1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
| Türkiye halkı militarizm kıskacından nasıl kurtulabilir ? |
| Fikir özgürlüğünü ve AB reformlarını uygulamaya koyarak |
 
|
54.4% |
[49] |
| Ordumuzu yıpratmayın !! |
 
|
44.4% |
[40] |
| Hiçbir fikrim yok ? |
 
|
1.1% |
[1] |
|
| Toplam Oy : 90 |
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Pzr 12 Tem 2009, 03:59
Milli Mücadele döneminde Sakarya meydan savaşında kaçan asker sayısının 48 bin olduğu iddia ediliyor. Asker kaçakları için İstiklal mahkemeleri kurulmuştu.
Mustafa Kemal Tekâlif-i Milliye Kanununu çıkartarak halktan savaş için yardım yapmayı zorunlu hale getirmişti. Bu vergiler de az buz değildi.
Halkın elinde bulunan gıda maddelerinin %40 devlete teslim edilmek zorundaydı. Aynı şekilde canlı cansız araçlar belli oranda taşıma yapmak zorundaydı. Belli miktarda giyim eşyası verilmesi gerekiyordı. Anlayacağınız ortada halk kararı diye bir karar yoktu. Diyeceğim demokrasinin olmayacağı tek yer savaş cephesidir.
|
 |
gök-khan
14 yıl önce - Pzr 12 Tem 2009, 04:50
Cem Tamer demiş ki;
| Alıntı: |
Halk ne istediğini çok iyi biliyor.. Hala da halka hakaret etmeye devam ediyorsunuz. Üstelik yukarıda da "kayıtsız şartsız halk egemenliği" deyip kendinizle çelişiyorsunuz
|
| Alıntı: |
| Yahu az önce "kayıtsız ve şartsız halk egemenliği" demediniz mi ? Peki bu yazdıklarınız ne anlama geliyor ? |
Yahu ben öyle birşey demedim, iyi bir bakın isterseniz!!!
|
 |
Cem Tamer
14 yıl önce - Pzr 12 Tem 2009, 05:25
| Alıntı: |
| Yahu ben öyle birşey demedim, iyi bir bakın isterseniz!!! |
"Kayıtsız şartsız halk egemenliği" dememeniz daha kötü zaten. M.Kemal Paşa Söylüyor bunu...
|
 |
Mehmet Kasım
14 yıl önce - Pzr 12 Tem 2009, 14:00
Yoo, hiçte öyle değil. Hergün Cumhuriyet gazatesinde "militarist" yazılar görürsünüz rahatlıkla. Hastalık gibi vücudunu sarmış, virüs gibi çevresine yaymış. Ör. İlhan Selçuk.
"1960'dan beri bizimkiler gelecek" diye bekliyor. Cama çıkıp acaba tank geçti mi diyer heyecanlanıyor. Çevresi de kendine benzedi. Mantıklı bir sözleri yok. Varsa yoksa askeri dikta.
|
 |
Cem Tamer
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 00:16
Örnek :
Tiyatro sanatçısı Ferhan Şensoy Tek kişilik “Fername” adlı oyununu sergilemek için gittiği Eskişehir’de, hem “darbe vakti geldi, askerden ses yok” dedi.
Söz konusu oyun 8 Mayıs akşamı Eskişehir Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Saat: 20:30’da başlayan “Fername” adlı oyun, sanatçı Ferhan Şensoy tarafından sahnelenmeye başlandı.
'DARBEYİ ÖZLEDİM'
Ancak oyunun ilerleyen saatlerinde göndermelerin dozu da arttı. Çünkü Şensoy, “ Darbeyi Özledim ‘’ diye söze başlayarak, geçmişteki Askeri darbelere atıfta bulunup; “Yapılan 3 darbe ottan-boktan sebeplerle yapıldı, asıl darbe yapmak için geçerli sebepler şimdi var, ama darbe yapan yok ‘’ dedi. Salonda büyük bir şaşkınlık yaşayan bazı izleyiciler şakayı çoktan aşan bu oyun gittikçe politik bir arenaya dönüştü.
Oyunun ortalarında asıl söylemek istediğini açıkça belirtti ve; ’’ Bu ülkenin darbe vakti geldi fakat Asker bir şey yapmıyor. 1980’de yapılan darbe sırf Kenan Paşa’nın resim merakından dolayı yapıldı, darbe yapacaksınız madem şimdi yapın ‘’ diyerek orduyu resmen tahrik etmeye çalıştı.
ŞENSOY NEDEN SABAHA KADAR UYUMUYOR?
Oldukça politik mesajlar veren Ferhan Şensoy oyunun bir yerinde Ergenekon soruşturmasıyla ilgili öyle bir laf etti ki korku mu, endişe mi, şaka mı, izleyiciler ayıramadı. Şensoy, “Her gün sabah ezanına kadar uyumuyorum. Hani olur ya Ergenekon’dan dolayı beni de almaya gelebilirler” diye. Ama sabah ezanı okununca bend e uyumaya geçiyorum, çünkü Ergenekon Savarlar sabah namazına gidiyor… dedi.
Oyunu izlemeye gelen bir çok seyirci politik açıklamalarla örülü bu sahnelerden rahatsız olunca oyunu terk etmek zorunda kalırken, bazı seyircilerde özellikle “Darbe’nin vakti geldi” sözlerine alkış tuttu.
Sanatı ve tiyatroyu aşan bu ifadelerin Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay’ca nasıl karşılanacağını merak konusu...
Kaynak : http://www.haber7.com/haber/20090510/Ferhan-Senso ...anligi.php
|
 |
osmancık
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 00:35
Militarizm, sabahları okullarda andımızı okumaktır.
Gençlik ve spor bayramlarında uygun adım yürümektir.
Okul müdürü: "günaydın" dediğinde askeriye'deymişcesine "sa-ol!" diye bağırmaktır.
Kurtulmanın yolu, ağacı yaşken eğmektir.
Okullar, sivil ortamlara dönüşmelidir.
|
 |
Mehmet DK
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 00:58
Militarizm nedir ? Toplumumuzu militarizm'den ne şekilde koruyabiliriz ?
Egemenliğin tanımına ve içeriğine bakacak olursak, Devletler için kendi sınırları dahılinde başka bir otoriteye boyun eğmemesi demektir. Fakat egemenlik kayıtsız şartsız milletindir derken ( M.K.Atatürk)
egemenliğin milletin kendisine, idaresine mutlak olarak verilmelidir anlamındadır. Ama egemenlikden doğan meşru gücü hiç bir zaman millet kendi adına kullanamamıştır. ( Oy verme haricinde ) Hep, ya bir meclis vardır ya da milleti temsil eden başka kurumlar.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olsa da, asıl egemenliğe sahip olan insanlar halkı yönlendiren ve cahilliğe iten insanlardır'ki, onlarıda demin yukarıda dediğim gibi bizler bizzat Oy vererek başımıza getirtir, gel buyur ben seni seçtim, hadi sende beni, bizi yönet deriz.
Eğitim seviyesi yüksek olan bir halk. Mutlaka yönetilmeyi değerlendirebilecek yargı gücüne, bilgiye ve birikime sahip insanlardan oluşur.
Ülkemiz de ise mevcut ( her türlü problemlerin ) gün be gün fazlalaşması ve sebepleri, 10'larca yıllık büyük ihmallerin sonucudur. 45'li yıllar da başlayan yanlışlar zinciri günümüze kadar ( ne yazık ki ) gelmıştir. Ülkemizin aldığı yol şaşırtıcı bir biçim de yavaş, aynı zamanda da hedefsiz olarak devam edip, hala da bu şekilde devam etmektedir.
Tüm bu sıkıntıyı sadece Türkiyemi yaşamaktadır ? tabiki hayır. Örnekler çok ama değinmenin bu başlıkta bizlere bir faydası olmaz. O yüzden geçiyorum.
Bu gün elle tutulur bazı gelişmelerin olabilmesi, ( ki ) bu mucizein tek koruyucusu ve mimarı, bize millet olmayı öğreten, içimizdeki toprak aşkı, vatan aşkı olduğunu gösteren, ülke de azıcık da olsa eğitimli adam varsa onların yetişmesini sağlayan, ve daha birçok anlam da kendisine şükredebileceğimiz ( bence ) büyük önderimiz M.K. Atatürk'tür.
Saygılar.
|
 |
Korkut Varol
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 01:30
| Alıntı: |
| Militarizm, sabahları okullarda andımızı okumaktır. |
Evet, Mazlum-Der denen kuruluş Diyarbakır'da evlere şenlik afişler asmış:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12055777.asp?gid=229
| Alıntı: |
Mazlum- Der tarafından hazırlandı, Diyarbakır'da asıldı
12 Temmuz 2009
İLKÖĞRETİM okullarında okutulan ‘Öğrenci Andı'nın kaldırılması için kampanya başlatan Mazlum-Der, hazırladığı ve içerisinde garip ifadeler bulunan afişleri Diyarbakır'daki bilboardlara astırdı.
Çizimlerin yer aldığı mizahi dille yeniden yazılan ‘Öğrenci Andı’nda, ‘Ne mutlu Kürdüm, Lazım, Çerkezim, Ermeniyim, Aleviyim... diyene, sonra da dayak yiyene” denildi.
İlköğretimde okutulan ‘Öğrenci andı'nın kaldırılması için daha önce imza kampanyası başlatan Mazlyum- Der, şimdi de bu amaçla hazırladığı afişleri bilboardlara astırdı. ‘Andımız kaldırılsın kampanyası' başlığı ile hazırlanan afişte, ‘Öğrenci Andı' mizahi şekilde yeniden hazırlanarak çizimler eşliğinde afişe yerleştirildi. Hayat Bilgisi dersi ve ‘Andımız' başlığı ile afişte verilen andın metni şöyle yer aldı:
“Kürdüm, Lazım, Çerkezim, Ermeniyimi, Aleviyim... Desem de, ben çalışkanım ilkin, büyüyünce işsiz kalsam da. Büyüklerimi görmek, küçüklerimi dövmektir işim. İlk işim yurdumu ve milletimi ‘Üzüm'den çok sevmektir kesinlikle. Ülküm, takla atmak, yere düşmek ve ne olursa olsun taş ile yakalanmamaktır. Ey büyük Kürd, Laz, Çerkez, Ermeni, Alevi... Kaçtığın yoldan, gösterdiğin hedefe oturmadan yürüyeceğime ayran içerim. Varlığım Kürd, Laz, Çerkez, Ermeni, Alevi. Varlığına ceza olsun. "Ne mutlu Kürdüm, Lazım, Çerkezim, Ermeniyim, Aleviyim... Diyene, sonrada dayak yiyene.”
Afişin altında metninin mizahi olarak hazırlandığı belirtilerek, söz konuşu çalışmada amaçlanan olayın öğrenci andının kaldırılması olduğu uyarı yazısı yer aldı. |
Böyle böyle bölünelim değil mi? Türküm demek tu kaka, Kürdüm, Ermeniyim, Lazım, Çerkezim vs.vs. doğru yani..
Metnin altında "mizahi olarak hazırlandığı" gibi külahıma anlatılasıca "hafifletici" bir beyanat da konmuş.. Eksik olmasınlar, çok bilgilendirdiler. Asıl amacını sonrasında yazmış zaten: Öğrenci andını kaldırmak.
|
 |
TAYFUN K
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 02:00
| Alıntı: |
Militarizm, sabahları okullarda andımızı okumaktır.
Gençlik ve spor bayramlarında uygun adım yürümektir.
Okul müdürü: "günaydın" dediğinde askeriye'deymişcesine "sa-ol!" diye bağırmaktır |
Korkut bey'in bildirdiği gibi bu işe mazlum-der denen paravan dernekte karşı imiş. Kim bu derneğin bir önceki başkanı? İt takımı peKAKA'nın yayın organı olan özgür gündemin yazarı (ayhan bilgen).
Tabiki Andımıza karşı olacaklar. Ama bunu açıkça, mertçe söyleyemedikleri için'de demokrasiyi, insan haklarını,özgürlüğü maske olarak kullanacaklar. Neden? çünkü bunlar lağım faresi,korkaklık iliklerine kadar işlemiş olan mağra sıçanları.
Ama işin ilginç yanı bu yaratıklarla aynı istekte olanların bu platformda olmaları, ve onların'da ağzında aynı pelesenk'in olması..
|
 |
Necmettin K.
14 yıl önce - Pts 13 Tem 2009, 02:12
İnandığım şekilde ve anlatabildiğim kadar "militarizmi" izaha çalıştım.
Aslında beni gayet iyi anladıklarını ve hak verdiklerini gayet te samimi bulduklarına inandığım bazı üye arkadaşlar yazdıklarımı tersten okumaktadırlar.
Bakınız doğada herşey içiçe ve kimsenin isyanı ve bir itirazı yok!
Filler suları bulandırdığı için timsahları hortumuyla dövmüyor Aslanlar ise İmpalaları gürültü çıkardıkları için yemiyor Çakallar da aslana inat Ceylanlara saldırmıyor.
Güneş kızdığı için Ay'a veya Dünya'ya saldırıp demirdağları eritmiyor ya da Jüpiter Mars' önüne geçtiği için tekmelemiyor!
Yazdığım iki paragraf kötübir espri değildir. Doğal hayatın kendisidir. Doğal hayatı değiştirmeye suyu tersine akıtmaya zorlamaya basit bir anlamla Militarizm dir.
Dijital veya sayısal çoğunluk sadece bir bütündeki paydayı gösterir. Çoğunluk ve onların arzuları demek "Demokrasi" demek diye inanların ne kadar yanıldıklarının farkında olmadığını iddia etmekteyim.
Çoğunluk sayısal bir üstünlüktür iradi bir üstünlük asla değildir.
Çoğunluk anlayışı ne saadet döneminde Allah Resulünün uyguladığı bir metottur ne de akla göre uygun bir sistemdir.
Hendek harbinde birçok alternatif fikre göre şehrin kenarlarına düşman yönüne hendek kazmak fikri çoğunluğun düşüncesi olmak zorunda değil tercih edilen ve akla uygun bir karardır.
Aklı ve uygunluğu aslına zıt olarak değiştirmeye ve bunu şirin gösterme sanatına "Militarizm" denir.
Kötü komşunun mahalleden kovulmasını istediği bir aileye iftira atması sonucu çoğunluğun iftiraya karşı tepki göstermesi ya da asla olmayacak bir fikre çeşitli entrikayla inandırılmak ne kadar sivil de olsa silahsız da olsa militarizmdir.
Militarizmin çaresi ve karşıtı ise güvenilir bir otokontrol sistemidir.
Ailede başlayan ve topluma yansıyan bu güven ortamı tek sistem olmamakla birlikte tesis edilebilecek geçerli bir yöntemdir.
Niye güveneyeim sorusuna niye güvenmeyeyim diye cevap ta bulunmak gerekir.
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|