Mustafa Kemal Atatürk'ü eleştirmek kötü bir şey değildir. Onu eleştirerek, sorgulayarak düşüncelerini daha iyi anlama şansımız zaten doğacaktır. Günümüzde hem 'Atatürk'ü' kullanarak hem de 'Atatürk'ü dışlayarak' sürdürülen iki türlü bir politka vardır.
Alıntı:
Sanılanın aksine Atatürk bu ülkenin en az bilinen şahsiyetlerinden biridir.
Adeta sisler arasından bir görünüp kaybolan gizemli bir varlıktır.
belli ki sistem böyle olmasına karar vermişitir.iyi bir komutan asker olduğu kesindir ama iyi bir siyasetçi ve devlet adamı olup-olmadığı tartışılır.
Hep uzak görüşlü olduğundan bahsedilir.gelmekte olan savaşı öngörmüş,ama demokrasinin yükselen değer olacağını ve bunun ülke içinde iyi olacağını öngörememişitir.
İstikbal göklerdedir demiş ama Uçak fabrikası onun devrinde kapanmıştır.
Benim bunu anlayabilmem de mümkün değildir.Kim bunu yapar,fabrikayı kapatır da"Ulu önder"olabilir?
Bunu yazan arkadaşa bir şey diyemem çünkü bu ülkede bu düşünceye sahip bir insanın varlığından utanıyorum!
Son dönemlerde Atatürk düşmanlığı artmaya başlamıştır.
Atatürk'ü sevmemeyi ben düşünemem...
Eğer ben özgürce yaşıyorsam,
Laikliği ve hukuku, çağdaş kurallar çerçevesinde görüyorsam...
Eğer ben ayrımcılığa karşıysam,
Dinin sosyal yaşamdaki etkinliğini 'Allah'la kul arasında' bırakıyorsam...
Atatürk'ü sevmemeyi düşünemem...
Eğer tam bağımsızlık istiyorsam,
Demokrasiye sonuna kadar sahip çıkıyorsam,
Kadınlara eşitlik hakkından gurur duyuyorsam,
Ben Atatürk'ü sevmemeyi düşünemem... Ben Mustafa Kemal Atatürk'le doğdum, onunla öleceğim!
Kemalizm; temel ilkelerini Atatürk’ün belirlediği, Türk ulusunun, akıl ve bilimin yol göstericiliğinde ileri bir toplum olarak çağdaş uygarlık düzeyine erişmesini[2], tüm insanlığın içinde bağımsız, eşit ve şerefli bir biçimde yer almasını amaçlayan bir düşünce sistemidir. Atatürkçülük olarak da adlandırılan bu sistem, Türk toplumunun gereksinim ve isteklerinden doğmuş; devlet yaşamına, düşünce yaşamına, ekonomik yaşama, toplumun temel kurumlarına ilişkin gerçekçi düşünce ve ilkeleri içeren tümden bir ulusal çağdaşlaşma, değişim ve dönüşüm modelidir.
Atatürk'ü anlayabilmek için biraz çaba harcamak gerekiyor.
Birincisi, Atatürk'ün yaptığı her hareket Atatürkçülüğün içinde yer almaz.
Atatürk sigara içerdi öyleyse Atatürkçüler sigaraya iyi bir şey gözüyle bakarlar denmez. Bu olayı hafife almak ve ciddi bir şekilde sulandırmaktır.
Atatürkçülük, Komünizm, Kapitalizm, Sosyalizm gibi sistemlerle karşılaştırılmaz. Çünkü, onlar gibi her topluma uygulanabilecek bir yanı yoktur. Tamamen millidir. Türk Tarihinin belli bir döneminden kaynağını alır ve Türk Modernleşmesinin ve aydınlanmasının bu dönemdeki adıdır.
Bakıyorum da bazıları güzel bir mantık oturtmuş.
Biz Atatürk'e karşı değiliz ama Atatürkçülere karşıyız demek hastalıklı bir sözdür ve içi çürüktür. Kimse böyle bir lafı yutmaz. Atatürkçü Düşünce Derneklerine özellikle saldırmaya gerek yoktur. Bu bilinçli saldırılar dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Hatalıdır, taraflıdır ve birilerinin ağzıyla konuşmaktır.
Eee Atatürk de hatalar yaptı deyip Atatürk'e hakaret etmek tartışmak değildir.
Adam çıkmış, "Uçak fabrikasını kapattı, ona Ulu Önder denemez" derse bu tartışma değildir, hakarettir. Bunun cevabı elbette farklı olur.
Siz farklı bir kapı açmışsınız burada. Atatürk'e saldırılara ciddi müsamahalar gösteriyorsunuz. Bunun size bir getirisi yoktur. Ayrıca görüyorum ki Atatürk yaşasaydı diyerek niyet okuyuculuğuna başlamışsınız. Atatürk'ün yaptıkları ve yazdıkları ortada duruyor. Sizlerin niyet okuyuculuğunuzun "Atatürk yaşasaydı bizim partiden olurdu" diyen şahsın durumundan farkı yok ki...
En son Burhanettin Akbaş tarafından Prş 23 Tem 2009, 13:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Zasten bu yüzden, M.Kemal Paşa'yı rahmetle anıyor ama Kemalist/Atatürkçüleri riyakar bulup Gazi üzerinden nemalanmaya çalıştıkları için kendimizden görmüyor ve ciddiye almıyoruz.
Anlaşılamayan husus şudur: M.Kemal ile ilgili bir sorun yok. M.Kemal'ciler ile ilgili sorun yaşanıyor !
Alıntı:
Biz Atatürk'e karşı değiliz ama Atatürkçülere karşıyız demek hastalıklı bir sözdür ve içi çürüktür. Kimse böyle bir lafı yutmaz. Atatürkçü Düşünce Derneklerine özellikle saldırmaya gerek yoktur. Bu bilinçli saldırılar dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Hatalıdır, taraflıdır ve birilerinin ağzıyla konuşmaktır.
Kanaatimce analizde bir hata var. Çünkü Türkiyedeki sorun Atatürk'e saldırmak değil, Atatürkçü olduğunu söyleyenlerin halkı zapt-u rapt altına almak için türlü desise ve entrikalar çevirmesidir. Atatürk'e saldırıyorlar demogojisi ise, kemalist ideoloji mensuplarının deşifre olmaları durumunda kullandıkları ucuz bir stratejidir sadece. Vefat etmiş eski bir devlet başkanına kim neden saldırsın ?
Alıntı:
Ayrıca görüyorum ki Atatürk yaşasaydı diyerek niyet okuyuculuğuna başlamışsınız.
Bilirsiniz ki; bu ülkedeki niyet okuyuculuğunun en alasını kemalistler yaparlar. Kimin neden örtündüğünü çok iyi bilirler ( ! ) kimin annesinin başı gibi başını bağladığını, kimin daha dindar olduğunu, kimin daha vatansever ve atatürkçü olduğuna da onlar karar verirler( ! ) Dİ ESKİDEN TABİİ
Atatürkçü Düşünce Derneği Ergenekon terör örgütüne payanda olmuş bir örgüttür. Atatürkçülük ve Kemalizm çok farklı şeylerdir. İlla bir izm koymak isteyenler bunu kurgulamışlardır.
Atatürk'ü siz doğru anladığınıza göre, gerçek Atatürkçüler siz olun. Bize gerçek Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü siz tarif edin ve deyin ki evet biz böyle bir ATATÜRKÇÜYÜZ.
Atatürk'ün adını da M.Kemal diye falan yazmayın, doğrudan Atatürk deyin.
İşte size meydan!
Sizin anladığınız doğru Atatürk'ü tarif edin. Bize siz nasıl Atatürkçüsünüz anlatın, buyrun.
Not:
(Öyle her konuda Ergenekon pazarlamacılığı yapmayın bence. Takma bir isimle 10 bin mesaj yazdınız. Soyadı Kanunu 1934 yılında çıktı. Atatürkçü Düşünce Derneğine yaptığın bu saldırılara son vermeni istiyorum. Söylediğiniz sözler sadece havanda su dövüyor ve yazık ediyorsunuz.)
Bu ülkeyi çok katlı bir bina olarak düşünürsek. Atatürkçülük bu binanın temellerine ve temel niteliklerine sahip çıkmak olarak tanımlanabilir. Kemalizm ise bu binada yeralan daireleri kiraya vererek rant elde etme çabasıyla oluşturulmuş suni bir sözde ideolojidir.
15 yıllık Atatürk döneminde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının 7 ay, Serbest Cumhuriyet Fırkasının ise 4 ay ömrü olmuştur. Yani 15 yıllık dönemin ancak 1 yılı demokratik sayılabilir.