1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
hakan merdivensoy
13 yıl önce - Prş 11 Mar 2010, 02:41
İBB nin açıklaması ;
Büyükşehir depreme hazırlık için 1 milyar TL harcadı
Haber tarihi :10.03.2010 17:00:00 karakter büyüklüğü
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin depreme hazırlık için 1 milyar 19 milyon TL harcadığını belirten Başkan Topbaş, konutların dönüşümü için Deprem Dönüşüm Kanunu’na ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Korkular üzerine siyaset yapılmamalı…”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kadıköy-Kartal Metrosunda kullanılacak araçlar için Saraçhane Belediye Sarayı’nda gerçekleştirilen kredi imza töreninin ardından, gazetecilerin deprem hazırlıklarıyla ilgili sorularını cevaplandırdı. İstanbul’da olası bir deprem için çok ciddi önlemler aldıklarını vurgulayan Başkan Kadir Topbaş, “Deprem için bugüne kadar 1 milyar 19 milyon lira para harcamışız. Teşviklere ve güçlendirmelere devam ediyoruz. Akademisyenler televizyonlarda farklı farklı görüşler belirtiyor. Korkular üzerine siyaset yapılmaz” dedi.
Türkiye’nin genelini ve İstanbul’u ilgilendiren bir kentsel dönüşüm yasası talepleri olduğunu hatırlatan Başkan Topbaş, bu konuda bütün siyasi partilerin birlikte hareket etmesini arzu ettiğini ve deprem üzerine siyaset yapılamayacağını söyledi. Hep birlikte el ele vererek ciddi adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Kadir Topbaş, “İstanbul'da olacak bir depremin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini biliyoruz. O halde İstanbul'a özel bir deprem dönüşüm yasası çıkarılmalı. Risk taşıyan alanlar Mikro bölgeleme sistemleriyle jeolojik haritalarda belirlenen risk taşıyan alanların yenilenmesi ve halkın güvenli yaşama kavuşması adına İstanbul'a bir deprem dönüşüm yasası gerekli. Kaynaklarıyla beraber değerlendirilecek bir düzenleme yapılmalı ki İstanbul bu sıkıntılara karşı büyük bir ivme kat edebilsin” diye konuştu.
“1999’daki afet paraları nereye harcandı?”
1999 depreminde afet riski taşıyan ve afet yaşayanlara verilmek üzere ayrılan bütçenin o dönem ki hükümetin kendi siyasi partisine mensup olan bölgelere aktardığını öne süren Topbaş, şunları kaydetti;
“Bağcılarda binalar çökmüş olmasına insan kaybı olmasına rağmen Tuzla da aynı şey yaşanmasına rağmen bu kaynaktan bu belediyelere hiçbir kaynak verilmediği. Şişli'nin hiçbir binasında hasar olmamasına rağmen Şişli'ye hatta İstanbul'un dışındaki birçok belediyelere ki bunların teşvikleri yapılıyor şu anda parlamentodaki ilgili komisyon çalışmaları yapılıyor, oralara bu paralar dağıtıldı, nereye gitti nasıl harcandı, afet maksadıyla dağıtılan depremle ilgili dağıtılan paralar nasıl kullanıldı bu ayrı bir konu. Parlamentomuz bir komisyon kurarak bunu araştırsın ve görsün. O zamanki koalisyon hükümetleri nasıl yandaşlarına dağıttılar görsün. Bu doğru kullanılmadı, bu millete harcanmadı. Bu ortaya çıkmalı. Bu mutlaka incelemeye değer, medyamız bunu takip etmelidir. Başbakanımız ilk hükümeti kurduğunda belediye başkanlarımız bu mağduriyetlerinden bahsettiler. ‘Böyle böyle yapıldı’ dediler. Biz de belediyemizden kesilen paranın telafisinin yapılmasını istiyoruz.”
Bütün Sivil Toplum Kuruluşlarının katılacağı, bütün siyasilerin de içinde olacağı bir çalışmayı hep birlikte yapmak gerektiğine inandığını belirten Topbaş, “Deprem için 1 milyar 19 milyon lira para harcamışız. Teşvikler, güçlendirmelere devam ediyoruz. Akademisyenler televizyonlarda farklı farklı görüşler belirtiyor. Korkular üzerine siyaset yapılmaz” dedi.
“Vahşi gelişime neden olanlar dürüstlük taslıyor…”
Deprem çalışmaları yaparken TOKİ’nin ve KİPTAŞ’ın kaynağını yanlarına aldıklarında muhalefetin kıyamet kopardığını, siyasilerin halkı belediyenin önüne getirmeye kalktığını dile getiren Başkan Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Geçtiğimiz seçimlerde gördünüz, Kartal, Maltepe, Tuzla, bu bölgelerde halkı tedirgin ettiler. Dediler ki, sizi buradan söküp atacaklar, sürecekler, TOKİ'ye peşkeş çekecekler. Yine bunun üzerinde siyaset yapmaya çalışanlar var. Vatandaş durumunu biliyor. Vatandaşı yerinde etme diye hükümetimizin ve belediyenin bir tutumu yok. Geçmişte çarpık yapılaşmayı, kentlerin böyle vahşi gelişimini sağlayanlar bugün kalkmışlar dürüstlük taslıyorlar. Kentin geleceğine beyanda bulunuyorlar. Geçmişlerine bakarsanız, nasıl yolsuzluklarla gittiğini görürsünüz.”
Kavganın kendilerine yakışmayacağını ve 5 yıl daha İstanbul’a hizmet etmek için var olduğunu kaydeden Başkan Topbaş, bu süreçte şehre bir şeyler kazandırabilmek için herkesten destek istediğini söyledi. Eleştiri yerine deprem riski konusunda herkesin öneri getirmesi gerektiğini, ancak Türkiye’de herkesin her konuda konuştuğunu ifade eden Kadir Topbaş, “Adama bakarsın, ilmin ne ya, bilgin ne? Kulaktan duyma iki tane bir şey duymuş. Siyasilere, İstanbul’un ana muhalefetine söylüyorum, senin bilgin ne? Bilen konuşsun. Doğru konuşsun. Ülkeyi düşünerek, geleceği düşünerek konuşsun. Ülkeye haksızlık etmeye kimsenin hakkı yok. Siyasilerin asla hakkı yok. Siyasi ikballeri için kimsenin bu ülkenin geleceğini karartmaya hakkı yok. Kavga oluşturmaya, insanları birbirlerinden uzaklaştırmaya, gruplar oluşturmaya kimsenin hakkı yok” şeklinde konuştu.
|
 |
Süha
13 yıl önce - Cmt 13 Mar 2010, 04:31
MECLİS ÜYELERİ DEPREM HAZIRLIKLARI HAKKINDA BİLGİLENDİRİLDİ
| Alıntı: |
Bir grup Meclis Üyesine verilen depreme hazırlık brifinginde; İTÜ, İstanbul Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile yürütülen ortak çalışmalar anlatıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili M. Ergün Turan ve grup yönetimi ile CHP grup yöneticileri Atalay Oğul ve Gökhan Zeybek ile yönetimlerinin de katıldığı toplantıda deprem ve Doğal Afet Komisyonu ile Mesken Gecekondu Komisyonu üyeleri yapılan bir sunumla deprem hazırlıkları konusunda bilgilendirildi.
Deprem Risk Yönetim ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Semih Turhan tarafından verilen brifingde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin deprem öncesi güçlendirme çalışmaları, deprem sonrası afet müdahale çalışmaları detaylı olarak anlatıldı. Semih Turhan, Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine ait bütün binaları depreme karşı güçlendirdiğini, İstanbul Valiliği'nin yürüttüğü İSMEP projesi kapsamında da bütün okulların ve kamu binalarının güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Turhan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2003 yılında JICA’ya hazırlattığı raporu da Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile yürütülen ortak bir çalışmayla güncellediklerini belirtti.
Mikro bölgeleme haritalarını ve buradan da deprem tepki haritalarını ürettiklerini ifade eden Turhan, güncellenen rapora bakıldığında olası bir deprem durumunda kamuoyuna yansıtıldığı kadar can ve mal kaybının yaşanmayacağını, betonarme binalara zarar verecek büyüklükte bir tsunami beklenmediğini kaydetti. Yapılan bilimsel çalışmalarının maliyeti yüksek işler olduğunu dile getiren Turhan, depreme yönelik yapılan güçlendirme ve deprem sonrası hazırlıkları için 1 milyar TL’nin üzerinde para harcadıklarının altını çizdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin her konuda olduğu gibi deprem konusunda da bilimsel çalışmalara çok önem verdiğini ifade eden Semih Turhan, “Akademik çevrelerin yaptığı değerlendirmelerin de maliyet hesabı finans oluşturma ve teknik detaylar hakkındaki görüşlerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tespit ve değerlendirmelerini teyid eder mahiyette olduğunu gördük. Kurduğumuz istasyonlara bütün deprem verilerini kablosuz şekilde ulaştırabiliyoruz. Ayrıca, deprem hasar yazılımı yaptık. Her ilçeye göre verileri girdiğimizde hasar tahminlerini güncelleyip yenileyebiliyorsunuz. Bu çalışamaya hiçbir para harcamadık. Üye olduğumuz uluslararası bir kurtuluş sayesinde bu yazılım için para ödemedik. Öte yandan, tsunamiyi tetikleyen heyelan ve fayların araştırmalarını da yaptık” diye konuştu.
Sunumda ayrıca; deprem hazırlıkları için yüz civarında helikopter pisti yapıldığı, deniz yoluyla ambulans tahliyeleri, toplanma alanları, çadır bölgeleri gibi yerlerin tespit edildiği belirtildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kağıthane’deki Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) deprem dahil, kar yağışı ve diğer doğal afetlerin takip edilerek kurtarma çalışmalarının yönlendirildiğine de dikkat çekildi.
AK Parti ve CHP Grup yöneticileri deprem konusunun ülkemizin ortak sorunlarının başında geldiğini ve her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutularak çözüm yollarının araştırılması gerektiği noktasında ortak görüş bildirdiler. Deprem konusunda bu bilgilendirme toplantılarının periyodik olarak devam etmesi kararlaştırıldı. |
Kaynak: http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=18196
|
 |
Ahmet Türkoğlu
13 yıl önce - Cmt 13 Mar 2010, 06:08
| Alıntı: |
| 10 bin çok ağır, 34 bina ağır, 150 bin bina orta hasar görecek. |
O kadar bina yikilacak ve sadece 37bin kisimi olecek? Bu nasil hesaptir sayin Kadir Topbas?
10 bin bina cok agir her binada en az ortalama 20 kisi otursa 37bin nereden cikiyor sayin topbas?
|
 |
mehmet ÇİMEN
13 yıl önce - Cmt 13 Mar 2010, 21:45
Marmara fayından yoğun gaz çıkışı
| Alıntı: |
Marmara fayından yoğun gaz çıkışı tespit edildi
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Çifçi, Marmara Denizi'ni baştan başa bölen Kuzey Anadolu fayının çok büyük hareketlilik gösterdiğini söyledi.
DEÜ'ye ait "K.Piri Reis" araştırma gemisiyle Avrupa Birliği (AB) Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları (ESONET) Projesi kapsamında Marmara Denizi'ndeki sismik çalışmalara katılan Çifçi, yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışı tespit ettiklerini belirtti. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemenin de mümkün olmadığını vurguladı.
Trakya açıklarında petrol ve gaz hidrat bulduklarını da kaydeden Prof. Dr. Çifçi, Marmara Denizi'ndeki fayın her iki başlangıcının 1766, 1894, 1912 ve 1999 depremlerinde kırıldığını hatırlattı. Batı Sırt, Orta Çukurluk ve Çınarcık Çukurluğu batısı fayının kırılmasının söz konusu olduğuna dikkat çeken Çifçi, "Marmara Denizi'nin üç segmentindeki fayda kırılma bekliyoruz. Fayın üç bölümün birlikte kırılması, çok büyük hasara sebep olur. Marmara'da 1766'da 7,6, 1894'de 7, 1912'de 7,4 ve 1999'da 7,4 büyüklüklerinde deprem meydana geldi. Tarihsel gelişimine bakıldığında Marmara'da bir depremin yaşanmasının zamanı geldi." dedi. Marmara'nın altında büyük deprem üretme potansiyeli olan bir fay sistemi bulunduğunu anlatan Günay Çifçi, "Bu sistem, 1999 depremleriyle aşırı tektonik enerjiyle yüklenmiştir. Bu enerji, denizin altındaki kabuğu kırılmaya zorlamaktadır. Kabuk er geç kırılacak ve büyük bir deprem üretecektir. Bu tabiat gerçeği gözardı edilmeden gerekli önlemler alınmalıdır." uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Çifçi, 2007 yılında başlayan ve 2011'de sonuçlanacak araştırmalar çerçevesinde 2008'de 3 bin kilometrelik sismik çalışma yaptıklarını aktardı. Önümüzdeki yıl tamamlanacak çalışma sonucunda Marmara Denizi'nin sismik boşluk alanlarında gözlem istasyonları kurulacağını ifade eden Çifçi, "Ayrıca yerinde ve uydu izleme sistemleriyle deniz ayağı oluşturulacak. Gözlem istasyonlarından özellikle deprem, deniz altı yamaç kaymaları ve bunlara bağlı tsunami gibi doğal âfetlerin izlenmesi açısından ülkemiz için önemi büyüktür. ABD, Kanada ve Japonya gibi ülkelerde deniz ve okyanuslarda doğal âfetler, iklim ve çevresel değişim, biyoçeşitlilik gibi konularda gerçek zamanlı bilimsel gözlemler yapmak üzere halihazırda birçok istasyon ağı oluşturulmuş. Eğer biz İstanbul'a en az Avrupalılar kadar önem veriyorsak, bu sistemlerin kurulumuna ekonomik katkı sağlamalıyız." şeklinde konuştu.
Deniz altı gözlem istasyonları çalışmasının bir AB 6. Çerçeve Programı projesi olarak yürütüldüğünü açıklayan Prof. Dr. Günay Çifçi, ayrıca DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, IFREMER ve CNRS-Fransa CNR ve ISMAR-İtalya tarafından da desteklendiğini anlattı. AB'nin 2004 yılında Güneydoğu Asya'daki tsunami felaketinden sonra kendi ülkelerinin de Akdeniz'de deprem, tsunami, volkanik patlama ve heyelan gibi felaketlerle karşı karşıya kalmaması için ESONET projesi oluşturduğunu kaydeden Çifçi, Marmara Denizi'ndeki etütlerde K.Piri Reis ile birlikte Urania (CNR-İtalya) ve Le Suroit (Fransız) gemilerinin çalıştığını, bu yaz da 10 gün boyunca çok hassas ölçümler yapılacağını aktardı. |
Kaynak:cihan/zaman
Değerli dostlar böyle bir haberi hiç alıntılamak istemezdim ama paylaşmak gerek diye düşündüm..
|
 |
tunc sirman
13 yıl önce - Cmt 13 Mar 2010, 22:02
Istanbul yeni depremlere hazir.Sorunumuz biz hazir degiliz.
|
 |
ketur55
13 yıl önce - Pzr 14 Mar 2010, 00:56
Sunu rahatça söyleyebiliriz, Istanbuldaki binalarin çogu depreme dayanmazlar. Yeterince egitimli olmayan istanbullularda hazir degil, ve belkide en önemlisi ülkemizde yeterli kadar sivil güvenlik ve kurtarma ekipleri yok, yeterince kurtarma tatbikatlar yapilmiyor, hastane sayisi az ve hastanelerin çogu küçük ve teknik açidan yetersiz kalirlar.
Bu durumda ancak ve sadece ordu istanbulun güvenligi ve kurtarma koordinasyonu saglar.
|
 |
Berk
13 yıl önce - Pzr 14 Mar 2010, 01:17
Allah muhafaza..Allahim sen koru ulkemizi afetlerden,felaketlerden..
istanbul nasil hazir olucak ki ? napilabilirki? 50.000 binanin altini acip beton mu dokucez..
o kadar caresizizki,malesef yapicak hic bir sey yok..
**konuyla alakasi varmi yokmu bilemem ama..su deprem olunca televizyona cikan sarlatan profosorler varya,hani papyonlarini takip cikip,binlerce binayi yikip,olduren.Cesitli senaryolar yaratan..Bence(benim fikrim) tamami ile kendi reklamlarini yapmaktadirlar..profosorluk ile uzaktan yakindan bi ilgilerinin olmadiginin kanaatindeyim..acikcasi benim guvendigim ve saygi duydugum tek isim Sener Usumezson beyefendidir.
|
 |
mhkose
13 yıl önce - Pzr 21 Mar 2010, 02:34
Şili'de geçenlerde şiddetli bir deprem olmuştu hatırlarsanız..ancak şilide fazla hasara yol açmadı..bunu araştırdıklarında görülmüşki şili'de depreme karşı bir takım önlemler alınmış..bu önlemlerden bir tanesi de : yüksek bina yapmamak olmuş..yani gökdelenlere elveda demiş adamlar..
istanbula şöyle bir bakıyorum..afedersiniz adamlar en yükseğini ben yapacağım diye "sid.k" yarıştırıyorlar..zaten ülke olarak doğru düzgün bir altyapımız yok..birde böyle dev yapılar yapılınca depremin daha büyük felaketlere yol açmasına davetiye çıkartıyoruz..
Allah korusun..Ancak önce önlemimizi alacağız ondan sonrada Yüce Allah'a ellerimizi açıp duamızı edeceğiz(tavekkül)..ama önce önlemi almalıyız...
|
 |
korkutyil
13 yıl önce - Sal 23 Mar 2010, 14:30
İstanbulda büyük çaplı bir kentsel dönüşüm projesi uygulanmalı. Öncelikle şehrin merkezinde kalmış Bayrampaşa - Topkapı - Zeytinburnu üçgenindeki irili ufaklı sanayi tesisleri şehir dışına çıkarılmalı. Bu bölgeler boşaltılarak toplu konut projelerine öncelik verilmeli sonrada kent içindeki yoğun nüfuslu düzensiz yerleşim alanları kentsel dönüşüme tabi tutulmalı. Bu şehri yeniden yaratmadıkça depremin getireceği zararlardan kaçınmamız mümkün değil. Bu dönüşüm çok maliyetli ve riskli bir iş ama yapılmazsa olası depremin ekonomiye getireceği yükü düşünemiyorum. Kendimizi muhtaç ve imf nin kapısında buluveririz.
Bu dönüşümü belediye değil hükümet yapmalıdır. Sembolik projelerden öte Esenler-Bağcılar ve suriçinde kalan güvensiz garabet yapıların dönüşümüne öncelik verilmeli. Sulukulede dönüşüm şart fakat öncelik değildi. Oradaki yapılar zaten 1-2 katlı yapılardı ve nüfus yoğunluğu diğer bölgelere oranlar düşük bir bölge.
|
 |
Ahmet Atay Cilacıoğlu
13 yıl önce - Cmt 26 Hzr 2010, 17:06
İnşallah mümkün olan en az zararla kurtuluruz.
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|