Marmara Bölgesi’ni dört gün arayla sarsan Manyas ve Gemlik depremleri, deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yerbilimciler İstanbul'dan da hissedilen depremi, büyük depremin ayak sesleri olarak değerlendiriyor.
Marmara Bölgesi’ni dört gün arayla sarsan Manyas ve Gemlik depremleri, deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yerbilimciler İstanbul'dan da hissedilen depremi, büyük depremin ayak sesleri olarak değerlendiriyor.
Haberleri az önce bende dinledim. Ne yalan söyliyeyim tırstım 1999 depreminden beri olası büyük depremle yaşıyoruz.
Alıntı:
Prof Dr. Ercan, konuşmasına daha sonra şöyle devam etti: "Geçen yıl içinde İstanbul önerimize rağmen daraltılıp büzülemedi. Kötü konutlar neredeyse 1999 yılındaki gibi duruyor. İnsanlar burada yaşamaya devam ediyor. İstanbul'un büyütülüp yükseltilmesi gerekiyor. Çaresiz insanların oturduğu evler kötüdür. İstanbul'un yüzde 75'i bunlardan oluşuyor. Bu yapıların yapımı sırasında inşaat mühendisleriyle jeofizik mühendisleri birlikte çalışmadığı yapılardır. Varlıklı kesimler depremin daha az duyulduğu konutlara taşınmış durumdalar. Deprem sırasında cenin pozisyonunda yıkılmayacak bir masanın, koltuğun yanında durulmalıdır. Ancak masanın altında durulmamalıdır. Banyolar ve koridorlar uygun yerlerken, pencerelerden ise uzak durmak gerekir. Herkesin her odada birer deprem çantası bulundurması gerekiyor. Çantanın kazma, su gibi malzemeler olmalı. Depremle yaşamaya alışılamaz, deprem bilinci olmadığından değil, Türkiye'deki yoksulluk düzeyi insan öldürüyor. Deprem sadece yoksulları vurur. Doğu Anadolu'daki 4.8'lik deprem utanç verici yıktı. İstanbul'da ise 5.8'lik bir deprem yıkıcı olmaz"
Kafamızda hep bu sorunlar var. Daracık sokaklar o sokaklardaki yüksek binalar. O binalara ait doğalgazlar, elektrik hatları..vs. Bi ara büyük caddelere çelik kutular konulmuştu (sanırım hala var). içlerinde ilk yardımda müdahale araçları battaniyeler falan vardı. Haberlerde göstermişlerdi, anahtarını kimse bilmiyordu. Deprem kaçınılmaz. Önlemleri alabilsek ve mümkün olduğunca az acıyla ve zararla atlatabilsek keşke.
Söylenenleri yanlış anlamayın. Hiçbir deprem bilimci son iki deprem için "öncü, haberci" demez. Diyene de deprembilimci değil şarlatan, müneccim ya da birtakım basın yayın denir.
Ahmet Ercan(kendisi çok sevdiğim bir dil gönüllüsüdür.) ve diğer deprem bilimi ile uğraşanların dediği şudur:
"Kadıköy zemin suyundan dolayı temeli çürüyen, İstiklâl ve Beyoğlu kaçak kat ve sonradan yapılan yenilemeler nedeniyle püf desen(geçen biri yıkıldı, betonarme yapılar bütünüyle çöker, oysa içinden yedi kişinin mucize olarak sağ çıktığı yapı yığma olduğu için dikine bir odalık kısmı çöktü. Depremde de böyle çökecektir. Artık hangi odada kim ölür Allah'a kalmış.) yıkılacak eski yığma, Avcılar, Çekmece liğ zeminli, Şişli, Beşiktaş, Fatih 50 yıllık betonarme evlerle dolu ve bunların %70'i YI KI LA CAK"
Yoksa olan depremlerin öncü olduğunu söylemeniz olanaksız. Söyleyeni de dikkate almayın siz. Salaktır.
Ama , asıl konuşması gereken bizi yöneten yetkililerin ağzından çıkan tek kelime demece rastladınızmı ,duydunuzmu,okudunuzmu ? ne yapmışlar, hangi önlemi almışlar,veya alacaklar ne düşünüyorlar bu konu hakkında ? saldım çayıra mevlam kayıra felsefesi ilemi yürüyor bu işler ?
Neden valilik veya belediyelerden veya yetkilisi kimse onlardan ses çıkmıyor ?? Ortada var olan bir deprem gerçeğiyle yaşıyoruz ,zamanında deprem konseyi falan kurulmuştu çeşitli projeler hazırlayıp sunacaklardı.. varmıdır bunlardan haberdar olan birileri?
Sallandıkça oturduğumuz binaları sorguluyor olmamız,pazarcılıktan inşaatçılığa geçmiş insanların yaptığı binalardan ev alıyor olmamız,bir mühendisin ayak basmadığı halde binaların hala yapılabiliyor olması,hala insanların "bir kalfa bulayım,projeyi birisine çizdirir,evimizi yaparız" mantığı,Türkiye'de herkesin inşaatıçı kesilmesi,İnşaat Mühendisliği biliminin ayrımına varamıyor olmamız,hem depreme dayanıklı ev yapayım hemde çok ucuz olsun!! mantığı ve yine hala deprem ne zaman olacak,kaç şiddetinde olacak sorguları beni çileden çıkarıyor.
Heran her dakika çok şiddetli bir deprem ile karşı karşıyayız.Bunu kafamızın bir köşesine yerleştirmeliyiz.
Tüm mühendislik dallarının ne derece önem taşıdığını artık kavramamız gerekiyor.Basit bir evin yapımında İnşaat,Makina,Elektrik,Harita,Jeoloji mühendislerinin ortak çalışma yürütmesi gerektiğini artık anlamamız lazım.
Sıra bekleyen Kentsel Dönüşüm Yasası, İstanbul'daki Kocaeli'ndeki kentsel dönüşümler, Tutulu satış yasası, Kocaeli ve İstanbul'un Çevre Etkileşim Haritası...
Daha sayabilirim. Çalışmalar yapılıyor. Yeterli hızda değil şimdilik. Bunun nedeni de halkın vurdum duymazlığı.
Kocaeli'nin çevre etkileşimli haritasını 1 ay önce burada yayınladım kimin haberi var, hiç. Okumadınız bile. Basın toplantısı ile halka, stk'lara sunuldu kaçınız eleştirdi, hiç. Kocaeli'nde Cedit mahallesi, İstanbul'da Sulukule yıkıldı. Basın ne dedi? Niye yıkıyorsunuz garibanların evini? Niye yıkılacak başına çökmesin diye. Depremden sonra bu binayı yıkacağız diyen devlete al şu parayı şunu orta hasarlı yap diyen kim?
Devlet ve yetkililer birşeyler yapıyor. Yaparken bir kısmı birşey yapıyormuş gibi yapıp parayı cebe indiriyor. Ama vatandaş oralı değil ki. İşi gücü yeni cep sesleği, ipot, ıvır zıvır...
Akıllı olun devlete mevlete güvenmeden bulun birkaç uzman mühendis evinize yazanak çıkartın. Çürükse acımayın yıkın. Yenisini mühendis eşliğinde yapın. Zaman kısıtlı. Belki de şu anda sallanıyorsunuz. 1 sn sonra yoksunuz.
Yanlış giden birşeyler var. Kaçımız nasıl bir evde oturduğunu biliyor acaba. Allah'a emanet. Kaç kişi ev satın alırken depreme dayanıklı mı değil mi araştırıyor.. Ucuz evin enkazı mantığını kaç kişi biliyor.. Ev alan insanlardan şunları çok duyuyorum bakın:
- Ama zemini sağlammış...
- Komşulara sordum, depremi hiç hissetmemişler bile...
- Önceki depremde bir çatlak bile olmamış...
MİŞ-MIŞ-MUŞ....
Böyle olduğu sürece nasıl bir ilerleme bekleyebiliriz ki. Siz istediğiniz kadar eğitmeye çalışın, olabildiği kadar depremle iç içe olan bir ülkede yaşayan bu insanlar hala bu tip kulaktan dolma -bilgilerle !!!-ev almaya kalktığı sürece hiç bir şeyi değiştiremezsiniz. Armut piş, ağzıma düş. Eeee, deprem ne zaman olacakmış.. Olacak işte, farkeder mi.... Birisi çıksın da YARIN desin ne olur... Belki o zaman bir şeyleri yoluna sokmak için insanlar da biraz acele eder. Olan olduktan, ölen öldükten sonra kime ne fayda.....
Bu iş doktorluk gibidir. Bir uzmanla yetinmeyip iki ya da üç kişiye sormak gerekir. İncelikleri vardır. Sonunda dolandırılmak da var. Paraya acırsanız dolandırılırsınız.
99 depreminden evvel babamla gazete okurken bana döndü ve "oğlum bak yalovada ne kadar ucuz evler var alsak mı bir tane arada gider yazlık niyetine otururuz" dedi. Bende bakayım bi dedim. Gazeteyi aldım ve babamın ucuz ev dediği reklama baktım. Koskoca bi Veli Göçer arsa ofisi reklamı vardı. Cidden rakamlar çok düşüktü. Mesela o fiyatlar dar gelirli için kaçırılmayacak fırsat gibi gözüküyordu. Normalde o devrin parası ile o bölgede 50 60 milyarlık orada yazan fiyatlar 10 15 milyar felandı. Alınabilir valla dedim. Konu daha sonra sürüncemede kaldı kapandı gitti.
99 depremi olduktan sonra baktık o evlerin bir çoğu yıkılmıştı. Aklımıza o konuşmamız geldi. Nasıl bir felaketten kurtulduğumuz aklımıza geldi. Benimde aklıma sonraları o reklamı görüp o evleri alan insanlar geldi. Ne büyük ümitlerle almışlardı belki o evleri. Ucuzundan bir mesken sahibi olmuşlardı.Belki 20 sene daha yemeklerinden kısıp 50 60 milyarlıkları alacaklardı yada hiç alamayacaklardı. Ama ucuz şekilde ev sahibi olmuşlardı. Zannımca sevinçliydiler. Ama nerden bilirlerdi o ucuz evler mezar olacaktı onlar için...
Bu düşünceler beni bunaltıyor aklıma gelince.
Ama Veli Göçer'ede haksızlık yapıldığını da söylemek istiyorum.
Koca deprem de çöken bütün binaların suçu o adama atıldı. Evet o adam büyük katil ama ölen 50000 kişinin tek katili o değildi.O adam belki 500 kişinin ölümünden sorumlu.Ama diğer 49500 kişinin katilleri nerede? Nice katiller hala aramızda ve hala bina yapmakta belkide insanlarımıza sıcacık yuva diye yeni mezarlar hazırlamakta... Acı çok acı.
İnsanlarımız bilinçlenmeli ,ucuz diye ev alınmamalı hertürlü yapısal bilgileri incelenmeli diyorum ama nerdeee....Hala bilinçsiz ev alımı gırla gidiyor. Allah yardımcımız olsun demekten başka çare yok.
En son Alihanb tarafından Cum 27 Ekm 2006, 18:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi