkı sağlamaya çalışıyor. İşlerini aksatma gibi bir risk söz konusu değil. 27.3%  27.3%  [51]
Toplam Oy : 187

ediperdogan
12 yıl önce - Prş 19 May 2011, 19:25

Alıntı:
Eğer bu iddialar doğru ise.....................


Adam Ankaragücü'nün başkanı olduğundan beri buna benzer bin tane iddia ortaya atıldı. Doğruysada değilsede yolunu bulup hala devam ediyor.


İ.Hakkı Erdoğan
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 13:51

Alıntı:
Ankaraspor için karar verildi!Ankaraspor yeniden Bank Asya 1. ligde mücadele edecek

Türkiye Futbol Federasyonu Seçimli Olağan Genel Kurulu'nda, daha önce üyeliği askıya alınan Ankaraspor kurtuldu. Yapılan oylama sonrasında Ankaraspor'un üyeliğinin devamına ve gelecek sezon Bank Asya 1. Lig'de mücadele etmesine oy çokluğuyla karar verildi.

Ankaraspor yeniden Bank Asya 1. Lig'de mücadele edecek. 1. Lig takımlarının geliri bölüşülecek ve Ankaraspor en az 12 milyon TL tazminat alacak.

http://www.htspor.com/ankaraspor/haber/644035-ank ...ar-verildi

Ankaraspor geri dönüyor. Ben inanıyorum ki Ankaraspor birkaç sene içinde yeniden Süper Lig'e çıkabilecek hale gelecektir. Süper Lig, Ankaraspor'un hakkıdır. Er yada geç hak ettiğini alacaktır.

Ankaraspor, Süper Lig'e çıkarken de Bugsaşspor Bank Asya 1. Lig'e çıkarsa çok güzel olur.



Ali Dağlaroğlu
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 16:51



inanç09
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 17:04



Ali Dağlaroğlu
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 17:09



Artuç

12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 17:23



onurnazliaka
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 17:38



İ.Hakkı Erdoğan
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 18:27



onurnazliaka
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 19:48



İ.Hakkı Erdoğan
12 yıl önce - Çrş 29 Hzr 2011, 20:27

Alıntı:
1) Ankaraspor-Ankaragücü birleşmesi gerçekleşirken sizin de belirttiğiniz üzere TFF resmi değil sözlü icazetler vermiştir. Sözlü icazetin spor hukukunda bir bağlayıcılığı yoktur, önemli olan resmi icazet yani yazılılık kuralıdır. Sözlü icazete dayanarak hak yerine getirilmez. Kısacası buna hukukun yazılı olmayan ilkelerinden biri olan ''hukuk aptalları korumaz'' da diyebiliriz. (Aptaldan kastımız bir küfür değil makul, dürüst, alanındaki sorumlu bir kimsenin yapması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyen kimsedir)


TFF yönetimi Ankaraspor ile Ankaragücü arasındaki ilişkide bir sıkıntı olmadığını sözlü olarak defaatle ilgili kişilere söylemiştir. Bu sürecin tamamından TFF yönetimi haberdardır. Bunun hukuki bir anlamı olmamakla beraber ahlaki bir anlamı vardır. Bugün de Gökçek o ahlaki anlamını canlı yayınlanan bir oturumda Yunus Egemenoğlu'na "yalancı" diyerek göstermiştir. Yunus Egemenoğlu da en ufak bir itiraz edememiş ve lafı yemek mecburiyetinde kalmıştır, kendisine afiyet olsun. Federasyonun geçmişteki tutumunu savunan herkese de afiyet olsun. Çünkü onlar yalancı olduklarını kendileri bile inkar edemeyen kimseleri savunmak durumundadırlar, onlara da afiyet olsun.

Alıntı:
2) Ankaraspor ve Ankaragücü'nün birleşmesiyle birbiriyle bağlantılı 2 kulüp Süper Lig'de yer alır duruma gelmiştir. Bu da Süper Lig'in rekabet ortamını zedeleyeci nitelik oluşturmuştur. Bunun üzerine TFF aldığı karar sonucu Ankaraspor'u küme düşürmüştür. Ortada bir suç varsa suçlu olan 2 taraf cezalandırılır demek klasik ceza hukuku yaklaşımıdır, oysa ki spor hukuku yaklaşımı çok daha farklıdır. Spor hukuku bir yasalar hukuku değil yönergeler, içtihatlar, sözleşmeler, talimatnameler hukukudur. Bu alandaki uyuşmazlıklar klasik anlayışla, kanunlara bakarak değil de bu alana özgü yöntemler uygulanarak çözülür. TFF de spor hukukuna özgü olarak bu alandaki mevzuatı yani gerek TFF Statüsü'nü gerek uyuşmazlık alanına ilişkin talimat, yönerge ve ilkeleri gerekse spor hukukunda karar veren uluslararası mercilerin içtihatlarını uygulayarak uyuşmazlığı çözmüştür.


Onur Bey siz bir Gençler taraftarı olarak daha iyi bilirsiniz Gençlerbirliği ile Gençlerbirliği OFTAŞ arasındaki ilişkileri. Onlar da birlikte oynamadılar mı Süper Lig'de? Bunların dışında da örnekler olmadı mı spor tarihinde? Aralarında bağlantı olduğu gerçeğini kendileri bile kabul etmek mecburiyetinde kalacak Gençler-OFTAŞ durumu ortadayken sadece bir geçiş döneminde oluşan bağlantıdan ötürü bir takımın hayatını sonlandırmanın hukukta yeri yoktur. Ahlaki ve vicdanı hiçbir tutar yanı yoktur.

Buna ek olarak o dönemde TFF, Ankaraspor'un satılması için 3 gün süre vermiştir. Siz Ankaraspor'u alacak bir kimse olsanız buranın vergi borcu var mı, sosyal güvenlik borcu var mı, aldığı ceza var mı diye bakmaz mısınız? 3 günde bu prosedür yetişir mi? 3 günlük sürede yapılabilecek tek şey şirketi alıp, eşin dostun üzerine yapmaktır. Bu sürede satış mümkün olamaz. TFF hile yapılıp, kamuoyunun bu konuda rahatlatılmasını istemiştir böyle bir süre vererek. Bu hukuki midir? Hakkaniyetli bir süre verilmesi gerekmez mi?

Ayrıca eğer bir suç varsa niye bu suçu işlediği iddia olunan iki tarafta ceza almıyor ikilemi içinden Spor Hukuku deyip çıkamazsınız. Siz çıkarsınız da, daha doğrusu çıkmışsınız gibi görünür de vicdanlar bunu kabul etmez. Ha belki sizin vicdanınız da kabul edebilir, saygı duyarım.

Alıntı:
3) Ankaraspor küme düşürülme kararı üzerine TFF Tahkim Kurulu'na başvurmuştur. Tahkim Kurulu da küme düşürülme kararını onamıştır. Karar onanırken FİFA (Dünya Futbol Federasyonları Birliği) ve CAS'ın (Uluslarası Spor Tahkim Mahkemesi) spor huiçtihatlarında önemli yer edinmiş ve bir müsabaka, lig v.s. de birden çok kulüp arasında ilişki olduğu durumlarda ilişkili kulüplerden her birinin değil de güçsüz olanın düşürülmesi, güçlü olanın korunmasına ilişkin karara dayanılarak bu çerçevede birleşme sonucu daha da güçlü hale gelen Ankaragücü'nün ligde tutulması, güçsüz olan Ankaraspor'un küme düşürülmesi hukuka uygun görülmüştür. Olayın özü budur, belirttiğimiz gibi niye 2 tarafa ceza verilmede demekkuku yaklaşımına ve yerleşik içtihatlara taban tabana zıttır.


İki takım arasında bir bağlantı olduğu iddiasından başka hiçbir somut veri bulunmamaktadır. Ankaraspor'daki bir kadro tüm işlerini bırakıp Ankaragücü'ne geçmiştir. Bu bir geçiş dönemi sonucunda gerçekleşmiş ve hukuki hiçbir dayanağı olmayan anlamsız bir değerlendirmenin keyfi oluşmuş sonucudur.

Ankaragücü ile Ankaraspor arasında hukuki anlamda bir sıkıntı ifade eden HİÇBİR bağlantı yoktur.

Ankaraspor hep bu nedenle adli yargı düzleminde hakkını aramaya çalışmış, TFF ise bu yolu tıkamaya çalışmıştır. Çünkü tekrar ediyorum, bağlantı iddialarını kanıtlayacak hiçbir somut bulgu YOKTUR.

Bu nedenle Ankaragücü neden almadı, Ankaraspor neden aldıyı tartışmak yerine ceza alacak bir durumun tespit edilmesinin bilinmesini ve Ankaraspor'un elde hiçbir hukuki geçerlilik ifade eden bulgu olmamasına rağmen ceza almış olduğunun konuşulması gerekir.

Alıntı:
4) TFF Tahkim Kurulu kararları kesindir, bu kararlar aleyhine yargı mercilerine başvurulamaz. TFF Tahkim Kurulu kararları aleyhine yargı mercilerine başvuruda bulunmak TFF Talimatnamesi'ni ihlal anlamı taşır ve başvurucunun TFF üyeliği iptal edilir. Bu nedenle Ankaraspor'un yargısal yollara başvurması sonucu TFF üyeliği ihlal edilmiştir.


Tahkim Kurulu kararlarının mahkemelere taşınmasının önünü kapatan kanun maddesi ANAYASA MAHKEMESİ tarafından hukuka uygun olmadığı için iptal edilmiştir. Yani Ankaraspor'un tüm liglerden atılmasına sebep olacak olan mahkemeye gidilemez yasağı AYM tarafından hukuksuz bulunmuştur. Siz burada kalkmış AYM'nin hukukla bağdaşmadığı için iptal ettiği yasağa dayandırarak TFF'yi savunuyorsunuz.

Alıntı:
5) Anayasa Mahkemesi kararları geçmişe yürümez, geleceğe etkilidir. İptal hükmü geçmişe değil geleceğe etkilidir. Bu durum hukukun güvenilirliği ve öngörülebilirliğinin de zorunluluğudur. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin Ankaraspor'un küme düşürülmesiyle de dolaylı ilgisi bulunan hükmü iptali, iptal kararı verildikten sonraki uyuşmazlıklar için etki doğuracaktir. İptal kararının geçmişte alnımış Ankaraspor'un küme düşürülmesi uyuşmazlığına uygulanması asla ve kat'a mümkün değildir. Ankaraspor'un buradaki başarısı sadece TFF Tahkim Kurulu kararlarının yargısal denetime açılmasına vesile olmuş olmasıdır. Ancak Ankaraspor'un bu Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak kesin bir hak iddia edemez.


Ankaraspor AYM kararı üzerinden herhangi bir hak iddia etmemektedir. Ankaraspor AYM kararı ile haklılığını ispat yönünde önemli bir zafer kazanmıştır. Önemli olan budur. Zaten AYM kararından sonra bir Anayasa değişikliği yapılmış ve yargı yolu yeniden bir düzen altına alınmıştır. Burada önemli olan husus TFF'nin hukuki olmayan bir kural üzerinden Ankaraspor'u cezalandırmasıdır. Bunun geri dönüşü değildir. Önemli olan mahkeme önünde, tahkim önünde hak verilmesi değildir, önemli olan vicdanlarda aklanmaktır. Anayasa Mahkemesi kararı bunu sağlamıştır.

Alıntı:
6) CAS kararları CAS'ın yetkisini tanımış federasyonlardan biri olan TFF için sonuç doğurabilici niteliktedir. Ancak bir uluslararası tahkim mahkemesi olan CAS'la Türkiye'deki yüksek mahkemelerden biri olan Anayasa Mahkemesi arasında her hangi bir bağlantı yoktur. Anayasa Mahkemesi'nin CAS kararını dikkate alarak karar verdiğini söylemek fahiş bir hatadır. Çünkü gerek CAS gerek Anayasa Mahkemesi birbiriyle zerre bağlantısı olmayan iki kurumdur. CAS uluslararası normlara, uyuşmazlık alanında uygulanan hukuka; Anayasa Mahkemesi iç hukukun tümüne ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre karar veren iki kurumdur. Bu iki kurumun bağlantısı yoktur, kararları birbiri üzerinde etkili değildir. Anayasa Mahkemesi'nin CAS kararını beklediğini söylemek, bunu neredeyse bekletici sorun yaptığını dile getirmenin mantığı rakamla 0, yazılar sıfırdır.


CAS ile Anayasa Mahkemesi arasında herhangi bir bağ yoktur elbette. Ancak Tahkim Kararları'na yargı yolunu kapatan kanun maddesinin iptali davasında CAS'ın Tahkim Kurulu ile ilgili görüşlerinin bulunduğu kararının etkisi bulunmaktadır. CAS, Türkiye'deki TFF Tahkim Kurulu ile ilgili gördüğü sıkıntıları belirtmiştir. CAS'ın bu konudaki görüşleri de Anayasa Mahkemesi'nin kararında etkili olmuştur. Bunu ben demiyorum bizzat konunun tarafları diyor. CAS'ın görüşleri Anayasa Mahkemesi'ne iletilmiş çünkü.

Alıntı:
7) Tüm bunlar üzerine bugün TFF Genel Kurulu'nda sadece bir oylama yapılmıştır. Bu oylama CAS'ın şu anda kapsamını tam olarak bilemediğimiz ve TFF'ye her hangi bir zorunlu emir yöneltmediği kararının veya kesinleşmiş Anayasa Mahkemesi kararının zorunluluğu değildir. 1-2 noktada aksaklıklar içerse de son raddede hukuka uygun olduğu konusunda Türk spor kamuoyunun büyük bir bölümün uzlaştığı Ankaraspor kararının ve bu kulübün TFF üyeliğinin iptali hükmünün kaldırılmasına ilişkin oylama hukuki zorunluluklardan ziyade fiili durumlardan, yeni başkanlık seçiminden ve özellikle karar son raddede doğru olsa da 1-2 noktadaki aksaklıklar dolayısıyla zedelenen hakkaniyet duygularını tatmin etmek üzere yapılmıştır. Oylama sonucunda da Ankaraspor tekrar üyeliğe alınmış ve müsabakalara katılma hakkı elde etmiştir.


Bugünkü kararın mahkeme geçmişteki süreçlerle doğrudan alakası yoktur ancak dolaylı olarak vardır. Bugün yeni yönetim Ankaraspor'a destek olunması karşılığında Ankaraspor cephesinin mevcut davalarından vazgeçmesini istemiştir. Ankaraspor'un CAS ve AYM'de aldığı müsbet kararlar düşünülürse şu anda devam eden hak mücadelesinde de bazı kazanımlar elde etme şansı bulunmaktadır. Yeni yönetim ise bu davalarla ve olası sonuçlarıyla(en önemlisi 150 milyon TL'lik tazminat) uğraşmak istememiş, geçmişte yapılan Ankaraspor'un haksız yere düşürülmesi hatasından geri dönerek beyaz bir sayfa açmayı uygun görmüştür.

Ankaraspor'un şu anki kazanımı yargı kanalıyla elde edilmemiştir. Ancak TFF'nin yeni yönetimi geçmiş dönemde Ankaraspor'a yapılmış olan bir haksızlığın bu dönemde de sürmesini istememiştir. Ayrıca 150 milyon TL'lik tazminat alma ihtimali de muhtemelen kendilerini korkutmuştur. Geçmiş yönetimin hatasını üzerilerine almayarak bu utanç tablosunu sona erdirmişlerdir.



sayfa 24
« önceki   123 ... 232425   sonraki »
ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet