Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6
onur ç
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 23:28

Alıntı:
Bu kanalin zerre kadar İskender Evrenesoğlu ile alakasi yoktur, Sirf bu kanalin izlenmesini engellemek icin böyle bir iftira atiyorlar,


Şeyh Nazım Kıbrısınin hayatını anlatıyor diye ve birkaç tasavvuf programı yapıyor diye aldanmayın lütfen biraz araştırma yapsanız gerçekleri görebilirsiniz. Bu kanal iskender Evrenesoğluyla bağlantılı. Birçok cemaati programlarına konuk ederek şirin gözükmeye çalışıyor.MPL de program yapan birçok kişi İskender Evrenesoğlunun mürididir.Sadece basit bir örnek verecğim MPL deki Kuran ın Nur undan programının yorumcularına bir bakın ve araştırın kimmiş bunlar.




Mesela Kuran ın nurun dan programının sunucularından Günvar Çulhaoğlu kimdir ?
http://www.mpltv.de/mpltv.php?action=arsiv&is ...mp;id=1656

Yada aşağıdaki limnkteki programı sunan Abdul Cabbar Boran kimdir?
http://www.mpltv.de/mpltv.php?action=arsiv&is ...mp;id=2902


Gökhan Gök

13 yıl önce - Çrş 23 Hzr 2010, 13:53



Kerim AK

13 yıl önce - Sal 06 Tem 2010, 22:57

Alıntı:
özellikle -üçüncü dünya ülkelerinde- gittikçe zorlayıcı taktikler uygulamaya başladılar. Genetik tohum şirketlerinin kullandığı "GDO Kurtuluş İncilini" yaymada ikna teknikleri arasında rüşvet, baskı ve GDO tohumların yasadışı yollardan bir bir ülkelere sokulması gibi yöntemler vardı.

Alıntı:
San Diego'da küçük bir biyo-teknoloji şirketi olan Epıcyte, Eylül 2001 'de yaptığı bir çalışmayla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. Şirket en son GDO mahsulünü yarattıklarını açıkladı -gebeliği engelleyen mısır. Gebelik bağışıklığı olarak bilinen bir durumu olan kadınlardan antikorlar aldılar ve bu kısırlaştırıcı antikorların üretilmesini düzenleyen genleri ayırdılar ve kalıtım mühendisliği yöntemlerini kullanarak mısır bitkisinin oluşmasını sağlayan mısır tohumlarına bu genleri iliştirdiler" "Sperm öldürücülü antikorlar üreten mısırlarla dolu bir seramız var" dedi, Epıcyte Başkanı Mitch hem de övünerek."

Kısır Tohumlardan Sperm Öldürücülü Mısır'a
Alıntı:
Dünya Sağlık Örgütü araştırmasına parasal destek veren "diğerleri" arasında Tüm Hindistan Tıp Bilimleri Enstitüsü ve Helsinki Üniversitesi. Ohio Devlet Üniversitesi ile İsveç'te Uppsala Üniversitesi yer alıyordu. 1993'ün ortalarında. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) varolan kısıtlı araştırma bütçesinden toplamda 365 milyon doları hüsnü tabiri ile "üreme sağlığı" olarak adlandırılan projeye aktardı. Proje kapsamında tetanoz aşılarına anti-hCO antikorları yerleştirmek de vardı. Dünya Sağlık Örgütü aşı yaptıkları kadınların neden anti-hCG antikorları ürettiğini açıklamadı." "Kürtaj Karşıtı ve Katolik" kaynaklardan geldiğini İleri sürerek Meksika Yaşam Komitesi'nin bulgularını reddettiler.

İngiliz Tıp Demeğinin 2004 yılında yaptığı bir açıklama "genetik silahlar teknolojisindeki" gelişmelere atıfta bulunarak dünyada "yalnızca belirli etnik gurupları öldürebilecek ürkütücü biyolojik silahların yapılmasına birkaç yıl kaldığını" açıkladı."
Pentagon ve Hükümetin özel biyolojik araştırmalarında yıllarca kişisel deneyime sahip olan Stanford Üniversitesi biyofizikçilerinden Profesör Steven Block "Şunu söylemek isteriz ki aklıselim hiç kimse bunları kullanmaz" diyor ve ekliyordu 'Ancak, herkes aklıselim değil."


Güzel fatih

13 yıl önce - Sal 06 Tem 2010, 23:12



ELCIN19
13 yıl önce - Sal 06 Tem 2010, 23:29



vozkan
13 yıl önce - Sal 06 Tem 2010, 23:47

Alıntı:
Genetiği değiştirilmiş gidalarla, ileride akıl seviyesi düşük bir toplum yaratılmakmı isteniyor acaba, olur olur , ben bunlardan herşeyi beklerim. Artık normal bir mantıkla düşünmek bile saflık oldu, hertürlü olasılığı iyi düşünmek lazım.


Bu işler dedikodu yapmak, boş boş düşünmekle olmuyor.
Millet nasıl çalışıyor, emek veriyor, bir ömür tüketiyorsa bu tohumları ortaya çıkarmak için Türk bilim adamlarıda aynısını yapmalı.
Yoksa burada dedikodudan ileriye gitmeyen, hayal mahsulü, bilimsellikten tamamen uzak üç beş kişinin kendi egolarını tatmin ettiği yazışmaların ötesine gidemeyiz.
Her şeyin başı eğitimden geçiyor.
Gazetelerde okuduğumuz yalan yanlış şeyleri burada sabah akşam birbirimize tekrarlayarak İsrailin BİZİ YOK ETMEK İÇİN ürettiği tohumları YOK EDEMEYİZ.


ELCIN19
13 yıl önce - Çrş 07 Tem 2010, 00:37



Kerim AK

12 yıl önce - Sal 01 Şub 2011, 09:48
MÜJDE gibi haber;




Patron
12 yıl önce - Çrş 10 Ağu 2011, 10:30

Alıntı:


İSRAİL EFSANESİNİN SONU!


Türk Tohumcular Birliği Başkanı Hakkı Şafak Ses, Türkiye’de her yıl ekilen tohumun yüzde 96,5′inin yerli üreticilere ait olduğunu söyledi.

“Türkiye topraklarına her yıl ekilen tohumların yüzde 96.5′i yerli üreticilerimize ait. Kamuoyunda, biraz da magazinsel bir boyutta yer alan tohum ithalatı ve tohumların ithal olması olayı, gerçekle hiç ilgisi olmayan bir şehir efsanesi. Türkiye’nin yüzde 3,5′lik ithalatının çoğunluğu hibrit sebze tohumudur. Ama o konuda da Türkiye’de şu an 462′yi bulmuş olan tohum sanayici ve üretici firmaları piyasanın yaklaşık yüzde 35′ine hakimdirler. İsrail ve benzeri ülkelerle ilgili ithalatta Türkiye’ye ithal edilen tohumun, yüzde 3,5′lik ithal tohumun sadece yüzde 6′lık kısmı İsrail’den gelmektedir ki, onun karşılığında Hollanda’dan yüzde 51′i, Fransa’dan yüzde 15′i, Almanya’dan yüzde 9′u gelmektedir. Bu konu çok abartılı bir şekilde kamuoyuna sunuluyor. Aslında bunun gerçekle bir ilgisi yok. Şu an sofralarımıza gelen ekmeğimizden, sebzemizden meyvemize kadar üretimi halkımız rahatlıkla emin olmalı ki, yüzde 96′sı Türk çiftçisi ve Türk üreticisinin ürettiği tohumlar ve ondan elde ettiği ürünlerdir.”


http://www.bugun.com.tr/haber-detay/165059-israil ...aberi.aspx


emin43

12 yıl önce - Çrş 10 Ağu 2011, 10:45



sayfa 6
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET