Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9

Türkiye halkı militarizm kıskacından nasıl kurtulabilir ?
Fikir özgürlüğünü ve AB reformlarını uygulamaya koyarak 54.4%  54.4%  [49]
Ordumuzu yıpratmayın !! 44.4%  44.4%  [40]
Hiçbir fikrim yok ? 1.1%  1.1%  [1]
Toplam Oy : 90

gök-khan
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 23:36

Alıntı:
Bu kontrol mekanizmasından ve üst otoriteden ne anlam çıkardığınıza göre değişir.Ülkemizde kontrol mekanizması yasa ve kanunlardır.Kimsede bunların kaldırılmasından yana bir tutum içinde dğildir.Bunlar uygulandığı sürece sorun olmayacaktır.Yoksa bunların üstünde üst otoritede varmıdır?

O dediğiniz yasa ve kanunları gelen her hükümet kafasına göre ve işine geldiği şekilde değiştiriyor farkındamısınız. Sadece yasalara güvenirseniz işiniz zor. Yasalar kağıt üzerindedir ve yaptırım gücü kişiler vasıtasıyladır. Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç bulunmadıkça o yasaları rahat bir şekilde değiştirebilir hatta ortadan bile kaldırabilirler.


ismail ışık
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 23:47

Alıntı:
O dediğiniz yasa ve kanunları gelen her hükümet kafasına göre ve işine geldiği şekilde değiştiriyor farkındamısınız. Sadece yasalara güvenirseniz işiniz zor. Yasalar kağıt üzerindedir ve yaptırım gücü kişiler vasıtasıyladır. Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç bulunmadıkça o yasaları rahat bir şekilde değiştirebilir hatta ortadan bile kaldırabilirler.


Her yasa öyle kolayca değiştirilemez.Bu konuda merak etmeyin.Çünkü burada araya yine yasalar giriyor.Ülkemizin yönetim şeklini çizmiş ve kaldırılması sonucu ülkeyi çıkmaza götürecek yasalar yine yasalar tarafından koruma altına alınmıştır.Hiç bir hükümet bu yasaları değiştiremez,açık ve nettir.Bu sebeble kanun ve yasalarımızdan başka bir otorite aramaya gerek yoktur.O yasaların teminatı olarak gösterdiğiniz kurumun içerindeki kişilere nasıl güvenileceği ayrı bir durumdur.Her kurumun yetkileri yasalarda açıkça belirtilmiştir.


En son ismail ışık tarafından Sal 14 Tem 2009, 00:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


mehmetjanberk
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 23:48



Cem Tamer
14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 03:13

Alıntı:
Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç bulunmadıkça o yasaları rahat bir şekilde değiştirebilir hatta ortadan bile kaldırabilirler.


Sanırım haberiniz yok ama Türkiye Cumhuriyeti güçler ayrılığı ilkesi üzerine kuruludur. Bu erk'ler Yasama Yürütme ve Yargı'dır.

Yasaların yürütülmesinin teminatı da Yürütme Organıdır. Yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'ndan oluşur. Yani bunun için kurum zaten var


En son Cem Tamer tarafından Sal 14 Tem 2009, 03:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Rüştü BAKMAZ
14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 09:39

Alıntı:
O dediğiniz yasa ve kanunları gelen her hükümet kafasına göre ve işine geldiği şekilde değiştiriyor farkındamısınız. Sadece yasalara güvenirseniz işiniz zor. Yasalar kağıt üzerindedir ve yaptırım gücü kişiler vasıtasıyladır. Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç bulunmadıkça o yasaları rahat bir şekilde değiştirebilir hatta ortadan


Hükümetlerin görevi güncel ihtiyaca göre yasa ve kanunları revize etmektir ve bu yetki sadece ve sadece yasama erki vasıtası ile yapılabilmektedir. "kafasına göre" ithamı kaba bir eleştiri olmaktan öteye gidemez. Neticede hem TBMM'yi oluşturan partiler ve bağımsız milletvekilleri hem de icracı hükümet seçimler vasıtası ile vatandaşa hesap vermektedir. Peki ya söyler misiniz, "Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç" derken, millet iradesinin tecellisi parlamenter sistemin de üzerine koymaya çalıştığınız o kurum ve /veya güç kim tarafından kontrol edilecektir? Milletin bu güç üzerinde hangi denetim yetkisi olacaktır? Yoksa bu kurumun ve/veya güçün (destekleyebileceğiniz hiç bir meşruiyeti olmamasına rağmen) denetlenemez bir konumda halka, TBMM'ye veya herhangi bir otoriteye hesap vermeden yapacağı her yaptırıma kuzu kuzu uyacak mı milletimiz? Bahsettiğiniz yönetim şekline ne denir biliyor musunuz? Daha doğrusu ne dediğinizin neyi teklif ettiğinizin farkında mısınız?

Eminim farkındasınız...

Artık millet de farkında, yemezler efendim.

Bu teklif ettiğiniz yönetim biçimini zamanında Recep Peker ile İsmet İnönü de Atatürk'e teklif etmişlerdi de Atatürk ölene kadar bir daha yönetime sokulmamışlardı, hatırlatırım.



Mehmet Kasım
14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 09:55



En son Mehmet Kasım tarafından Sal 14 Tem 2009, 17:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


M Alii
14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 10:05



Orhan Kınık

14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 11:04

Alıntı:
O dediğiniz yasa ve kanunları gelen her hükümet kafasına göre ve işine geldiği şekilde değiştiriyor farkındamısınız.

Kafasına göre değiştirecek elbette. Çiğer ve böbreklerin bu tür işlevi yok biliyorsunuz..

Her partinin bir proğramı vardır.Seçmenlere vaadde bulunur partiler. Seçmenlerde proğramını beğendiği ve söz verdiği vaadleri yerine getireceğine inandığı partileri iş başına getirir.

Dolayısıyla seçmenin işine gelen yasalarda değişiklik yapması demokrasinin gereğidir. Milletvekilinin birincil görevi yasamadır. Yasalar çıkartsın, yasaları değiştirsin diye onları vekil seçiyoruz . Sadece Hükümet olsunlar diye değil.

Kanun ve hukuk ayrı iki kavramdır. Burda temel hukuk ilkeleri önemlidir. Rüştü bey'in dediği gibi yasalar günün koşullarına göre değiştirilir sürekli.


Egemen soycan

14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 12:43



Egemen soycan

14 yıl önce - Sal 14 Tem 2009, 13:22

Alıntı:
Başa geçen hükümetler kendilerine gerektiğinde müdahale edecek, yasaların teminatı bir kurum ve güç bulunmadıkça o yasaları rahat bir şekilde değiştirebilir hatta ortadan bile kaldırabilirler.

Şayet arkadaşım,bu denetleyici kurumun Tsk olduğunu düşünüyorsanız.hata edersiniz.
Tsk bir senato,lordlar kamarası değildir.eğitimleri de ekonomi,dış siyaset,sivil hayattaki insanı ilgilendiren milyonlarca konu değildir.Bunu siz "sivillerin" orduya yüklemeniz,ya da ordu içindeki bazı grupların üstlenmesi Orduya da büyük haksızlıktır.herkes konusu,mesleği icabı kendisine verilen görevleri eksiksiz yapmalıdır.

Orduya,bu milletin,devletin verdiği görev,Ülkenin topraklarının güvenliğini sağlaması,bunun için silah,teçhizat,alt yapı gereksinmelerini eksiksiz yapmasıdır.

Sivilleri yönetecek olan,yine sivillerin seçtiği partilerdir.T.B.M.M dir.

Partilerde anayasa dahil,her türlü kanunu,yönetmeliği demokrasi standatları içinde değiştirmeye,geliştirmeye yetkilidirler.

Anayasa mahkemesi de itiraz noktalarını ancak usül yönünden inceleyebilir,içerik yönünden inceleyemez.

Şimdiki hükümetin yaptığı,ama muhalefetin AYM başvurusuyla iptalini istediği kanun bu ülkede demokrasi standartlarını yükselten bir kanundur.bu kanuna itiraz,kendi bindiğin gemiyi batırmak gibidir.Hem sosyal hem demokrat olduğunu iddia eden bir partinin bu yasaya karşı çıkması da anlaşılan bir durum değildir.

Avrupadaki sosyal demokratlar,militarizme,faşizme karşı duruşlarıya öne çıkarlarken,bizdekinin tam tersini yapması gerçekten bir garabettir.

Ama rejim tehlikede,bizi sonra kim kurtarır derseniz-ki ben öyle bir durum görmüyorum-Millet sandıkta kendini kurtarır siz hiç merak etmeyin.

bütün mücadele daha özgür,daha demokrat,daha laik ama batı standartlarında gerçek laik ülke olmak,,,İşte bütün mesele bu..



sayfa 9
« önceki   123 ... 8910111213   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET