Sizce Türkiye'deki tarikat ve cemmatların çokluğu iyi mi Yoksa kötü mü?
Kesinlikle iyidir.
10.4%
[89]
Kesinlikle kötüdür.
74.6%
[636]
İyidir ama gerçekten çok fazla sayıdalar.
3.9%
[33]
Fazlalıkları sorun değil,ama aralarındaki rekabet kötü.
11.0%
[94]
Toplam Oy : 852
Mehmet CK 2
13 yıl önce - Cum 04 Eyl 2009, 11:42
Konumuzun anladigim kadari ile ozu Tarikatlarin Turk geleneklerinden uzaklasmasina yonelik. Bunun da sebepleri olarak ben yine fikrimi belirteyim:
1) Tarikatlara getirilen yasak ve tarikatlarin yer altina inmesi ile Dogu' daki tutucu Kurt seyhlerinin kontrolu ele gecirmesi.
2) Koyden kente goc edip is bulamayan lumpen-proleterya kesiminin tarikatlara yonelmesi ve kalitenin dusmesi.
Osmanli Imparatorlugu da dahil olmak uzere Turk-Islam Devletlerinde Naksibendilik basta olmak uzere butun tarikatlarimiz halkin saygisini kazanmis ve toplumu aydinlatan kurumlar olmustu.
Aslinda Turkiye' nin yeniden kulturel ve sosyal anlamda pozitif bir ivme kazanmasi da Naksibendiligin yeniden eski cizgisine gelmesine de bagli. Ancak hem Naksibendilik bolundu, hem de yeni parcalari cok sapti...
Size daha iki günlük bir olayı anlatacağım cemaatlarle ilgi
Gümüşhane üniversitesini kazanan öğrenciler okul kaydını ve yurt sorununu cözmek için gümüşhaneye gidiyor.Tam bu noktada devreye cemaattin biri öğrencilere yardımda bulunma gayesi ile işe soyunuyor iki tane cematin dersanelerinde çalışan öğretmeni bu yurt konusunda öğrencilere yardımçı olma gayesi ile sorumlu tayin edip öğrencileri üniversite sınavında kazandıkları listeden bulup telefonla irtibata geçiyor ve ögrencilerin kendi çatıları altındaki yurtlarda ve evlerde kalmasını veli ve ögrencilere anlatıyorlar.
Bu öğrenciler ile teke tek görüşmeler yapıp kendi yurt ve evlerinde kalmanın daha cazip olduğunu öğrencilere anlatıyorlar. Yani baştan öğrencileri tabir yerinde ise kapaklamaya calışmışlar ancak 18 kişilik üniversiteye kaydolan grubdan sadece 5 kişi bu kişilere inanıp yurt ve evlerinde kalmayı kabul etmişler bu beş kişiyede yurt kurun yurtlarında rahat edemeyeceklerini ve epey bir sıkıntı çekeçeklerini o tatlı dilleri ile anlatmışlar
Cemaatin gümüşhane deki yurdunda 8 kişilik odalar var iken devlet yurdu olan yurt kurun 2 ve 4 kişilik odaları mevcut
Yurt kur 3 aylık depozito 450 tl alırken aylık ortalaması 150 tl ye gelir ve yurdu bıraktığında borcun yok ise depozitonu alıp gerektiğinde elini kolunu sallayarak çıkıp gidebilirken
Bu cemaat aylık 250 tl bu öğrencilerden talep etti ve 1 yıllık senet imzalatti 3000 liralık senet oluyor bu istediğinde çıkman gayet güç seve seve o senedi öder öyle çıkarsın
Bu arada gümüşhanede ev kiralarıda ortalama 200 ile 250 tl arasında 5 kişi bir ev paylaşsa ve 250 tl ödese ortalama 50 tl ye gelir
BEN HEP SORUYORDUM CEMATİN BU AKAN SUYU NERDEN DİYE İŞTE CEVABI YUKARDAKİ ANLATTIKLARIMDANDA ANLAŞILACAĞI GİBİ BU TUR İŞLERDEN GELMEKTEYMİŞ
En son ÖZGÜR HUN77 tarafından Cum 04 Eyl 2009, 11:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Şeriat hukukuna göre ben bu admı cezalandırdım,yada yine şeriata göre ben 4 evlilik yapıyorum kimse karışamaz derse ne diyeceğiz o zaman.Çoklu bir hukukmu işleyecek ülkede.Şeriata göre hükümleri kim verecek ve bu gücü yada dayanağı nerden alacak.
İslam hukukuna göre bir kişi diğerine ceza veremez, cezayı devlet verir, "İslam Devleti" verir. 4 evlilik yapmak emir değil ruhsattır, bundan yararlanmak isteyen bu durumunu İslam Devleti olmadığı için resmileştiremez.
Ama önceki örnekte şeriatta kısasa,kısas ilkesinden hareketle adamın,tokatına tokatla karşılık vermiş Şeriat devletinde hüküm veren kurum ,yada kişi kimdir ve bu gücü nereden almaktadır. İnsan hakları ve kadın hakları diye bas,bas bağıranlara , özelliklede kadınlara soruyorum eşininiz kendisine verilen''RUHSATLA'' sizden başka 3 kadınla daha evlenirse,yani ömrünün önemli bir kısmını 'ki oran olarak 3/4 eder başka kadınlarla geçirirse buna tepkiniz ne olurdu.
En son hasan özbey tarafından Cum 04 Eyl 2009, 12:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Ama önceki örnekte şeriatta kısasa,kısas ilkesinden hareketle adamın,tokatına tokatla karşılık vermiş Şeriat devletinde hüküm veren kurum ,yada kişi kimdir ve bu gücü nereden almaktadır.
Hüküm veren kişi yada kurum devletin yapısına göre değişebilir, gücünü ise İslam Hukukundan alır.
Tarikatlarda ve cemaatlerde şeriat en azından telkin edilmiyormu. O zaman şu soruya da cevap bulamamız gerekir. Ortalıkta bir sürü şeriat isteyen adam dolanırsa ve gün gelip,biz ceza kanunu,medeni kanun,miras hukuku vs. tanımıyoruz kardeşim . Şeriat hukukuna göre ben bu admı cezalandırdım,yada yine şeriata göre ben 4 evlilik yapıyorum kimse karışamaz derse ne diyeceğiz
Şeriat, kapıdır. Tarikat, bahçedir. Hakikat ise, o bahçede bulunan türül türlü gülistan ve meyve ağaçlarıdır. Zaten şeriat kapısından geçmeden tarikat bahçesine girmek, tarikat bahçesine girmeden de hakikat meyvesine ulaşmak mümkün değildir. Sorduğunuz sorunun cevabı budur.
Ama Türkiye gerçeğinde bütün tarikatlar ve cemaatler mevcut kanuni mevzuat dairesinde yaşamayı birinci şiar edinmişlerdir. Herkes kendi meşrebine göre elinden geldiği kadar, kanun dışına taşmadan yaşamaya çalışmaktadır. Şeriat nedir? Dinimiz demektir. Kur'anı Kerim demektir. Sandığınız gibi korkunç bir şey değildir. Çok eşlilik konusu birçok bölgede yaşanan bir gerçektir.. Devletin de bilgisi dahilindedir.. 3-4 çocuklu çiftlerin nikahlarını kaymakamlar, valiler, belediye başkanları kıyıyor. Böyle yaşayan milyonlarca insan var.. Peki ben de size bir soru sorayım, her gün sevgili değiştiren, metres hayatı yaşayan binlerce insan yok mu? Sizce hangisi doğru?
En son Turgay34 tarafından Cum 04 Eyl 2009, 11:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Aslinda butun sekuler kanunlar dini kokenlidir. Idam cezasi ornegin bir din kokenli cezadir.
Biz sekuler ile dini terimlerinin gercek anlamlarini anlayamiyoruz cunku bizde ruhban sinifi olmadigindan biz (Sunni Islam gelenekten devletler) sekuler bir gelenege sahibiz ve din devleti nasil birseydir, haberimiz yok. Sekuler kelimesi ilk olarak Kutsal Roma Imparatorlugu secimlerinde ortaya cikti. 4 sekuler secici furst, 3 de dini secici baspsikopos Kutsal Roma Imparatoru secimi icin oy kullanirdi ve bu secmen hakkina sahip olan vatandaslara da Kurfurst denirdi. Anlatmak istedigim Kilise gorevlisi olmayan her insan Sekuler vatandasti ve Kral da olsa Imparator da olsa, secici Prens de olsa Katolik dunyada bu insanlar sekuler unvani ile anilirdi. Psikoposuklar, Baspsikoposluklar ise Dini (Bishopik) yonetim alanlari idi.
Sunni dunyada hicbir zaman ruhban sinifi olmadigindan, bizde ne Papa ve Kardinalleri' nin karsiligi oldu ne de (Bas)Psikoposlar' in. Bizde Kutsal Roma Imparatoru' nun karsiligi Halifelik makamiydi cunku bizde Halife bir Papa gibi dinden afaroz (excommunicate) yetkisine sahip degildi. Halife Islam devletleri hukumdarlari arasinda en onde gelen hukumdar olarak kabul edildi. (Safevi Turkleri Sii olmaya iten en onemli etken bu gercektir) Ama sonucta her iki tarafin da kanunlarinda elbetteki baz alinan sistem dini kokenlidir.
Ben yine konuya doneyim, tarikatlarin su anki durumu icler acisidir. Koyden kente gocun bir diger sosyolojik etkisi de tarikatlara tesir etti. Anadolu tarikatlari icinde en eskisi olan Mevlevi tarikatinin basi Celebi ailesi sadece geleneklerin devami amaci ile Mevlevihanelerle ilgileniyorlar. Naksibendilik, Iskenderpasa dergahi haric tamamen Kurt seyhlerin elinde. Nur cemaatini ve bir dali olan Gulen cemaatini ise bilemiyoruz, tam bir kapali kutular. Asiri siyasi bir cizgideler.
En son Mehmet CK 2 tarafından Cum 04 Eyl 2009, 12:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi