Turnuva milli takımımız açısından çok başaralı gidiyor. Umarım sonu da güzel olur ve ileride gurur duyacağımız bir sonuçla biter.
Daha önce başka bir ülkede turnuva izlemediğim için bizim ile diğerleri arasında bir kıyaslama yapamayacağım ama yine benim gözüme çarpan bazı eksiklikler var.
- Bu turnavanın reklamını pek iyi yapamadığımızı düşünüyorum. Hem yurt içinden hem de yurtdışından turnuvaya ilgi pek yok sanki. İstanbul'da bile salon dolmuyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.
- Maçlara insanlar sadece maçı izlemeye değil eğlenmeye de geliyor. Maç aralarında insanları eğlendirecek ve pozitif etki yapacak atraksiyonlar çok zayıf. Ses sistemleri çok kötü. Çalan müzikler ve anons yapan kişinin söyledikleri anlaşılmıyor..Ayrıca seçilen müzikler de çok kötü. Tatil otellerimizdeki eğlence anlayışı bile burayı katlar..
- Sinan Erdem tam bir spor kompleksi haline gelmiş. İçi müthiş..bence İstanbul'daki maçların tümü bu stadta oynanmalıydı.
- ABD turnuvada çok üstün gözüküyor. Yıldız oyuncuların gelmemiş olması onları pekte güçsüz kılmıyor. Hatta bu takım yeter de artar bile dedirtiyor. İki maçlarını izleme fırsatım oldu. Karşılarındaki takım zayıf bile olsa ciddi oynuyorlar ve saygı duyuyorlar.
- Eğer yıldız oyuncular bu turnuvaya gelseydi müthiş bir turnuva izleyebilirdik. Yıldız oyuncuları olmadan izlediğimiz takımlar hiç zevk vermedi. Dirk Nowitzki, Yao Ming, Tony Parker..bunlarsız takımları koskoca bir hiç..
En güzeli Türkiye - ABD maçı olur.. Yensekte, Yenilsekte Çok iyi mücadele göstereceğimizden eminim.. Hatta ABD karşısında alınan galibiyetle Dünya Şampiyonu olmak müthiş gurur verici bişey.. Bi sürpriz olmazssa Finale kadar çıkarız. Çünkü gerçekten bu kapasite var milli takımda.. Kötü oynadığımız Sayı atamadığımız dakikalarda, rakibede attırmıyoruz. Daha sonra kenardan gelenlerle de maçı kopartıyoruz.
İstanbul Salonları neden boş oluyor? Ankaradaki izleyici Basketbola daha mı meraklı acaba hem Ankara'da voleybol şampiyonlarında da salonlar çok iyi doluyor. İstanbul kendini Finale mi saklıyor ki?
Ben, Litvanya Çin maçına 70 Lira vermem (o da pota arkasının arkaları) (İstanbul'da o kadar turist var kendi ülkelerinin maçlarını izlemiyorlarsa ben neden izliyeyim, hele çeyrek final veya daha üst bir tur değilse?) Bakın Slovenler Grup maçlarında ne güzel doldurdular tribünleri.. (Slovenya Nüfusu sadece 2.000.000 olan bir ülke)..
Bakalım Brazilya - Arjantin maçına.. Şöyle düşünün, Türkiye ile Yunanistan, Arjantinde Basketbol maçı yaparsa o salon dolar mı?
Her neyse Çeyrek Final 1. Gün, Yarı Final ve Final Maçları biletleri tükenmiş durumda.. (Çeyrek Final 2. gün biletleride tükenmek üzere sadece Kameranın çekim yaptığı tribünün en üst katındaki, 9 bloktan köşedeki 3 tanesinde yer kalmış.) Artık Boş tribün izlemiceksiniz.. (Klasman maçları hariç)
Alıntı:
Ankaradaki izleyici Basketbola daha mı meraklı acaba hem Ankara'da voleybol şampiyonlarında da salonlar çok iyi doluyor.
Ankara'daki salon, Türkiye maçı hariç hangi maçlarda doldu?
Bu arada ben İstanbul'da ki tanıtımların, en azından bilet almaya teşvik edici tanıtımları yetersiz buluyorum, Biletix ile Belediye, geçici bilet satış noktaları yapmalıydı meydanlara (Taksim, Bakırköy, Kadıköy, Mecidiyeköy, Beşiktaş, Pendik, Sultanahmet gibi hem yabancıların hem Türklerin yoğun olduğu yerlerde, havalimanı ve Deniz ulaşımının olduğu yerlerde aktiviteler, hatıra ürünler (mini Bascat anahtalıklar gibi..), tanıtımlar, hangi maçın galibi kiminle karşılaşacak falan gibi.. Olimpiyatlar ve Futboldan sonraki en önemli şampiyona, 4 yılda 1 yapılan Dünya Basketbol şampiyonası İstanbul'da fakat ben yeterince uygun bulmadım tanıtımları (en azından bilet aldırıcı aktiviteleri).. Bağdat caddesine 5, 6 sokak lambasından 1 ine Pota asmakla, Çöp kutularını, basket atılması gereken bir yermiş gibi göstererek, köprülere 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası İstanbulda demekle olmuyor..
En son Yiğit Demirkaya tarafından Çrş 08 Eyl 2010, 04:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Bu turnuvada bize ters gelen takimlarini hepsini yendik, hatta 35 sene sonra gelen Yunan galipini unutma.
Ben yunanları yendiğimizi hatırlıyorum. Bu yukardaki ifade acaba resmi maçlarla mı ilgili? Yoksa bu ingiltereye gol atmamız gibi bir olay olur büyütülecek bir başarı olur.
Alıntı:
mdemirer:
Daha önce başka bir ülkede turnuva izlemediğim için bizim ile diğerleri arasında bir kıyaslama yapamayacağım ama yine benim gözüme çarpan bazı eksiklikler var.
- Bu turnavanın reklamını pek iyi yapamadığımızı düşünüyorum. Hem yurt içinden hem de yurtdışından turnuvaya ilgi pek yok sanki. İstanbul'da bile salon dolmuyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.
Ben dünün maçlarını bizimle çok ilgisi olmasada sırf zevk için izlemeye gittim. Biraz objektif olmaya çalışarak izlenimlerimi aktarayım. Yurtdışından gelen sayısı deyince siz takımınızı desteklemeye mesela 10-15 günlüğüne (turnuva orada olsa) brezilya ya gider misiniz? Bunun için ciddi bir maddi güç gerekir. İş gruptan çıkan maçlara gelince, orada da belirsizlik var, çıkar mı çıkmaz mı hiç belli olmaz, önceden tatil planlamaya falan gelmez. Dolayısıyla biz kala kala ya Avrupa takımlarına kaldık, ya da kendi ilgi duyan seyircimize. Onlar için ayrı bilet kategorileri açılabilirdi. Ama bundan sonra salonların dolması konusunda sıkıntı daha az olacaktır. Dünkü maçta mesela Çin'den gelen hiç yok gibiydi. Ama Arjantin'den gelen en az 200 kişi vardı. Brezilya'dan ise çok daha az (bizim liglerdeki futbolcuları saymazsak).
Alıntı:
mdemirer:
- Maçlara insanlar sadece maçı izlemeye değil eğlenmeye de geliyor. Maç aralarında insanları eğlendirecek ve pozitif etki yapacak atraksiyonlar çok zayıf. Ses sistemleri çok kötü. Çalan müzikler ve anons yapan kişinin söyledikleri anlaşılmıyor..Ayrıca seçilen müzikler de çok kötü. Tatil otellerimizdeki eğlence anlayışı bile burayı katlar..
Evet, kesinlikle, hele ki salonlar bunun için stadlardan çok daha uygun ortamlarken. Ben fuaye alanlarının kullanımını iyi buldum ama saha içi organizasyonlar açısından olay o kadar iyi değil hakikaten. Devre aralarına yerel (star olmasada olur) sanatçılarımızdan küçük parçalar okumaları istenebilir (playback olsa bile). Ya da tşört atılması işi biraz daha geniş tutulabilir. Ses sisteminin kötü olduğuna pek katılmıyorum. Anonslarda (kim girdi kim çıktı, kim faul yaptı vs) gayet başarılı. Olay daha çok sponsorların sırtına yüklenmiş durumda, onun yerine secici bir kurul oluşturulup yaratıcı güzel tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilebilir. Örneğin Antalya kundu bölgesi otelleri tanıtımı. Ya da bir şehrin şampiyon folklör ekibi kısa bir gösteri yapar.
Seyirci sayısının bu kadar az olmasında FİFA 2010(Güney Afrika) da sebep olabilir. Sonuçta her ülkede bulunan az miktarda spor turisti var. Ekonomik kriz olmasaydı belki her 2 turnuvayada gidebilirlerdi fakat krizden dolayı tek turnuva tercih etmiş olabilirler. Ki buda güney afrika oldu.
Dünya Basketbol Şampiyonası’nda 9 ile 24 arası sıralama belli olurken, Tunus turnuvayı son sırada noktaladı.
Türkiye'de devam eden 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda 9 ile 24 arası sıralama belli oldu.
Şampiyonada grup ve 2. tur maçlarının ardından elenen takımlar arasında yapılan sıralamada, Arjantin'e yenilerek çeyrek final şansını kaybeden Brezilya, 9. olarak turnuvayı tamamladı
Japonya'da yapılan 2006 Dünya Şampiyonası'nda 2. olan Yunanistan ise bu şampiyonayı 11. sırada bitirdi.
2010 Dünya Şampiyonası'nda 9-24 sıralaması şu şekilde oldu:
9. Brezilya
10. Avustralya
11. Yunanistan
12. Yeni Zelanda
13. Fransa
14. Hırvatistan
15. Angola
16. Çin Halk Cumhuriyeti
17. Almanya
18. Porto Riko
19. İran
20. Lübnan
21. Fildişi Sahili
22. Kanada
23. Ürdün
24. Tunus
Kaynak