Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Yuzbasi Volkan Yuksel

10 yıl önce - Prş 12 Ağu 2004, 00:49
Urla - Karantina Adası ve Devlet Hastanesi


Urla Devlet Hastanesi Plaji ve Biraz daha kuzeyinde yer alan Cicek adalari.

 

(+)



 

(+)


Urla'nin Kuzey-Dogusundaki ilk ada devlet Hastanesinin bulundugu ve karayolu baglantisi olan ada. Yesil Halka  Zeytineli koyu yakinlari.


(+)


YVY


HAKAN©

9 yıl önce - Çrş 28 Eyl 2005, 11:57
Karantina Adası eriyor


URLA'YA 100 METRE UZAKLIKTAKİ ADADA SON 50 YILDA 64 DÖNÜM TOPRAK KAYBETTİ
Karantina Adası eriyor
Sert esen poyraz ve lodos yüzünden büyük bir enejer ile kıyıya çarpan dalgalarla birlikte erozyon adayı yüzde 20 oranında küçülttü.
http://ya2005.yeniasir.com.tr/09/28/index.php3?ka ...lum=gunluk


Alıntı:
Urla'dan 100 metre uzaktaki 320 dönümlük Karantina adası, son 50 yılda parsel parsel eridi. Urla Belediyesi'nde bulunan 40 yıl önce çizilmiş ada haritasıyla, yine belediye tarafından 2003 yılında çizdirilen bugünkü harita arasında yapılan karşılaştırma sonucunda adanın 64 dönüm toprak kaybettiği, yani yüzde 20 küçüldüğü ortaya çıktı. Uzmanlar, adanın parsel parsel erimesinin nedeni olarak 1955 yılında yaptırılan Urla-Karantina Adası bağlantı yolunu gösterdi.

Doğal yapıyı bozdu
Bağlantı yolunun altında bulunan menfezlerin deniz suyunun sirkülasyonunu sağlamakta yeterli olmadığı, bu nedenle dalgaların kıyıya ulaşıp enerjisini kaybetmeyip bağlantı yolundan dönerek daha hızlı şekilde Karantina Adası kıyısına çarptığı belirtildi. Bu nedenle adanın sağında ve solundaki küçük burunlar eridi. Deniz kıyısındaki yol çöktü. Ancak deniz doldurulup yol tekrar yapıldı.
Aslında herşey bundan tam 50 yıl önce başladı. Karantina Adası'ndaki parsel parsel erimenin dönüm noktası olarak gösterilen ve Urla'yla Ada'yı bağlayan 100 metrelik yol 1955 yılında hizmete açıldı.

Sonunu hazırladı
O dönem Ortopedi Hastanesi olarak hizmet veren Urla Devlet Hastanesi'yle kıyı arasındaki ulaşımın daha sağlıklı yapılması için inşa edilen bağlantı yolu, zamanla adanın sonunu getirebilecek bir işleve büründü. Kıyıdan adaya bir dalyan gibi uzanan yolun yapımından sonra, Urla Körfezi'ne gelen dalgaların doğal akışının değiştiği tespit edildi. Bunu aşmak ve sirkülasyonu sağlamak için de 1970'li yıllarda bağlantı yolunun altında 3 ayrı menfez, yani büyük delik açıldı. Açılan menfezlerin denizin sirkülasyonunu sağlayacağı umut edilirken bu menfezler ilk üç dört yıl dışında sağlıklı şekilde çalışmadı. Çünkü, yıllar içinde dalgaların süpürüp getirdiği kum, toprak ve kayalar menfezleri doldurdu. Zaten 100 metrelik yol boyunca üç küçük delikten oluşan menfezlerin, bu nedenle ikisi tamamen kapanma noktasına geldi. Kapalı bu iki menfezden denizin sirkülasyonu durdu. Ayrıca, iki menfezin yanında kum ve toprak birikmesi nedeniyle küçük adacıklar oluştu.
Bağlantı yolunun dalgaların geçişini ve sirkülasyonu engellemesi nedeniyle Karantina Adası özellikle son 50 yılda Poyraz ve Lodos'un yarattığı dalgaların yoğun etkisi altına girdi.

Sürekli darbe
Urla'ya kuzeyden esen Poyraz'ın yarattığı dalgalar bağlantı yoluna çarptıktan sonra saat yönü istikametinde dönerek Karantina Adası'na vurdu. Lodos'un yarattığı dalgalar ise saat yönünün tersi istikametinde dönerek adaya çarptı. Kıyıya çarpıp enerjisi absorbe edilmediği için bağlantı yoluna çarpıp geri dönen dalgaların şiddeti daha da yükseldi. Öyle ki kışın bazı günlerde kıyıyla adayı bağlayan yol dev dalgalar yüzünden kullanılamaz hale geldi. Denizden kıyıya sivri bir bıçak ya da iğne gibi uzanan adanın kuzeydoğu ve güneybatısındaki kıyı şeridi dalgalar nedeniyle giderek keskinleşti ve deniz bazı noktalarda karayı aşındırarak 7-8 metre içeriye girdi.

Kuzeyde erozyon var
Adanın kuzeydoğu ve güneybatı kıyıları bu şekilde tahrip olup eriyip giderken, Urla'ya uzanan burunun ters istikametinde yani adanın kuzeyinde ise kıyı şeridinin son 50 yılda yaklaşık 10 metresi kayboldu. 1969'da meydana gelen bir yangın sonucu kuzey kıyısındaki ağaçların ortadan kalkmasının da yarattığı etkiyle birlikte kuzey kıyısında ciddi bir erozyon başladı. Geçmişte yol olarak kullanılan bir kısmın da bulunduğu kuzey kısmındaki geniş bir kara parçası, poyrazdan yani kuzeyden gelen dalgaların çarpmasıyla denizin içinde kaldı.
Kutu

Neden eridi
* Kuzey'den Poyraz rüzgarının ve gündeyden de Lodos'un yarattığı dalgalar, kıyıya çarpıp erimek yerine Karantina Adası-Urla arasındaki bağlantı yoluna çarpıp daha şiddetli şekilde geri döndü.
* Kuzeyden gelen dalgalar saat yönünde, güneyden gelen dalgalar ise saatin tersi yönünde hızla adaya vurdu bu nedenle adanın sağında ve solunda aşınma meydana geldi.
* Adanın sağında ve solunda oluşan aşınma nedeniyle girinti ve çıkıntılar minimum seviyeye düştü. Adanın iki yanındaki iki körfez karaya doğru ilerleyip derinleşti. Ada kıyıya doğru uzanan bir bıçağa benzemeye başladı.
* Adanın en kuzeyindeki bölümde kıyı düzenlemesi olmadığı için yumuşak toprak dokusu gelen dalgalarla her yıl aşındı. Aşınan bölgelere dolgu yapıldı. Ancak bu da yeterli olmadı. Deniz dolgu alanları da yuttu.



1932'DE TESPİT EDİLDİ
Uz, ağaçlandırdı ama yeterli olmadı
Karantina Adası'ndaki erimeyi devlet aslında Behçet Uz'un Belediye Başkanlığı yaptığı 1932 yılında tespit etti. Behçet Uz, adanın özellikle kuzey tarafının giderek çöktüğünü tespit edince birçok ağaç diktirdi. Ancak bu ağaçların önemli bir bölümü toprağı tutacak kadar büyüyüp kökleri güçlenmeden deniz altında kaldı. Erimenin devlet kayıtlarına geçmesi ise 2000 yılını buldu. O dönemde MHP'li Osman Durmuş, Sağlık Bakanı'ydı ve bir İzmir ziyaretinde, Urla Devlet Hastanesi'nin kurulu bulunduğu Karantina Adası'nın deniz dalgaları nedeniyle eridiği Sağlık Bakanı'na iletildi. Bakan Durmuş'a, "Urla'yla Ada'yı bağlayan yol kuzeyden ve güneyden gelen dalgaların doğal hareketini önlüyor. Dalgalar yola çarpıp adaya dönüyor. Doğu kıyısındaki bağlantı yolu bu nedenle çöktü" şeklinde bilgi verildi. Sağlık Bakanlığı o dönemde adanın doğusunda çöken alana taş ve toprak dolgu yaptırdı. Bu dolgu alanın üzerine de asfalt yol yapıldı. Ancak bu makyaj çalışması bile adanın erimesinin kamufle edilmesini sağlayamadı. Bugün bile doğu kıyısını çepeçevre saran dolgu alan üzerindeki asfalt yolun kenarındaki palmiye ağaçları neredeyse 30 derecelik bir açıyla denize doğru yatık bulunuyor.
Artık adanın eridiğinden devletin haberi vardı. Ancak, alınan tedbirler erozyona uğrayan bölgelere ağaçlandırma yapmak, çökmesi muhtemel olan bölgeleri de yeni dolgularla güçlendirmekten öteye gitmedi.

HEP GÖZ ÖNÜNDEYDİ
Büyük İskender yolu yaptırmış
Urla'nın 100 metre kadar açığında 1960'lı yıllardaki haritalara göre 320 dönüm büyüklüğündeki adada şu anda Urla Devlet Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı Dinlenme Tesisleri bulunuyor. Karantina Adası doğal özellikleri yanısıra tarihi özelliklere de sahip. Büyük İskender zamanında karaya bir yolla bağlanan ada, adını Fransızların 1865 yılında yaptığı karantina tesislerinden aldı. Üzerinde Devlet Hastanesi ve dinlenme tesisleri yanı sıra etüt merkezleri, otel, mağara ve antik Klazomenai kentinin bazı kalıntıları da mevcut. Milattan önce 5. Yüzyılda Pers istilasına uğrayan Klazomenaililer'in kaçıp kurtuldukları yer olarak bilinen Karantina Adası'ndan, Urla'nın bütün sahilleri, Güzelbahçe ve Narlıdere bütün güzellikleriyle görülmesi mümkün. Piri Reis, Karantina Adası hakkında şunları söylediği belirtiliyor: "Burası Anadolu sahiline bir mil mesafededir. Bu bir mil arasına kafir bir taş köprü yapmıştır. Şimdi o köprünün binası bozulmuştur. Fakat dökülmüş taşları durur. O taşların üzerinden yürüyüp adaya geçmek her zaman kabil değildir. Orada binalar vardır"



Cemkacan

8 yıl önce - Pts 17 Nis 2006, 20:42



(+)



 

(+)


Tamer PAKBEN
8 yıl önce - Cum 19 May 2006, 20:40



(+)

İzmir Urla-İskele Karantina Adasının Batı kıyıları.

 

(+)

İzmir Urla-İskele Karantina Adasının Doğu kıyıları.


Tamer PAKBEN
7 yıl önce - Cmt 24 Mar 2007, 15:30



(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> İZMİR