Atatürk'ü eleştiremeyecek miyiz, o da insan değil miydi, şu an yaşasa kendisini eleştirmemizin daha uygun olacağını söylerdi... sitemleri ile donatılmış bu sayfa.
Seviyeniz uygunsa, kendinizde o zeka pırıltısını görüyorsanız buyrun klavye şövalyeciliği ile rahat koltuklarınızda atıp tutun (pardon eleştirin) ama şunu bilin ki saygısızlık yapamazsınız.
Aradaki farkı bilin.
Siz de olayı hemen Atatürk ' e getirip "+" ları almışsınız tebrikler.
Ama bu yaptığınızı yemedik, bilginize.
Burç diktatörlüğüyle iftihar ediyor zaten o ayrı konu..
Ama olayı Atatürk boyutunda ele almak ta mümkündür.
Atatürk 1930'da Fethi Okyar'ı çağırıp diyor ki, "Fethi bizim şu anda yurt içi ve yurt dışındaki görüntümüz tam bir diktatörlük manzarası. Muhalefet partisi yok. Ben, tek adamım." Çünkü Atatürk'ün ağzından çıkan kanundur. Gazetelerde aleyhine tek bir yazı görmek mümkün değildir.
Eğer bazı arkadaşlarımız memnun olacaklarsa bu yönetimin adına biz yine de demokrasi diyelim... Ancak Atatürk kendisi bu görüntüden rahatsızdır. Onun için yakın arkadaşı Fethi Okyar'a "Sen bir parti kuracaksın. Başına geçeceksin, böylelikle ikili parti sistemine geçeceğiz" diyor.
Serbest Cumhuriyet Fırkası işte böyle kuruluyordu. Ama millet tek partiden o kadar bunalmıştır ki, yeni Fırka kısa zamanda çok büyük ilgi görüyordu. Hatta Fethi Bey'i İzmir gezisinde yüzbinlerce insan karşılamış ve olaylar yaşanmıştı.
Tabi bu durumun mevcut yönetimi endişelendirmemesi mümkün müydü? Ne hazindir ki, Atatürk'ün en yakın arkadaşının kurduğu bu partiye bile ancak üç ay tahammül edilebilmiştir..
Yani 12.08.1930'da kurulan parti, 16.11.1930'da kendini feshetmek zorunda bırakılmıştı..
Atatürk için "diktatörlük" imasında bulunanlar veya açıkça bunu ifade edenler ve bazı sözleri cımbızla çekip sündürenler bilmelidirler ki, dünyada hiçbir lider, bağımsızlık hareketine kongrelerle başlamamıştır. O kongrelerin sonucunda TBMM oluşmuştur ki bizim Milli Mücadelemizin arkasındaki en büyük güç olmuştur. Atatürk'ün en önemli vasfı TBMM'nin başkanı seçilmesi ve Milli Mücadeleyi topyekun bir halk hareketine dönüştürmesidir.
Dünyanın neresinde böyle bir lider görülmüştür Allah aşkına, bazı lafları yazmadan önce elinizi vicdanınıza koyun biraz. Bu kadar mı Atatürk'e karşı önyargılı yetiştiniz. Bu kadar mı vicdanınızı kaybettiniz.
Sonra iki büyük imparatorluk görmüş ve o güne kadar saltanatla idare edilmiş bir halka demokrasi birikimi iki günde verilebilir mi? Dünyanın hangi toplumu demokrasiye böyle geçmiştir. Bu bir süreçti ve yaşandı. Demokrasi süreci hâlâ da devam ediyor. Toplumun eğitim ve bilgi seviyesi yükseldikçe demokrasi ileri gidecektir.
Lütfen Atatürk'le ilgili konuları bu kadar ucuzlatmayın. 20.Yüzyılın başında yüzyılın en büyük kahramanını Rabbim aziz milletimize gönderdi. Rabbime binlerce şükürler olsun. Atatürk, her millete nasip olamayacak bir kahramandır. Bir milletin kahraman yetiştirmesinin ne demek olduğunu iyi bilelim. Çevremizde son on yirmi yılda yaşananlara bakarsak Atatürk'ün emperyalizme karşı durmuş bir kahraman olarak değerini yeniden ve fazlasıyla anlarız.
Atatürk için söylediğiniz her iftiradan dolayı Rabbin huzurunda mesulsünüz.
Ben bu çirkin sözlerden dolayı sizlerden razı değilim. Rabbime havale ediyorum.
bir halka demokrasi birikimi iki günde verilebilir mi? Dünyanın hangi toplumu demokrasiye böyle geçmiştir. Bu bir süreçti ve yaşandı. Demokrasi süreci hâlâ da devam ediyor. Toplumun eğitim ve bilgi seviyesi yükseldikçe demokrasi ileri gidecektir.
Bence iki gündede veririldi ama 80 senedede bile verilmedi, bununda bir nedeni var herhalde.
Herhangi bir ideal uğruna biraraya gelen üç kişi oyunun kurallarını koyar ve oynayacaklara da bunu dikte ettirir.
Aynen sitemizin kuruluşu ve kuran güç tarafından oyunun kurallarının konulduğu gibi.
Hiç kimse hayatı boyunca insanlara yeni bir pencere olarak açmış olduğu ve besleyip büyüttüğü bir siteyi "ben bıktım alın siz istediğiniz amaca yönelik kullanınız!" diyemez.
Eğer site birgün gelir ve çok büyük bir kuruluş olursa onun oralara nasıl geldiğini yeni üyeler unuturlar. Daha doğrusu çekilenleri göremezler ve bilemezler.
Dünyadaki hiçbir ideolojik teşkilatlar demokratik olarak çalışmazlar. Bunun bir tane örneğini gösteremezsiniz!
Eğer başarısız olurlarsa hain ilan edilirler ve mezarlarının yeri bile bilinmez belki birkaç sırdaşı onu yıllar sonra ziyaret ederek bir Fatiha okurlar.
Amasya toplantısı "Teşkilatın" ilk açık toplantısı ve halka inmenin ilk işaretidir. Halka çalınan bu maya tutuğu içindir ki Atatürk başarılı olmuş ve kahraman ilan edilmiştir.
Eğer Amasya veya Sivas ta Malatyayı basan eşkiyalar tarafından öldürülmüş olsalrdı bugün bunları yazamayacaktık. Tarihteki gençlik hareketi liderleri de birer Atatürktür. Tek farkları ideolojileri ve metodlarıdır.
Eğer ki "Deniz Gezmiş" başarlıı olmuş olsaydı kimin harcıydı ki "İdamlık Eşkiyadır!" diyebileceklerdi?
Demokrasiyi sayısal üstünlük veya çoğunluğun iktidarı olarak düşünenlere verilebilecek en güzel örnek "Peygamber Efendimizin Devlet İdaresidir" .
Kim Allah Resulüne Demokrat değildir diyebilir?
Ancak Allah Resulünün emirlerine hayır demenin ne anlama geldiğini yoksa bilmeyenimiz mi var?
Şimdi çıkıp Atatürk Demokrat mıy dı yoksa Diktatör müy dü demenin ne anlamı vardır?
Demokrasi: Çoğunluk için feda edilen azınlığın imkankarı olarak bakmaya bir çalışsak o zaman sindiremediğimiz demokrasiyi özümseyeceğiz aksi takdirde istediğimiz her hakka uyulmasını demokrasi saymaya devam edeceğiz.
Olayları yerine zaman ve şartlara göre yargılamanın ve sorgulamanın daha anlamlı olacağı kanaatindeyim.
Ekonomik imkanları çok iyi iken büyük çocuklarını istedikleri eğitimi alma imkanı tanıyan babanın işleri bozulunca küçük çocuğunu liseden sonra okutamaması acaba ne anlama gelmektedir?
Ne alaka diyeceğinizi biliyorum ama daha iyi anlamak için basit örnekler ortaya koymak istedim. Babanın imkanı olsa küçük çocuğuna vermeyecek mi?
Bence iki gündede veririldi ama 80 senedede bile verilmedi, bununda bir nedeni var herhalde.
Demokrasi verildi ancak halk bir türlü alamadı. Sorun halkta. Çünkü halk Demokrasi'nin ne olduğunu hala kavrayamadı ve kendi çıkarları doğrultusunda, kendi anlayışına göre bir demokrasi tanımı yapıp kullanmaktan vazgeçmedi. Ayrıca siyasetçiler de ellerinde oyuncak etti bu kavramı. Demokrasi hala çoğu kişi ve kurumun elinde bir araç olarak vazifesini görüyor.
Hiç kimse hayatı boyunca insanlara yeni bir pencere olarak açmış olduğu ve besleyip büyüttüğü bir siteyi "ben bıktım alın siz istediğiniz amaca yönelik kullanınız!" diyemez.
Demokrasi verildi ancak halk bir türlü alamadı. Sorun halkta. Çünkü halk Demokrasi'nin ne olduğunu hala kavrayamadı ve kendi çıkarları doğrultusunda, kendi anlayışına göre bir demokrasi tanımı yapıp kullanmaktan vazgeçmedi. Ayrıca siyasetçiler de ellerinde oyuncak etti bu kavramı. Demokrasi hala çoğu kişi ve kurumun elinde bir araç olarak vazifesini görüyor.
Halk aldida ama isine gelmeyenler yine halkin elinden aldi !
Demokraside zor anlarlar yasanir ve baska ülkelerdede yasandi ama demokratik kurallar icinde cözülünce, demokrasi daha da kuvetlendi.
Ama türkiyeye bu imkani tanimadilar, bizim cumhuriyet koruyculari.
Wikiden alinti:
in den 1960er Jahren in westlichen Demokratien:
allgemein: 68er-Bewegung
USA: Free Speech Movement, Students for a Democratic Society, Bürgerrechtsbewegung (Civil Rights Movement) und die Bewegung der Vietnam-Kriegsgegner
Deutschland: Deutsche Studentenbewegung der 1960er Jahre und Außerparlamentarische Opposition, siehe auch Rudi Dutschke und Benno Ohnesorg
Frankreich: Mai 68
Japan: Gakuren, Bund (Japan), Zengakuren, Nichigakudō, Zenkoku Gakkyō