1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 37  |
 |
erkan_gs_mk
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 15:25
Elhamdulillah Müslüman'ım. Müslüman Türk'üm. Kaldı ki Balkanlar'da Türk demek Müslüman demektir.
|
 |
inanç09
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 15:29
| Alıntı: |
İran'da saçı açık olduğu için kadın öldürüldü.
Afganistan'da kadınların söz hakkı 0.
Suudi Arabistan Amerika uşağı.
|
İran'da saçı açmak rejim değişikliği istemekle aynı şey dünyaya bizim gibi bakmıyorlar açıkçası bizden daha muhafazakarlar
Afganistan İrandan da muhafazakar oldu taliban yönetimiyle
Suudi Arabistan'ın Amerika ile arası iyi olabilir yeri gelince bizim de aramız iyi oluyor F-16 alabilmek için sürekli görüşüyoruz bizimle de arası kötü değil amerikanın
Dünya görüşü ile ilgili bir olay ama doğrusu önce Müslüman olmak ve vahdete sahip çıkmak Türklük ise bizim şanımız
|
 |
Harun Küçük
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 16:16
| Alıntı: |
| Müslüman olmayında görün öbür tarafta türküm diyene ne yapıyorlar |
Ulu hakanla bir mesajında hatırladığım kadarıyla kimse beni sevmiyor tarzı birşey yazmıştın. Bu dil ile kimse seni kolay kolay sevemez çünkü çok itici ve şımarık bir dilin var. Seni sevenler olur fakat bunlar da yine senin gibi kökten, katıksız dinci arkadaşlar olabilir. Senin bu bakamayış açının dinciler hariç başka insanlar yanında hiç bir geçerliliği yok.
| Alıntı: |
| zimmi hukuğu ile ikinci sınıf vatandaş yapılır. hristiyan ve yahudi türklerin biz müslüman türklerin yönetiminde bir sözü olamaz. mecliste ve yönetimde olamaz. olursa selin sayek böke gibi kemal kılıçdaroğlu gibi batıcı ajan ve bizim felaketimiz olur. bu kural ve bu kural benzeri kuralları gözardı eden bir müslüman bugün düştüğü duruma düşer. |
Hasan pullu isimli selefi zihniyetli arkadaş bu dediğini biz de diyoruz. İslamın hoşgörü dini felan olmadığını göstermek için. Islam geleneğin de aynen dediğin gibi olmuştur hatta ehl-i kitap olmayanın yaşama şansı dahi yoktur. Ama modernist/reformist din kardeşlerin bunu saptırıyor tabi.
Bu ortaçağ zihniyetinin günümüz dünyasından hiç bir geçerliliği yok. Sen celladına aşık bir şekilde hayatına devam et . Çünkü o şeriat ideallerin ortacağ da kaldı .Garibim modernistler de senin gibi kökten dincilerin bu faşizan söylemlerini günümüze uyarlayabilmek için kırk dereden su getiriyor. Bu dinin tanrı kelamı felan olmadığını kendi ağzınızla söylüyorsunuz. Şu dediklerini ben defalarca dile getirdim ama biz deyince orada öyle demek istemiyor. Bunlar uydurma rivayetler, islam da böyle şeyler yok deyip işin içinden çıkıyorlar.
|
 |
murad22
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 16:36
İslam şeriati olmasaydı osmanlı idaresinde türkten başkası kalmazdı,ne hıristiyanlık ne yahudilik olurdu.Senin geri dediğin inaç ortaçag ispanyasının dinidir .Balkanlarda türkten başka her millet var islam şeriatinin sayesinde
|
 |
OkanY
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 16:45
| Alıntı: |
Elhamdülillah her Müslüman gibi cennet cehennem bilincindeyiz ama Müslüman dış memleketler?
İran'da saçı açık olduğu için kadın öldürüldü.
Afganistan'da kadınların söz hakkı 0.
Suudi Arabistan Amerika uşağı.
|
Diğer tarafta sana başkalarının ne yaptığını değil, senin ne yaptığını soracaklar. Furkan ne yaptın diye sorulacak. Başkaları inançsız olsa sen de onları takip edip inançsız mı olacaksın?
|
 |
Harun Küçük
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 17:06
| Alıntı: |
| Senin geri dediğin inaç |
Sen günümüz ve gelecek için devletin din temelli olmasını ve ehli kitap olanların ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamasını, devlet kademelerine gelme haklarının bulunmamasını, bir de üzerine müslüman olmadıkları için fazladan vergi vermelerini ve ayrıca ehli kitap olmayan insanların da yaşama şansının dahi olmamasını gayet normal ve olması gereken birşey olarak mı görüyorsun?
|
 |
OkanY
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 17:22
20 yıldır dindar insanların yönettiği ülkede yaşıyorsun. Gayet de yaşam hakkı tanımışlar ki kanlı canlı buradasın.
|
 |
İsmail Üçbaş
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 17:26
Siyasetin eksiği, Türkçülük. Sağcı var, solcu var, Kürtçü var, Türkçü yok. Türkçüler siyasette olsalardı, ipini koparan memelekete elini kolunu sallaya sallaya dolaşabilirmiydi?
|
 |
OkanY
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 17:30
Türkçülüğün sana bir faydası olmaz. Boşu boşuna zamanını harcamış olursun. Kürtçüler de zaman harcıyor. Boş işler.
|
 |
Karaman Ahmet
7 ay önce - Prş 29 Arl 2022, 17:33
| Alıntı: |
| Sen günümüz ve gelecek için devletin din temelli olmasını ve ehli kitap olanların ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamasını, devlet kademelerine gelme haklarının bulunmamasını, bir de üzerine müslüman olmadıkları için fazladan vergi vermelerini ve ayrıca ehli kitap olmayan insanların da yaşama şansının dahi olmamasını gayet normal ve olması gereken birşey olarak mı görüyorsun? |
Bu iddiaları nereden uydurdun?
Osmanlı döneminde Yahudi ve Hristiyan vatandaşlara devlet kademelerinde hangi kapılar kapalı kalmış?
| Alıntı: |
Devlet hizmetinde Yahudiler
Yahudiler Osmanlı döneminde askerinden müzisyenine, dansçısından doktoruna, İttihatçısından sanatçısına kadar devletin çeşitli kademelerinde hizmet verdiler. Kanuni Sultan Süleyman’ın hekimi Yasef Hamon’un oğlu Moşe Hamon, I.Selim’in hususi tabibi de olmuş ve Mısır seferine katılmıştı. Kanuni döneminde tabiplik yapmış olan Yasef Yahya ve Avram Mirgas’tan Yasef Yahya, İran seferine katılmış ve savaş alanında ölmüştü. Salamon Abenyaeş, III. Murat’ın, Portekiz kökenli Daniel Fonseka ise III. Ahmet’in danışmanlığı görevlerinde bulunmuşlardı.
Ayrıca birçok Yahudi tabip subay Osmanlı ordusunda görev yapmıştı. Örneğin İlya Kohen, Humayun ve Bahriye hastanesinde Koramiraldi. Koramiral İsak Molho Bahriye Sıhhiye Müfettişi, Korgeneral Jak Nisim Selanik’te operasyon reisiydi. Ayrıca daha birçok albay altı rütbelere sahip Yahudi doktorlar da vardı: Albay İlyas Bey Modyano (Selanik),Yarbay İsak Bey Levi (Üsküp),Binbaşılar; Jak Bey Yeruşalmi (Deniz Hastanesi Baş Eczacısı), 1877-1878 Rus Harbi’nde Gazi Osman Paşa’nın hizmetinde bulunan Avram Bey Galimidi, Bahriye Yüzbaşısı Sami Bey Günsberg (Atatürk’ün ve İsmet inönü’nün diş hekimi),vb…
Esasen Yahudilerin tıp alanındaki katkıları daha çok daha eskiye dayanıyordu. Örneğin; Salamon Natan Eskenazi, Eliezer Eskendari Benveniste(1582), Naftali Ben Mansur da Osmanlılara tıp alanında destek vermişti. Eliezer Eskendari Mısır valiliği yapan Sinan Paşa’nın doktoruydu.
Daha önceki Osmanlı dönemlerinde Yahudilerin askeriyeye katkısı yalnız tıp alanıyla sınırlı kalmamıştı. Örneğin; Yahudi asıllı Halil Paşa (David Pace), III. Murat ve III. Mehmet dönemlerinde yaşamış ve Sedaret Kaymakamlıkları’nda bulunmuştu. Diğer bir Yahudi asıllı Paşa Macar Mahmut’tu. Kırım ve Karadağ savaşlarında albay rütbesiyle yararlık göstermişti. Yahudiler tarafından ‘Tersane Hahamı’ olarak bilinen ve II. Mahmut zamanında yaşamış olan Hoca İshak Efendi de İslam’ı seçmişti. 1815’te Mühendishane-i Berri Hümayun’da matematik öğretmeniydi. Hoca İshak Efendi, Matematik, Fen, Bahriye konularında 10 eser bıraktı.
Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları’nda isimleri tespit edilemeyen çok sayıda Yahudi bu topraklar için savaşarak öldüler.1314 ‘tevellüt’lü Bursalı Salamon Baruh,174. Alay’da 7. Bölüm Takım Komutanıydı ve İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştı. Bahriye Binbaşısı Yasef Gabay ise Ertuğrul Faciası(1892)kurbanlarından idi. Anafartalar’da ve Şark Cephesi’nde binlerce yaralıyı tedavi etmiş olan tabip Yüzbaşı H.Bensusen’e Enver Paşa’nın mührünü taşıyan bir madalya belgesi ve madalya verilmişti. Kore’deki başarıları nedeniyle 1954’te ‘Bronz Star’ alan üç teğmen arasında Hayim Benbasat da vardı.
Osmanlı Yahudilerinden konsolos veya konsolos vekili olarak görev yapmış olanlar arasında yer alan bazı isimler şunlardır: Nissim Gürcü(Napoli,1896), İsrael Kohen(Cenevre 1896), Moiz Hananel(Sunna,Triyeste,1896), Nissim Roditi(Napoli, Marsilya, Batum, Anvers, Patras,1899-1900), Makro Kohen (Cenova,Cenevre,Nis,1901-1904), Cemil Gürci(Şira ve Köstence),Wolf Lövenson(Köstence,1912)…
Yahudiler, dışişleri kadar adliye, maarif, maliye ve belediye gibi etkin alanlarda da görev yapmışlardı. Fethi Franko Bey 1893-1896 yılları arasında Osmanlı İstatistik Umum İdaresi’nin müdürlüğünü yapmıştı. Avram Farhi, Matbuat Müdürlüğü, Boston Şehbenderliği, İsak Taranto Harbiye Nezareti Dava Vekilliği, Avram Badi Ticaret İşleri Müdürlüğü, David Molho Divan-ı Hümayun Mütercimliği, Jak Abravaya Muhaberat-ı Ecnebiya Danışmanlığı yapmışlardı.1933’te Atatürk tarafından Portekiz Konsolosu olarak tanınan akrabam Jak Jose Abravanel(1906-1993) ölümüne dek Portekiz İstanbul Fahri Başkonsolosu olarak görev yaptı.
Diğer devlet kurumlarına gelince: Hilal-ı Ahmer ve Kızılay’da 1896’dan itibaren hizmet veren çok Yahudi vardı. J.Kastro kurucularındandı. Kurucu ve yöneticiler arasında ayrıca A.Benzonana, A.Kastro, Mme Fernandes, Hayim Nahum, Vitali Kamhi, Avram Amato bulunmaktaydı.
Adliye işlerinde Heskiel Gabay (Üsküdar Hâkimi), Muiz Zeki Albala(Samsun Ticaret Mahkemesi Başkanı, Siroz Savcısı, Manastır Merkez Savcısı…), İsak Ferera (İstanbul Resmi Okulları Fransızca Müfettişi)
İstanbul Darülfünun (Üniversite)şubelerinde; Tıp: Pepo Akşoti, Samuel Abravaya Marmaralı, Koramiral Elyas Kohen, Hukuk: Mişon Ventura, Moiz Kohen, Leon Şönman; Edebiyat: A. Galante, Yakub Habib(Metafizik); Fen: Dr Samoil Sion
Yüksek Mekteplerde Yahudiler
Harbiye, Hendese-i Mülkiye, Yüksek Ticaret, Darülmuallimin, Maliye mekteplerinde birçok Fransızca, Fen vb öğretmeni),Veteriner Mektebi’nde ve Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü’nde Ordinaryüs Prof. Samoil Abravanel. Orman, Tarım ve Ticaret Hizmetlerinde çalışanlar arasında; Nisim Acıman Manastır Vilayeti Orman Müfettişi ve İsak Levi, Adana Vilayeti Tarım Müfettişiydiler.
Sağlık Hizmetleri
Yüksek sağlık kurullarında, karantinada, akıl hastanesinde birçok Yahudi doktor görev almıştır. Bu arada Balkan ve Çanakkale Savaşları’na katılan ve eczanesinde ilaç imalatını (Gabay müstahzaratı)gerçekleştirenlerden biri olan Eczacı İsrail Gabay (1890-1873) ve Eczacı Alber Mazon’u (1900-1972)zikretmek gerekir. Mazon 1926 yılından itibaren laboratuarında beğeni kazanan birçok ilaç üretmişti.
Posta ve Telgraf Hizmeti
Davit Sarfati (Beyrut Telgrafhanesi Müdürü) Eliya Romano (Rodos Postahanesi Müdürü) sayılabilir. Akrabam rahmetli şair Berta Özgün Brudo’nun amcası Nahman Varon 1915 yılında Zonguldak PTT Müdürü idi. Rus donanması kenti top ateşine tutarken, menzil dâhilinde olmasına rağmen vazifesinden ayrılmayarak İstanbul’u telgrafla haberdar etmiş ve Türk donanması Rus gemilerini kovmuştu. Varon Efendi bu nedenle madalyayla onurlandırılmıştı.
Osmanlı Meclis-i Mebusan da yer alan Yahudiler mevcuttu. Avram Acıman Birinci Mebusan Meclisi’nde İstanbul’u temsil etmiş; Menahem Salah, Bağdat; Daviçon Levi,Yanya; Ziver Efendi de 1877’de Saraybosna vekili olmuştu. 1908’in İkinci Mebusan Meclisi’nde ise Vitali Faraçi, İstanbul; Emanuel Karasso, Selanik; Nesim Mazliyah, İzmir; Hazkiya Sason Bağdat mebusu idiler. Daviçon Karmona ve Behor Eskenazi Ayan Meclisi’ndeydiler. Müderris Mişon Ventura, mütarekenin Mebusan Meclisi’nde İstanbul Mebusluğu yapmıştı. İttihat ve Terakki Gazetesi’ni yönlendirenler arasında bulunan Mazliyah, Meclis-i Mebusan’a üç kez girmişti.
Diğer bir İttihatçı Albert Ferit Aseo’ydu; Jön Türklerle yakın ilişkisi vardı. Keza İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yayınladığı Fransızca ‘Meşveret’ gazetesinin yazarlarından Albert Fua ve Jön Türk hareketine ilk katılanlardan biri olan Emanuel Karasu’nun (Karasso) isimlerini de zikretmek gerekir. Rafael Benuziyu Selanikli Jön Türklerdendi, eczacıydı ve haberleşmeyi sağlıyordu. Makaleleri ‘İttihat ve Terakki’ ve ‘İttihat’ gazetelerinde yayınlanan Ruso, bu konudaki makalelerini ‘Girit’i Vermeyiz’ başlığı altında yazmış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasına ve ayrılıkçı hareketlere karşı çıkmıştı. Jön Türk hareketlerine katılanlar arasında Avram Galante de vardı. Rodos’taki faaliyetler arasında yer alan Galante,1904’te Mısır’a kaçmak zorunda kalmıştı. Araştırmacı ve tarihçi Galante T.C Büyük Millet Meclisi’nde yedinci dönem milletvekilliği yapmıştı.
Devlet polis teşkilatında görev alan Yahudiler de olmuştur. Örneğin 1880’de Alanya’da doğan Samuel Efendi; Serez Hâkimliği, Üsküdar Mutasarrıflığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Adli Şube Makamlığı’nda görev aldı ve Emniyet Müdürlüğü yaptı. Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın katillerinin yakalanmasındaki baskını yönetenlerden biriydi ve yaralanmıştı. Daha sonra Siyasi Şube’nin başına geçmişti. Uzun süre İzmir Pasaport Polis merkezinde amir olarak çalışan Rafael Çikurel Efendi ise, Beyoğlu Polis Merkezi’nde görev almıştı.
Görüldüğü gibi Osmanlı dönemindeki Yahudiler siyasal alanda çok faal olmuşlardı. Cumhuriyet döneminde bu etkinlikler, önce milliyetçi, sonra dinci akımların etkisiyle giderek azalmış ve eser düzeye indi. |
https://www.salom.com.tr/arsiv/haber/91472/osmanl ...-yahudiler
Kaynak birinci ağızdan, Yahudi Şalom Dergisi...
Yahudiler için geçerli olan, aynı şekilde Hristiyanlar içinde geçerli idi...
Lütfen bir iddiada bulunmadan, işkembeden saklamadan önce, biraz zahmet edin ve Google amcaya sorun, araştırın.
|
 |
sayfa 37  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|