Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5
Antuan Türkoğlu
13 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2009, 12:46
TOHUM LAR OKUYUN DA PALAVRALARA SON VERIN




Kerim AK

13 yıl önce - Çrş 09 Arl 2009, 21:18



Kerim AK

13 yıl önce - Çrş 23 Arl 2009, 12:40

Alıntı:
TÜRKİYE GDO'YA HAZIR DEĞİL
GDO'LU üretim yapmak bir teknolojidir ve biz Türkiye'nin böyle bir teknolojiyi kullanmak için yeterli altyapı, bilgi ve beceriye sahip olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye doğal ürün cenneti. GDO da bir üretim tekniği, kesinlikle bir sakıncası olmaz. Doğal ürünlerle artan nüfusu beslemek mümkün değil. Ancak tıp adamları çıkıp bu iş zararlıdır derse bunu kimse kullanamaz.

Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık;
Alıntı:
ARJANTİN'İ SÜPER YABANCI OTLAR BASTI
GDO'LAR ne çiftçinin ne tüketicinin ne de hükümetlerin talebi. Bioteknoloji şirketlerinin çıkarına bu iş. Bu şirketlerin başını Monsanto adlı firma çekiyor. Amerikan Federal Mahkemesi'nde firmanın aleyhine açılmış onlarca dava var. Viyana Üniversitesi yaptığı araştırmada farelerin 3 - 4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettiklerini ortaya koydu. Arjantin'de GDO'lu tarım yüzünden 1 milyon hektarlık alanı yabancı otlar bastı.

Ekolojik Ürün Üreticileri Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev;
Alıntı:
ÇOCUK MAMALARINDA KULLANILMASI YASAK
GDO'LU ürünlere karşı 4 - 5 yıl kampanya yürüttük. Bu ürünler kesinlikle yasaklanmalı. İnsan sağlığı ile ilgili ciddi riskler içeriyor. Bu üretimden kazançlı çıkan tek taraf GDO'lu tohum patentini elinde tutan şirketler. Madem tehlikeli değil neden Tarım Bakanlığı GDO'lu ürünlerin bebek mamalarında ve çocuk gıda ürünlerinde kullanılmasını yasaklıyor?

FAREDEKİ SONUÇLAR ÜRPERTİCİ
HER ne kadar GDO'ların insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmese de hayvanlar üzerindeki etkileri belirlendi. İskoçya Rowett Enstitüsü Dr. Arpad Pusztai'nin genetiği değiştirilmiş patates ile beslediği farelerin tümünün iç organlarında küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, bağışık sistemlerinde çökme görüldü. Rusya Bilimler Akademisi'nden Dr. İrina Ermakova'nın fareler üzerinde yaptığı denemede, genetiği değiştirilmiş soya ile beslenen farelerin yavrularının yüzde 55.6'sı, doğumdan 3 hafta sonra öldü.


Kerim AK

13 yıl önce - Pzr 27 Arl 2009, 01:06

Alıntı:

T.C. DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU

YD. İtiraz No:2007/499

İtiraz Eden (Davalı) : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı -ANKARA

Karşı Taraf (Davacı) : TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

Vekili : Av. Zühal Dönmez
Bestekar Sok. No:49/5 -Kavaklıdere/ANKARA

İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin bulunan 12.3.2007 günlü, E:2006/6776 sayılı karara, davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi Yalçın Macar‘ın Düşüncesi : İtirazın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Nevzat Özgür‘ün Düşüncesi : İtiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, itirazın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:

8.9.2006 günlü, 26283 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik"in tarımsal yayım ve danışmanlık eğitim merkezlerine ilişkin 13. maddesinin; kamu, kamu dışı yayım/tarımsal danışmanlık şirketlerinde görev yapacak olan yayımcılara/danışmanlara sertifika vermek ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üniversiteler ve meslek kuruluşlarının yanı sıra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından da eğitim merkezi kurulmasına olanak tanıyan 1. fıkrasında geçen "Bakanlık" ibaresinin ve tarımsal yayım ve danışmanlık eğitim merkezlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı‘nca yetkilendirileceğine ilişkin ikinci fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi‘nin; dava konusu uyuşmazlığın tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde davalı Bakanlığın eğitim, sertifikalandırma ve yetkilendirme yetkisinin olup, olmadığına ilişkin bulunduğu, 441 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘ye göre tarımsal yayım ve eğitim sistemini, programlarını, projelerini hazırlamak ve çiftçilere yönelik her türlü eğitim programlarını uygulamakla görevli davalı Bakanlığa 5488 sayılı Tarım Yasası‘nın 9. maddesiyle de tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleriyle ilgili düzenleme yetkisi tanınmasına karşılık, belirtilen hizmet alanlarında çalıştırılacakların eğitimi, sertifikalandırılması, eğitim merkezlerinin yetkilendirilmesi konularında yetki verilmediği, öte yandan 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası‘nın 12. maddesinin (g) bendinde, yörelerindeki tarım ve sanayinin gelişmesine ve ihtiyaçlarına uygun meslek elemanlarının yetişmesine ve bilgilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, sanayi, tarım ve sağlık hizmetleri ile diğer hizmetlerde modernleşmeyi, üretimde artışı sağlayacak çalışma ve programlar yapmak ve çevre sorunlarına çözüm getirici önerilerde bulunmak görevlerinin yükseköğretim kurumlarına verildiği, bu bağlamda, davalı Bakanlığın üniversitelerin tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti alanında açacakları eğitim merkezlerini yetkilendirebileceğinin kabul edilmesinin 2547 sayılı Yasa‘yla da bağdaşmadığı gerekçeleriyle Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetleri Yönetmeliği‘nin 13. maddesinin 1. fıkrasında geçen "Bakanlık" tümcesi ile 2. fıkrasının yürütülmesinin durdurulması yolundaki 12.3.2007 günlü, E:2006/6776 sayılı kararına, davalı idare itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası‘nın değişik 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği anlaşıldığından ve davalı idarece öne sürülen hususlar, bu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin itirazının REDDİNE, 27.9.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay Başkanvekili Sinan Yörükoğlu

2. Daire Başkan V. Kamuran Erbuğa

11. Daire Başkanı Mustafa İlhan Dinç

8. Daire Başkan V. Ayla Alkıvılcım

5. Daire Başkanı Turan Falcıoğlu (X)

13. Daire Başkanı Faruk Öztürk

12. Daire Başkanı Yücelırmak

6. Daire Başkanı Bekir Aksoylu

11. Daire Üyesi Selçuk Hondu (X)

12. Daire Üyesi Kenan Atasoy

6. Daire Üyesi Banu Dilçin (X)

6. Daire Üyesi Nazlı Koçer

11. Daire Üyesi İzge Nazlıoğlu

5. Daire Üyesi Salih Er

2. Daire Üyesi Murat Cebeci (X)

8. Daire Üyesi Yeniay Kaya

2. Daire Üyesi Ayfer Özdemir

13. Daire Üyesi Suna Türkoğlu (X)

5. Daire Üyesi Sadri Bozkurt

13. Daire Üyesi Turan Karakaya

2. Daire Üyesi Ayla Günenç

13. Daire Üyesi Zümrüt Öden

6. Daire Üyesi Zeynep Yılmaz

8. Daire Üyesi Sıddık Yıldız

8. Daire Üyesi Atıl Üzelgün

5. Daire Üyesi Hayrettin Kadıoğlu

12. Daire Üyesi Muzaffer Dilek

11. Daire Üyesi Hüseyin Poroy

12. Daire Üyesi Erkan Cantekin



KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası‘nın 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmediği, bu itibarla, davalı idare itirazının kabulü ve yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması oyuyla, aksine verilen karara katılmıyoruz.

5. Daire Başkanı Turan Falcıoğlu

11. Daire Üyesi Selçuk Hondu

6. Daire Üyesi Banu Dilçin

2. Daire Üyesi Murat Cebeci

13. Daire Üyesi Suna Türkoğlu


Kerim AK

13 yıl önce - Cum 14 May 2010, 21:24

Alıntı:
Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nce düzenlenen ''9. Gıda ve Gıda Ürünleri Fuarı'' çerçevesinde organize edilen ''GDO ve Biyogüvenlik Yasası'' konulu seminerde, Türkiye'nin 1998 yılından itibaren ciddi bir GDO tehdidi altında olduğunu belirtti.
TBMM'den geçen Biyogüvenlik Yasası'nın bazı maddelerinin eksik ve hatalı olduğunu ve bu maddelerin bir an evvel gözden geçirilerek düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Bilge Ölmez, yeni yasaya göre Türkiye'nin ithal ettiği GDO'lu ürünleri marketlerde satarken üzerine ''GDO'ludur'' ibaresini koyma zorunluluğu getirildiğini hatırlattı.
''FARELER ÜREME YETENEKLERİNİ KAYBEDİYOR''
Dünya üzerinde GDO'nun zararlarını kanıtlayan çok sayıda deney yapıldığına dikkati çeken Ölmez, ''En son Rusya'da yapılan ve sonuçları raporlar ile kayıt altına alınan deneye göre, farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri tespit edildi'' dedi.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25086149/
''GDO'lu mısır ile beslenen ve kontrol altında takip edilen farelerde, 3 nesil sonra sindirim sistemlerinde bozulma, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma, tüm iç organlarında küçülme belirlenmiştir. Doğan yavruların normal ağırlıklarından daha az olduğu, doğumdan sonraki ölümlerde çok ciddi artış olduğu ve üreme yeteneklerinin durduğu tespit edilmiş. Tüm tıbbi deneyler önce fareler üzerinde uygulanmaktadır, çünkü insanın genetik yapısına en çok benzeyen hayvan faredir. O yüzden GDO'lu ürünlerle beslenen bir insanın hangi etkilere maruz kaldığı kanıtlanamamış olsa da farelerle yapılan bu deneyler ne gibi sonuçlarla karşı karşıya kalacağımızı gayet iyi özetliyor.''



Gökhan Gök

13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:29



onur ç
13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:36

Alıntı:
Tasavvuf kanali olan MPLTV


Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim.


arda erlevi

13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:51

Alıntı:
Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim.
iskender evrenesoğlu adlı şahıs eğer peygamberse, ellerini havaya açıp yüce Allahtan ülkemizdeki terörün ve yoksulluğun yok olmasını dilesin. unutmayalımki her peygamber kendine bahşedilen bir özellkle dünyaya gelmiştir ve en son peygamber, yüce peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) efendimizdir vede ondan sonrada peygamber gelmeyecektir. eğer bir insan ondan sonra kendini peygamber ilan eden şarlatanların peşinden koşup iman ederse, hiç bir zaman cenet yüzü göremeyecek ve onunla birlikte Yüce Allah tarafından en ağır cezayı alacaktır.

arda erlevi

13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 21:56



Gökhan Gök

13 yıl önce - Sal 22 Hzr 2010, 22:31

Alıntı:
Tasavvuf kanalı olarak bildiğiniz MPL kanalı aslında hiçte tasavvuf kanalı değildir. Kendini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu nun kanalıdır MPL. Bu kanaldan uzak durmanızı tavsiye ederim.



Bu kanalin zerre kadar İskender Evrenesoğlu ile alakasi yoktur, Sirf bu kanalin izlenmesini engellemek icin böyle bir iftira atiyorlar,


Buyrun Ilk önce MPLTV de Yayimlanan butun programlari izleyin, hic İskender Evrenesoğlu dan bahsedildigini görebilecekmisiniz?

http://www.mpltv.de/

Bu kanalda daha cok Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri ön plana cikmakta, onun hayati, dergahlari ve Allah rizasi icin faliyetleri konu alinmakdadir



sayfa 5
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET