İstanbul Üsküdar'da önceki gün akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. İddiaya göre, E-5 otoyolundan Harem istikametine giden bir araç, hemen arkasından gelen bir başka araç tarafından sıkıştırılmaya başlandı. Olayın en dikkat çeken yanı ise, çakarlarını yakarak önündeki aracı sıkıştıran araçtaki iki kişinin hakim olması oldu. Saldırıya uğrayan aracı kullanan avukatın şikayetçi olmasının ardından ortaya çıkan olayda, aracı takip eden araçtaki kişilerin G.E. ve M.T. adlı hakimler olduğu kaydedildi. Olayda, önlerindeki araca bir kamu kurumu önünde saldırdığı kaydedilen G.E. adlı hakimin aracın aynalarını yumruklayıp kırdığı kurumun güvenlik kamerası görüntülerine de yansıdı.
Olayın büyümesini istemeyen avukatın ise olay yerinden uzaklaşmak istediği ancak saldırganların kendisine izin vermediği görüldü. G.E. adlı hakimin koruması Y.D.'nin ise bu esnada silahıyla ateş ettiği görüldü.
Silahtan çıkan 2 adet merminin de olay yeri polislerince ele geçirildiği belirtildi.
"KİLOMETRELERCE SIKIŞTIRIP TAKİP ETTİ"
Saldırıya uğrayan avukat da emniyette mağdur olarak sunduğu ifadesinde şunları söyledi:"Ben ofisimden çıkmış E-5 sahil şeridinden evime doğru gidiyordum. En sağ şeritteyken, en sol şeritten bir araç şoför mahaline gelecek şekilde üzerime kırmaya başladı. Ben de 5-6 şerit birden kaçmaya çalıştım. Bu kişilerden biri camı açtı ve 'Adam gibi kullanacaksın lan' şeklinde hakaret etti bana. Ben de yaptıklarının yanlış bir davranış olduğunu söyledim. Önde oturan kişi hakaretlerine devam etti. Yol boyunca da sıkıştırıp selektör yakmaya devam etti. O esnada bu kişilerin her türlü belalı kişiler olabileceğini düşündüm. Bir kamu kuruluşuna sığındım. O esnada gelip hakaret ve tehditler ederek aracıma saldırmaya başladılar. Aracın aynalarını kırdılar. Bu esnada aralarından birisinin silahını çektiğini gördüm ve kaçmaya çalıştım. Arkamdan ateş açtılar. Ateş açılınca polis çağrılmış. Emniyet güçleri gelince tutanak tuttu. Aracımın aynalarını kıran kişi beni ölümle tehdit etti. Ayrıca ateş açan kişi de hiçbir şey olmamış gibi diğer kişilerle oradan ayrıldı. Aracımda ise en az 30 bin TL hasar söz konusu. Olaydan dolayı kendilerinden şikayetçiyim."dedi.
Karar Gazetesi
Pet şişe silah sayıldı, bıçaklayandan çok ceza aldı.
Diyarbakır'da 3 yıl önce tartıştığı Mehmet Coşkun Özel'e elindeki yarısı dolu, plastik su şişesini fırlatan Şemsettin Korkmaz'a, pet şişe 'silah' sayılarak 'basit yaralama' suçundan ceza verildi.
Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde 3 yıl önce tartıştığı Mehmet Coşkun Özel'e (66) elindeki yarısı dolu, plastik su şişesini fırlatan Şemsettin Korkmaz'a (42), pet şişe 'silah' sayılarak 'basit yaralama' suçundan 2 bin 240 lira para cezası verildi.
AVUKAT DA ŞAŞKIN
Aynı mahkeme, gözaltında olduğu sırada polisin elinden kurtularak, iki polis tarafından ekip aracına bindirilen Şemsettin Korkmaz'ı, iki polisin arasındayken, karnından bıçaklayan Aytunç Özel'e ise 'yaralama' suçundan 1500 lira adli para cezası verdi. Korkmaz'ın avukatı Emre Sezer, "Plastik su şişesinin silah olduğunu ilk kez Çüngüş Adliyesi'nde öğreniyorum." dedi.
Diyarbakır'da yaşayan Şemsettin Korkmaz, 21 Eylül 2015'te Kurban Bayramı ziyareti için Çüngüş ilçesine gitti. Bir akrabasının ilçedeki eczanesine uğrayan Korkmaz, burada önceden tanıdığı Mehmet Coşkun Özel ile tartıştı. İddiaya göre; Özel'in kendisine tansiyon aletini fırlatmasına sinirlenen Korkmaz da, elindeki yarısı dolu plastik su şişesini Özel'e fırlattı.
Pet şişenin yüzüne çarpmasıyla öfkelenen Coşkun Özel ise oğlu Aytunç Özel'i (29) çağırdı. Geldiği eczanenin camına tekme atarak kıran Aytunç Özel, sonra ilçe meydanında kurusıkı tabanca ile havaya ateş etti. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, tarafları gözaltına aldı. Gözaltına alınan Aytunç Özel, polisin elinden kurtularak, eczaneden çıkarılan ve başka ekip aracına bindirilmek istenen Şemsettin Korkmaz'ı, iki polisin arasında, karnından bıçakladı. Bıçaklanan Korkmaz Diyarbakır'a sevk edilerek, yoğun bakıma alındı. Gözaltındaki şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Adam bak sen tansion aletini firlat. Oglun cami tekmeleyip kirsin ustune kurusiki tabancayiki bu sonradan ortaya cikmistir. Atesle ustune birini bicakla. Su atan agir ceza alsin.
Aytunç Özel, polisin elinden kurtularak, eczaneden çıkarılan ve başka ekip aracına bindirilmek istenen Şemsettin Korkmaz'ı, iki polisin arasında, karnından bıçakladı. Bıçaklanan Korkmaz Diyarbakır'a sevk edilerek, yoğun bakıma alındı. Gözaltındaki şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bıçaklandığın halde, niye ölmedin diye ceza vermiştirler.
İşin ilginç tarafı iki polis adamı tutuyor, bıçaklanmasına engel olmuyor; yoğun bakımlık olmasına sebep oluyor.
Adalet gitti diyen kişinin adalet anlayışı şu geçmişteki görüntüleri özlemesi anlaşılan. İnsanların adaletsizce sırf başörtüsü taktığı için heryerden kovulmalarını özlemiş galiba.
Fetullahçı paralel örgütün önemli ölçüde hakim olduğu yargı camiasında temizlik devam ediyor. Artık Pensilvanya'dan gelen talimatlarla karar veren hukukçular tarihe karışıyor. Kumpasçı savcıların ya firar ettiği ya da hesap verdiği bir dönemdeyiz.
Daha yeni yeni adalet sistemi tam manasıyla bağımsız ve tarafsız olmaya başladı diyebiliriz...
Yunanistan'da darbe çağrısı yapan vekil yakalandı.
Yunanistan’da darbe çağrısı yaptıktan sonra kaçan aşırı sağcı Altın Şafak Partisi (Hrisi Avgi) milletvekili Konstantinos Barbarusis’in yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi.
Bizde secim sonrasi bu zamana kadar darbe ve boluculuk aciklamalariyla ulkeyi ve milleti tehdit ettigini sanan kamalaklar derhal toplanmali. Ozelliklede meclistekiler. Ayrica yeni kanunlarla hangi suctan olursa olsun iceri girenler birakin Vekillik secimini muhtarlik secimlerine bile girememeli. Hatta ilesinde hain olanlarda polis olamiyorken nasil Vekil oluyor sacmalik kanunlar yenilenmeli.
türk insaninda temel sorunlar var sahtekarlik hilecilik cekememezlik baskasinin ayagini kaydirmak kazik atmak namusuna göz dikmek cocuguna bilmem ne yapmalar vs. sonra efendim adalet isteriz erdogan kötü yokya allah c.c bu ülkeyi böyle insanlar yasarken üzerinde hala koruduguna sükrediyorum yoksa bu millet ömrü billah akillanmaz ve hicbir cacik olmaz