Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
SALLANIYORUZ!... (Depremler)
« önceki   123 ... 303132 ... 194195196   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
kilitli
sayfa 31
Murat Caner
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 17:58



34 Emre 80
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 19:35



Akın Alan
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 20:54

Alıntı:
Ama  Veli Göçer'ede haksızlık yapıldığını da söylemek istiyorum.
Koca deprem de çöken bütün binaların suçu o adama atıldı. Evet o adam büyük katil ama ölen 50000 kişinin tek katili o değildi.O adam belki 500 kişinin ölümünden sorumlu.Ama diğer 49500 kişinin katilleri nerede? Nice katiller hala aramızda ve hala bina yapmakta belkide insanlarımıza sıcacık yuva diye yeni mezarlar hazırlamakta... Acı çok acı.


Valla diğerlerini bilmem fakat 18 Ağustos 1999 günü Yalova-Çınarcıkta Askerlerle birlikte kurtarma çalışmaları yapıyorduk,beton kütleleri kaldırırken tutamıyorduk çünkü elimizde ufalanıyordu,artık siz hesap edin.Hayatımda herhalde en çok küfürü o veli göçer denilen şerefsize etmişimdir.Allah önce kendisinden sora çoluğundan çocuğundan çıkartır inşallah.


SİNAN SEZER
16 yıl önce - Cmt 28 Ekm 2006, 00:35



OsMaN UyGuN

16 yıl önce - Cmt 28 Ekm 2006, 12:21

Alıntı:
                                                                                                              27.10.2006



TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

İSTANBUL ŞUBESİ BAŞKANLIĞI





TÜM ULUSAL BASINIMIZA DUYURULUR…

FELAKET KAPIMIZDA MI?



Ardı ardına yaşanan 5.2 büyüklüğündeki depremler sonrasında kafalardaki soru işaretleri yeniden belirmeye başladı. Felaket kapımızda mı? Felaket kapımızda değil bizzat içimizde. Bugün Jeoloji Mühendisleri Odası üyelerinden Sayın Prof.Dr. Naci Görür’ün, Prof.Dr. Şükrü Ersoy’un ve Prof.Dr. Okan Tüysüz’ün de dediği gibi felaketi yanı başımızdaki faylarda değil aramızda uyuyan yöneticilerde ve toplumun kendisinde aramak gerekir. Hocalarımızın görüşlerine sonuna kadar katılıyoruz. Yapmamız gereken fayların nerden geçtiğini, hangi uzunlukta olduğunu, nereden yırtılacağını bilmek, öğrenmek değil, yaşam ortamlarımızı güvenilir hale getirecek önemli hamleleri yapmak için yetkili yerleri uyarmak olmalıdır. Toplum olarak bizler sorunu sahiplenmedikçe kimsenin özellikle de yönetimlerin sahiplenmesini beklememeliyiz. Unutmamak gerekir ki devletin kendisi halkın kendisidir. Bizler adım atmaya başladıkça, sistemi zorladıkça ve sorguladıkça taleplerimiz karşılanacaktır. _Ev alırken fayansına manzarasına bakmak yerine her bilinçli tüketicinin yapması gerekenleri yapmış olsaydık şimdi bulunduğumuz noktayı 1939 Erzincan depreminden sonra yakalamış olurduk. Uygun yer seçimi, uygun yapı tarzı, alınabilecek diğer önlemler ve kişisel donanımlar gibi konular ancak ve ancak aklımıza ülkemiz için milat niteliğinde olan Marmara Depremlerinin ardından gelmiştir. Maalesef sadece aklımıza gelmiş, eyleme geçmemiştir. Eyleme geçen kısım ise tabiri yerindeyse “devede kulak kalmaktadır”.

Şimdi ne yapmalıyız, acaba geç mi kaldık? Evet geç kalıyoruz ve bu durağanlığımızla gün geçtikçe GECİKİYORUZ.

Kolları sıvamalı, sıvalı kollara destek olmalıyız. Depremleri ve afetleri unutmamalı UNUTTURMAMALIYIZ…

DOĞAYI KORUMALI, ASLA ONUNLA MÜCADELE ETMEMELİYİZ.

Saygılarımızla

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

İstanbul Şubesi




begum_begum

16 yıl önce - Pzr 29 Ekm 2006, 00:17

Alıntı:
Ev sağlam değilse, sigorta ne yapsın. Sigorta yıkılanı öder. Öleni geri getirmez....


demişim,

Alıntı:
''Ev sağlam değilse, sigorta ne yapsın. Sigorta yıkılanı öder. Öleni geri getirmez....'' diyorsunuz..çok yanlış bence.çünkü sizin aile fertlerinden birinin kurtulması bile onun deprem sonrasında acısını bir parça olsun sarmasına yeter.

evi çürük olanlar nasıl olsa çürük diye yaptırmıyor.
evi sağlam olanlar da nasıl olsa benim ev sağlam bişey olmaz diye yaptırmıyor sigortayı.


demişsiniz…

Kimse evini sigorta yaptırmasın demiyorum. Okuyanlar böyle düşündüyse yanlış bir dil kullanmışım, afedersiniz. Yaptırsın da, önceliği sigortadan beklemesin. Eminim ki evinin sağlamlığı için yapacağı harcama, sigortaya yapacağı harcamaya göre daha ciddi bir yatırım. Çürük evin sigortasından bahsediyorum. Sağlam evde oturmak mı güven verir, çürük ama sigortalı bir evde oturmak mı..

Bakın ne demiş Kadir Topbaş..

Alıntı:
İSTANBUL - Gemlik ve Balıkesir depremlerinden sonra İstanbul’da olası bir depremin yaratacağı riskler yeniden gündeme geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, belediyenin çoğu risk taşıyan 1 milyon 600 bin yapıyı yenilemesinin mümkün olmadığını belirtti. Topbaş’a göre, kamu kuruluşlarının binaları, viyadük ve kavşaklar depreme hazır, ancak vatandaşların barındığı yapıların bir çoğu depreme hazır değil.


http://www.ntv.com.tr/news/389203.asp

Bir laf vardı: Herkes kendi evinin önünü süpürürse bütün şehir tertemiz olur diye..

Her şeyi devletten beklememek lazım. Herkes kendi oturduğu binayı sağlamlaştırırsa, kendi üzerine düşeni yaparsa ya da evini yaparken masraftan kaçmazsa, hem kendi adına büyük bir iyilik yapmış olur hem de insanlık adına. Böylece olası bir depremi tüm şehir en az zararla kapatır… Sigorta ikinci planda. Zaten sağlam bina sizin sigortanız olmuştur artık..


En son begum_begum tarafından Pzr 29 Ekm 2006, 17:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Alihanb
16 yıl önce - Pzr 29 Ekm 2006, 17:26



Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Pzr 29 Ekm 2006, 17:43

Alıntı:
biraz dikkat çekici..9 saat içinde 6 sallantı var yalovada..hayırdır inşallah.

Muhtemelen dar alanlı bir deprem fırtınası... (Yani, yüzlerce küçük şiddetteki depremlerden oluşan bir oturma hadisesi denilebilir). Gemlik depremiyle bir alâkası olduğunu zannetmiyorum. Çünkü ayrı fay doğrultularındalar. Ayrıca Marmara'nın güneyindeki faylar düşey atılımlı olmayıp, tümü de yatay atılımlı faylardır ve özellikleri gereği öncü deprem özelliği göstermezler (yani vurur geçerler, sonra artçıları olur), düşey atılımlı faylarda ise, tam tersine, giderek artan öncü depremler olur (Ege bölgesinde çoğunlukla görünen tiptekiler). Dün ortaya çıkan denizdeki kabarcıklar da belki bu deprem fırtınasının ilk adımlarıydı, kimbilir?... Benzer bir örneğini 17 Ağustos'un 4-5 gün sonrasında da yaşamıştık. Bütün bir gece sabaha kadar deprem fırtınası olup sona ermişlerdi... Allah bütün Türkiye'yi her türlü zelzeleden muhafaza etsin...

Akın KURTOĞLU


asan70
16 yıl önce - Pzr 29 Ekm 2006, 18:05

Alıntı:
Marmara’da deniz kaynıyor !
Balıkçılar, denizden kabarcıkların çıktığını ve suyun kaynadığını gördü.. 29 Ekim 2006 16:11

Yalova'daki AKSA fabrikasının 800 metre açığında ağ atan 2 balıkçı, önce radarlarında denizden kabarcıkların çıktığını ve suyun kaynadığını gördü.

Yalova'daki AKSA fabrikasının 800 metre açığında ağ atan 2 balıkçı, önce radarlarında denizden kabarcıkların çıktığını gördü. Ardından su kaynamaya başladı. Kaynamanın 40-50 metre çapına ulaşması üzerine korkuya kapılan balıkçılar, ağlarını toplayıp karaya çıktı ve durumu yetkililere bildirdi.

Bölgeye giden TÜBİTAK heyeti incelemelerde bulundu. Olayı doğrulayan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sedat İnan kaynamanın metan gazı sızıntısı olabileceğini söyleyerek, "Orta ve doğu Marmara'nın dibinde bir stres var ve bunu herkes biliyor. Önce bunu kabullenmekgerekir. Marmara bölgesindeki 23 istasyondan denizin dibindeki ve yeraltındaki hareketleri 24 saat boyunca izliyoruz. Ancak bizde öyle 6.5 veya 7 şiddetinde deprem oluşturacak bulgu yok" dedi.

Kaynamayı değerlendiren İnan "İhbar üzerine buraya geldik. Önce çevreden deşarj için denize verilmiş atıklardan olabileceğini düşündük. Ama bu bölgede öyle bir oluşum yok. Denizin dibindeki kaynama metan gazı sızması da olabilir. Kaynamayı gören balıkçıdan aldığımız bilgileri değerlendiriyoruz. Ayrıca kaynamanın bulunduğu yerden su örnekleri aldık ve bunları da inceleyeceğiz" diye konuştu.

Sabah


http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=171267


Necdet Cevahir
16 yıl önce - Pts 30 Ekm 2006, 20:31



sayfa 31
« önceki   123 ... 303132 ... 194195196   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET