1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Antuan Türkoğlu
13 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2009, 12:46
TOHUM LAR OKUYUN DA PALAVRALARA SON VERIN
Merhabalar,
Tabi ki Israeli suclamak cok kolay. Gercekler ise soyle:
1 - Dunyanin en buyuk 10 tohum sirketi arasinda 4 Amerikan, 5 Avrupa ve bir Japon Sirketi var. 2006 daki satis siralamalari soyle.
Company 2006 seed sales
US $ millions
1. Monsanto (US) $4,028 (4 milyar dolar satis)
2. Dupont (US) $2,781
3. Syngenta (Switzerland) $1,743
4. Groupe Limagrain (France) $1,035
5. Land O' Lakes (US) $756
6. KWS AG (Germany) $615
7. Bayer Crop Science (Germany) $430
8. Delta & Pine Land (US) (acquisition by Monsanto pending) $418
9. Sakata (Japan) $401
10. DLF-Trifolium (Denmark) $352
http://etcgroup.org/en/node/615
Aralarinda bir tane Israelli sirket yok.
2 - Israel domates tohumlarini dunyaya duyuran Hazera tohum sirketi birkac sene once Fransiz Vilmorin & Cie sirketine satildi. Bu sirket bile ilk 10 da bile degil
http://www.haaretz.com/hasen/spages/830797.html
3 - Yukaridaki iki veri, Israilin dunya tohum pazarinda o kadar buyutuldugu gibi buyuk bir yeri olmadigini gosteriyor. Israil sirketleri Turkiyeye tohum satsa bile Turkiyenin tohumlarinin buyuk bir kismi baska sirketler tarafindan satiliyor
4 - Gelelim Turkiyeye: Turkiye 450 milyon dolarlik bir tohum pazari. Bunun 150 milyonu ithal. Tohumculukta calisan yerli yabanci 65 tane sirket var. Bunlarin bazilari Turk tohumlarini da ihrac ediyor.
http://www.tarim.gen.tr/web/news.asp?id=4649
http://www.turkcebilgi.net/haberler/ekonomi/turki ...06465.html
Israel Turkiyeye nekadar tohum satiyor ve bunlarin ne kadari GDO dersiniz? Balik bastan kokar derler. Israele yuklenmek kolay ve de moda.
Yukaridaki bilgiler yardimci olmadiysa, Hazera nin turkiye temsilcisine bir tel. acin. Eminim GDO ve diger konularda sizi benden daha iyi bilgilendirebilecektir
Hazera nin hala Turkiyede temsilcisi:
HAZERA TOHUMCULUK ve TİCARET A.Ş.
Gençlik Mahallesi, Fevzi Çakmak Cad. 2 Mahmut Çil Apt. No: 75 D:7 Antalya 07100
Tel: (90) 242-2476151
Fax: (90) 242-2473643
EMail: info@hazeraturkey.com
Umarim yardimci olabildim
|
 |
Kerim AK
13 yıl önce - Çrş 09 Arl 2009, 21:18
İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi’nin internet sayfasından okumuştum.İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli…Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.Gelelim başka doğrulara. Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. Yani İsrail’den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.
Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.Genetik tohum o toprağa da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız.50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor.Buna en güzel örnek Türkiye’nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemesidir.Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava…
|
 |
Kerim AK
13 yıl önce - Çrş 23 Arl 2009, 12:40
BİOÇEŞİTLİLİĞİ YOK ETME RİSKİ VAR
1. İnsan sağlığı;Alerjik reaksiyona neden oluyor,Antibiyotik direncini zayıflatıyor,Toksik etki yaratıyor.
2. Ekosistem;Normal ve organik tarımı tehdit ediyor.Ne kadar uzak alanda olursa olsun rüzgar ve arılar yoluyla organik ürünlere de bulaşıyor.GDO'lu tarım yapılan alanlardaki haşereleri yiyen kuşların türü tükeniyor. Canlı türleri açısından tehdit.Bioçeşitliliği yok ediyor. GDO'lu ekinler, tozlaşma yoluyla aynı türden akrabalarının da genlerini değiştirebiliyor.
EN BÜYÜK AVANTAJI ÜRETİMİN ARTMASI;Tarıma uygun olmayan alanlarda tarım yapılabilmesini sağlaması.Tarımsal verimi artırması.Tarım ilacı kullanılmasına ihtiyaç duymaması.Gıdanın besleyiciliğini artırması.Üretim verimliliğini 10 kata kadar artırması.
JAPONYA İLE AB'DE KATI SINIRLAMA VE YASAK VAR;'GENETİĞİ Değiştirilmiş Organizma' (GDO) ile üretim birçok ülkede tartışma konusu oluyor. Bazı ülkeler GDO projelerine ağırlık vererek bioteknoloji tarım için sahalar açarken, sağlık açısından tehlikeli gördüğü için buna karşı çıkan ülkeler de mevcut. Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ile çok sayıda AB ülkesi ve bazı Afrika ülkelerinde genetiği değiştirilen ürünler ya yasaklılar listesinde ya da bu ürünlere katı sınırlamalar getirilmiş durumda.
Dünyanın dört bir tarafından çiftçi örgütleri ve ihracatçılar yayınladıkları bildirilerde GDO çalışmalarının insan sağlığı için tehdit içerdiğini savunuyor. Son olarak Yunanistan hükümeti, ABD tarafından üretilen genetiği değiştirilmiş mısır ithalatı ile ilgili yasağı 2 yıl daha uzatma kararı aldı. Tazmanya da ticari ölçekte genetik değişime uğramış ürün yetiştirilme kararını geçtiğimiz günlerde 2014 yılına kadar 5 yıllığına erteledi. Yaklaşan seçimlerle birlikte Almanya'da da GDO'lu ürünler tartışılıyor. Alman hükümeti, ulusal müzakere platformu oluşturarak politikacılarla birlikte çiftçi, gıda endüstrisi grupları ve bilim adamlarını bir araya getirdi. Dünya Sağlık Örgütü de ürünlerin sağlık risklerine dikkat çekiyor.
TÜRKİYE'DE GÖRÜŞLER FARKLI
Türkiye Tohumculuk Endüstri Derneği Başkanı Dr. Mete Kömeağaç;
| Alıntı: |
TÜRKİYE GDO'YA HAZIR DEĞİL
GDO'LU üretim yapmak bir teknolojidir ve biz Türkiye'nin böyle bir teknolojiyi kullanmak için yeterli altyapı, bilgi ve beceriye sahip olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye doğal ürün cenneti. GDO da bir üretim tekniği, kesinlikle bir sakıncası olmaz. Doğal ürünlerle artan nüfusu beslemek mümkün değil. Ancak tıp adamları çıkıp bu iş zararlıdır derse bunu kimse kullanamaz. |
Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık;
| Alıntı: |
ARJANTİN'İ SÜPER YABANCI OTLAR BASTI
GDO'LAR ne çiftçinin ne tüketicinin ne de hükümetlerin talebi. Bioteknoloji şirketlerinin çıkarına bu iş. Bu şirketlerin başını Monsanto adlı firma çekiyor. Amerikan Federal Mahkemesi'nde firmanın aleyhine açılmış onlarca dava var. Viyana Üniversitesi yaptığı araştırmada farelerin 3 - 4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettiklerini ortaya koydu. Arjantin'de GDO'lu tarım yüzünden 1 milyon hektarlık alanı yabancı otlar bastı. |
Ekolojik Ürün Üreticileri Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev;
| Alıntı: |
ÇOCUK MAMALARINDA KULLANILMASI YASAK
GDO'LU ürünlere karşı 4 - 5 yıl kampanya yürüttük. Bu ürünler kesinlikle yasaklanmalı. İnsan sağlığı ile ilgili ciddi riskler içeriyor. Bu üretimden kazançlı çıkan tek taraf GDO'lu tohum patentini elinde tutan şirketler. Madem tehlikeli değil neden Tarım Bakanlığı GDO'lu ürünlerin bebek mamalarında ve çocuk gıda ürünlerinde kullanılmasını yasaklıyor?
|
FAREDEKİ SONUÇLAR ÜRPERTİCİ
HER ne kadar GDO'ların insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmese de hayvanlar üzerindeki etkileri belirlendi. İskoçya Rowett Enstitüsü Dr. Arpad Pusztai'nin genetiği değiştirilmiş patates ile beslediği farelerin tümünün iç organlarında küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, bağışık sistemlerinde çökme görüldü. Rusya Bilimler Akademisi'nden Dr. İrina Ermakova'nın fareler üzerinde yaptığı denemede, genetiği değiştirilmiş soya ile beslenen farelerin yavrularının yüzde 55.6'sı, doğumdan 3 hafta sonra öldü.
|
 |
Kerim AK
13 yıl önce - Pzr 27 Arl 2009, 01:06
Danıştay, Tarım Bakanlığı'nın GDO yönetmeliğinin yürütmesinin durdurulmasına karşı yaptığı itirazı kabul etti.Danıştay, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) yönetmeliğine ilişkin yeni bir karar daha verdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın GDO yönetmeliğinin yürütmesinin durdurulmasına karşı yaptığı itirazını kabul etti.
| Alıntı: |
T.C. DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
YD. İtiraz No:2007/499
İtiraz Eden (Davalı) : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı -ANKARA
Karşı Taraf (Davacı) : TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
Vekili : Av. Zühal Dönmez
Bestekar Sok. No:49/5 -Kavaklıdere/ANKARA
İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin bulunan 12.3.2007 günlü, E:2006/6776 sayılı karara, davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi Yalçın Macar‘ın Düşüncesi : İtirazın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Nevzat Özgür‘ün Düşüncesi : İtiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, itirazın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:
8.9.2006 günlü, 26283 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik"in tarımsal yayım ve danışmanlık eğitim merkezlerine ilişkin 13. maddesinin; kamu, kamu dışı yayım/tarımsal danışmanlık şirketlerinde görev yapacak olan yayımcılara/danışmanlara sertifika vermek ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üniversiteler ve meslek kuruluşlarının yanı sıra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından da eğitim merkezi kurulmasına olanak tanıyan 1. fıkrasında geçen "Bakanlık" ibaresinin ve tarımsal yayım ve danışmanlık eğitim merkezlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı‘nca yetkilendirileceğine ilişkin ikinci fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi‘nin; dava konusu uyuşmazlığın tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde davalı Bakanlığın eğitim, sertifikalandırma ve yetkilendirme yetkisinin olup, olmadığına ilişkin bulunduğu, 441 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘ye göre tarımsal yayım ve eğitim sistemini, programlarını, projelerini hazırlamak ve çiftçilere yönelik her türlü eğitim programlarını uygulamakla görevli davalı Bakanlığa 5488 sayılı Tarım Yasası‘nın 9. maddesiyle de tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleriyle ilgili düzenleme yetkisi tanınmasına karşılık, belirtilen hizmet alanlarında çalıştırılacakların eğitimi, sertifikalandırılması, eğitim merkezlerinin yetkilendirilmesi konularında yetki verilmediği, öte yandan 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası‘nın 12. maddesinin (g) bendinde, yörelerindeki tarım ve sanayinin gelişmesine ve ihtiyaçlarına uygun meslek elemanlarının yetişmesine ve bilgilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, sanayi, tarım ve sağlık hizmetleri ile diğer hizmetlerde modernleşmeyi, üretimde artışı sağlayacak çalışma ve programlar yapmak ve çevre sorunlarına çözüm getirici önerilerde bulunmak görevlerinin yükseköğretim kurumlarına verildiği, bu bağlamda, davalı Bakanlığın üniversitelerin tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti alanında açacakları eğitim merkezlerini yetkilendirebileceğinin kabul edilmesinin 2547 sayılı Yasa‘yla da bağdaşmadığı gerekçeleriyle Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetleri Yönetmeliği‘nin 13. maddesinin 1. fıkrasında geçen "Bakanlık" tümcesi ile 2. fıkrasının yürütülmesinin durdurulması yolundaki 12.3.2007 günlü, E:2006/6776 sayılı kararına, davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası‘nın değişik 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idarece öne sürülen hususlar, bu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin itirazının REDDİNE, 27.9.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
Danıştay Başkanvekili Sinan Yörükoğlu
2. Daire Başkan V. Kamuran Erbuğa
11. Daire Başkanı Mustafa İlhan Dinç
8. Daire Başkan V. Ayla Alkıvılcım
5. Daire Başkanı Turan Falcıoğlu (X)
13. Daire Başkanı Faruk Öztürk
12. Daire Başkanı Yücelırmak
6. Daire Başkanı Bekir Aksoylu
11. Daire Üyesi Selçuk Hondu (X)
12. Daire Üyesi Kenan Atasoy
6. Daire Üyesi Banu Dilçin (X)
6. Daire Üyesi Nazlı Koçer
11. Daire Üyesi İzge Nazlıoğlu
5. Daire Üyesi Salih Er
2. Daire Üyesi Murat Cebeci (X)
8. Daire Üyesi Yeniay Kaya
2. Daire Üyesi Ayfer Özdemir
13. Daire Üyesi Suna Türkoğlu (X)
5. Daire Üyesi Sadri Bozkurt
13. Daire Üyesi Turan Karakaya
2. Daire Üyesi Ayla Günenç
13. Daire Üyesi Zümrüt Öden
6. Daire Üyesi Zeynep Yılmaz
8. Daire Üyesi Sıddık Yıldız
8. Daire Üyesi Atıl Üzelgün
5. Daire Üyesi Hayrettin Kadıoğlu
12. Daire Üyesi Muzaffer Dilek
11. Daire Üyesi Hüseyin Poroy
12. Daire Üyesi Erkan Cantekin
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası‘nın 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmediği, bu itibarla, davalı idare itirazının kabulü ve yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması oyuyla, aksine verilen karara katılmıyoruz.
5. Daire Başkanı Turan Falcıoğlu
11. Daire Üyesi Selçuk Hondu
6. Daire Üyesi Banu Dilçin
2. Daire Üyesi Murat Cebeci
13. Daire Üyesi Suna Türkoğlu |
|
 |
Kerim AK
13 yıl önce - Cum 14 May 2010, 21:24
Rusya'da yapılan ve sonuçları raporlarla kayıt altına alınan bir deneye göre, GDO'lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) mısır yedirilen fareler 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybetti.
BURSA - TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şube Başkanı Bilge Ölmez;
| Alıntı: |
Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nce düzenlenen ''9. Gıda ve Gıda Ürünleri Fuarı'' çerçevesinde organize edilen ''GDO ve Biyogüvenlik Yasası'' konulu seminerde, Türkiye'nin 1998 yılından itibaren ciddi bir GDO tehdidi altında olduğunu belirtti.
TBMM'den geçen Biyogüvenlik Yasası'nın bazı maddelerinin eksik ve hatalı olduğunu ve bu maddelerin bir an evvel gözden geçirilerek düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Bilge Ölmez, yeni yasaya göre Türkiye'nin ithal ettiği GDO'lu ürünleri marketlerde satarken üzerine ''GDO'ludur'' ibaresini koyma zorunluluğu getirildiğini hatırlattı.
''FARELER ÜREME YETENEKLERİNİ KAYBEDİYOR''
Dünya üzerinde GDO'nun zararlarını kanıtlayan çok sayıda deney yapıldığına dikkati çeken Ölmez, ''En son Rusya'da yapılan ve sonuçları raporlar ile kayıt altına alınan deneye göre, farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri tespit edildi'' dedi. |
http://www.ntvmsnbc.com/id/25086149/
''GDO'lu mısır ile beslenen ve kontrol altında takip edilen farelerde, 3 nesil sonra sindirim sistemlerinde bozulma, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma, tüm iç organlarında küçülme belirlenmiştir. Doğan yavruların normal ağırlıklarından daha az olduğu, doğumdan sonraki ölümlerde çok ciddi artış olduğu ve üreme yeteneklerinin durduğu tespit edilmiş. Tüm tıbbi deneyler önce fareler üzerinde uygulanmaktadır, çünkü insanın genetik yapısına en çok benzeyen hayvan faredir. O yüzden GDO'lu ürünlerle beslenen bir insanın hangi etkilere maruz kaldığı kanıtlanamamış olsa da farelerle yapılan bu deneyler ne gibi sonuçlarla karşı karşıya kalacağımızı gayet iyi özetliyor.''
|
 |
Gökhan Gök
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:29
Tasavvuf kanali olan MPLTV de Gidalarla oynama ve arkasindaki seytani fikiri konu alan bir program
Mutlaka izlenmesi gerek:
Yayın Tarihi: 21.06.2010, Bölüm: 160
Konuk: Kemal Özer
Konu: Kemal Özer'in "Deccal Tabakta" adlı kitabı üzerine sohbet
Izlemek icin:
http://www.mpltv.de/mpltv.php?action=arsiv&is ...mp;id=3057
|
 |
onur ç
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:36
| Alıntı: |
| Tasavvuf kanali olan MPLTV |
Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim.
|
 |
arda erlevi
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:51
| Alıntı: |
Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim.
|
iskender evrenesoğlu adlı şahıs eğer peygamberse, ellerini havaya açıp yüce Allahtan ülkemizdeki terörün ve yoksulluğun yok olmasını dilesin. unutmayalımki her peygamber kendine bahşedilen bir özellkle dünyaya gelmiştir ve en son peygamber, yüce peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) efendimizdir vede ondan sonrada peygamber gelmeyecektir. eğer bir insan ondan sonra kendini peygamber ilan eden şarlatanların peşinden koşup iman ederse, hiç bir zaman cenet yüzü göremeyecek ve onunla birlikte Yüce Allah tarafından en ağır cezayı alacaktır.
|
 |
arda erlevi
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:56
israil ve diğer ülkelerin tohumlarına muhtaç olmak istemiyorsak, dedelerimiz ve ninelerimiz gibi kendi tohumlarımızı kendimiz üretmeliyiz.
hükümetimiz yerli tohum üretimini sonuna kadar desteklemeli, tarım bakanlığı üniversitelerin zirat fakülteleri ile ortak çalışmaya gitmelidir. araştırma ve geliştirme (ar-ge) çalışmalarına destek vermelidir.
|
 |
Gökhan Gök
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 22:31
| Alıntı: |
| Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim. |
Bu kanalin zerre kadar İskender Evrenesoğlu ile alakasi yoktur, Sirf bu kanalin izlenmesini engellemek icin böyle bir iftira atiyorlar,
Buyrun Ilk önce MPLTV de Yayimlanan butun programlari izleyin, hic İskender Evrenesoğlu dan bahsedildigini görebilecekmisiniz?
http://www.mpltv.de/
Bu kanalda daha cok Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri ön plana cikmakta, onun hayati, dergahlari ve Allah rizasi icin faliyetleri konu alinmakdadir 
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|