1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 23  |
 |
Kerim Kuyu
13 yıl önce - Çrş 09 Arl 2009, 21:01
| Alıntı: |
Bir esnafın dükkanına 10 gazete gelme olaylarını iyi bilirim ben..
Hayır yapıyoruz diye millet 10 gazete alıyor.
Eskiden biz bu kuruluşun dersanesine giderken Hocalar 2-3 tane al sen derlerdi |
seni ilgilendiren ne ki isteyen 1 alır isteyen 10 tane alır, kimseye zorla birşey satıldığı yok...
|
 |
gök-khan
13 yıl önce - Çrş 09 Arl 2009, 21:56
Tasarımı mükemmel(Ödül bile almıştır), içeriği berbat olan gazete.
|
 |
Uygur T
13 yıl önce - Çrş 09 Arl 2009, 22:17
| Alıntı: |
Cumhuriyet,sözcü,Hürriyet vs.
Bunlarda Ergenekoncu katillere,darbeci pisliklere,derin devletin tetikçilerine çalışıyor. |
Böyle bir ifade kullanmak ayıptır bir kere... Müslüman adam böyle desteksiz şeylerle atıp tutmaz. Bizlerin davranışlarımızla örnek olmamız lazım. Müslüman, diğer Müslümanların elinden, belinden ve dilinden zarar görmediği kişidir. Bunu unutmamak lazım. Örnek kişilikler, iyi Müslümanlar böyle şeyler yapmazlar.
|
 |
gök-khan
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 06:31
| Alıntı: |
Cumhuriyet,sözcü,Hürriyet vs.
Bunlarda Ergenekoncu katillere,darbeci pisliklere,derin devletin tetikçilerine çalışıyor. |
O zaman....
...Zaman'da gericilere, yobazlara, cahillere, yeşil sermayeye çalışır.
Oldumu???
|
 |
ibrahim alıcı
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 06:37
Zaman Gazetesi'ne 17.09.2007 tarihinde abone oldum,26.06.2008 tarihinde üyeliğimi iptal ettirdim.
Ekrem Dumanlı,Ahmet Turan Alkan,Selim İleri,Mümtaz'er Türköne(Bazı yazılarını) ilgi ile takip ederdim.
Etyen Mahçupyan,Bejan Matur,Şahin Alpay gibi isimlerin yazılarını'da okudum,İnsanları tahrik edecek çok sayıda köşe yazılarını gördüm,bu yazarları okumamaya karar verdim.
Haftasonu eklerine resmen bayılıyordum Zaman'ın..
EURO 2008'de Türkiyenin Almanya'ya elenerek,Avrupa 3.'sü olmasının hemen akabinde Zaman Gazetesinde Bejan Matur isimli ''Ultra Kürt Şovenisti'' bayan'ın bir yazısını okudum ve acilen Cihan Haber Ajansını arayarak,Yetkiliye Üyeliğimin iptal ettirmek istediğmi söyledim,Gazete hakkında olumlu eleştirilerimi yaptım öncelikle daha sonra bu olaydan bahsettim,Teşekkür edip telefonu kapattım.
Avrupa Futbol Şampiyonasında dahi bu memleketen ''Öz Evlatlarını'' sanki Milli takımı desteklemiyorlarmış gibi gösteren,Kendince sebepler uyduran bu bayan'ın yazısından utanç duydum ve Kürt Kökenli arkadaşlarıma bu yazıyı gösterdim,Kendileri Sadece Güldüler ve ''Allah bunun gibileri Islah Etsin'' dediler,Pes doğrusu dediler.
| Alıntı: |
Kürtler millî maçları nasıl izler?
2002 Dünya Kupası yarı finalinde Rotterdam'da bir cafede oturmuş Türkiye-Brezilya maçını izliyordum. Etrafta her biri farklı ülkelerden gelen heyecanlı bir kalabalık vardı.
Asyalılar, Afrikalılar, Araplar, Türkler, Kürtler. O günden aklımda şu sahne kalmış: Afrikalılar ve Araplar, Türk milli takımını desteklerken Türkiye'den giden Kürtler Brezilya'yı destekliyordu. Çoğu Avrupa'da sürgün mülteci olan o kalabalığa neden Türk milli takımını desteklemediklerini sormadım elbette. Ama aklımda yer etmiş bir sahnedir o. Kendi deneyimimden de çok iyi bildiğim bu tavrı, hangi kırılmaların beslediği konusu zaman zaman zihnimi yoklar. Futbolun milliyetçiliği beslemekle kalmayıp, karşı milliyetçilikleri de körüklediği bilinen bir şey. Bu nedenle futbola mesafeli duranları anlayabiliriz. Diğer yandan futbol izlerken sahanın kozmik düzenine, büyüsüne inanan ve heyecan duyan kalabalıkların bu coşkularını hangi tercihlerle yaşadıkları sosyolojinin olduğu kadar siyaset biliminin de konusudur diye düşünüyorum. Bir insanın vatandaşı olduğu ülkenin rakibine destek vermesine neden olan şey ne olabilir? Öfke ve eziklik duygusu mu? Öcalan'ın 90'larda M.Ali Birand'a Bekaa vadisinde verdiği röportajda "Galatasaraylı" olduğunu söylemesi Türkiye'de yaşayan bazı Kürtlerin gönül hanesine "Galatasaray taraftarlığı"nı yeni bir aşk gibi eklemişti. Birçok Kürt o açıklamadan sonra Galatasaray'ın "bir Türk takımı" olduğunu unutmuş ve fanatik taraftar haline gelmişti. O günden sonra Galatasaray takımının başarıları Kürtlerin gözünde Türklükten uzak bir yere kayıtlanıyordu sanki. Sarı kırmızıdan yeşilin eksilmesi gibi görüyorlardı meseleyi! Fakat iş milli maçlara gelince durum farklıydı. Adı milli olan her şey bazı Kürtlere kendilerini dışlanmış, ezik hissettiriyordu. Böyle düşünen, hissedenleri haklı kılacak çok sayıda veri mevcut belleklerimizde, hâlâ da var. Gelgelelim insan bu; ruhun zemin katlarında olup bitenler aklın kavrayamayacağı kadar karmaşık ve katmanlı. Kendimden biliyorum, ortaokuldan fakülte yıllarına kadar kupa günlükleri tutacak kadar futbol coşkusu taşıyan biriyken dahi, iş milli maçlara gelince her defasında bir duygusal karmaşa yaşıyordum. Gerek okul çevrem, gerekse o yaşların verdiği isyan duygusuyla çoğu kez karşı takımı desteklemek niyetiyle seyrediyordum maçları. Ama adı üstünde bir niyetten ibaretti. Ne zaman ki maç başlar, sahaya futbolcular iner ve futbolun kozmik bilinci kendi aurasını yayar, desteklemeyi düşündüğüm karşı takım Fransa, İtalya, İngiltere gol sevinciyle coşarken bende bir tutulma, bir taşıp bağıramama, bir gizli keder... Tuttuğum takımın rakibi Türk takımı golü bulduğunda tuhaf bir şaşırma, içten içe rahatlama. Halbuki, gerçekten tuttuğum takımı öyle mi izlerdim. Kararım net olduğunda tutkuyla o büyünün parçası olmam işten bile değildi. EURO 2008 finallerini izleyen en azından bazı Kürtlerin benzer duygular yaşadığını sanıyorum. Ancak ben bu ikircikli "milli maç coşkusunun" aslında bir reçete niteliğinde olduğunu düşünüyorum... Kendini alamayıp ekran başına geçen ya da Avrupa'da karşı trübünde yer kapan Kürtler, yukarda sözünü ettiğim "Milli Maç büyüsünü" İtalya, Almanya, Yunanistan ya da başka bir takım için tam da yaşayamıyorlar aslında. Çünkü en nihayetinde Avrupa sahalarında top koşturan o esmer çocuklarla aynı karında büyüdüklerini biliyorlar.
Evet, milli maçlar bir tür milliyetçiliği besliyor. Ama unutmayın Nietzsche 'Başarı hastaya yataktır' demişti. Sadece Türk demokrasisi değil, Türk milli takımı da ihtiyaç duyduğu, sahip olmak için canını dişine taktığı başarıyı yakaladığında memleketin batısında yaşayanlar 'Acaba biz Kürtlerimize ne yaptık?' diye soracaklar. 'Ne yaptık ki milli maçlarda dahi takımlarını desteklemiyorlar?' Aksi halde her ikisi de farklı biçimlerde ezik iki kardeşin küskünlüğüne benzer yaşananlar.
ZAMAN |
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=706310
|
 |
Gökhan Gök
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 06:48
içeriği berbat olan gazete.
|
cagla sikelden, tugba özaydan fotograf koymadiklari icin icerigi berbat oluyor herhalde
|
 |
Engin
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 10:56
| Alıntı: |
Cumhuriyet,sözcü,Hürriyet vs.
Bunlarda Ergenekoncu katillere,darbeci pisliklere,derin devletin tetikçilerine çalışıyor. |
madem pkk'yı ergenekon yaratmış, o zaman söyleyin mümtazer türköne'ye ömrünü apo'nun affı için harcamasın.
|
 |
İSMAİL ÇELİK
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 11:23
| Alıntı: |
| Zaman Gazetesinde Bejan Matur isimli ''Ultra Kürt Şovenisti'' bayan'ın bir yazısını okudum |
Bahsettiğiniz yazıyı bende okudum.Bu kadını bende sevmiyorum.Yazdığı yer zaten ortada yorum sayfası dediğim gibi burada herkese açık.Ama son dönemlerde bu kadının yazılarındada müspet yönde iyileşme var bakın.
Çizmeyi aşar okurdan ses yükselirse tekmeyi koyarsın olur biter.Kendinizde itiraf ediyorsunuz iyi yanlarını şimdi kefeye bakın hangisi ağır basıyor?
|
 |
.dilek.
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 13:27
Müneccim gibi bir gazete!
Olacak olayları bir gün önceden bilebiliyor. Apo gösterilerinde bir kürt gencin öldürüleceğini ve suçun polise atılcağını bilivermiş...
Şırnak'ta değil ama Diyarbakır'da bir genç öldürüldü...
Senaryomu gerçten ihbar mı bilinmez..
Tıkla
|
 |
MeteHan!
13 yıl önce - Prş 10 Arl 2009, 13:40
Vakit gazetesinin bu başlığından sonra ETÖ boş durmamış,Danıştay saldırısını düzenlemiş ve Mustafa Yücel Özbilgin'i hedef gösterdiği için kartel medyası Vakiti suçlamıştı.
Halbuki bu ETÖ'nün bir koplosuydu.
Mustafa Yücel Özbilgin öldürülecek ve gözler bu manşet yüzünden vakit gazetesine çevrilecekti.
Zaman gazetesinede aynı komplo kurulmuş olabilir.
Hatta yeni şafak yazarı bile köşesinde böyle bir provakasyondan bahsettiği gün 7 kardeşimiz şehit oldu.
Gerçekten çok güzel hareketler bunlar.
Neyseki danıştay davası ETÖ ile birleştirildi.
| Alıntı: |
Anıtkabir'e yürüyüş ve Yücel Özbilgin'in cenazesi sırasında sloganlar atılmıştır. Bu sloganlardan en çok tekrarlananı "Türkiye laiktir, laik kalacak" sloganıdır. Bunun yanısıra bu kesimlerce, Ak Parti hükümeti alehine de sloganlar atılmıştır. Hükümeti temsilen cenazeye katılan AKPli bakanlar "katiller dışarı" ve "mollalar İran'a" sloganlar arasında camiye girmiştir.
|
Bu haksız tepkilerden sonra herkes tükürdüğünü yaladı. 
|
 |
sayfa 23  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|