Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
Hakan ERTÜRK

5 yıl önce - Prş 06 Ağu 2009, 22:25
Açıköğretim Fakültesi Edebiyat Bölümü


Bir grup Türk bilimdamı oturdu ve kahveden çıkamayanlara özel bir buluşa imza attı.

Buluş Türkiyede büyük yankı uyandırdı,özellikle Öss'de başarısız olmuş,günün büyük bölümünü kahvedeki bir ucu Wc penceresine çıkan soba borusu diyalizine bağlı olarak geçiren aylak takımı tarafından sevinçle karşılandı.
Açık öğretim Fakültelerinde Edebiyat Bölümleri de olacak!

Nedir bu Fakültelerin gençler nazarındaki anlamı?
Ev ortamından kaç,anne babayı kısmen aldat,kafana göre takıl,ortam kızlar,alkol vs vs..

Hayır,memleketinden Eskişehir'e bekar hayatının cazibesine kapılıp gelen bazı öğrencilerin daha ilk yıl nakavt olup evlerine geri dönmelerini,beklentilerinden çok uzak kız profilleriyle karşılaşmalarını ya da rahat edeyim derken eksi 10 derecede beton kesilen bünyenin şekilden çıkma durumlarını,yıldızdaki o ucuz lokantalardan az çorba az makarnalı aç yatılan ve çarşıdan Yenikente yaya gidilen o sefil günleri bir kenara bırakıyorum.

Daha evindeyken çakma Armani giyip,arka cebinde tarak taşımakla bir yerlere varamayacağını anlatmalıydı birileri!
Onun kahvede oyun oynarken sadece mahallesindeki güzele karizmatik geleceğini anlatmalıydı!
Hayata tutunmanın tek yolunun Üniversite olmadığını anlatmalıydı.

Şimdi ne yapılmaya çalışılıyor?

Açıköğretim Fakültelerinde Edebiyat Fakülteleri olabilecek.
Bu çalışma artık Açıköğretim Fakültesi mezunu öğretmenlerimizin olacağını müjdeliyor.
Şükürler olsun,Açıköğretim Fakültelerinin önündeki öğretmen olabilme engeli kalktı!

Haksızlık yapıldı ! ama arkadaşlara,siz harıl harıl Öss'ye çalışırken onlar kahve köşelerinde ter döktüler,4 çay ve 2 oraletten ibaret hesabı ödememek adına.
Reva mıydı bunlar onlara!
Şimdi öğretmen olabileceklermiş!
Şaka bir yana,öğretmen odalarına tütün kolonyası,çakma armani gömlek ve arka cepteki sarı kırmızı tarağı,Açıköğretim Fakültesi mezunu Edebiyat Öğretmenleri vasıtasıyla sokulmaya çalışılıyor.

Derste akşamki piştide hesaptan nasıl yırtacağını düşünen bir öğretmenin çocuğunuzun dersine girmesini ister miydiniz?

Hepimiz şu diyaloğu yaşamışızdır

-Nerede okuyorsun evladım sen?
-Eskişehir teyze!
-Açık olandan mı?
-Yok ben sınavda başarılı olarak girdim,g..tümden ter aktı kazanana kadar
-Ne okuyorsun peki?
-Edebiyat!
-Hani iki kısım öğretmenlik vardı,bir kısmı bir b..ka yaramıyordu bunların Fen mi diyorlardı neydi!
-Şöyle ama teyze!
-Amannnn,sonuçta bizim komşunun oğlu Sezayi de(Sezai demezler o yüzden Sezayi yazdım,biliyorum yoksa) sınavı kazanamadı gidip Açıköğretimden Öğretmenlik yazacakmış,hiç birşey olamıyorsan öğretmen ol bari dedik,kız da vermiyorlar bu devirde oğlum öğretmenlere!
-Bak teyze,Öss'de belli bir çıtanın altında kalmış kişilerle kendimi kıyaslama ya da onları kendime rakip görme buhranında değilim.

Ben nasıl gidip Tıp Fakültesi kantininde,düğün kapılarında bekleyen davetsiz gençler gibi bayan öğrencileri keserek doktor olamıyorsam,Edebiyat Edebiyat Öğretmeni de olunamasın!

Meclise gidip oturum dinlemekle Bakan yapıyorlar mı beni?
Öyle olsa gece gündüz Meclis Tv izleyen dedem bakan olmalıydı bana göre!

Öğretmenlik kolay ulaşılan bir mertebe olmamalıdır diyorum!
Edebiyat,Su Ürünleri Fakültesinden farklı olmalıdır diyorum!
Edebiyat,Büro Yönetimi ve Sekreterliği Bölümünden daha ucuz değildir diyorum!

Herkese Sevgiler


gürkang
5 yıl önce - Prş 06 Ağu 2009, 23:43

Sadece edebiyat olsa keşke. Sosyoloji ve Felsefe dalları da açıköğretimde açılıyor. İşin tuhaf yanı bu bölümleri bitirenler tezsiz yüksek lisansla öğretmen olabilecekler. Sosyoloji ve Felsefe gibi soyut düşünmenin, gözlem ve analizin çok önemli olduğu bilim dallarında açıktan nasıl insan yetiştirecekler çok merak ediyorum. Çoktan seçmeli ezbere dayalı sorularla bu vasıfları öğrenciye kazandıramazsınız. YÖK başkanı da sosyoloji formasyonu almış birisi, bu hataya nasıl düştü anlayamıyorum.


Gökhan08
5 yıl önce - Prş 06 Ağu 2009, 23:53

Açık öğretim fakültesi elbette önemli. Ancak bu fakültenin yeterliliği konusunda ciddi sorunlar var. Bu nedenle A.Ö.F.'den öğretmen olunması çok yalnış olur. Tabii ben böyle bişey olacağına inanmıyor, inanmakta istemiyorum. Bunu açık öğretimi küçük görmemden değil, Öğretmenlik vasfının açık öğretim ile kazanılamayacağına inandığımdan söylüyorum.

teomann
5 yıl önce - Cum 07 Ağu 2009, 00:19

Bu bölümleri bitirenler direk öğretmen çıkmıyor.Yani bunlar Edebiyat,Felsefe Öğretmenliği bölümü değiller.Öğretmen olabilmek için tezsiz yüksek lisans yapması gerekiyor fen edebiyat fakültesi mezunları gibi.Bunları yaptıktan sonra tezsiz yüksek lisans aşaması var.Sanırım öğretmenlikle ilgili konular burada görülüyor.Bunları bitirdikten sonra KPSS var...Kpss'den en az 80 puan almaları gerekiyor.Yani öyle kolay değil..
Ben bu bölümleri daha çok ikinci üniversite okumak isyenler seçecekmiş gibi görüyorum.Bunların çoğunluğunuda örgün öğretim mezunu olanlar oluştururlar diye düşünüyorum.


mehmet20
5 yıl önce - Cum 07 Ağu 2009, 01:03

Alıntı:
Bu bölümleri bitirenler direk öğretmen çıkmıyor.Yani bunlar Edebiyat,Felsefe Öğretmenliği bölümü değiller.Öğretmen olabilmek için tezsiz yüksek lisans yapması gerekiyor fen edebiyat fakültesi mezunları gibi.


Önemli olan öğretmen olmaları değil ki! 2003 senesinde Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyoloji bölümünü kazandım ve 2007 de mezun oldum. Şu an aynı üniversitede Sosyoloji Anabilim Dalında tezli yüksek lisans yapıyorum. Şimdi ben yaklaşık 6 yıldan beri akademik kariyer konusunda haklı bir mücadele veriyorum ancak devletimiz ne yapıyor biliyormusunuz? KPSS sonuçlarına göre 2009 yılında sadece 23 sosyolog ataması yapıyor. Devlet daha normal üniversitelerden mezun olan sosyologları bile atayamazken şimdi açıköğretimden gelenlerle birlikte nasıl bir atama yapacak çok merak ediyorum. Yazıklar olsun.


taha cüneyt
5 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 12:17
Küçümsemek...


Arkadaşım Açık öğretim okuyan insanları neden küçümsüyorsun? O bahsettiğin kahve köşelerinde oturan, işte bilmem ne renk taraklı, kolanya kullanan insanlardan zaten normalde de kalmadı Türkiye'de. Sen hiç açıköğretim için kayıt sırasına giden insanları gördün mü? Görmeni tavsiye ederim. Belki Üniversite okuyan biri olarak kılığından kıyafetinden şeklinden ve şemalinden utanır ve vay beee dersin...

Üniversite okumak ayrı adam olmak ayrı bir mevzu. Padişah olan oğul ile baba hikayesini tam burada sana hatırlatmak isterim.

Kardeşim, insanların çoğu senin gibi şanslı olmayabilir. Ekonomik nedenlerden dolayı okuyamamış olabilir veya başka özel nedenlerle. Bu onların gerizekalı olduğunu göstermez. Hatta hodri meydan diyorum, bir çok üniversite okumamış insan okuyanların yarısından daha zekidir ve işe yarar. Hodri meydan. Hani "çırak" diye bir yarışma vardı. Yurt dışında da Türkiye'de de yapılan yarışmada, iki üniversite bitirmiş, yurt dışında eğitim görmüş insanları eleyip kim birinci oldu dersin, lise mezunu iki adam...

Ha yaran var da mı konuşuyorsun diyebilirsin. Hayır bende Üniversite mezunuyum. Ama açıköğretim fakültesi okuyan insanlara ve okumak isteyen insanlara bu şekilde yaklaşman çok iğrenç ve bir zavallılık göstergesinden başka bir şey değil....


salimmsalim
5 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 12:38

mesajınınızdaki kıskançlığı anmamak mümkün değil.Belli ki o küçük gördüğünüz insanlar sizi çok korkutuyor.

Yasemin Yanıkoğlu
5 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 12:38

Şimdi arkadaşlar açık öğretim kazanmak kolay olabilir ama kesinlikle açıköğretim okumak çok zor.Tabiri caizse açık öğretim kök söktürüyo öğrencilere.Çünkü hep kendin çalışıyorsun çoğu zaman anlatan yok, elindeki bir kitaptan herşeyi kendin öğreniyorsun(ki bazı bölümlerin bazı ders kitaplarını bulmak mümkün değil o arkadaşlar ordan burdan çalışıyo o derse), yetmiyormuş gibi kopya yok, hocayla görüşüp "aman hocam biraz tölerans" vs. gibi imkanlarınızda yok.Ben açık öğretim okuyorum ama ne kadar zor olduğunu birebir yaşıyorum.2010da sınava gireceğim inşallah ve asla açıköğretim okumayacağım Bir açıköğretim öğrencisi örgün eğitim öğrencisinden çok daha bilgilidir.Çünkü sınavları geçmek için çok çalışması ve hepsini öğrenmesi gerekiyor.Bu yüzden çocuğunuzun öğretmeni bir açıköğretim mezunu olursa hiç dert etmeyin
Ayrıca başlığı açan arkadaş açıköğretim öğrencilerini fazla aşağılamışsınız ! Siz hocanızdan tölerans isterken biz o sırada ders çalışıyoruz !!!


mesutkaya

5 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 19:33
Şimdi öğretmen mi var?


Ben şahsen Açıköğretim'de okuyup'ta öğretmen olan birinin, örgün öğretimde okuyup öğretmen
olan birinden geri kalacağını sanmıyorum.
Çünkü şu an eğitim,öğretim sistemimiz içler acısı.
İlkokul 3-4 sınıfa giden çocuklar okuma yazmayı bilmiyor.
Milyarlarca para verip dersaneye gitmezsen, özel ders almazsan üniversitede iyi bir yer kazanman zor.
Bu durumda ha örgün okuyup öğretmen olmuşsun, ha açıköğretim ne farkeder!


Ali Kocaçiftçi
5 yıl önce - Pts 17 Ağu 2009, 23:22

Açıköğretim fakültesinin eğitimi, puanı, kalitesi belli. Yarın bir gün buradan mezun olan bir adam öğretmen olduğunda çocuğumuzu ona mı emanet edeceğiz? Bu uygulama çökmüş olan eğitim sistemini daha da derinlere gönderir. Bunları hiç mi düşünmezler ya.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET