O örgütlere baktığınızda şöyle düşünmektedirler; Türkiye bir savaş ortamındadır ve memleket elden gitmektedir o yüzden özgürlüklerden bahsetmek gereksizdir.
Yani söz konusu vatansa gerisi teferruat gibi... Ak partinin yönetiminden bu güne kadar yapılan Darpe planları Suikast planları Bitirme ve Yok etme planları gibi... Sağdan soldan çıkan askeri malzemede bunun en keskin göstergesi.
Yazık ki Atatürkü hiç anlayamamışlar.
Türkiye mollolar şeyhler vs. ler ülkesi olamaz sözünü Atatürke mal ettiler lakin Onun en büyük eseri olan Demokrasimizi hiçe saydılar neden çünkü onunda kılıfını hazırladılar: Söz konusu vatansa!! gerisi tefferruat sözünüde Atatürke mal etmişledi çünkü...
Ozamanlar derslerine çok iyi çalışıyorlardı lakin şuan tüm engellemelere ve kapatmalara rağmen bu ülkenin evladıda artık derslerine çok iyi çalışıyor ve hatta olimpiyatlarda madalya bile alıyor...
Her müslüman kendi başına kaldığında özgürce iyi bir şekilde düşünebilir ama bir araya gelip örgülendiklerinde (Gülen Hareketi)
Eee kendi söyleminizle kendinizi yalanlamışsınız. Bir önceki mesajınızda başlığın anlamsız olduğunu kemalistlerin böyle bir tutum içinde olmadığını iddia ediyor, daha sonra gülen hareketinden örnek veriyorsunuz )))
Ayrıca bahsi geçen videodaki kişiler kemalist değiller mi yani ? Sizin iddianız bu mudur ?
Mesela Nur Serter kemalist değil midir ? Şahıdır !
Alıntı:
En son Cem Tamer tarafından Pts 03 Ağu 2009, 15:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Atatürk olmasaydı ne forumda öyle dininizi konuşabilirdiniz ne de sokakta müslümanım diye dolaşabilirdiniz. Tabi bu zamana kadar sizi Hrıstiyan yapmamışlarsa.
İyi de başlıkla ne alakası var anlamadım. Kemalizm ile Atatürk'ü karıştırmayın diye defalarca söylenmiş. Kemalizm, Atatürk'ün çağdaş ve gelişmiş bir Türkiye Cumhuriyeti ideallerini baltalama mahvetme fikridir. 12 adayı yunanlılara vermenin kod adıdır. Halka "ekmek bulamıyorsanız * yeyin" demenin kod adıdır. Paranın üzerinde Atatürk yerine kendi resmini bastırmanın kod adıdır. Ulu önderin vefatından sonra icad edilmiştir. Gerçek anlamda Atatürk'ü seven, düşüncelerini benimseyen insan zaten kemalizm ideolojisinin en direk hedefidir, düşmanıdır. Kemalistlerden bu ülkeye hiçbir zaman fayda gelmemiştir.
Kemalizmin yıkıcı ve bölücü fikirlerine karşı gelen insanları "Atatürk düşmanı" olarak görmeyi bırakın arkadaşlar. Ben 1981-1938 yılları arasında yaşamış, TC'yi kurmuş ve çağdaş anlamda reformlar yapmış M.Kemal Atatürk'ü çok seviyorum. Ulu önderim diyorum. Ama kimliği meçhul birtakım kuklaların dillerinden düşürmedikleri, utanmadan pis işlerine alet ettikleri Atatürk'ü (ya da Kemalizm diyorlar) ise hiç sevmiyorum. Unutulmamalı ki Uğur Mumcu'yu da kemalistler öldürdü. Olayın özeti bu.
İnş. cümlelerim montajlanıp alıntı yapılmaz
Ayrıca buraya kemalizm leyhine yazı yazan arkadaşları da hiçbir zaman yukarıdaki anlamda kemalist olarak görmüyorum. Çünkü onların Atatürk sevgisinde samimi olduklarına inanıyorum. Ama işte ayrıt etmeyi bilmek lazım... Kargaşa bu noktada çıkıyor...
Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk döneminde tabii ki yoktu. Ancak bizler Atatürk'ün dünya görüşünü de, askeri yapıdan tüm sosyal teşkilatlara kadar toplumsal fikirlerini de gayet iyi biliyoruz. Kemalizm, altı ilke etrafında tüm bu devrimci anlayışın yorumudur. Asla statükocu değildir. Çağın gereklerine göre kendini yenileyebilir. Bugünkü devlet yapımız Kemalist değildir. Kemalist cumhuriyet kurumları ve esaslarına dayanmaktadır.
Gelelim rahatsızlığın ne olduğuna: Günümüzde siyasal islamcılar ve dini temel alan devlet düzeni isteyenler Kemalist değerlere dayanan cumhuriyet kurumlarının önlerindeki en büyük engel olduğunu bilmektedirler. Saldırganlıkları her fırsatta bu yapılaradır. İçinde müslümanlık işareti barındırmayan her kişi ve de kurum potansiyel hedeftir. Bu tamamıyla toplumu bireyden devlete dinselleştirme ve vatandaş hüviyetinden, daha kolayca idare edilen ümmet topluluğuna dönüştürme gayretidir. Dikkatinizi çekiyorsa islamı refarans alan hiç bir kurum, kişi, medya organı vs. eleştirilmemektedir. Buradaki başlıklardan da sıkça görüleceği gibi her fırsatta önlerinde hedef olarak gördükleri kurumlara saldırı yapılmakta, hiç bir dönemde akıllarına gelmeyen demokrasi olanakları kullanılarak, biattan öteye gitmeyen zihniyetleri uluorta sergilenmektedir.
En son ruben tarafından Pts 03 Ağu 2009, 15:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Lafı dolandırmaya hiç gerek yok. Benim zihin okuma gibi bir yeteneğim de yok. Kim kemalisttir, kim değildir de kemalistim der bilemem. Ancak, şu ana kadar kemalist olarak ortada dolaşanların uygulamalarından rahatsızım. Hiç mi hiç onaylamıyorum. İleri sürdükleri, belli belirsiz fikirleri de çağ dışı ve baskıcı buluyorum. Devletçilik de buna dahil. Ayrıca, kendilerini ülkenin sahibi yerine koyup, dağdaki çobanın oyuyla benimki bir mi diyenleri alkışlamalarını, hepimize ait bayrağımızı vatandaşlarımızın belli bir kesimine karşı kullanmalarını eleştiriyorum.
En son mine atafirat tarafından Pts 03 Ağu 2009, 17:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Kemalizm, altı ilke etrafında tüm bu devrimci anlayışın yorumudur. Asla statükocu değildir.
Kişilerin fikirlerini ilelebet ve değiştirilmesi teklif dahi edilmeksizin savunmak zaten statükoculuktur. 1930'lardaki devlet yönetimi için belirlenmiş doktrin ve kuralları 2009 yılında savunamazsınız, çünkü hem devlet rejimi devinimi, hem de uluslararası konjektür değiştiği için bu bir statüko olmak zorundadır.
Alıntı:
Gelelim rahatsızlığın ne olduğuna, günümüzde siyasal islamcılar ve dini temel alan devlet düzeni isteyenler Kemalist değerlere dayanan cumhuriyet kurumlarının önlerindeki en büyük engel olduğunu bilmektedirler.
Elbette, çünkü Kemalist ideolojistlerin en büyük hedefi İslam'dır. Bütün örnekleri de 100 yıllık tarihimizde mevcuttur.
Alıntı:
Dikkatinizi çekiyorsa islamı refarans alan hiç bir kurum, kişi, medya organı vs. eleştirilmemektedir. Buradaki başlıklardan da sıkça görüleceği gibi her fırsatta önlerinde hedef olarak gördükleri kurumlara saldırı yapılmakta, hiç bir dönemde akıllarına gelmeyen demokrasi olanakları kullanılarak, biattan öteye gitmeyen zihniyetleri uluorta sergilenmektedir.
Bunun sebebi, Kemalist ideolojiye sahip totaliter zihniyetteki kişilerin, her daim feyz aldıkları Kemalist fikirleri ile tüm dinlere ve temsilcilerine saldırmaları, hakaretvari üslup sergilemelerindendir. Yoksa bir avuç oligarşi yanlısı statükocu kişi toplumda ciddiye alınabilecek hareketler değildir. Demokrasi içinde marjinal gruplar olarak fikirlerini savunmaları elbette kabul edilebilir, hoşgörülebilir bir durumdur.
her yerde kadrolaşmaya, yeni aldıkları öğrencilere kot pantolon giydirmemeye, yutlarında "abi"ler vasıtasıyla yeni gelenlerin beyinlerini yıkamaya, bütün anayasal kurumları ele geçirmeye
-kadrolaşmak mı? tam tersine bazı kurumlar tarafından nitelikleri gözardı edilerek dışlanıyorlar.
-bir kimsenin kot pantolon yerine kumaş pantolon giymeyi tercih etmesinden neden rahatsız oldunuz? herkes sizin fikirlerinizi tasdik etmeli, sizin yaşam biçiminizden farklı yaşamamalı, sizin giyindiğiniz gibi giyinmeli öyle mi?
-şu beyin yıkamak nasıl oluyor bir tarif eder misiniz? hangi şampuan kullanmalı kepeksiz bir beyin elde etmek için? kimse kimsenin kafasına silah dayamıyor o yurtlarda kalsınlar diye. herkes hür iradesiyle kararını verir.
-anayasal kurumları ele geçirmekte neyin nesi? bu millete ait olan kurumlarda görev almak birilerinin tekelinde midir? bu nasıl bir anlayıştır?