Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İslamcı hareketlerden özgürlüklere saygı beklemek imkânsız (mı?)
« önceki   123 ... 678 ... 373839   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 7
Cem Tamer
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:08

Alıntı:
Bana bugün varolan ya da geçmişte hüküm sürmüş temeli dinsel yönetime dayanan ve günümüz şartlarında örnek olabilecek bir ülke yönetimi söylermisiniz?

Ayn örnekleri 4. kez vermek istemediğim için önceki mesajları okuyarak bulabilirsiniz.

Alıntı:
Ayrıca benim sizin ya da başka birinin inanç yorumunu ve propagandasını duymaya ihtiyacım yok. Benim beklediğim uygulanabilir, anlaşılabilir ve toplumun tüm kesimlerince kabul edilebilir temelinde mantık ve bilimsellik bulunan çözüm önerileriniz.


Sosyal ve beşeri bir yönetim, sistem kurmak için bilimsellik gerekmez ki ? Bu tür bir kanıya nasıl varabildiniz anlayamadım. Sizin önerdiğiniz şeylerin literatürdeki genel adı diyalektik materyalizmdir zaten Marksizmin fikir kaynağı. Materyalizmle ülke yönetmeye kalkarsanız, Nazi Almanya'sı, Tito Yugoslavyası, De Gaulle Fransası, Franko İspanya'sı, Stalin Rusya'sı veya İnönü Türkiye'sine dönersiniz.. Bunların da ülkelerine getirdikleri huzur ( ! ) herkes tarafından gayet iyi bilinir..


En son Cem Tamer tarafından Prş 30 Tem 2009, 15:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Cihangir_ist
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:10

Alıntı:
Kaldı ki, alevi vatandaşlarımız kamusal alanda zülfikar amblemli kolye, rozet ve yüzüklerle rahatlıkla girebiliyorlar


Evet camiilerden elektrik ve su parası bile alınmazken, Cem evleri hala ibadethane sayılmıyor.


ruben
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:13

Alıntı:
"Nobel ödüllü ünlü Fransız fizikçi Pierre Curie “Endülüs’ten bize 30 kitap kaldı. Atomu parçalayabildik, eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı elimize ulaşmış olsaydı, bugün çoktan uzayda galaksiler arasında seyahat ediyor olacaktık” demişti.

Muhyiddin İbn-i Arabî, Muvahhidun döneminde İspanya’da doğmuş bir Endülüslü âlim olarak, metafizik, kozmoloji, ahlak, İslami ilimler, psikoloji gibi çok geniş bir perdede eserler vermiş, “Vahdet-i Vücud Teorisi”ni sistemleştirmesi ve böylece kendinden sonrakiler için büyük bir kolaylık sağlaması ile kendinden sonraki gelenlere ışık olmuştur.

Endülüslü astrolog Zerkali, Toledo’da bir rasathane kurmuş ve eserleriyle bu uzay biliminde öncülük etmiştir. İbn Tufeyl, İşraki felsefesinin Endülüs’teki en önemli temsilcilerindendir. Uğraştığı ve önemli eserler verdiği başlıca konular, tıp felsefe ve gökbilimi idi.

Günümüze ulaşan ve bütün dünyada tanınmasını sağlayan eseri ise Hayy bin Yakzan ya da diğer adıyla Esrarü’l-Hikmeti’l-Meşrikiye’dir. Dünya da felsefi romanın ilk örneği ve ilk “robinsonad” olan Hayy bin Yakzan, 14. yüzyıldan başlayarak dünyanın bütün belli başlı dillerine çevrilmiş, başta Robinson Crusoe’nun yazarı Daniel Defoe olmak üzere birçok Batılı sanatçı ve düşünürü etkilemiştir."




Güzel bir derleme. Ancak çoğumuzun az çok bildiği ve fazlası da olan bilgiler. Paylaşım için teşekkürler.

Ancak atlanmaması gereken bir konu var. O da Araplar'ın İslamiyet'ten önce de büyük bir uygarlık olduğu ve iki bin yıl önce bile bilim ve sanatın oldukça yüksek bir seviyede bulunduğudur. Endülüs'teki bilimsel gelişmeleri dine dayamak haksızlık olur. Bugün tüm dünya tarihçilerinin kabul ettiği gibi, Araplar müslüman olmadan önce başta Hristiyanlık olmak üzere birçok inanca sahip ve bulunduğu coğrafya itibariyle de eski Yunan, Fenike, İbrani ve Asur kültürlerinin etkisi ve gelişimi altındaydılar.

Araplar çok açıktır ki bugün medeniyetin temeli diyebileceğimiz Mezopotamya kültürünün en büyük mirasçısıdırlar. Buna ardıl olarak gelen Hellen ve Mısır kültürlerini de ilave edersek nasıl büyük bir kaynak içinde bulunduklarını daha kolay anlayabiliriz.


Cem Tamer
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:14

Alıntı:
Evet camiilerden elektrik ve su parası bile alınmazken, Cem evleri hala ibadethane sayılmıyor.

Laik Türkiye'min kendine özgü Laik halleri. Bunun müslümanlıkla, islamiyetle bir alakası yok ki
Tamamıyla devlet politikası. Bunu zaten her bilinçli müslüman eleştirir. Devlet Laikliğinden dem vuranlara verdiğiniz güzel bir cevap olmuş teşekkür ederim.

Sadece bunu bile değil;

* Okullarda zorunlu din dersinin kaldırılmasını savunur
* Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılmasını savunur
* Tüm din ve inançsızlıkların iman ettikleri şeyleri gönül rahatlığıyla ve hesap vermeden yaşayabilmesini savunur.
* Kamusal alan denen komikliğin olmamasını savunur
* Din İşleri Komiserliği kurularak, bu sistem içinde tüm dinlerin veya inançsızlıkların temsilcilerin bulunmasını talep eder, dini gerekliliklerin Osmanlı'da olduğu gibi vakıflar aracılığı ile yürütülmesini, her inancın kendi kendine yetebilmesi için icra alanları oluşturulmasını savunur..

Şaşırdınız mı ?
Gördünüz mü, müslümanlar bugünün laik Türkiye'sinden çok daha özgürlükçüdürler.
Bu söyldiklerim de kişisel fikirlerim değil, entellektüel müslümanların ortak kanaatleridir.

Alıntı:
Araplar çok açıktır ki bugün medeniyetin temeli diyebileceğimiz Mezopotamya kültürünün en büyük mirasçısıdırlar.

Zaten buradaki söylem; islamiyetin bir kültür yarattığına dair değil, her sistem kendi kültürünü yaratır muhakkak. Söylem, var olanı islamiyetin engellemediğidir. Sizin örnekleriniz de, kavramı pekiştirmiş teşekkürler.
Sevgiler.


En son Cem Tamer tarafından Prş 30 Tem 2009, 15:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Hüseyin C
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:17

Alıntı:
Endülüs'teki bilimsel gelişmeleri dine dayamak haksızlık olur

Dinsizliğe yada dine dayamak diye bir şey yok, verilen örnek dinin (hak dinin) bilimsel kültürel teknolojik ilerlemeye engel teşkil etmemesidir. Ayrıca hak din ilk insan topluluğundan bu yana vardır ve eski uygarlıkların bir çoğu da bundan etkilenmişlerdir.



ruben
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:21

Alıntı:
Ayn örnekleri 4. kez vermek istemediğim için önceki mesajları okuyarak bulabilirsiniz.

Sosyal ve beşeri bir yönetim, sistem kurmak için bilimsellik gerekmez ki ? Bu tür bir kanıya nasıl varabildiniz anlayamadım. Sizin önerdiğiniz şeylerin literatürdeki genel adı diyalektik materyalizmdir zaten Marksizmin fikir kaynağı. Materyalizmle ülke yönetmeye kalkarsanız, Nazi Almanya'sı, Tito Yugoslavyası, De Gaulle Fransası, Franko İspanya'sı, Stalin Rusya'sı veya İnönü Türkiye'sine dönersiniz.. Bunların da ülkelerine getirdikleri huzur ( ! ) herkes tarafından gayet iyi bilinir..


Gayet açık ve anlaşılır yazdığım halde sözlerimden hiç bir şey anlamadığınız ya da maksatlı olarak alakasız yerlere çekip kendi çapınızda çürütmeye çalıştığınızı üzülerek izliyorum. Biat etmek yerine farklı kaynaklardan daha çok araştırma yaparsanız bu kadar gereksiz ithamla da uğraşmazsınız. Başarılar diliyorum


Turgay34

14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:28

Alıntı:
Endülüs'teki bilimsel gelişmeleri dine dayamak haksızlık olur.


"İlim Çin'de de olsa gidip öğreniniz.." talimatını veren bir Peygamber'in ve O'nun dini İslamiyet'in bu gelişmede ve yükselişte payının olmadığını düşünmek mümkün müdür?!


En son Turgay34 tarafından Prş 30 Tem 2009, 19:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ruben
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:28

Alıntı:
Söylem, var olanı islamiyetin engellemediğidir. Sizin örnekleriniz de, kavramı pekiştirmiş teşekkürler.


Bence tatmin olmak için yetersiz bir saptama bu. Ben esasen zaten medeni olan bir topluma sonradan gelen inancın o toplumdaki değerleri tümüyle yoketmediği, az da olsa halen yaşattığı ya da yerinde saydırdığı tesellisinden ziyade, toplumsal hayata egemen olmuş herhangi bir teokratik görüşün o topluluğu çok daha ileriye götürdüğü örnekleriyle avunmanızı beklerdim.


Cem Tamer
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:29

Alıntı:
toplumsal hayata egemen olmuş herhangi bir teokratik görüşün o topluluğu çok daha ileriye götürdüğü örnekleriyle avunmanızı beklerdim

Tatminle filan ilgisi yok, avunma deseniz hiç değil neden avunalım ki ?
Bu kadar çok örnek varken; Asr-ı Saadet, 4 Halife Devri, Abbasi, Emevi, Osmanlı, Harzemşah, Tolunoğulları vs.. ve İslam'ın bunların gelişimi için dinamo görevi gördüğü gibi bir gerçek varken, bunu zaten sıradan bir lise eğitimi almış kişinin bile bilebileceğini düşünerek örnek vermeye lüzum görmemiştim. En basitinden uzağa gitmeye de gerek yok; göçebe bir topluluk olan Kayı Boyu'nu, bir aşiretten Devlete dönüştüren kurallar manzumesinin, iman ve itikad faktörünün neler olduğunu az çok herkes bilebilir diye düşünmüştüm.

Var olanı söylüyoruz, sizlerin dile getirdiği gibi "şu olursa, bu olursa, şöyle olsaydı ya böyleyse.." gibi ihtimallerden yola çıkmıyoruz farkındaysınız.


ruben
14 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 16:05



sayfa 7
« önceki   123 ... 678 ... 373839   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET